Karşılıklı boşanma davasında eşit kusur tespitiyle manevi tazminat koşulları ve yoksulluk nafakası talebinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine dair Yargıtay kararı.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kadını ağır kusurlu kabul ederek erkeğe manevi tazminat hükmetmesi ve kadının yoksulluk nafakası talebini reddetmesi kararı, temyiz incelemesinde Yargıtay tarafından boşanmaya yol açan olaylarda kadına atfedilen sadakatsizliğin güven sarsıcı davranış niteliğinde kaldığı ve tarafların eşit kusurlu olduğu tespit edilerek; eşit kusur nedeniyle erkeğe manevi tazminat hükmedilemeyeceği ve kadının yoksulluk nafakası talebinin bu doğrultuda yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kusur belirlemesi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası yönünden bozulmuştur.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı erkek vekili tarafından katılma yoluyla kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, tedbir nafakası miktarı, manevi tazminat miktarı yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin boşanma davasının kabulü, tedbir nafakası miktarı, aleyhe hükmedilen manevi tazminat ve reddedilen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm davalı- karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda; İlk Derece Mahkemesince taraflar eşit kusurlu kabul edilerek asıl ve birleşen davanın kabulüne, tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına 1.000,00 TL tedbir nafakasına, 4.000 TL yoksulluk nafakasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi hükmünün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; erkeğe yüklenen sadakatsizlik kusurunun sabit olmaması sebebi ile kusur olmaktan çıkartıldığı, erkeğe, kadını tehdit ettiği, kadına hakaret ettiği ve ortak konutun aboneliklerini iptal ettirdiği vakıalarının kusur olarak eklendiği, kadının sadakatsizliğinin süregelen nitelikte olduğu gerekçesi ile kadının ağır kusurlu olduğunun tespitine, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, erkek yararına 100.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta yapılan yargılama ve toplanan delillerden; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadına kusur olarak yüklenen sadakatsizlik vakıasının güven sarsıcı davranış boyutunda kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kabul edilen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar hep birlikte değerlendirildiğinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının ağır, erkeğin az kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıdaki paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu md.174/1-2 ). Erkek yararına manevî tazminata hükmedilme koşulları oluşmamıştır. Hal böyle iken Mahkemece isteğin reddi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu olarak erkek yararına manevî tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
4.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alınarak ve kadının boşanmakla yoksulluğa düşüp düşmediği ve TMK 175 md. koşullarının kadın yararına oluşup oluşmadığı araştırılarak yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen manevî tazminat, kadının yoksulluk nafakası talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı- karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'e iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'e yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!