Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince, hizmet alım sözleşmesi kaynaklı hak ediş ve kesinti alacak davasında istinaf başvurusunun esastan reddi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının 2007-2009 yılları arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasıyla, ödenmeyen hakedişler, kesin teminat mektubundan kesintiler ve işçi tazminatları gibi kalemlerin haksız yere tahsil edildiğini öne sürmesi; davalının ise tüm kesintilerin sözleşmeye uygun olduğunu, sehven yapılan fazla ödemelerin geri alındığını ve işçi yükümlülüklerinin davacıya ait olduğunu savunması üzerine açılan alacak davasında, ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine dair verilen kararı anlatmaktadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 17.02.2022
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████ E., ████████ K.
DAVACI :
VEKİLİ :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 02.07.2026
YAZIM TARİHİ : 02.07.2026
Taraf vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Taraflar arasında 18.01.2007 tarihinde imzalanan Afşin-Elbistan B Termik Santrali İşletme Müdürlüğü Kömür Alma Tesisleri, kül cüruf atma tesisleri, kazan ve türbin binalarının, FGD Sisteminin yardımcı tesis binalarının ve çevresinin soğutma külleri ve kum filtre temizlemesi işleri havuzlarını çevrenin temizlenmesi işleri hizmet alım işi ihalesi imzalandığını, sözleşmenin daha sonraları karşılıklı olarak uzatıldığını ve 21.08.2009 yılında sona erdirildiğini, ihale sonucu davalının, müvekkiline iş süresince hak edişlerden toplam ödenmeyen tutar olan 241.832,71 TL, kesin teminât mektubunun nakde çevrilip işçilere ödenen tutar olan 127.100 TL, eski ihale ile yeni ihâle arasındaki fark tutar olan 104.598,49 TL, davalıya 25 işçi kıdem tazminatı için ek olarak gönderilen tutar 9.400 TL olarak ödeme yapması gerekirken, bu meblağların kesilerek ödenmediğini, kesintilerden dolayı kuruma gönderilen 20.04.2013 tarihli yazıya karşılık, herhangi bir alacaklarının bulunmadığı şeklinde yanıt alındığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL tutarın 20.04.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: ..., Türkiye'de kurulu gücün 9457,5'ini ve enerji üretiminin 49.3'ünü karşılamakta olan büyük sanayi kuruluşlarından biri olduğunu, davacı ile 08.01.2007 tarihinde imzalanan yıllık hizmet alım sözleşmesi ve bilahare 18.01.2008 tarihli ek sözleşme hükümlerine göre 08.01.2007-21.08.2009 tarihleri arası iş yapıldığını, asgari ücretin her çalışma yılı için belirlenen tutarının, bu tarihte çalışılan sürelerde önceden belirlenen asgari ücretten az olmamak üzere yüklenici firma tarafından işçilerine ödenmesi gerektiğinin tartışmasız olduğunu, firmaya yapılacak ödemelerde sözleşme ve şartname hükümleri dışına çıkılamayacağı gibi ödeme miktarında da değişiklik yapılamayacağının kararlaştırıldığını, davacının tacir olduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket ederek sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme hükümlerinin tarafları bağladığını, sonradan işçi ücretlerinin artması gibi bir nedenle fiyat farkı verilmeyeceğini, bu durumda davacıya fiyat farkı ödenemeyeceğinin açık olduğunu, davacının ihaleye girerken sözleşmenin bu maddelerini bilerek ihaleye katıldığını ve kazandığını, 2007 yılı Haziran ayında 10 adet işçi artırımı yapıldığını, işe karşılık asgari ücret fiyat farkı dahil, KDV hariç 4.064.210,04 TL ödendiğini, fiyat farkı kararnamesi, Kamu İhale Tebliği ve ... Genel Müdürlüğü'nün ███████ sayılı genelgesi gereği, firmaya sehven fazla ödendiği tespit edilen 58.,712,69 TL