4. Asliye Ticaret Mahkemesinde Tünel İnşaatı Projesinde Eser Sözleşmesinin Haksız Feshi, Sözleşmeye Aykırılık ve Zarar Tazminatı Talepli Alacak Davası
Özet: Davacı şirket, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davalı şirketin paralel tünel projesindeki hatalı imalatları, tüneller arası yetersiz mesafe bırakması sonucu oluşan göçükler ve TBM sıkışmaları gibi nedenlerle işlerini sürdürmesinin engellendiğini, projelere ve sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, kendisine sözleşme dışı yükümlülükler yüklediğini ve makul süre tanımadan sözleşmeyi haksız yere feshettiğini iddia etmektedir. Davacı, bu haksız fesih ve davalının kusurlu eylemleri sonucunda uğradığı kâr kaybı, ek işçilik ve sabit giderler, malzeme satışından kaynaklanan alacak ve işin gecikmesinden doğan maliyet farkları gibi çeşitli zararlarının tazminini talep etmektedir.

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN :....ÜYE :...ÜYE :....KATİP : ...DAVACI : ... ...VEKİLİ : Av......DAVACI : ...VEKİLİ : Av.....DAVALI : ... .VEKİLİ : Av. ...DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2019KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; Dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA VE İSTEK :Asıl davada davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı.... arasındaki sözleşmeler konusu altyapı işleri için 2 adet tünel açıldığını, müvekkili şirketin kazı yapacağı T1 tünelini etkileyen T2 tüneli imalatına daha önce başlanmış olduğu, T1 ve T2 tünellerinin birbirine paralel olarak ilerlediğini, önden ilerleyen T2 tünelinin projelere uygun kazılmaması, T1 tünelinde müvekkili şirketten önce yapılması gerekenlerin usule uygun yapılmaması, iki tünel arasındaki mesafenin olması gerekenden az bırakılması vb. nedenlerle göçük, çökme meydana gelmesi nedeniyle müvekkili şirketin T1 tünelinde ilerleyemediğini, davalı şirketin kanuna, sözleşmelere, projelere aykırı hareket ettiği gibi müvekkili şirkete sözleşme dışı yükümlülükler yükleyerek olağanüstü koşullarda çalışmasını beklediğini, sonucunda da haksız olarak sözleşmesinin feshedilmesi nedeniyle müvekkili şirketin birçok zararının meydana geldiği, davalı şirketin TBK.m. 123 ve 473'e aykırı olarak müvekkilinin edimini ifa etmesi için uygun süre vermeden sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş olduğunu, davalı şirketin 17.10.2018 tarihinde "zeminin ve TBM makinesinin detaylı bir şekilde uzman kişilere incelenmesi" için işin durdurulmasına karar verdiğini, davalı şirketçe işin durdurulmasından sonra tüm işçilerin iş sözleşmelerinin feshinin istendiği ve tazminat bedellerinin ödendiğini, davalı yanın, müvekkili şirketin haklı talepleri ile ilgili ihtarname göndermesi üzerine 06.02.2019 tarihli ihtarname ile 7 gün, 26.02.2019 tarihli ihtarname ile 30 gün sembolik süre verdiğini, bu sürelerin TMK m. 2 ve 3 anlamında dürüstlük kurallarına uygun ve mâkul süreler olmadığı, bu sürenin davalı şirketin işi durdurması sonrası yeniden işe başlanması için gerekli iş programının yapılması, iş güvenliği önlemlerinin alınması, yeniden 80'den fazla kalifiye işçi istihdam edilerek işe başlanılmasını sağlayacak nitelikte olmadığını, davalı şirketin sorumluluklarını yerine getirmemek için haksız ve kötü niyetli olarak ek süre vermeden ... 30. Noterliği'nin 03062 yevmiye nolu 27.03.2019 tarihli ihtarname doğrultusunda 05.04.2019 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, davalının sözleşmenin 19. Maddesi gereğince süre uzatımı vermediği gibi 12.3 maddesi gereğince işe müdahale ederek müvekkili nam ve hesabına işi yapabilecek ya da yaptırabilecekken bunları da yapmadığını, davalı şirketin proje, kanun ve sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğini kusurlu olduğunu, sözleşmenin 16.2. maddesi gereğince birim fiyatlar tablosu sıra no: 1’e göre tünelin 1400 m’ye kadar olan yerinin klasik yöntem olan del-patlat (NATM) ile açılması gerekirken davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bunun sadece 550 metrelik kısmını (NATM) ile açtığını, kalan 850 metrelik kısmını müvekkili şirketin sözleşmede böyle bir yükümlülüğü bulunmamasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak müvekkili şirkete yaptırdığını, davalı şirketin çeper enjeksiyonu yapmamış olması nedeniyle tünelde göçük vs. olaylara sebep olduğunu, tüneller arasındaki mesafeyi olması gerekenden az bırakmış olması nedeniyle göçme, yığılma, yıkılma, akma nedeniyle TBM'in sıkışmasına, zarar görmesine ve imalat yapılamamasına neden olduğunu, T2 tüneli kazısı sırasında aynaya aşırı malzeme akması sonucunda TBM sıkışması meydana geldiği beyanla davalı şirketin haksız feshinin tespitine, müvekkilinin davalı şirketten sözleşme dışında T2 tünelinin diğer alt yüklenicisi olan ... Yapı A.Ş.'nin kullandığı makine için yedek parça satışından kaynaklanan alacağı olduğunu, ancak davalı şirketin yedek parça ile ilgili borcunu da kabul etmediğini, müvekkilinin karşı edimin ifasına güvenerek 3. kişiler ile yaptığı sözleşmeler, borçlanmalar nedeni ile meydana gelen zararları, uğranılan kazanç kaybı, yoksun kaldığı kar vs. için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 90.000,00-TL, sözleşmede öngörülmediği halde yerine getirmek zorunda bırakıldığı işler, işin tekniğinin değiştirilmesi nedeniyle uğradığı zararlar ve giderler, boşa harcanan sabit giderler, işçilik giderleri vs. için şimdilik 60.000,00-TL, kusuru dışındaki olaylar sonucunda işin gecikmesinden kaynaklanan maliyet farkları, giderleri, zararları, işin durdurulması nedeniyle uğradığı kayıplar ve harcamalar, aşkın vs. tüm zararları için şimdilik 90.000,00-TL, şantiyede bulunan ekipman bedeli için şimdilik 90.000,00-TL, sözleşme dışı yedek parça satışından kaynaklı alacağı için şimdilik 10.000 TL+ şimdilik 15.000 Euro'nun davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin