Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan yapı denetim ve şantiye şefi bedeli uyuşmazlığında istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Bu hukuki evrak, kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapılan yapı denetim ve şantiye şefi hizmet sözleşmelerinin feshi sonrası ortaya çıkan alacak taleplerine ilişkin bir itirazın iptali davasını özetlemektedir; davacılar, vadedilen dairenin teslim edilmemesi üzerine, müvekkili şirket tarafından ödenen yapı denetim ve şantiye şefi ücretlerinin toplam 121.250 TL olarak tahsilini talep ederken, davalı ise yasal olarak bu tür sözleşmelerin tarafı olmadığını, davacı şirketin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını ve inşaat gecikmelerinin davacı kaynaklı olduğunu savunarak sorumluluğu reddetmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 15.02.2022
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████ E., ███████ K.
DAVACILAR : 1
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 02.07.2026
YAZIM TARİHİ : 02.07.2026
Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili özetle: Dava dışı arsa sahibi S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi ile müvekkili arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile, Ankara İli Yenimahalle İlçesi Yeni Batı Mahallesi da ve Parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapı inşa edilmesi ve bu yapı için 4708 sayılı Yasa gereği arsa sahibi tarafından ödenmesi gereken yapı denetim bedelinin müteahhit müvekkili tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu sözleşmeden sonra bu kez arsa sahibi ile müvekkili şirket arasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yapı denetim hizmet sözleşmelerinin imzalandığını, son olarak yukarıda belirtilen sözleşmeden sonra bu kez müvekkilleri arasında yukarıda belirtilen taşınmaza inşa edilecek yapı ile ilgili bir başka sözleşme imzalandığını, anılan sözleşme gereği, evvelce idareye ödenmesini müvekkilinin üstlendiği taşınmaza ilişkin yapı denetim bedelinin ve şantiye şefi bedelinin müvekkili tarafından ödeneceğinin, bunun karşılığında müvekkili şirket tarafından müvekkili İdris Aydın'a 250.000 TL bedelli A Blok 1. Kattaki 8 No.lu dairenin verileceğinin, şantiye şefi ... ... işverenden herhangi bir ücret talep etmeyeceğinin, müvekkili şirket ile arsa sahibi arasında imzalanan yapı denetim hizmet sözleşmelerinin feshedilmesi halinde sözleşmenin 15/c. maddesine göre müvekkili şirket tarafından inşaatın seviye durumuna göre müvekkili ... ... tarafından müvekkili şirket yararına ödenen yapı denetim bedellerinin, yapı denetim hizmet bedellerine gelen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca onaylanmış fiyat farkları miktarları ve şantiye şefine ödenmiş 18.000 TL'den mürekkep toplam miktarın müvekkili ... ... ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu arada inşaat %60 seviyesinde iken arsa sahibi ile müvekkili şirket arasında devam eden yapı denetim hizmet sözleşmelerinin müvekkili şirket tarafından ihtarname ile feshedildiğini, sözleşmeyle taahhüt edilen dairenin müvekkili ... ... verilmediğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca 103.500 TL yapı denetim bedeli ve 18.000 TL şantiye şefi bedelinin ödenmesi için icra takibi başlatılması gerekmiş ise de geçici süre iletişim kurulamaması nedeniyle icra takibinin 187.018 TL üzerinden başlatıldığını, ancak sonrasında yapılan görüşmede toplam alacağın 121.250 TL olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek, itirazın iptali davasının 121.250 TL üzerinden yapılarak takibin bu miktar