Boşanma davasında kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın azlığı ile tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin haksız reddi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, davalı erkeğin boşanma hükmüne yönelik temyizden feragat etmesi nedeniyle bu başvuruyu reddederken, davacı kadının maddi ve manevi tazminat miktarlarının az bulunması, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin hatalı değerlendirilmesi gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararını bozmuş, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile kusur derecelerini göz önüne alarak kadın lehine daha uygun tazminat takdiri, reddedilen tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası taleplerinin kabulü gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.DAVA TÜRÜ : BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., █████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından maddi tazminat ve manevi tazminat miktarları, reddedilen tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise gerekçesizlik, kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, aleyhe hükmedilen maddi tazminat ve manevi tazminat ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:1.Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden ve vekâletnamesinde feragat yetkisi bulunan davalı erkek vekili 31.10.2025 tarihli dilekçe ile taleplerinden sadece boşanma hükmü hususunda temyizden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız bildirdiği anlaşılmakla davalı erkek vekilinin boşanma hükmü yönünden temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.2. Sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.b) Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevi tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.c) Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden, boşanmanın kesinleştiği tarihe kadar geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası hükmedilmesi gerekirken kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.d) 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada alınan ekonomik ve sosyal durum raporunda ev hanımı olan kadının yargılama sırasında komi olarak işe başladığı gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmişse de SGK hizmet dökümünde kadının işten ayrıldığı göz önüne alındığında kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davalı erkek vekilinin boşanma hükmü yönünden temyiz başvurusunun feragat nedeniyle REDDİNE,Sair temyiz itirazları yönünden;2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,3.İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen tedbir nafakası, reddedilen yoksulluk nafakası , maddi tazminat ve manevi tazminat miktarları yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA,4.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.