asıl işveren TCDD İle Sözleşme İmzalamış olduğunu, müvekkilinin dava dışı.... ile imzaladığı sözleşme kapsamında bulunan işlerden, anılan sözleşmede T1 (tünel 1) olarak adlandırılan ve Bahçe - Nurdağı Demiryolu Tüneli Yapım işi olarak tanımlanan hızlı tren geçiş tünelinin yapımı hususunda davalı şirket ile 15.09.2015 tarihinde "TBM Bakımı Ve Onarımı İle Bahçe - Nurdağı Demiryolu Tüneli Yapım İşleri Sözleşmesinin" imzalanmış olduğunu, davalının, müvekkili şirket ile sözleşmeyi imzalamadan önce sözleşmeye konu işin yapımında uzman ve ehil bir tacir olduğunu, alanında deneyimli bir firma olduğunu, ülkemizde TBM konusunda uzman tek firma olduğunu belirterek müvekkili şirket nezdinde güven oluşturduğunu ve böylece müvekkili şirkete sözleşmeyi imzalamaya ikna ettiğini, nitekim davalı şirkete ait; www...com adlı internet sitesi incelendiğinde davalının TBM makinesi ve tünel açma işinde kendisini uzman olarak nitelendirdiğinin açıkça görüleceğini, davalı firmanın yönlendirmesi ile müvekkilinin, dava dışı bir firmadan Seli marka D:7800 Mm Kazı Çaplı Çift Kalkanlı TB ve Backup-Sistemi (TBM olarak anılacaktır) satın aldığını, davalı firmanın bu makineyi revize edeceğini ve sözleşmeye konu tüneli açma kapasitesine getirip tüneli açacağını müvekkiline taahhüt ettiğini, bu hususun taraflar arasındaki sözleşmenin 2.maddesinde kayıt altına alınmış olduğunu, sözleşmenin 2.maddesinden de açıkça anlaşılacağı üzere davalının sözleşme hükümleri uyarınca müvekkilinin sahip olduğ.... Sisteminin (TBM olarak anılacaktır) her türlü bakım, onarım ve revizyonlarını yaparak anılan makineyi bu revizyonların ardından bahse konu tünel kazısını yapabilecek kapasiteye getirmeyi ve bu makine ile anılan tüneli kazmayı taahhüt etmekte olduğunu, davalı firmanın kendini tünel açma konusunda ehil, birikimli ve sahasında tek uzman firma olarak tanıttığını, taraflar arasında ihtilaf çıktıktan sonra müvekkili firmanın talebi ile Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/2 D.İş sayılı dosyası ile yaptırılan delil tespiti raporu mevcut olduğunu, sözleşme konusu işin 01.04.2018 tarihinde tamamlanması gerekirken henüz sözleşmeye konu işin % 12,72 seviyesinde kaldığının tespit edildiğini, revize edileceği taahhüt edilen TBM Makinesinin gerekli revizyonları yapmaması nedeni ile bu tüneli açma kabiliyetinin olmadığını, davalının sözleşmedeki taahhütleri olan gerekli ve yeterli revizyonların yapılmaması nedeni ile makinenin tüneli açacak güçte bir makine olmadığının ortaya çıkmış olduğunu, bu hususun TCDD Uzmanlarınca tutulan raporlar, konusunda uzman bilirkişilerden alınan görüşler ve Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitler ile de ortaya çıkmış olduğunu, bunun sonucunda müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 06.02.2019 tarihinde ... 10. Noterliği'nin 02259 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek TBM makinesinin çalışır vaziyete getirilmesi gerektiğini ihtar edilmiş olduğunu, bu aşamada müvekkilinin, sözleşme hükümleri gereğince sözleşmeyi tek taraflı fesih hakkı olmasına rağmen rağmen iyi niyetli olarak öncelikle sözleşmeyi feshetmeksizin, davalının bu durumu gidermesini beklediğini, davalıya taraflar arasındaki sözleşmenin 31. Maddesi uyarınca 7 günlük süre verdiğini, davalının müvekkili şirkete ihtarname göndererek sözleşmede belli olmasına rağmen 7 günlük sürenin çok az olduğunu bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin iyi niyetli olarak bu süreyi 1 ay daha uzattığını, müvekkili şirketin bu iyiniyetli yaklaşımına rağmen davalının süresinde işini tamamlamadığını ve akabinde sözleşmenin kendileri tarafından ... 10. Noterliği'nin 05.04.2019 Tarih 05303 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı sebeple feshedildiğini, müvekkili Şirket tarafından Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D. İş sayılı dosyasından yaptırdığı tespitte TBM makinesinde yapılan ve yapılması gereken revizyonların konu tüneli kazmaya yarayacak şekilde yapılmadığının tespit edildiğini, davalının TBM makinesinin gerekli ve yeterli revizyonlarını yapmaması nedeniyle makinenin tünelde sıkışması ve kullanılmaz hale gelmesi nedeni ile makinenin bedeli, makinenin tünelden çıkartılması bedeli dahil bütün bu nedenlerle müvekkilinin uğradığı zararın gerçek miktarı belirlenebileceğinden, talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bu talepleri için 350.000,00-TL alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini, yine müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalının makineyi bu revizyonların ardından bahse konu tünel kazısını yapabilecek kapasiteye getirmeyi ve bu makine ile anılan tüneli kazmayı taahhüt ettiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından sözleşmenin başında davalıya makinenin revizyonlarını yapması için 12.500.000,00-TL avans ödemesi yapıldığını, ancak bakım ve onarım yükümlülüğünü yerine getirmediğinden avans tutarını da müvekkiline iade etmesi gerektiğini, bakım ve onarım ile iadesi gereken avans hususunun gerçek miktarının yargılamada bilirkişi raporu ile belirlenebileceğinden, talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bu talepleri için 200.000,00-TL, müvekkili edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiği halde davalı tarafın TBM makinesi için gerekli ve yeterli revizyonları yapmadığı için açmayı taahhüt ettiği T1 tünelinin ancak 1267 m’lik kısmı açılabildiğini, ancak TBM’nin sıkışması nedeni ile fesihten sonra dahi bu tünelin kalan kısmının tamamlanması mümkün olamadığından bu tünelin kullanılmaz hale geldiğini, TBM makinesinin sıkışması nedeni ile makinenin çıkartılması da hem maliyet hem de zaman bakımından problem yarattığını ve neticeden ana işveren TCDD’nin müvekkiline yeni bir tünel açtırdığını ve yeni açtırdığı tünelde de eski tünel