Nüfus kaydı düzeltme davasında, soybağı tespiti için DNA incelemesinin zorunluluğu, bilimsel yöntemlerle detaylı araştırma gerekliliği ve eksik inceleme nedeniyle verilen kararın bozulması.
Özet: Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davasında, davacının annesinin anneannesinin kimliğinin tespiti talebi üzerine ilk derece mahkemesinin, iddia edilen anneanne ve babanın mezar yerleri bulunamadığı gerekçesiyle DNA incelemesi yapılmadan davanın reddedilmesini eksik inceleme olarak değerlendiren Yargıtay, kamu düzenini ilgilendiren bu tür davalarda mahkemenin doğru sicili oluşturmak için tüm maddi olguları resen araştırması ve soybağı ile miras hukukunu etkileyen durumlarda DNA testinin zorunlu olduğunu belirterek, üç kişilik uzman bilirkişi heyeti tarafından detaylı soy ağacı tablosu oluşturulması, Adli Tıp Kurumundan mitokondriyel DNA incelemesi için uygun kişilerin belirlenmesi ve bu incelemenin yapılması, ayrıca bilirkişi heyetine ilgili müdürlüklerde yerinde inceleme yetkisi verilerek taşınmaz kayıtlarının da araştırılması gerektiğine karar vermiştir.
2. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Somut olayda; davacı ... annesi ...'nin annesinin ... kızı ... olduğunu iddia ederek nüfus kayıtlarının düzeltilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiştir .
2. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ilgili yasal düzenleme ve kavramların açıklanmasında yarar görülmektedir.
3. Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. 5490 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesindeki "yaş, ad, soyadı ve diğer kayıt düzeltme davaları…" ibaresi nazara alındığında, herhangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.
4. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35 inci maddesi ile de "Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir" hükmü düzenleme altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 36 ncı maddesine göre de; nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır.
5. Kamu düzeni ile ilgili bulunan davalarda hakim, istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır. Zira nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicili oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle hâkim, bu tür davalarda doğru sonucun elde edilmesi için tüm maddi olguları resen araştırmalı,
bilimsel çalışmaların ulaştığı bütün olanaklardan yararlanmalıdır.
6. Belirtmek gerekir ki tüm canlılarda genetik kodu içeren DNA konusunda yapılan araştırma ve incelemeler de çağımızın en önemli bilimsel gelişmelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Gen teknolojisinde yaşanan bu gelişmeler, hukuku da kaçınılmaz bir şekilde etkilemiş ve bu teknoloji sayesinde uyuşmazlık konusu olan bazı maddi vakıaların güvenilir şekilde aydınlatılması olanaklı hâle gelmiştir.
7. Günümüz tıp teknolojisi ile
bir bireye ait kalıntılar ile muhtemel aile bireylerinin DNA'sı kıyaslanarak kimliklendirme gerçekleştirilebilmektedir.
8. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, soybağını ve miras hukukunu ilgilendirmeyen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda mahkemece tüm delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesinden sonra dahi sonuca ulaşılamaması hâlinde DNA incelemesi yaptırılması gerekirken, soybağı ve miras hukukunu ilgilendiren nüfus davalarında davanın ispatı için sunulan delillerle yetinilmeyip, kimliklendirme için DNA testi yapılması zorunludur.
9. Mahkemece, Anneanne ... ve ...'nin babası olduğu iddia edilen ...'in mezar yerlerinin bulunmaması sebebi ile DNA incelemesi yapılmadan yazılı şekilde karar verilmişse de, 1 emekli nüfus müdürü, 1 tapu ve kadastro alanında uzman bilirkişi ve 1 miras hukuku alanında uzman nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından davacı müteveffa ...'nın üst soy, ...'in alt soyuna ilişkin detaylı soy ağacı tablosunun oluşturulmasının istenilmesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesine müzekkere yazılarak bilirkişi heyeti tarafından oluşturulan tablo incelenerek ... ile ... arasındaki soybağı iddiasına ilişkin, öncelikle sağ olan kişiler, mümkün olmaması halinde ölüm tarihi güncel olanlardan başlanarak mitekondriyel DNA incelemesi ile sonuç verebilecek kişilerin belirlenmesinin istenilmesine, DNA incelemesine sonuç verebilecek kişilerin belirlenmesi halinde ilgili kişilerin DNA incelemesine esas örneklerinin alınarak DNA incelemesinin yapılması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, ayrıca bilirkişi heyetine ilgili Tapu Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüklerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek ...'e ait olan ve davacı tarafın kullandığını iddia ettiği taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanakları üzerinde inceleme yapılması ve ...'in güncel mirasçılık belgesinin dosya arasına alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!