İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesinin, kurumsal web sitesi ve dijital hizmet sözleşmesinden doğan ödenmeyen faturalar ile haksız sözleşme feshi iddiasına dayalı tazminat ve icra takibine itirazın iptali davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, taraflar arasındaki web sitesi ve kurulum hizmetleri sözleşmesi gereği sağladığı hizmetlere ilişkin düzenlediği faturaların ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalının, sözleşmeyi tek taraflı feshettiği, ödeme yükümlülüğünün kalmadığı ve takipte husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını ve kötüniyet tazminatı ödenmesini talep ederken; davalı ise icra takibinde alacaklı gösterilen şirket ile bir hukuki ilişkisi olmadığını ileri sürerek aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin tamamına itiraz etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
53.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas, ████████ Karar
Birleşen İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin
████████ E. ████████ K. Sayılı Dosyasında:
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ : █████/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
ASIL DAVA
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında █████/2016 tarihinde kurumsal web sitesi ve sözleşmenin eki niteliğinde bulunan hizmetlerin ve sözleşmenin konu bölümünde yer alan işlerin müvekkili tarafından yapılması ve davalı tarafın bu hizmetler için kesilen faturaları ödemesinden kaynaklı sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalı şirkete, vermiş olduğu web ve kurulum hizmetlerinden kaynaklanan ve davalının ödemekle yükümlü olduğu 23.11.2016 tarihli 14.160,00 TL miktarlı. 21.12.2016 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 26.01.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 28.02.2017 tarihli 14 160.00 TL miktarlı, 26.04.2017 tarihli 55,46 TL miktarlı, 25.05.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 29.06.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 26.07.2017 tarihli 14.160,00 TI, miktarlı, 23.08.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı faturaları göndermiş bulunduğunu, davalının kendisine gönderilen 9 adet faturadan 23.11.2016 tarihli 14.160.00 TL miktarlı, 21.12.2016 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 26.01.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı üç adet faturayı ödemiş olmasına rağmen geri kalan 6 adet faturayı ödemediğini, davalı aleyhine icra takibine geçildiğini, ancak davalının icraya itiraz ettiğini, davalının borcu ödemekten kaçınmak için .... Noterliği aracılığı ile sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin .... Noterliği aracılığı ile tek taraflı feshin hukuka aykırı olduğu yönünde itirazda bulunduğunu ve feshi kabul etmediğini, sözleşmenin 5.5 maddesi gereğince taraflardan birinin haksız olarak tek taraflı fesih edemeyeceğini, etmesi durumunda sözleşme sonuna kadar ödemesi gereken bedeli nakden ve defaten ödemekle yükümlü olduğunun belirtildiğini, davalının çeşitli tarihlerde Noter kanalıyla gerçeğe aykırı ve ticari teamülleri hiçe sayan ihtarlar gönderdiğini, kargo yoluyla iade faturaları göndermek istediğini ancak müvekkilince içeriği bilinmediği için teslim alınmayınca, ....Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava konusu ile ilgili ve ilgisiz verilen hizmet karşılığı ve sözleşme hükümlerine göre davalı şirkete kesilen tüm faturaları hiçbir süre ve itiraz şartlarına uymadan resmi ticari defterlerine işlenmiş faturaların iadesi yoluna başvurduğunu, müvekkilinin 23.11.2016 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 21.12.2016 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 26.01.2017 tarihli 14.160.00 TL miktarlı, 28.02.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 26.04.2017 tarihli 55,46 TL miktarlı, █████/2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 29.06.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı, 26.07.2017 tarihli 14.160.00 TL miktarlı, 23.08.2017 tarihli 14.160,00 TL miktarlı faturalarının iadesine karşılık olarak davalı şirket tarafından, 16.10.2017 tarih... Sıra Numaralı 14.160,00 TL Bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14,160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 55,46 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ...Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli,16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli iade faturalarını noter kanalı ile müvekkiline gönderdiklerini, davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin sözleşmeye göre düzenlediği ilk faturadan itibaren neredeyse 1 yıllık süre geçtikten, aleyhlerine icra takibi açıldıktan, ilk fatura ödemeleri bile yapıldıktan sonra ve davalı firmaya gönderilen faturalara karşı aylar geçmiş olmasına rağmen yasal itiraz süreleri geçtikten sonra bu işlemleri yapmaya çalıştıklarını, davalının müvekkili tarafından verilen hizmeti halen faal olarak kullandığını beyanla müvekkilinin alacağının tahsili, için takibe vaki davalının haksız itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %20 den az olmamak üzere kötüniyet inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin icra takibinde alacaklı olarak gösterilen Gricreatif ve Dijital Tek. A.Ş. ile hiç bir hukuki ilgisi, bağlantısı ve sözleşmesinin olmadığını, müvekkili ile Gri Kreatif ve Dijital Tek. A. Ş. arasında sözleşme imzalandığını, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle takibin tamamına itiraz ettiklerini, takip dayanağı olarak gösterilen █████/2016 tarihli sözleşmenin müvekkil şirket tarafından yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi sebebiyle tek taraflı olarak haklı nedenle feshedildiğini, brief ve içeriklerin tam olarak davacı şirkete teslim edilmesini müteakip, Türkçe ve İngilizce dil seçenekleri dahil 55 iş günü içeresinde web sitesinin tamamlanmasının gerektiğini, davacının web sitesi teslim tarihini sürekli ertelediğini, teslim tarihinin ısrarları neticesinde █████/2017 tarihini bulduğunu, bu tarihten sonraki süreç yönünden, eksikliklerin bertarafı yönünde yaklaşık 40'a yakın yazılı görüşme gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, eksiklikler/kusurların ihtarnamenin keşide tarihi itibariyle dahi ortadan kaldırılamadığını, davacının %20 icra inkar talebinin alacak likit olmadığından haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
III. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında █████/2016 tarihinde Web Sitesi- Reklam - Sosyal Medya - SEO - Bakım Hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, web sitesi hizmetinin █████/2017 tarihinde adeta müvekkil şirketin yoğun ısrarları neticesinde kusurlu ve büyük eksikliklerle de olsa müvekkili tarafından inceleme imkanı olacak şekilde taslak mahiyetinde etkinleştirildiğini, söz konusu taslak mahiyetindeki web sitesini müvekkilinin kabul etmediğini, pek çok ayıbın ve eksik içeriğin olduğunun defalarca yazılı ve sözlü olarak dile getirildiğini, "alt sayfa onaylarının geri alındığı" bahanesiyle teslim tarihinin █████/2016'dan █████/2017'ye çekildiğini, bu durumun müvekkili şirket nezdinde büyük bir kayıp oluşturduğunu, "ofis değişikliği" gerekçesi ile teslim tarihinin █████/2017 olarak tekrar revize edildiğini, "yazılımın kaynak kodlarının kaybedildiği" gerekçesiyle 3. Kez teslim tarihinin █████/2017 olarak tekrar ertelendiğini, web sitesinin eksiklerle/kusurlu şekilde teslim tarihinin müvekkilinin de ısrarı ile █████/2017 tarihini bulunduğunu, ciddi problemler ve eksiklikler ile karşılaşılması nedeniyle web sitesinin teslim alınmasının mümkün olmadığının sözlü ve yazılı olarak defalarca bildirildiğini, .... Noterliğinin aracılığı ile müvekkil şirket tarafından tek taraflı olarak sözleşmesinin feshedildiğinin davalıya bildirildiğini, sözleşmenin imza tarihinden ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar 16 ayın üzerinde bir süre geçtiğini, ancak sözleşmenin 4.2 maddesinde hüküm altına alınan Sosyal Medya Danışmanlığı haricindeki hiç bir edimin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmediğini, müvekkil şirket tarafından █████/2016 tarihli sözleşmenin tek taraflı olarak haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle; 16.10.2017 tarih... Sıra Numaralı 14.160,00 TL Bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14,160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 55,46 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih ...Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli,16.10.2017 tarih ... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli, 16.10.2017 tarih... Sıra Numaralı 14.160,00 TL bedelli iade faturalarının ve davalı tarafça müvekkili şirkete gönderilen █████/2017 tarih ... sıra numaralı, 14.160 TL bedelli fatura aslının davalıya kargo vasıtası ile gönderildiğini, ancak davalının "içeriğin tarafınıza ait olmadığı" gerekçesi ile tebliğ almadığını, .... Noterliği vasıtasıyla söz konusu faturaların davalıya tekrar gönderildiğini, bunlara rağmen davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, davalının kusurlu davranışları sonucu müvekkil şirketin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, davalı tarafça █████/2016 tarihli sözleşmenin 4.2 maddesinde hüküm altına alınan Sosyal Medya danışmanlığı haricinde hiç bir edim sözleşmeye uygun olarak yerine getirilememesine rağmen müvekkil şirket tarafından 110.996,00 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle müvekkil şirketin tarafından herhangi bir karşılık alınmaksızın yapılan fazla ödeme sebebi ile müvekkil şirketin maddi zarara uğradığını beyanla şimdilik 10.000 TL maddi tazminatın ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren işletilecek en yüksek ticari reeskont faizleriyle birlikte 50.000 TL manevi tazminatın da dava tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
IV. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın kötü niyetli olarak hareket ettiğinin açmış oldukları birleşen dava sonucu daha iyi anlaşıldığını, davalının .... A.Ş,. İle sözleşmemiz yoktur gerekçesi ile husumet itirazında bulunmuş ise de, anılı şirkete karşı dava açabildiklerini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.5 md. Göre davalının sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı fesih edemeyeceğini, etmesi durumunda sözleşme sonuna kadar ödemesi gereken bedeli nakden ve defaten ödemekle yükümlü olacağının belirtildiğini, davalının bahsettiği "davalı tarafın bir hak ihlaline uğraması veya davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi, yükümlülüklerini yerine getirmemesi" durumunun bir an gerçek olduğu düşünülse bile, noter aracılığı ile aykırılığın 20 iş günü içerisinde giderilmesini talep etme zorunluluğunun bulunduğunu, aykırılığın 20 iş günü içerisinde giderilmemesi halinde davalı tarafın sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkının bulunduğunu, davacı tarafın hiç bir edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin bu durumda taahhüt ettiği hizmeti durdurmak, ertelemek hakkının bile bulunduğunu, huzurdaki birleşen davanın asıl davayı uzatma için açılmış olduğunun açık olduğunu beyanla birleşen davanın reddine karar verilmesini aksi halde tefrik edilmesini talep etmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. maddesi uyarınca ilk üç faturanın KDV'siz olarak düzenlenmesi gerektiğinden bilirkişi raporlarında yer verilen toplam sözleşme bedelinin 254.880 TL olduğu tespitinin aksine, re'sen yapılan hesaplama uyarınca sözleşme bedelinin 248.400-TL olduğu, davacı tarafça yapılan iş yüzdesinin sözleşme bedeline oranlanması ile 248.400 x %58,93 = 146.382,12 TL'nin davacı tarafça yapılan işin bedeli olarak belirlendiği, davalı tarafça ███████ döneminden ███████ (bu dönem de dahil) dönemine kadarki 6 fatura bedeli karşılığı 78.480-TL tutarlı ödeme yapıldığı sabit olmakla, ███████, ███████ ve ███████ döneminde kesilen her biri 14.160 TL bedelli 3 fatura için de ileri keşide tarihli çekler verilmek suretiyle ödeme yapıldığının mali tespitler içeren ilk kök rapor ile son ek raporun birlikte incelenmesiyle anlaşıldığı, böylece 78.480 + 42.480 (14.160 TL bedelli 3 fatura karşılığı) toplamı olarak 120.960 TL'nin davalı şirket tarafından davacı şirkete ödendiği, az önce tespit edilen 146.382,12 TL iş bedelinden ödenen 120.960 TL'lik kısım çıkarıldığında davacının yaptığı iş karşılığı 25.422,12 TL bakiye alacağının kaldığı tespit edildiği, bakiye bu meblağa ilişkin davalı itirazının iptaline dair karar verildiği, taraflar arasındaki sözleşmede delil olarak kabul edilen e-posta yazışmaları incelendiğinde; davacı tarafça taahhüt edilen sürelerde websitesinin tamamlanmadığı ve gecikmeli olarak davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmış olup, her ne kadar davalı şirket sözleşmenin 5.6. maddesine uygun olarak 20 günlük süre vererek aykırılıkların giderilmesini istemeksizin sözleşmeyi doğrudan feshetmiş ise de, işin bu denli geç ifa edilmiş olmasına rağmen, işin özellikle SEO hizmeti ile ilgili kısmının sözleşme şartlarını sağlamadığından eksik olduğu, birkaç kez ertelenen iş tesliminin sonunda davalının sözleşme gereğince tam ve eksiksiz ifayı beklemesinin