için yapılan harcama tutarını mahsup ettiğini, müvekkilinin 1267 mt. tünel için yapılan harcamayı karşılamak zorunda kaldığını, bu çerçevede müvekkilinin T1 tüneli için yaptığı bütün harcamamalar, davalıya ödediği hak ediş bedellin tümü ile karşılıksız kaldığını ve müvekkilinin bu sebeple zarara uğradığını, talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin T1 tünelinin kullanılmaz hale gelmesi nedeni uğradığı zararlar yönünden talep artırma dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı şimdilik bu talepleri için 200.000,00-TL, davalının sözleşmeye konu işin tamamını 01.04.2018 tarihinde tamamlayıp geçici kabule hazır hale getirmeyi taahhüt etmiş olduğunu sözleşmenin 4.2. Maddesinde taahhüt ettiğini, işe başlamasından sonra TBM makinesinin sürekli olarak tünele sıkışmaya başladığını ve tünelde ilerleme sağlayamadığını, işin sözleşmede belirtilen süresi dolmasına rağmen davalının işin toplam %12’lik kısmını dahi tamamlayamadığını beyanla talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bu talepleri için 50.000,00-TL alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini, taraflar arasında ki sözleşmede işin süresinin belirtilmiş olduğunu, sözleşmenin 11.3.maddesinde de davalının işi süresinde tamamlamaması halinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatın düzenlenmiş olduğunu, sözleşmenin 22.3.2 maddesinde, işin tamamının süresinde bitmediği takdirde her takvim günü için 2.000,00-TL (yalnızikibinTL) nihai gecikme cezası yükleniciden tahsil edileceği veya hakedişinden mahsup edileceğinin belirtilmiş olduğunu beyanla talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bu talepleri için 50.000,00-TL, sözleşmenin 22.2. Maddesi gereğince talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bekleme tazminatına talepleri için 50.000,00-TL, sözleşmenin 4.2 maddesi gereğince davalının TBM makinesini 01.04.2016 tarihinde çalışır vaziyete getirip iş başı yapması gerekirken davalının bu yükümlülüğünü de yerine getirmemesi nedeni ile şimdilik bu talepleri için 50.000,00-TL, davalı şirketin şantiyede çalışan işçilerinin maaşlarını ödememesi nedeni ile müvekkili şirket tarafından davalı yerine şirket işçilerine yapılan ödemeler nedeni ile şimdilik bu talepleri için 50.000,00-TL, davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği işin sadece % 12’lik kısmını tamamladığını, tünelde sıkışan makinenin çıkarılması sebebi ile yapılan % 12’lik kısmında kullanılamaz hale geleceğinin aşikâr olduğunu, talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bu talepleri için 50.000,00-TL, alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşmenin 22.3.2 maddesinde sözleşmenin feshi halinde müvekkilinin menfi ve müsbet zararlarını tahsil edebileceğinin düzenlenmiş olduğunu, davalının sözleşmedeki yükümlülüklerine aykırı avranması ve işin süresinde tamamlamamasının, müvekkilinin menfi ve müsbet zararlarına sebep olması nedeni ile talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000,00-TL menfi ve müspet zararlarının alacakların davalıdan tahsiline, öncelikle açtıkları davanın HMK m.166 gereğince ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayıl dosyası ile birleştirilmesini, davalının TBM makinesinin gerekli ve yeterli revizyonlarını yapmaması nedeni ile makinenin tünelde sıkışması ve TBM Makinesinin kullanılmaz hale gelmesi nedeni ile şimdilik bu talepleri için 350.000,00-TL, TBM makinesinin revizesinde kullanılmayan avans giderine karşılık şimdilik bu talepleri için 200.000,00-TL, davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile 1267 mt’de kalan ve TBM makinesinin sıkışması nedeni ile kullanılmaz hale gelen tamamlanamayan T1 tünelinin yapılamaması nedeni ile fesihten sonra dahi bu tünelin kalan kısmının tamamlanması mümkün olamadığını ve bu tünelin kullanılmaz hale geldiğini, davalı edimlerini yerine getirmediği için müvekkilinin T1 tüneli için yaptığı bütün harcamalara karşılık olarak müvekkilinin T1 tünelinin kullanılmaz hale gelmesi nedeni ile 200.000,00-TL alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Müvekkilinin sözleşmeden kaynaklan ve üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve davalı şirketin tüm hakediş bedellerini eksiksiz ödediğini, ancak gelinen aşamada yukarıda ayrıntısı ile belirtikleri üzere davalının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği işin sadece % 12’lik kısmını tamamladığı, tünelde sıkışan makinenin çıkarılması sebebi ile yapılan % 12’lik kısmında kullanılamaz hale geleceğinin aşikâr olduğunu, davalı tarafından yapılan % 12’lik bölüm kullanılmaz hale geldiği için müvekkilinin bu kapsamda davalıya ödediği tutarların karşılıksız kaldığını, bu çerçevede, yargılama sırasında yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalının bu talepleri kapsamında müvekkiline ödemekle yükümlü olduğu gerçek tutar belirlenebileceğinden, talep artırım dilekçesi sunma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik bu talepleri için 50.000,00 TL alacaklarının fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, öncelikle davalının Mahkememizin ████████ E. sayılı dosyasında açtığı dava dosyası ile işbu dava dosyasının birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP VE SAVUNMA :Asıl davada davalı vekili sunduğu 09.09.