asgari ücret fiyat farkının firma hak edişinden tahsil edildiğini, 10 adet işçi artırımına istinaden firmaya sehven fazlaca ödendiği tespit edilen 17.383,30 TL'nin firma hakedişinden tahsil edildiğini, sözleşme kapsamında firma tarafından çalıştırılan işçilerle ilgili fazla mesai alacağını, genel tatil çalışması alacağının, yıllık izinlerin kullandırılmasının, kıdem tazminatının, ihbar tazminatının ödenmesinin tamamıyla yükleniciye ait olduğunu, yüklenici firmanın iş mevzuatına göre yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, işçilerin açtıkları davalar sonucu mahkeme kararları ile hükmedilen ve icra müdürlüklerinin icra emirleri ile icra takibine dayanan toplam 224.262,85 TL olan icra tutafının 38.880,66 TL'lik kısmının yüklenicinin işletme müdürlüğü nezdinde bulunan hak ve alacağından tahsil edildiğini, ayrıca icra tutarı için firmanın 127.100 TL tutarındaki kesin teminat mektubunun nakde çevrildiğini, firmaya eksik personel çalıştırması nedeniyle sözleşme ve teknik şartnameye göre toplamda 8.362,72 TL ceza kesildiğini, firmanın ödemesi gereken karar damga vergisi tutarı olan 9.532,50 TL'nin firmanın bu aydaki hak edişinden kesildiğini, firmanın 2007 Aralık ve 2008 Mayıs ayları hakedişlerinden yine firma personellerinin işletme müdürlüğüne vermiş olduğu hasarlardan dolayı sözleşme ve teknik şartnameye göre toplamda 8.324,12 TL hasar tutarının kesildiğinin tespit edildiğini savunarak, maddi dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Yukarıda belirtilen bilgiler ışığında dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında yukarıda detayları belirtilen █████/2007 tarihinde bir sene geçerli hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin bitimini takiben █████/2008 tarihinde imzalanan ek sözleşme ile █████/2008-█████/2009 tarihleri arasında hizmet alımına devam olunduğu, işin █████/2009 tarihinde sona erdiği, bu dönem içinde davacı tarafından 34 adet fatura düzenlendiği, tüm faturaların davalı taraf kayıtlarına işlendiği, kesilen faturalara karşılık gelen toplam ödenecek tutar bedelinin 4.308,062,58-TL olduğu, davalı tarafından hakedişe istinaden düzenlenen faturalardan bir kısım kesintiler ve teminat mahiyetinde blokeler uygulandığı, kesintilerin yevmiye ceza kesintisi, hasar tahsilatı, sözleşme ve karar damga vergisi, firma adına işçi ücretleri ödemesine ilişkin olduğu, ayrıca yine davalı tarafından bloke tutulan paradan ve sözleşme gereği teminat olarak verilen kesin teminat mektubu nakde çevrilmek suretiyle elde edilen tutardan, işçilere kıdem tazminatı ödemesi ve icra kanalıyla ödemelerde bulunulduğu, bilirkişi kurulu marifetiyle tespit olunan bu hususlar sonucunda davacının alacak miktarının 4.444,564,58-TL olarak, davalı taraf kayıtlarına göre yapılan ödeme miktarının ise 4.308.063,65-TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından hak edişlerden yapılan kesintilerden sonra ise ödemesi yapılan miktarın toplam 3.885,022,83-TL olarak tespit edildiği, davalı tarafından yapılan kesintilerin yerinde olup olmadığı bilirkişi kurulu marifetiyle incelendiğinde, kök rapora göre davalının fazladan yapmış olduğu kesinti tutarının 116.905,86-TL olduğu, birinci ek raporda ise hesaplamaya dahil edilmeyen ve davacı tarafından haricen yapılan ödeme tutarı olan 9.400,00-TL ödeme ilave edildiğinde davacının davalıdan talep edilebileceği tutarın ise 126.305,85-TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce eldeki davadaki tespit olunan alacak miktarını değiştirebileceğinden yukarıda detayları belirtilen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı dava dosyası