haklı ve hakkaniyet gereği olduğu, geç yapılan ifanın da ayıplı olduğunun anlaşılmasıyla davalı şirketin TBK'nun 124/1-1. maddesinin "Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur; Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa" hükmü nazara alındığında süre verilmeksizin sözleşmeyi feshedebileceği kanaati ile sözleşmeyi feshinin haklı olduğunun kabul edildiği, feshin haklı olması sebebiyle sözleşmenin 5.5. maddesi kapsamında davacı şirketin tamamlamamış olduğu kısımları da kapsar şekilde ödenmemiş sözleşme bedelinin tamamını davalıdan isteyemeyeceği, sözleşme kapsamında davacı birleşen davalının yerine getirdiği işe oranla fazla olmadığı, aksine davacı birleşen davalının karşı taraftan bakiye alacağı bulunduğundan fazla ödeme yapıldığından bahisle istenen maddi tazminatın yerinde olmadığı, diğer maddi zarar gerekçesi olan website tasarımı için şirket içinde emek ve mesai harcandığı ile altyapı maliyeti yapıldığı hususunun aynı çalışmaların davacı dışındaki bir firmaya verilerek de kullanılabilir olması nedeniyle zarar olarak değerlendirilemeyeceği, davalı birleşen davacı vekilinin █████/2019 tarihli dilekçesinde bahsedilen yabancı dil çevirileri ile profesyonel fotoğraf çekimleri vb. işlerin tüketime tabi olmamaları nedeniyle zarar olarak kabul edilemeyeceği, zira websitede kullanılacak tercümelerin sözleşmeyi fesihten önce davacı birleşen davalıya verilmediği sabit olduğundan bu masraf kaleminin her halükarda yerinde olmadığı, ayrıca sözleşme konusu websitenin geç yayına alınmış olmasının da hasta-gelir kaybı gibi etkilere neden olduğunun somut olarak ispatlanamayacağı, neticeten birleşen dava kapsamındaki maddi zarar iddialarının haklı ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı, birleşen davadaki manevi tazminat talebinin incelenmesinde, websitenin geç aktif edilmesi ile websitenin SEO optimizasyonunun maksimum seviyede olmayıp %62 oranında kalmasının davalı birleşen davacı şirketi ticari itibar kaybına uğrattığından söz edilemeyeceği, websitedeki yabancı dil ve banner gibi diğer eksikliklerin sebebinin sözleşme gereğince bu içeriklerin davalı birleşen davacı tarafça teslim edilmesi gerektiğinden bunların da manevi tazminat istemine konu edilemeyeceği anlaşıldığından birleşen davadaki manevi tazminat talebinin de reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
VI. İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, sözleşmede yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde 20 gün süre verileceği yönünde hüküm bulunmasına rağmen davalının bu hükme riayet etmeden haksız olarak sözleşmeyi feshettiği, yabancı dil çevirilerini yapma yükümlülüğünün davalıda olduğu kendilerine bu yönde yükümlülük yüklenemeyeceği, işin zamanında bitirilememesinin nedeninin davalının edimlerini yerine getirmemesi, görseller, yabancı dil çevirilerini davacıya ulaştırmaması olduğu, bilirkişinin her bir dil için %5 dört dil için toplam %20 mesai/çalışma gereksinimi ifadesi tekrar değerlendirilmesi ya da Yerel Mahkemece sözleşmeye bakıldığında bile bu mesai iş bitirme oranının uygulanamayacağı tespit edilmesi gerekirken yanlış kanı ile bedelde indirime gidilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, bilim ve teknolojinin haftalık olarak değiştiği bir dönemde 4 yıl önce kurulan sitenin analizinin 2021 yılında yapılması ve puanlama sisteminin günün teknolojisi ve şartlarına göre oluşturulması mümkün olmadığı, puanlamaların günlük değişkenlik gösterdiği, bilirkişi raporunda görsel bütünlüğün bozulmadığı tespit edilmesine rağmen Yerel Mahkemenin bedelde indirime gitmesi ve davanın tam kabul yerine kısmen kabul etmesi usul ve yasaya aykırı olduğu, sözleşme gereği davacının alabileceği toplam tutarın 254.880,00-TL olduğu, projenin tamamlanma yüzdesine oranlanması halinde davacının hak etmiş olduğu tutarın 150.200,78-TL olacağı, 42.480,00-TL tahsil edilmiş olduğundan bakiye 107.720,78-TL daha alacaklı olduğu tespit edildiği, bu durumda 70.855,46-TL üzerinden davayı tam kabulüne karar verilmesi gerektiği sözleşme bedeline göre davacı müvekkil şirketin iş bitim oranından hesap yapılması durumunda davalı şirketten bakiye 36.865,00-TL daha alacağı kaldığı, iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesini, talep etmiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği, teslim tarihi █████/2016 olarak belirlenmiş olmasına rağmen davalı tarafından 