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının, taraflar arasındaki sözleşme ile taahhüt ettiği edinimlerini sözleşmede belirlenen sürelerde ve sözleşmede belirtilen şekilde tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, davacı vekilinin müvekkili şirketin yüklenici değil, adeta işveren olduğu varsayımında hareket ederek iddia ve taleplerini ileri sürdüğünü, davacı şirketin sözleşme hükümleri ile ayrıntılı olarak kayıt altına alınan edimleri ifa etmeyi, anılan sözleşme ve kanun hükümleri mucibince eksiksiz olarak yerine getirmeyi taahhüt etmiş olmasına rağmen bu edimlerini yerine getirmediğini, davacının imzaladığı sözleşmenin kendisine yüklediği mükellefiyetleri yerine getirmediğini, dava dilekçesinde müvekkilinin, sözleşmeye konu işi, iş yerini ve projeleri görmeden işe başladığını ve müvekkili şirketin kendisine zorla iş yaptırdığını, bu nedenle de zarara uğradığını ileri sürdüğünü, bu iddia ve beyanların tümünün sözleşme hükümleri ile de sabit olduğu üzere gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında münakit ve davacı şirketin kabul ederek imzaladığını, sözleşmenin 2. ve 3. maddesi karşısında ileri sürdüğü iddiaların dayanaksız olduğunu, davacı vekilinin ileri sürdüğü hususların tümünün sözleşmenin belirttikleri iki maddesi karşısında mesnetten yoksun ve dayanaksız olduğunun ortaya çıktığını, dava dilekçesindeki iddiaların aksine davacı şirketin, yüklendiği edimi, işin yapılacağı yeri, proje ve teknik şartları öğrenip, okuyup, anladıktan sonra sözleşmeyi imzaladığı, bu nedenle davacının işin mahiyetini bilmediğini, müvekkilinin, davacı şirkete sözleşme dışı mükellefiyetler yüklediği, davacının olağan üstü koşullarda çalışmasını beklediği şeklindeki iddiaların mesnetsiz olduğunu, davacının TCDD’den talep edilmesini belirttiği bilgi ve belgelerin davacıyı ve huzurdaki davayı ilgilendiren bir tarafı olmadığını, talep edilen hususların müvekkili açısından ticari sır niteliğinde olduğunu, davayı ve davacıyı ilgilendirmemesi nedeniyle davacı vekilinin bu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, münakit sözleşme ile müvekkilinin sahip olduğu....kalkanlı TBM ve backup sisteminin her türlü bakım, onarım ve revizyonlarının yaparak, anılan makineyi bu revizyonların ardından bahse konu tünel kazısını yapabilecek kapasiteye getirmeyi ve bu makine ile anılan tüneli kazmayı taahhüt etmesine rağmen makinenin sürekli sıkıştığını ve işin sadece yüzde 12,5'lik kısmını yerine getirebildiğini, müvekkili firmaca yaptırılmış harici inceleme ile TBM makinesinin bu tüneli açma kabiliyetinin olmadığı, davacı şirketin taahhütlerinin aksine gerekli ve yeterli revizyonları yapmaması nedeniyle makinenin bu tüneli açacak güçte bir makine olmadığının anlaşıldığını, münakit sözleşmenin müvekkiline tek taraflı olarak sözleşmeyi feshetme yetkisi vermekte iken müvekkilinin işin devamı adına yapıcı davrandığını ve bu hakkını kullanmadığını, sadece makinenin kapasitesinin teknik kişilerce incelenmesi gerektiği için işi haklı olarak durdurduğunu, davacının sözleşmeye konu tüneli açabilecek kabiliyete sahip olabilecek şekilde revize edeceğini taahhüt ettiği TBM makinesinin bu kapasiteye haiz olmadığının ortaya çıktığını, şantiye tutanakları ve davacının dilekçesinde kabul ettiği üzere davacı tarafın tüneli kazmak için revize ettiğini iddia ettiği TBM makinesinin kazı sırasında 27 kere tünelde sıkıştığını, diğer tünelde benzer kazıyı yapan makinenin kazıyı başarı ile tamamlamak üzere olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirkete taraflar arasındaki münakit sözleşme gereğince edimlerini hatırlatır mahiyette ihtarname gönderdiğini ve edimlerini yerine getirmesi için sözleşmede ön görülen süreleri verdiğini, davacının bu süre içinde işe başlamadığı için de sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, davacının, sözleşmeye konu işe ilişkin olarak 7 gün içinde gerekli teçhizat ve teşkilatını kurabileceğini, sözleşmeyle beyan ve taahhüt etmiş olduğunu, sözleşme ile 7 gün içinde teşkilatlanacağını beyan eden davacının işin durdurulmasından sonra ise kendisine verilen süreleri yeterli bulmadığını, davacı vekili dilekçesinde idarelerin ihale sistemine göre yüklenicilere ek süreler verebildiğini, işin kalan kısımlarını onların nam ve hesaplarına yaptırabildiğini ve buna ikmal ihalesi denildiğini, makinenin yetersiz olduğunun ortaya çıkması sonucu ikmal ihalesi yapılarak işin 3 katına tekrar müvekkili şirkete verildiği vs. şeklinde mesnetsiz itham ve iddialarda bulunduğunu, Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/2 D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun, davacı firmanın anılan İşteki temerrüdünü ortaya koyduğu gibi bahse konu TBM makinesinin de bu kazıyı yapabilecek kapasitede olmadığını tespit ettiğini, davacının hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden, iddia ettiği doğru ise NATM ile kazılması gereken yeri TBM ile kazmayı kabul etmiş olduğunu, çeper enjeksiyonu yapılacak alanın 15 cm olduğu, iki tünel arasındaki mesafenin 8 m olduğu ve oluşan göçüklerin çeper enjeksiyonu ile bir alakasının olmadığını, tümünün zeminden kaynaklı olduğunu, davacının da bu zemini etüt ettiğini bilerek işi kabul ettiğini, T1 ve T2 tünellerinin tümünün projelere göre yapıldığını, Davacının, işin %100’nün tamamlanması için öngörülen süreden kat be kat fazla bir süre geçmiş olmasına karşın kendi iddiasına göre işin %12,5'lik kısmını yaptığını ikrar ettiğini ve işte ilerleme sağlayamadığını, TBM’in anılan tüneli kazamadığını kabul ve ikrar ettiğini, davacının T1 ve T2 tünelleri arası mesafenin olması gerektiğinden az olduğunu ileri sürdüğünü, bu iddianın doğru olmadığını, tüneller arasının çapın 3 katı olması seklindeki iddianın yanlış olduğunu, davacının başında görüp kabul edip itiraz etmediğini beyanla davanın reddi ile ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının birleşen davayı 01.04.2024 tarihinde açmış olduğunu ve davadaki taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, dava konusu TBM’nin taşınır niteliğinde olduğunu, müvekkili şirket tarafından TBM’nin bakım ve revizyonlarının 10.03.2016 tarihinde tamamlanmış olduğunu, 25.03.2016 tarihinde iş sahasına sevkinin sağlandığını, müvekkili şirketin bu durumu 21.04.2016 tarihli yazısı ile davacıya bildirdiğini ve elektrik verilmesini istediğini, resmi kurum geçici