üzerinden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Yapı denetimi hizmet sözleşmesinin tarafları ancak arsa sahipleri ve yapı denetim firması olacağından, yasa gereği bu sözleşmenin tarafı olması mümkün olmayan müvekkilinin yapı denetimi hizmet bedelinden herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasında bu bedelin müteahhit firma tarafından karşılanacağı yönünde bir sözleşme yapılmış olsa dahi, ancak arsa sahiplerine karşı ileri sürülebileceğini, ihtilafa konu sözleşmenin davacı ... ... ile müvekkili arasında imzalanmış olduğunu, davacı şirketin sözleşmenin ve diğer işlemlerin tarafı olmadığını, bu nedenle bu şirketin davada aktif dava ehliyeti bulunmadığını, aktif dava ehliyeti ve hukuki yarar yokluğu yönünden davanın reddinin gerektiğini, 25.03.2016 tarihinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile müvekkili arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği, devamında arsa sahibi kooperatif tarafından seçilen yapı denetim firmasıyla anlaşma imzalandığını, inşaata başlanmasına rağmen özel durumlar nedeniyle yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği anlaşılan yapı denetim firması yetkilisi davacı ... ... tarafından 19.12.2017 tarihinde ihtarname çekilerek yapı denetim sözleşmesinin feshedildiğini, yapı denetim sözleşmesinin feshedilmesi üzerine, 08.01.2018 tarihli yapı tadil tutanağı düzenlenerek, inşaatın durumunun tespit edildiğini ve yapının mühürlenerek inşaatın durdurulduğunu, inşaatın durdurulması nedeniyle taahhüdünü yerine getirmede gecikmelere neden olunduğunu, müvekkilinin hiçbir kusuru olmadan, tamamen davacı yapı denetim firmasından kaynaklanan bu fesih nedeniyle zarara uğrayan ve mağdur edilen taraf olduğunu, fesih nedeniyle müvekkilinin 200.000 TL'nin üzerinde zarara uğradığını savunarak, icra takibine konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı taraflar aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Mahkememizce iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alınmış, ilk raporda arsa sahibi ile Yapı Denetim Firması arasındaki sözleşmeye göre yapılan işin seviyesi bu seviyeye göre hakedilen yapı denetim hizmet bedeli hesaplanmış ise de, ön incelemede uyuşmazlık konularında hata yapıldığı tespit edilerek yeni bir rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacının aynı zamanda yapı denetim hizmeti veren firmanın ortağı olması davacının leh yada aleyhine bir durum doğurmayacaktır. Davacı tamamen 3. Kişi konumunda olup yapı denetim bedelini müteahhit firma olan davalı adına ödeyip karşılığında davalıdan daire almak istemiş sözleme feshedildiğinde ödediği bedeli istemiştir. Sözleşmenin 15/ç maddesine göre ödediği bedeli talep edebilir. 103.250.00 TL ödeme yaptığı da yazılı delillerle ispatlanmıştır. █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere da ödenen 103.250 TL davacının davalıdan olan alacağı olarak gösterilmiştir.
Netice olarak Davacı, davalı ile aralarında yaptığı sözlemeye dayalı olarak ödediği bu bedeli yine sözleşme hükümlerine göre davalıdan talep edebilecektir. Davacı dava dilekçesinde 103.250 TL ile birlikte şantiye şefine ödenen 18.000 TL nin de sözleşmeye dayalı olarak davalıdan tahsilini talep etmiş ise de, icra takibindeki alacak miktarı sözleşmede kararlaştırılan yapı denetim hizmet bedelidir. Ödeme emrinde şantiye şefi ücreti talep edilmemiştir. Şantiye şefine ödenen ücret ödeme emrinde yer almadığından itirazın iptali davasına da konu edilemeyeceğinden 18.000 TL tutarındaki bu talep usulden reddedilmiş esastan karar verilmemiştir. Dava kısmen kabul edilmiştir.
Davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için itirazın haksız olması ve alacağın İİK nun 67/2. Maddesine likit (belirlenebilir) olması gerekir. Davacı ve davalı arasındaki sözleşmede davacının davalı adına ödeyeceği yapı denetim hizmet bedeli işin tamamı bitirilirse 187.018,40 TL olacağı belirlenmiş ise de sözleşme feshedildiğinden bu ödemenin tamamı yapılmamıştır. Yapı denetim hizmetini veren , hakediş belgeleri ve resmi belgeleri hazırlayan ... Teknik Yapı, ödemeyi yapanda ... teknik Yapının ortağı davacı ... ...'dır. Davalı Yapı Denetim işinin ne kadarının yapıldığını , resmi kurumlara ne kadar ödeme yapıldığını bilen ve bilebilecek durumda olmadığından, aksi delil de sunulmadığından alacağın davalı bakımından likit (belirlenebilir) olmadığı kabul edilmiş, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir. Dava şartı noksanlığı, usulden reddedilen hususlar ise kötüniyet tazminatı gerektirmediğinden davalı lehine de kötüniyet tazminatına hükmedilmemesine..." karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili ... Teknik...Ltd. Şti.'nin icra dosyasında takip alacaklısı olmadığı gerekçesiyle davasının usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, şirketin uyuşmazlığın tarafı olduğu, yapı denetim hizmetini veren şirket olması ve müvekkili ... ...'ın şirket ortağı ve temsilcisi olması nedeniyle dava ehliyetinin bulunduğu, müvekkili tarafından şantiye şefi ... ... ödenen 18.000 TL'nin takip talebi kapsamında talep edildiği, bu ödemenin banka dekontu ile birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin 11/1 ve 15/ç. maddeleriyle de açıkça ispatlandığı, dava açılmadan önce keşide edilen ihtarname nedeniyle yapılan 294,52 TL ihtarname masrafının dava dilekçesinde talep edilmesine rağmen mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz hiçbir hüküm kurulmadığı, davalının icra takibine kötüniyetle itiraz ettiği, yargılamayı uzatmaya yönelik hukuka aykırı işlemler yaptığı ve sözleşme ile dekontlarla sabit hususları dahi inkâr ettiği, bu nedenle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken talebin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirttiği, lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin eksik hesaplandığı, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 15/ç. maddesi gereğince yapı denetim hizmet bedeline ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca onaylanan fiyat farklarının da müvekkiline ödenmesi gerektiği, buna rağmen mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmadığı ve hesaplanan 19.262,61 TL fiyat farkına hükmedilmesi gerektiği, dosyada alınan üç ayrı bilirkişi raporunun birbirleriyle çeliştiği, bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 4708 sayılı Kanun ve Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği uyarınca yapı denetim hizmet sözleşmesinin tarafı olmadığı, yapı denetim hizmet bedelinden sorumluluğunun bulunmadığı, müvekkili ile davacı ... ... arasında yapı denetim hizmet bedelinin ödenmesine ilişkin özel sözleşme bulunduğu, yapı denetim bedelinin resmi hesaba yatırılma usulünün, hizmet bedelinin daire ile ödenmesinin kararlaştırılmasının, sözleşmenin feshi nedeniyle daire devrinin gerçekleşmemesinin %30 kırım şartını ortadan kaldırmayacağı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun uyuşmazlığın tüm yönlerini incelemediği, yalnızca tek bir ödeme esas alınarak yüzeysel hesaplama yapıldığı, davacı tarafından yapı denetim hesabına yatırılan 103.250 TL'nin resmi prosedür gereği aynı kişi tarafından şirket yetkilisi sıfatıyla geri çekildiği, bu tutarın yeniden müvekkilinden talep edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı ve gerçek alacağın en fazla 26.293,30 TL olduğu, taraflar arasında yapılan özel sözleşme, ödeme belgeleri ve yapı denetim hesabına ilişkin resmi kayıtlar uyarınca müvekkili tarafından toplam 158.640 TL yapı denetim hizmet bedeli ödendiği, inşaatın %70 seviyesine göre hak edilen bedelden bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiği, davacı ... ...'ın yapı denetim hizmet bedelini yerine getiren taraf olmadığı, yapı denetim hizmet bedelinin müvekkili ile arsa sahibi tarafından ödendiği, yapı denetim sözleşmesinin feshi sonrasında yeni yapı denetim firması ile sözleşme yapıldığı, fesih nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığı ve buna rağmen iyi niyetli davranarak gerçek alacağı ödemek istediği, dosyadaki ödeme belgeleri dikkate alındığında yapı denetim hesabına toplam 287.190 TL yatırıldığı, bunun 158.640 TL'sinin davacıya ait yapı denetim hizmet bedeli olduğu, yapılması gerekenin davacıların hak kazandığı hizmet bedelinden bu ödemenin mahsup edilmesi olduğu, bilirkişi ek raporunda da kalan alacağın farklı belirlendiği, davacıların bilirkişi kök raporuna itiraz etmemeleri nedeniyle müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, buna rağmen yeniden rapor alınarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacıların yargılama sırasında iddialarını genişlettiği, buna muvafakat etmedikleri, davacıların farklı tüzel kişilik iddiasının kendi beyanları ve icra takibi ile çeliştiği, mahkeme kararıyla müvekkilinin daha önce ödediği yapı denetim hizmet bedelinin ikinci kez ödettirildiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacılar ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacılardan: Alınması gereken 7.053,01 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.763,26 TL harcın düşümü ile kalan 5.289,75 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!