İnşaat all risk sigorta poliçesinden kaynaklanan Sarıkamıştaki yoğun kar ve rüzgar hasarı tazminat davasının istinaf incelemesi, bilirkişi raporları ve eksik sigorta itirazları.
Özet: Davacı sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasındaki inşaat all risk poliçesinden kaynaklanan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi, Sarıkamıştaki inşaat alanında 06/03/2019 tarihinde yoğun kar yağışı ve rüzgar nedeniyle meydana gelen hasarın poliçe kapsamında olduğu ve tek bir olay olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, bilirkişi raporuna dayanarak davacının ıslah edilen talebini kabul etmiş olup, davacı vekili istinaf başvurusunda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı hesaplamalar yapıldığını, eksik sigorta indirimi uygulanamayacağını ve davalı sigorta şirketinin ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek kararın lehine olacak şekilde düzeltilmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : █████/2021
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: Davalı ile müvekkili arasında inşaat all risk poliçesi düzenlendiğini, inşaat işinde Ekim 2018 - Mart 2019 tarihleri arasında yoğun kar yağışı gerçekleştiğini ve çatılarda biriken kar, rüzgarın da etkisiyle Sarıkamış'ın soğuk ikliminde örtüye tutunamadığını ve █████/2019 tarihinde şiddetle her yöne savrularak müvekkilinin inşaatında zarara neden olduğunu ileri sürerek; şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; dava dilekçesi ile 1.000,00 TL olarak talep olunan dava değerini ıslah dilekçesi ile 110.575,82 TL daha artırarak toplamda 111.575,82 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili özetle: Davanın ilk olarak usulden reddedilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, iddia olunan hasarın daha önce gerçeklendiğini, talep edilen hasar tutarının fahiş olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince "... davacının sigorta poliçesi kapsamında bulunan Sarıkamış Allahuekber Dağları Milli Park İdare ve Ziyaretçi Merkezi İkmal İnşaatı İşinde Ekim 2018 - Mart 2019 tarihleri arasında tarafların kabulünde olduğu üzere yoğun kar yağışı meydana geldiği, bu kar yağışı sonucu inşaat alanındaki çatılarda biriken karın rüzgarın da etkisiyle Sarıkamış'ın soğuk ikliminde örtüye tutunamayarak █████/2019 tarihinde şiddetle her yöne savrularak inşaat alanında zarara neden olduğu, davacının davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmasına karşın ve davalı sigorta tarafından ekspertiz raporu hazırlanmasına rağmen davacıya bu zararla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı, █████/2019 tarihinde düzenlenen ekspertiz raporunda inşaatın seviyesi, zararın poliçe teminatında kalması, hasarın oluş biçimi hakkında davalı sigorta tarafından bilgi sahibi olunmasına karşın herhangi bir ödeme yapılmamış olması dikkate alınarak temerrüt tarihinin bu tarih olarak mahkememizce benimsenmesi gerektiği, meydana gelen olayda her ne kadar önce 3 kuleden daha sonra 5 kuleden dökülen kar ve buz bulunduğu savunması getirilerek bu sayı kadar muafiyet tenzili istenmiş ise de; olayın gerçekleşme şekli aynı nedene dayalı kar erimesi ile düşen buzlar sonucu hasar oluştuğundan mahkememizce de benimsenen bilirkişi raporu gereği tek bir olay olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, bilirkişi rapor ve ek raporu doğrultusunda, davacının ıslah dilekçesi kapsamı da gözönünde bulundurularak davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı sigorta şirketine 25.09.2019 tarihinde başvurulduğu, 05.11.2019 tarihinde de ekspertiz raporu hazırlanmış olmasına rağmen taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağı hususunda davalı tarafça bir cevap verilmediği, 15.10.2019 tarihinde ise müvekkilince ek beyanda bulunularak zarar konusunda tekrar tespit yapıldığını ve ilk beyandaki 342.858,34-TL yerine toplamda 238.143,31-TL’nin ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, davalı şirketin; talepleri sonucu dava dışı Yön Sigorta Ekspertiz Hizmetleri’ne tek taraflı ve objektiflikten uzak bir ekspertiz raporu hazırlattığı, raporda tazminat tutarı olarak 38.981,86-TL bildirildiği, bu raporun müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davalı sigorta şirketince hazırlatılan ekspertiz raporunda eksik sigorta olduğu ve eksik sigorta katsayısının %16,30 olduğunun iddia edildiği, ancak bu iddianın gerçek dışı olduğu, eksik sigorta indirimi yapılamayacağı, müvekkilinin, devlet kurumları ile iş yapmakta olduğundan pursantaj değerlerini idarenin belirlediği, imalat kalemlerine de dağılımın idare tarafından belirlenen pursantaj değerlerin üzerinden yapıldığı, yani bazı kalemlerin karlı bazı kalemlerin zararlı olduğunun sözleşmenin özüne aykırı bir durum olduğu, hiçbir mali sorumluluk almaksızın verilecek tekliflerin