kabul tutanağı ile revizyonu tamamlanmış olan TBM için 24.05.2016 tarihinde elektrik verildiğini tutanak altına aldığını, sözleşmeye göre bakım ve revizyonları yapılan TBM, 2016 yılında davacıya teslim edildiğini, TBM’in tesliminin üzerinden yaklaşık 8,5 yıl geçmiş olduğunu, bu ve asıl davadaki tüm bilgi ve belgeler, asıl işveren TCDD ve davacının ikrarları, konu ile ilgili tüm resmi kurum yazışmalarının kesin delil olduğunu, TBM’in 8,5 yıl önce teslim edildiğine dair taraflar arasında hiçbir ihtilaf bulunmadığını, asıl dava dosyasında .... sayılı ve ████████ Esas Nolu Dava Hk. Konulu müzekkere cevabı ile “T1 tünelinde kullanılan Seli marka TBM yüklenici firma tarafından yurt içinde kendilerine ait başka bir şantiyeden nakil edilerek tünel sahasına getirildiğini, tünel jeolojik yapısına göre de monte halinde getirilen tünel delme makinesi şantiye sahasında gerekli revizyonlar ve dizayn değişiklikleri ile montajının yapılarak tünelde kazı çalışmalarına başlandığını, müvekkilinin TBM’in bakım ve revizyonu sözleşmeye ve projeye uygun yaptığının açıkça belirtmiş olduğunu, TBK m.73 ve emsal Yargıtay kararları gereğince; üst işveren tarafından işçilere ödenen işçilik alacakları için alt işverene 2 yıl içinde rücu edilmesi gerektiğini, 2 yılın geçmesi ile rücu hakkının zamanaşımına uğrayacağını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının ödediğini iddia ettiği işçilik alacakları için rücu hakkının zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının 17.10.2018 tarihinde işi durdurduğunu ve 31.10.2018 tarihinde tüm işçilerin sözleşmelerini feshederek arabuluculukta anlaşma yoluna gittiğini, davacının işçilik alacaklarına ilişkin rücu hakkının 31.10.2020 tarihinde zamanaşımına uğradığını, davacının arabuluculuk tarihinden 6 yıl sonra rücu hakkını kullanmasının mümkün olmadığını, iş bu davanın hak düşürücü süreden sonra açılmış olduğunu, davacının tüm iddia ve beyanlarının algı yanıltmaya matuf olduğunu, davacının arabuluculuk son tutanağının aslını dava dilekçesine eklememiş olması nedeniyle davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava konusu talep kalemlerinin açıklatılması gerektiğini, asıl davada müvekkili şirket zararlarının alınan bilirkişi raporları ve delillerle belirli hale geldiğini, alacaklının sözleşmeyi ortadan kaldırmadan ifadan vazgeçerek müspet zararlarını isteyebileceği gibi sözleşmeyi feshederek sözleşmeye güvenerek uğradığı menfi zararları isteyebileceğini, TBK'nın 179/2.m. gereğince emsal olduğu beyan edilen YHGK'nın E. 2017/(13)3-2245 K. ████████ sayılı kararı hükmü belirtilerek, davacının tek taraflı ve haksız olarak sözleşmeyi feshettiğini, sözleşmeyi feshetmesine rağmen aynı dava dilekçesinde hem sözleşmeden kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerinde bulunduğunu, hem de fesihten kaynaklanan taleplerde bulunmuş olduğunu, bunların ikisinin bir arada istenmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı ve TCDD yetkilileri tarafından imzalanan geçici kabul belgelerinden de görüleceği üzere; müvekkilince yürütülen T1 tüneli ile sözleşme konusu TBM hakkında herhangi bir eksiklik ve sözleşmeye aykırılık tespit edilmediğini ve resmi geçici kabul tutanağının düzenlenmiş olduğunu, yalnızca davacının yürüttüğü T2 tünelindeki eksiklikler sebebiyle 550 gün ek süre verildiğinin belirtilmiş olduğunu, davacı ve TCDD’nin geçici kabul belgesi ile müvekkilinin sözleşmedeki yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini kesin olarak kanıtladığını, davacı ile TCDD arasındaki sözleşmeler konusu altyapı işleri için 2 adet tünel kazılmış olduğunu, bu tünellerden T2 tünelinin kazı ve imalatının tamamı ile T1 tünelinin müvekkili şirketin kazısından önceki kısmının kazısı, davacı ve diğer yüklenicisi tarafından yapılmış olduğunu, T1 tünelini etkileyen T2 tünelinin imalatına daha önce başlanmış olduğunu ve 2 tünelin birbirine paralel ilerlemediğini, davacının önden ilerleyen T2 tünelini projelere uygun kazmaması, T1 tünelinde müvekkili şirketten önce yapılması gerekenleri usule uygun yapmaması, 2 tünel arasındaki mesafeyi olması gerekenden az bırakması ve sözleşme yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeni ile kazıda kullanılan SELI marka TBM’nin sıkıştığını, asıl işveren TCDD’nin hiçbir zaman işi durdurmadığını ve davacıya ek süre verdiğini, davacının 17.10.2018 tarihinde uzmanlara inceletmek üzere işi durdurduğunu, davacı işi durdurduğunu belirtmesine rağmen 31.10.2018 tarihinde tüm işçilerin sözleşmelerini feshettiğini, davacının uzmanlara inceletmek için sunduğu uzman raporunda yazıldığı üzere şantiye sahasındaki keşif tarihinin 29.03.2019 olduğunu, rapor tarihinin de 19.04.2019 olduğunu, davacının sözleşmeyi 05.04.2019 tarihinde henüz rapor çıkmadan önce feshetmiş olduğunu, TCDD tarafından davacı şirkete 800 günden fazla ek süre ve yaklaşık 3 katı bedel verilmesine rağmen davacının müvekkilinin uygun süre ve yer teslimi talebini kabul etmediğini, davacının başından itibaren kötü niyetli hareket ettiğinin açık olduğunu, davacının sözleşmeyi Kanun ve sözleşmeye aykırı olarak feshetmiş olduğunu, asıl işveren TCDD’nin hiçbir zaman işi durdurmadığını ve davacıya ek süre verdiğini, müvekkili temerrüde düşmediği gibi davacının bu süreyi müvekkiline vermeden sözleşmeyi feshettiği için tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığını, birleşen davada dava şartının mevcut olmadığı gibi hak düşürücü süre geçirilerek açıldığını beyanla öncelikle birleşen davanın asıl davadan tefrikine ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : -Taraflar arasında imzalanan "TBM Bakımı ve Onarımı ve Bahçe-Nurdağı Demiryolu Tüneli Yapım İşleri Sözleşmesi"-Noter ihtarname örnekleri -Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyası örneği -Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile sözleşmenin haksız yere feshedildiğinin tespiti ile dava konusu alacak kalemlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Birleşen dava ise; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı alt yüklenicinin sözleşme konusu edimini ifa etmemesi nedeni ile tek taraflı feshedildiğinden bahisle oluştuğu ileri sürülen menfi ve müspet zararın tazmini istemine ilişkindir. ... 