akıbetinin beklenildiği, mahkeme gerekçesinde sözleşme ve ekindeki teknik şartnamede ücret alacakları ve ferileri yönünden yüklenici sorumluluğu düzenlenmekle birlikte, kıdem ve ihbar tazminatı yönünden açık bir düzenleme olmadığı tespit edilerek davacının mahkeme kararlarına istinaden ödediği miktarlar nedeniyle davalıya 111.879,65-TL'nin rücu edilebileceğinin belirtildiği, İstinaf ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleşen dosyada davacının icra dosyasında ödediği miktar olarak 230.070,39-TL'nin esas alındığı, bunun davacı lehine hükmedilen 20.350,00-TL tutarının avukatlık ücreti olması ve rücu borçlusundan istenemeyeceği dikkate alındığında mahkememiz dosyasında bilirkişi kurulu marifetiyle davalının mahkeme kararı gereği ve icra emri ile takibe konan ödeme emirlerine istinaden yaptığı ödeme miktarının 209.720,39-TL olduğu tespitini yerinde olduğu, bu hesap doğrultusunda yargısal denetime elverişli ve dosyadaki mevcut verilerek uygun rapora düzenleyen bilirkişi kurulunca tespit olunan alacak miktarına mahkememizce de iştirak edildiği, taraflar arasında yapılan hizmet alım işinin niteliği gereği davacı taleplerinin 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürüldüğünden, davacı tarafından düzenlenen faturalar davalı tarafından da kayıtlara işlendiğinden davalının aksine itirazlarına mahkememizce itibar edilmediği, dava dilekçesinde davacı vekilinin ticari temerrüt faizi talep ettiği ancak mevzuatımızda ticari faiz düzenlemesinin bulunmadığı, dava öncesi davalı taraf açıkça alacak miktarı ileri sürülerek temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren geçerli olarak kabul edilen tutara yasal faiz yürütülmesi gerektiği anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yargıtay kararları gereğince yarı yarıya paylaşım ilkesi gereğince mahkeme tarafından Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı benimsenmesi ve bu karar gereğince yapılan bilirkişi hesaplamasında davalının yapmış olduğu 209.720.39 TL kesintiye karşılık rücü edilebilecek 111.879.65'TL nin bakiyesi olan 97.840.74 TL'ye, 126.305.85 TL ilave edilerek 224.146.59 TL müvekkilinin alacağı varken ve mahkeme tarafından bu miktar üzerinden davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmı ret olarak verilmiş olan kararın hatalı olduğu, müvekkilinin, davalı tarafından yapılan kesintilerden dolayı 20.04.2013 tarihinde davalıya yapılan kesintilerin ödenmesi ile ilgili olarak yazılan yazıya davalı tarafından herhangi bir alacağın olmadığı şeklinde cevap verildiği, bu yazıya rağmen faiz başlangıcının temerrüt tarihinden başlatılması gerekirken dava dava tarihinden başlatılmasının da hatalı olduğu nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunun eksik düzenlendiği, bilirkişi raporunda önceki itirazlarının dikkate alınmadığı, firmaya yapılacak ödemelerde sözleşmenin 10.3. maddesinin de dikkate alınması gerektiği, Kamu İhale Genel Tebliği, Hizmet Alım Uygulama Yönetmeliği, Fiyat Farkı Kararnamesi'ne göre hesaplamalarda asgari ücretin katları şeklinde değil, asgari ücrete gelen zam miktarının yükleniciye maliyetinin kişi sayısı ile çarpılması sonucu bulunacağının belirtildiği, bu açıklamanın aksine, 27.05.2017 tarihli bilirkişi ek raporunda yapılan fiyat farkı hesaplamasının asgari ücretin katları şeklinde yapıldığı nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın düşümü ile kalan 651,30 TL harcın davacıdan: Alınması gereken 8.627,95 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 2.156,99 TL harcın düşümü ile kalan 6.470,96 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!