gerçeklik payı olmayıp, firmaca verilen teklifin referans olarak alınmasının mümkün olmadığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, eksik hesaplamalar yapıldığı, bilirkişi kök raporu ile ek raporuna karşı itirazlarda bulundukları, dava konusu inşaat imalatlarında meydana gelen hasarın aynı hava şartlarında meydana geldiği, dolayısıyla bir olay sonucunda meydana gelen hasarın söz konusu olduğu, mahkemece tayin edilen bilirkişi kuruluda müvekkilinin alacağının hesaplamamasının fahiş bir hata olduğu, ferforje korkuluk panelleri ile ilgili müvekkilinin belirlediği fiyat makul ve doğru olduğu, bu imalatlar için eşdeğer koşullar sağlanmadan başka firmalardan alınmış tekliflerle imalat fiyatının belirlenmiş olmasının kabul edilemez bir hata olduğu, davanın taraflarının tacir olup avans faizine hükmedilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: İlk derece mahkemesince verilen kararda salt bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğu, mahkemece yapılması gereken taraf itirazları dikkate alınarak rapordaki tespitlerin de değerlendirilmesi gerekirken hiçbir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesinin kabul edilemeyeceği, davacının dava dilekçesinde her ne kadar fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak davasını şimdilik 1.000,00-TL üzerinden açmışsa da, davanın belirsiz alacak davasının şartlarını taşımadığını, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasının hukuken mümkün olmayıp, davanın usulden reddinin gerektiği, aksi kanaatte olunması halinde ise; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığı, zararın kapsamı ve tutarın belli olmamasının zamanaşımının başlamasına engel oluşturmayacağı, meydana gelen toplam hasarın beş farklı olay neticesinde gerçekleşen beş farklı hasarın toplam sonucu olduğundan her beş olaya da ayrı ayrı muafiyet uygulanması gerekmekte olup bu hususun bilirkişilerce hatalı değerlendirildiği, davacının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davacının eksik sigorta itirazlarının yerinde olmadığı, muafiyet hükümleri uyarınca davanın "İlçe Köylerine Hizmet Götürme Birliği"ne ihbarı talep edilmişse de mahkemece taleplerinin değerlendirilmediği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, TTK m 1472 uyarınca, İnşaat Tüm Riskler Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, olay nedeni ile sorumlu olduğu belirtilen davalıdan rücuen tahsili taleplidir.
Dava, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı yan 20.10.2021 tarihinde ıslah dilekçesi sunmuş vekili sunmuş olup davalı süresinde ıslah edilen miktara karşı zaman aşımı itirazında bulunmuştur.
İnşaat sigortası genel şartlarının “Zaman Aşımı” başlıklı C.10 maddesinin, "Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler iki yılda zaman aşımına uğrar." hükmüne havi olduğu, keza TTK'nın 1420. maddesinde de, sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemlerin, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl içinde zamanaşına uğrayacağının düzenlendiği, aynı Kanun’un 1427. maddesinde ise, alacağın her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan itibaren 45 gün içinde muaccel olacağının düzenlendiği, İnşaat Sigortası Genel Şartları B.1 maddesinde hasarın meydana geldiğini öğrendiği tarihten itibaren geç 5 gün içinde sigortacıya ihbar edilmesi gerektiğini düzenlendiği, somut olayda hasarın 06.03.2019 tarihinde gerçekleştiği, davacı tarafından ihbarın 25.09.2019 tarihinde, hasarın meydana geldiği tarihten yaklaşık 6 ay sonra davalıya ihbarda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece de her ne kadar zaman aşımı itirazının reddine karar verilmiş ise de yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler dikkate alınarak davacının hasar tarihi ile ihbar tarihini arasında hasara ilişkin tespit yaptırıp yaptırmadığının, hasar ile ihbar tarihi arasındaki sürenini zarar tespitine yönelik olup olmadığının, ihbarın makul süre de yapılıp yapılmadığının buna göre muacceliyet tarihinin somut olayın özellikleri göz önüne alınarak değerlendirilerek davalı vekilinin zamanaşımı def’ine karşı itirazlarının gerekçeli olarak değerlendirilmek suretiyle yapılacak incelemenin sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, gerekirken yetersiz araştırmaya dayalı olarak verilen kararda isabet bulunmamıştır.
Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davacının tüm ve davalının sair istinaf nedenleri incelenmeksizin; davalının istinaf talebinin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davalının vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile:
Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████E., ████████K. sayılı █████/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine,
3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!