8.ATM'nin dosyasında █████/20024 tarihli, ████████ E., ████████K. sayılı birleştirme kararı verilerek dava dosyası asıl dava dosyamız ile birleştirilerek Mahkememize gönderilmekle; dosyamızda her iki dava dosyasında yargılamaya devam olunmuştur. Asıl ve birleşen davada taraf vekilleri duruşmada dava ve cevap dilekçelerini aynen tekrar ile talepleri gibi karar verilmesini talep etmişlerdir. Bilindiği üzere; Yargıtay’ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında, eser sözleşmesinin feshi halinde 818 sayılı BK’nın 126/4 ve 6098 sayılı TBK 147/6.maddesinde öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin feshin karşı tarafa bildirileceği tarihten itibaren başlayacağı, kısmi davanın sadece dava edilen bölüm yönünden zamanaşımını keseceği, saklı tutulan fazlaya ilişkin haklar yönünden zamanaşımını kesici etkisi olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak yönünden 6098 sayılı TBK’nın 149.m. gereğince zamanaşımı süresi alacağın muaccel olması ile işlemeye başlar. Eser sözleşmelerinde sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa; iş bedeli alacağın eserin tamamlanıp teslim edildiği tarihte, sözleşmenin feshi halinde ise; fesih iradesinin karşı tarafa ulaşması ile muaccel hale gelir. (Yargıtay 15.H.D. Başkanlığı’nın 2020//750E., █████████K. ve ███████E., █████████K. sayılı ilamları) Dosyamızda asıl davalı-birleşen davacı alt yüklenici şirket , asıl davacı alt yüklenicinin edimini ifada temerrüdüne dayalı olarak keşide ettiği ... 30. Noterliği'nin 27.03.2019 tarihli ve 03062 yevmiye no'lu ihtarnamesine dayalı olarak 05.04.2019 tarihinde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmiştir. Birleşen davasını ise; █████/2024 tarihinde ve sözleşmenin feshi tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden açmıştır. Bu nedenle, asıl davacının ileri sürdüğü zamanaşımı def'i Mahkememiz'ce yerinde görülmemiştir. Asıl ve birleşen dava dosyamızda dava konusu istemlere dayanak taraflar arasında imzalanan sözleşme incelenmiş, taraf delilleri toplandıktan sonra sözleşme konusu tünel kazısının yapıldığı yer olan Nurdağı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine (Ticaret Mah. Sıfatıyla) istinabe yazısı yazılarak mahallinde sözleşme konusu ve asıl davacı-birleşen davalının kazısını üstlendiği T1 tünelinin bulunduğu mahalde keşif icrası ile tünel kazma alanında uzman bir inşaat mühendisi, tünel kazma makineleri konusunda uzman bir makine mühendisi, tünel kazma işleri konusunda uzman bir jeoloji mühendisi, bir jeofizik mühendisi, bir mali müşavir ve bir borçlar mevzuatında nitelikli hesaplama konusunda uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden sözleşme kapsamında yapılan işlerin neler olduğu ve parasal bedeli ile sözleşmenin asıl davalı-birleşen davacı tarafından tek taraflı olarak feshi nedeniyle mevcut ise; asıl davacının kazanç kaybı, yoksun kalınan kâr, menfi zararları, müspet zararları, sözleşmede ön görülmeyen değişiklikler nedeniyle yaptığı harcama ve işçilik giderleri olup olmadığı konularında rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından mahallinde keşif icra edildikten sonra dosyamıza sunulan █████/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; davacının kazısını üstlendiği sözleşme konusu T1 tüneli ile davalı tarafından kazısı yapılan T2 tünellerinin ilk 1050-1600 metrelerinde hem Robbins (güç, tork ve itme kuvvetinin daha fazla olmasına rağmen) hem de SELİ marka her iki TBM'inde tünel güzergâhında yer yer sıkıştığı ve kurtarma galerileri açılması zorunda kalındığı, ancak Bahçe Nurdağı (Fevzipaşa) Varyantı Altyapı İşleri Yapım İşi kapsamında açılan T1 (.. .., .. ...) ve T2 (sağ tüp, Robbins TBM) tünellerinin klasik NATM delme-*patlatma metodu ile açılması gerekli sözleşmede 1,400 metre olan uzunluğu tamamlanmadan TBM'lerin erken devreye alındığı, T1 tünelinde yükleniciye NATM ile açılması gereken yaklaşık 840 metre uzunluğun ilave iş olarak verilmesi gerektiği, iki paralel tünel arasında bırakılması gerekli topuk miktarının avam projede tasarlandığı gibi 30 metre yerine 8 metre alınması ve önden ilerleyen Robbins marka TBM'in T2 tünelinde çeper enjeksiyonunun yapılmaması birincil mevcut gerilmelerin kayacın gevşemesine bağlı olarak yer, yön ve şiddet değiştirerek zamanla ikincil (sekonder) gerilmelere dönüşmesi sonucu radyal ve tanjansiyel gerilmelerin aşırı düzeyde artmasına, ve özellikle jeolojik olarak ... ... Fay Zonunun etkisinde kalan kireçtaşı, grafitik şist gibi zayıf ve ezik kayaç birimlerinin yer aldığı tünelin giriş portalı jeolojik profilinden de görüleceği gibi (Km:124400 ile Km:134*452) arasında yer alan düşük dayanımlı yer ortamı koşulları ve su geliri ile göçüklerin oluşmasına ve kullanılan SELİ marka TBM'in daha fazla sıkışmasına, T1 tünelinde duraklamaların artmasına ve tünel ilerleme hızının düşmesine neden olduğunun tespit edildiği, T1 tüneli için alınan uzman raporlarında da belirtildiği üzere, aradaki topuğun zemin iyileştirilmesi için çift komponentli poliüretan köpük kullanılmaması, sözleşmede kalan toplam 8,682 metrenin günlük ortalama kazı hızının en az Robbins marka TBM kadar yani 11.8 m/gün olacağı ve toplam tünel kazısı için 735 günlük ek süreye ihtiyacı olduğu halde bu sürenin alt-yükleniciye verilmemesi, T1 tünelinin ilk 1400 metresinin kötü zemin koşulları nedeni ile NATM metodu ile açılması gerekirken proje ve şartnamelere uymayan kararlar ile yükleniciye ilave iş