3 kez uzatıldığı ve en son █████/2017 olduğu, işin ayıplı olduğu ve bu hususun defalarca karşı tarafa iletildiği, ancak problemlerin halen giderilemediği, aradan 16 ay geçmiş olmasına rağmen sosyal medya danışmanlığı dışında hiçbir edimin yerine getirilmediği, sözleşme kapsamındaki edimlerin gereği gibi yerine getirilmemiş olması nedeniyle sözleşmenin █████/2017 tarihli ihtarname ile haklı nedenle feshedildiği, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, İddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesini, birleşen dava yönünden fazla ödeme yapıldığının sabit olduğu, 5 dilde web sitesi yapılacağı konusunda anlaşılmış olması nedeniyle 5 dilde tercümeler yaptırılarak masraflar yapıldığı bu masraflar nedeniyle zarar meydana geldiği, hekimlerin profosyonle video ve fotoğraflarının çekildiği ve bu surette masraf yapılması nedeniyle zarar meydana geldiği, 2,5 yıl boyunca hastanenin online hizmet verememesi nedeniyle zarara uğradığının sabit olduğu, alınan bilirkişi raporlarında somut bilgi belge olmadığı gerekçesiyle hesaplama yapılmamış olmasının hatalı olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı yüklenici, davalı iş sahibi, birleşen davada ise davacı iş sahibi davalı yüklenicidir.
Asıl davada davacı tarafın, davalıyla olan anlaşmaya istinaden yaptığı iş karşılığı düzenlediği faturalar nedeniyle bakiye alacağının kaldığı iddiasıyla icra takibi başlattığı, takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, birleşen davada ise davacı tarafından fazla ödeme nedeniyle oluşan maddi zararın tazmini ve manevi tazminat talep edildiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında, Web Sitesi - Reklam - Sosyal Medya - Seo Bakım Hizmetleri konusunda yazılı eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, davalı iş sahibi tarafından yapılan 78.480,00-TL ödeme yapıldığı hususunun defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemelerde tespit edildiği, davalı tarafça ileri tarihli ve toplam 42.480,00-TL bedelli üç adet çek verildiği bu surette davalı tarafından davacıya toplam 120.960,00-TL ödeme yapıldığı ve sözleşmenin davalı tarafça feshedildiği anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince son alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak, sözleşmenin fesih sonucu ileriye dönük olarak tasfiye edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacı iş sahibinin kısmi ifası karşılığı yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye bedel alacağına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sözleşmenin ileriye dönük sonra ermesi halinde iş sahibi müspet zarar kapsamında maddi ve manevi zarar talebinde bulunabilir ise de, dosya kapsamı itibariyle davalı birleşen davacı tarafından maddi tazminat talebine dayanak gösterilerek yapıldığı iddia edilen masrafların ve uğranıldığı iddia edilen zararın hükme esas alınan raporda da belirtildiği üzere somut delilerle ispatlanamadığı, bununla birlikte davalı birleşen davada davacı tarafça fazla yapılan ödeme de bulunmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine dair kararda ve manevi tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla manevi tazminat talebinin reddine dair kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İSTANBUL ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../███████ tarih ve 2018/... Esas, 2021/. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,
2-Asıl davada Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı-birleşen davalı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacı-birleşen davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Asıl davada Alınması gereken 1.736,00 TL nispi istinaf karar harcından davalı-birleşen davacı tarafça peşin olarak yatırılan 434,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.301,85 TL harcın davalı-birleşen davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Birleşen davada alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı-birleşen davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalı-birleşen davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, asıl dava yönünden ve birleşen davadaki maddi tazminat talebi yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN, birleşen davadaki manevi tazminat talebi yönünden 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu AÇIK olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!