Mirasçıların kadastro öncesi ve sonrası nedenlerle tapu iptali ve tescil istemleri; muvazaa, miras reddi, taksim iddiaları ve Yargıtay bozması sonrası yeniden incelenen çok taraflı uyuşmazlık.
Özet: Bu hukuki evrak, kadastro öncesi ve sonrası nedenlerle mirasçıların açtığı tapu iptali ve tescil davalarını incelemektedir; mahkeme, Yargıtayın önceki bozma kararına uyarak yaptığı yargılamada, asıl davadaki taşınmazların kök mirasbırakandan gelen taksimle davalıların mirasbırakanına bırakıldığını tespit ederek davayı reddederken, asli müdahale talebini de hak düşürücü süre nedeniyle reddetmiş; birleştirilen davada ise mirasbırakanın taşınmazları sağlığında çocuklarına bağışladığı ve zilyetliğini devrettiği tanık beyanlarıyla belirlenerek, bu durumun davanın sonucunu etkileyeceği belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi ve sonrası nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Asıl davada davacı ... ...; dava konusu 3 04... ve 3 05... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan annesi ...'den kaldığını ancak kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, davalıların taşınmazlarda hakkı bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişler, bilahare kök mirasbırakana ait olan taşınmazların taksim neticesinde ... ...'e kaldığını, taşınmazların tamamının dava konusu olduğunu bildirmişlerdir.
    Birleştirilen davada davacı ...; dava konusu 2 97... ; 3 00... ; 3 04... , 170, 171, 190, 196; 3 05... ve 30; 3 08... , 49, 85... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babalarından intikal etmesi gerektiği halde davalıların hile ile kendi adlarına yazdırdıklarını, babalarının ölümü üzerine de mirası reddettiklerini, işlemlerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek muvazaalı işlemlerin iptali ile davalılar mirası reddettiklerinden, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, bozma kararı üzerine miras payı oranında iptal-tescil isteğinde bulunduğunu bildirmiştir.
    Asli müdahale talebinde bulunan ...; asıl davada dava konusu taşınmazların mirasbırakan ...'den kaldığını ve kendisinin de miras hakkı bulunduğunu ileri sürerek asli müdahil olarak davaya katılma talebinde bulunmuş, miras payı oranında tapu iptali - tescile karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, her iki davada da davacılar tarafından adlarına tescil talep edildiği, asıl davada bir kısım, birleştirilen davada tüm davalıların mirası reddetmekle tereke dışı üçüncü kişi sıfatını haiz oldukları, tereke dışı davalılara karşı ancak tereke adına dava açılarak tereke adına tescil talep edilebileceği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; "...davacılar ... ile ...'ün dava dilekçelerindeki çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle "adlarına" tesciline dair ifadeden miras paylarının mı yoksa taşınmazların tamamının mı adlarına tescilini istediklerinin anlaşılamadığından bahsedilerek, öncelikle davacılara mirasbırakanlarından intikal edecek miras payını mı yoksa taşınmazların tamamının mı adlarına tescilini talep ettiklerinin sorulması, tamamının adlarına tescilini talep ediyorlarsa dayandıkları hukuki sebebin (satış, bağış ya da taksim gibi) açıklattırılması, miras paylarını talep ediyorlarsa davacı ...'ün aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacı ...'ün ise 2 97... , 3 04... , 1 71... , 3 05... , 3 08... , 90, 85, 3 00... sayılı parsellerde ...'den intikal eden miras payının zaten adına tescil edildiğinin dikkate alınması, çekişmeli diğer 3 05... , 3 04... ve 190, 3 08... parsel sayılı taşınmazlarda ...'in terekesi borca batık olduğu gerekçesiyle diğer mirasçıların mirası hükmen reddetmiş olmalarının davanın mirasçılar arasında miras payına yönelik olduğu niteliğini değiştirmeyeceğinin göz önüne alınması, davacıların geçerli bir hukuki sebebe dayalı olarak taşınmazların tamamının adlarına tescilini talep etmeleri halinde işin esası hakkında araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davacının dava konusu taşınmazların kök mirasbırakan ...'den intikal ettiğini, taksim sonucunda mirasbırakanları ...'e bırakıldığını, davalıların hak sahibi olmadıklarını beyan ettikleri, mahalli bilirkişi ve tanıkların taksim hususunu ve bu taşınmazların kök mirasbırakan ...'den intikal ettiğini doğruladığı, ancak taksim sonucunda dava konusu taşınmazların davalıların mirasbırakanı ...'e bırakıldığı, taksimden sonra taşınmazların ...'in mirasçıları tarafından kullanıldığı, yine bu taksim neticesinde ...'e de başkaca taşınmaz kaldığını beyan ettikleri, dava konusu taşınmazların taksim sonucu ...'e de bırakılmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; asıl davada asli müdahil ...'in talebinin, asıl davada davacının talebi ile çatıştığı ve katılma talep tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle müdahale talebinin reddine; birleştirilen dava yönünden ise mirasbırakan ...'in güncel veraset ilamına göre taşınmazların 2/8 payının davacı adına, 2/8 payının ise dava dışı ... adına tescilinin talep edildiği, ... tarafından usulüne uygun açılan dava bulunmadığından bu talebin dikkate alınmadığı, davalı tanıklarının ...'in sağlığında taşınmazlarını çocuklarına hibe ettiğini ve zilyetliğini devrettiğini söyledikleri, taşınmazların mirasbırakan ... tarafından davacı ve davalı çocuklarına bağışlandığı ve taşınmazların ... terekesine ait olmadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; asıl davada davacılar vekili, birleştirilen davada davacı vekili ve asli müdahil ...'in temyizi üzerine Dairece bu kez; "...Hemen belirtmek gerekir ki; temyizen incelenen Mahkeme kararının asıl dava yönünden ve birleştirilen davada dava konusu 3 04... , 171, 196, 3 05... , 3 08... , 85, 90, 3 00... ve 2 97... parsel sayılı taşınmazlar yönünden bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenlerin asıl dava yönünden ve birleştirilen davada dava konusu 3 04... , 171, 196, 3 05... , 3 08... , 85, 90, 3 00... ve 2 97... parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler yerinde görülmemiştir. Birleştirilen davada dava konusu 3 04... ve 190, 3 05... , 3 08... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, kadastro öncesi neden yanında kadastro sonrası nedene de dayanıldığı, mirasbırakan ... mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın mirası reddettikleri, ancak anılan taşınmazların (taşınmazlardaki ... adına kayıtlı payların) ... mirasçılarıymış gibi ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ya da intikal ettiği, ...'in mirasçıları olmadıkları halde yapılan intikalen devrin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, adı geçen kişiler adına olan tescilin yolsuz hale geldiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca; birleştirilen davada dava konusu 3 04... ve 190, 3 05... , 3 08... parsel sayılı taşınmazlar (taşınmazlardaki ... adına kayıtlı paylar) yönünden, mirasçılar ... ve ... mirası reddetmiş iseler de anılan kişilerin altsoyları bulunduğu da gözetilmek suretiyle, mirası diğer reddeden ..., ..., ... ve ...'ya mirasbırakanları ...'den yolsuz olarak intikal eden payların, davacının miras payı (2/8) oranında iptali ile yine aynı oranda birleştirilen davada davacı ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu..." gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda asıl davanın reddine, birleştirilen davanın ise kısmen kabulü ile dava konusu 3 04... ve 190, 3 05... ve 3 08... parseller yönünden davalılar ..., ..., ... ve ... adına kayıtlı payların birleştirilen davada davacı ...'ın miras payı(2/8) oranında tapu iptal-tescile, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı, asıl davada davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    - K A R A R -
    Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Pazar (Rize) 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!