verilmesi ve T2 tünelinin T1 tünelini yukarıda detaylı olarak açıklanan sebepler ile etkilemesi sonucunda yaşanan gecikmelere davalının sebebiyet verdiği, davacı (alt) yüklenicinin kusuru dışında yapılan dava konusu fesih işleminin haksız fesih olduğunu ve davalı yükleniciden kaynaklandığı mütalaa edilmiştir. Dosyamıza sunulan SMMM ve hesap bilirkişi heyeti raporunda ise özetle; taraflar arasında akdedilen 15.09.2015 tarıhlı sözleşmenin “8.2-Avans maddesi kapsamında; davalı “... başlığı kapsamında davalı taraftan tahsil ettiği 12.500.000 TL avans alacağına mahsuben davalı firma tarafından yapılan kesinti toplamı olan 1.319.042,24-TL mahsup edildiğinde davacı firmanın davalı firmaya bakiye 11.180.957,76 TL avans borcu olması gerektiği, sözleşme fesih ihtarnamesinin tanzim tarihi olan 05.04.2019 tarihine kadar davacı firmanın davalı firmadan sözleşmeye istinaden toplam 8.590.718,47 TL tahsilat yaptığı ve söz konusu tahsilata karşılık olarak da davacı firmanın kesintiler hariç 3.422.748,56-TL hak ediş fatura alacağı ile 4.905.534,95-TL tutarında da yedek parça yansıtma faturası alacağının bulunduğu, bu durumda davacı firmanın davalı taraftan sözleşme kapsamında tahsil ettiği 8.590.718,47-TL'den, davalı tarafa kestiği fatura toplamları olan (kesintiler hariç) 8.328.283,51-TL mahsup edildiğinde, sözleşmeden kaynaklı olarak davacı tarafın davalı tarafa bakiye 262.434,96-TL (8.590.718,47-TL- 8.328.283,51-TL) cari hesap borcu olması gerektiği, sonuç olarak davacı tarafın davalı tarafa olan avans borç toplamı (11.180.957,76-TL) ile cari hesap borç toplamı (262.434,96 TL) birlikte değerlendirildiğinde, davacı firmanın akdedilen sözleşme kapsamında davalı firmaya toplamda 11.443.392,72-TL borçlu olduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin haksız yere davalı tarafından feshedildiğinin değerlendirilmesi durumunda; davacı firmanın tamamlanamayan 33.828.332,54 TL tutarlı işlerden kaynaklı ortalama 4.093.228.24 TL kâr kaybının mevcut olduğu, hesaplaması yapılabilmesi için işin davacı firmaca kusursuz şekilde tamamlanmasına ve satış bedelinin davacı tarafından davalıya ödenmesine rağmen TBM makinesinin davacıya teslim edilmemesi durumunda oluşacağı, bu durumda söz konusu bu kalem kapsamında davacı tarafın zararının mevcut olup olmadığı konusunda takdirin Mahkememize ait olduğu mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin gerekçeli itirazları gözetilerek farklı bir bilirkişi heyetinden önceki bilirkişi raporlarına yönelik itirazların da değerlendirildiği rapor ve ek raporlar temin edilmiştir. Dosyamıza sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise; davacı ve davalı şirketin uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin (e defter beratlarının) VUK ve TTK’da belirtilen süre içinde yaptırılmış olup kanuna uygun olarak tutulduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. maddesinde kararlaştırılmış 12.500.000,00 TL’lik avans tutarının davacı yan tarafın ticari defter kaydında yer aldığı, davalının ise; ticari defter kayıtlarına intikal ettirilmeden ön muhasebede finansal olarak takip edilmiş olduğu, buna bağlı olarak davacının hakedişlerinden sözleşmenin 8.2 ve 8.3. maddesi hükümleri uyarınca %30 oranında avansa mahsuben kesilmiş olan 1.319.042,24-TL’nin de taraf şirket kayıtlarında yer aldığı, Davacı tarafından yapılmış imalatlar nedeniyle düzenlenmiş 7 (yedi) hakedişin KDV hariç 4.374.036,13 -TL olarak faturalandırılmış olduğu, Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/2 D.İş dosyasında yapılan tespite göre davacı tarafından yapılmış iş bedelinin 5.404.000,00-TL olabileceği anlaşıldığından, davacı şirketin KDV hariç 1.029.963,87-TL faturalandırılmamış alacağının mevcut olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete EURO bazlı düzenlenmiş olan yedek parça faturalarının da yukarıda belirtildiği gibi takip edilmiş olduğu, davacı şirketin söz konusu faturaları ticari defterlere TL olarak kaydedilmiş olmakla birlikte, faturalardan bakiye kalan tutarların (ödenmemiş olan) yılsonunda Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanmış olan değerlendirme kuru ile güncellendiği, davalı tarafından ise bu yönde her hangi bir işlem tesis edilmemiş olduğu, kayıtların bu şekilde takip edilmesi nedeniyle, davalı şirketin 120 Alıcılar hesabından davacı şirkete borçlu, 340 Alınan Avanslar hesabından ise davacı şirketten alacaklı gözüktüğü, davalı tarafından ödenmiş olan tutarların, davalı hakediş borcu ve yedek parça faturalarından kaynaklanan borca mahsubu sonucunda davalı şirketin davacı şirketten 633.086,95-TL alacaklı olacağı, davacı şirketin sözleşme kapsamındaki işin tesis edilebilmesi için şantiye sahasına götürdüğü ve sözleşmenin feshinden sonra kendisine iade edilmemiş malzemeler nedeniyle raporun inceleme ve değerlendirme bölümünde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere asıl davalıdan 994.862,70 EURO ve 233.348,23-TL alacak talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin tamamlanamamış olması nedeniyle sözleşmenin 8.3. m. gereğince TBM makinasının davacıya satış şartlarının gerçekleşmemiş olduğu, TBM makinasının davalının mülkiyetinde olması nedeniyle bu makinanın revizyonunun yapılması amacıyla davacıya ödenmiş avans nedeniyle davacının borçlu, davalının alacaklı olamayacağı, davacı hakedişlerinden avans nedeniyle %30 oranında yapılmış kesinti miktarı olan 1.319.042,24 TL’nin davacıya iadesi gerekeceği, davacı şirketin raporumuzun inceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak arz ve izah edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin feshi nedeniyle yoksun kaldığı kâr tutarının ½’si olarak hesaplanan 1.747.230,65-TL ile TBM makinasının sözleşmede belirtilen metreden önce T1 tünelinde çalışmaya başlatılması nedeniyle katlandığı giderlerin ½’si olan 5.766.070,99-TL’nı da asıl davalı şirketten talep edebileceği mütalaa edilmiştir. ... Ticaret ve Sanayi Odalarına müzekkere yazılarak asıl davada talep kalemleri arasında yer alan ve davacı tarafından şantiye sahasında kaldığı için bedeli talep edilen malzemelerin 2. el satış bedeli konusundaki veriler dosyamız celp edilerek incelenmiştir. 