Mali müşavir raporuna dayalı işçilik alacakları icra takibine karşı menfi tespit davasında, davalının borç ve muvazaa iddiasını ispatlayamaması nedeniyle temyiz reddi.
Özet: Bu hukuki metin, davacı şirketin, kendisine karşı süresinde itiraz edilmediği için kesinleşen ilamsız icra takibine konu edilen işçilik alacaklarına ilişkin borçlu olmadığının tespiti amacıyla açtığı menfi tespit davasını özetlemekte olup; davacı, icra takibine dayanak olan mali müşavir raporundaki alacaklara borçlu olmadığını, işçinin belediye ile toplu iş sözleşmesinden yararlanma koşullarının oluşmadığını ve muvazaalı bir ilişki bulunmadığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davalı işçinin alacağı ispat yükünü yerine getirememesi ve delil sunmaması nedeniyle şirketin borçlu olmadığına karar vermiş, bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili... aleyhine birtakım işçilik alacaklarının tahsili istemiyle .... İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, bahse konu takibin dayanağı olarak mali müşavir ...'ye hazırlatılan ve ücreti işçi tarafından ödenerek hazırlatılan raporun gösterildiğini, bahse konu ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, ancak söz konusu raporda belirtilen kalem ve miktarlarda davalıya borçlu olmadıklarını, ... Belediyesi ile müvekkili arasında muvazaalı ya da hukuka aykırı bir ilişki bulunmadığı gibi sendika üyeliği ... Belediyesine bildirilmemiş bir işçinin de Belediyenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı olmadığından takibin dayanağı raporun da hatalı temellere dayandığını, daha önce kesinleşen muvazaa kararının somut uyuşmazlıkta bağlayıcılığı olmadığını, her ihale döneminin hukuka uygunluk yönünden ayrı bir incelemeye tâbi tutulması gerektiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davalı yanın haricen alınan bir bilirkişi raporuna istinaden davalı ... karşı ilâmsız icra takibi başlattığı, davacının süresinde itiraz etmediğinden takibin kesinleştiği, bunun üzerine davacı... tarafından eldeki menfi tespit davasının ikame edildiği, davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunulmadığı ve herhangi bir delil ibraz edilmediği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararın gerekçesinde belirtildiği üzere borcun varlığını iddia eden davalı alacaklı tarafından alacağın ispatlanması gerektiği, bunun istisnasının ise kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklar olduğu, somut uyuşmazlıkta ise davalının ilâmsız takibe dayanak yaptığı bilirkişi raporunun, davalı işçinin dava dışı ... Belediyesi işçisi olduğu varsayımı üzerinden düzenlenmiş bir rapor olduğu, işbu dava için öncelikle muvazaa vakıasının ispatı gerektiği, buna karşın davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı gibi icra takibi başlatılmasına dayanak bir delil de dosyaya kazandırılmamış olup mevcut deliller ve dosyaya eklenen belgeler kapsamında bir muvazaa tespiti yapılabilmesinin mümkün bulunmadığı, ispat yükü üzerine düşen davalının Belediye ile imzalanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olduğuna dair bir vakıaya da dayanılmadığı, alacakların ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının .... İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin davalı ... ...'de 02.03.2005 tarihinden itibaren itibaren ... Belediye Başkanlığı bünyesinde çalıştığını, işveren ... Belediyesi ile talep edenin üye olduğu .../... ... arasında toplu iş sözleşmesi bulunduğunu, .../... ... tarafından ... Belediye Başkanlığı arasında imzalanan, bilinen en son tarihli toplu iş sözleşmesinin 01.03.2018-29.02.2020 yürürlük süreli olduğundan hesaplama için en son bu tarihli toplu iş sözleşmesi ile birlikte 5 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınarak hesap tarihinden 5 yıl geriye gidildiğini ve 11.01.2016 tarihi ile son toplu iş sözleşmesi tarihi olan 29.02.2020 arasındaki süreler dikkate alınarak icra takibine dayanak yapıldığını, .... İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasından davalı için icra takibine girişildiğini, icra takibine mali müşavir ...'ye ait uzman raporunun dayanak belge olarak eklendiğini ve davalıya tebliğ edildiğini,
2. İstanbul 26. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından yine aynı alacaklar gerekçe gösterilerek talep eden ...-... ... sigortalısı olmakla birlikte söz konusu dava dosyası olan 25.11.2005 tarihine kadar olan süre dikkate alınarak bilirkişi tarafından hesaplama yapıldığını, ilgili davanın esas dosyası üzerinden reddedildiğini, üst mahkeme tarafından bozularak mahkemesine iade edildiğini, aynı alacak kalemleri ile .... İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyasından davalı için icra takibine girişildiğini, takibe itiraz edilmediğini ve kesinleştiğini, Mahkeme gerekçesinde belirtildiği gibi dayanaktan yoksun veya alacakların muhtevasının meçhul olması gibi bir durum bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!