2.bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacının dava konusu 5 talep kalemi ve taraf vekillerinin asıl rapora yönelik gerekçeli itirazlarının irdelenerek değerlendirilmesi için aynı heyetten ek rapor alınmıştır. Dosyamıza sunulan 2. Bilirkişi heyetinin █████/2023 tarihli ek raporunda ise özetle; asıl rapordaki tespitleri doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin tamamlanamamasında tarafların ortak kusurlu olduğu değerlendirildiğinden, diğer alacak kalemleri dışında kalan, davacının elde edebileceği karın ½’si ile T1 tünelindeki çalışma nedeniyle katlandığı tutarların ½’sini de davalı şirketten talep edebileceği, asıl davalı tarafından ödenmiş olan tutarların davalı yanın davacıya olan hakediş borcu ve yedek parça faturalarından kaynaklanan borcuna mahsubu sonucunda davalı şirketin davacı şirketten 633.086,95-TL alacaklı olacağı belirtilerek asıl rapordaki diğer talep kalemlerine yönelik olarak yapılan alacak hesaplamaları tekrar ve teyit edilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, dosyamız 2. Bilirkişi heyetine yeniden tevdii ile: davacının talebine konu şantiyede bulunan ekipman bedeli yönünden her bir ekipmana ait faturayı ayrı ayrı inceledikten sonra söz konusu faturalarda yer alan davacının talebine konu ve dosyamıza sundukları bilirkişi heyeti asıl raporunda 994.862,70 Euro olarak (TL para biriminden yaptıkları diğer hesaplamaya ilaveten belirtilen) miktar yönünden her bir fatura konusu ekipmanın davacı tarafından alım ve ödenen KDV dâhil bedelleri ile alım tarihleri ayrı ayrı belirtilerek ek rapor aldırılmıştır. Dosyamıza sunulan 2. Bilirkişi heyetinin █████/2023 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin sözleşmeye konu işin yapılabilmesi amacıyla ikinci el olarak temin ettiği malzemelerin kullanım veriminin artırılması ve beklenen ömrünün uzatılması amacıyla yaptığı giderlerin (Malzeme temini ve revizyon işçiliği giderlerinin) malzeme alım maliyetine eklenmesinin VUK hükümlerine aykırılık teşkil etmeyeceği, davacı şirketin İlci İnşaat A.Ş.’den 2 el fiyatlarla 448.301,67 Euro’ya satın aldığı malzemelerin sözleşmeye konu işte kullanılabilir hale getirilebilmesi, kapasitesinin artırılması ve çalışma ömrünün uzatılması amacıyla yapılan revizyonu nedeniyle 157.497,16 Euro tutarında malzeme gideri, 565.013,77 Euro işçilik gideri yapmış olduğu, bu giderlerden sonra 6 kalem malzemenin toplam maliyetinin 1.170.812,60 Euro olarak gerçekleştiği anlaşılmakla birlikte, asıl davacı şirketin maliyetlerini bire bir denetleme ve maliyet analizi yapma imkânı bulunmaması nedeniyle (işin bitmiş ve tamamlanmış olması nedeniyle) davacı şirketin anılan malzemelerle ilgili olarak ASO tarafından belirlenmiş asgari ve azami bedeller ortalaması olan 895.400,00 EURO’yu davacının davalı şirketten talep edebileceği, davacı şirketin şantiyede kalan EURO bazlı malzemeler nedeni ile davalı şirketten 994.862,70 Euro ve 233.348,23 -TL, asıl davacı tarafından EURO olarak tedarik edilen malzemelerin bedeline karşılık olarak davalıdan 99.462,70 Euro, 2. El tedarik edilen ve revizyonu yapılan malzeme bedeline karşılık ise; 895.400,00 Euro alacak talep edebileceği mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, yargılamanın █████/2024 tarihli celse ara kararı ile dosyamızın █████/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdi edilerek Mahkememiz dosyası ile birleşen ... 8.ATM'nin ████████ E. sayılı dosyasında talep edilen alacak kalemleri ile nihai takdir mahkememize ait olmak üzere sözleşmenin feshin haklılığı ve tarafların fesihte kusurluluk durumuna göre koşulları mevcut ise; birleşen davacının davalıdan talep edebileceği menfi ve müspet zarar kalemleri yönünden 3. ek rapor alınmıştır. Dosyamıza sunulan 07.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti 3. Ek raporunda özetle; asıl dava dosyasına sundukları kök ve ek raporlarda da belirttikleri üzere taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davalı işçilerinin işçilikten kaynaklanan alacaklarının bir kısmının davacı şirket tarafından ödenmiş olduğu, davacının ticari defter kaydına göre davalı işçilerine farklı tarihlerde davacı şirket tarafından ödenmiş olan 1.442.400,17-TL’nin davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmesi gerekeceği, birleşen davacının dava konusu diğer talep kalemlerinin ise; yerinde olmadığı mütalaa edilmiştir. Bilirkişi heyeti 3. ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, dosya kapsamı ve usul ekonomisi ile bilirkişi heyeti asıl ve ek raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler dikkate alınarak yeniden bilirkişi raporu alınmasına Mahkememiz'ce gerek görülmemiştir. Asıl davalı-birleşen davacı vekili ıslah dilekçesini sunmakla; ıslah dilekçesi birleşen davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Asıl ve birleşen dava dosyamızda yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; dava dışı TCDD ile davalı şirketin, Bahçe Nurdağı (Fevzipaşa) varyantı altyapı işleri yapımı konusunda sözleşmeler imzalandığı, akabinde bu sözleşmelere istinaden asıl davacı şirket ile davalı şirket arasında 15.09.2015 tarihinde TBM Bakımı ve Onarımı ve Bahçe-Nurdağı Demiryolu Tüneli Yapım İşleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin işin ifası sırasında asıl davalı-birleşen davacı alt yüklenici şirketin temerrüdü iddiasına dayalı olarak asıl davalı-birleşen davacı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiği konusunda çekişme mevcut değildir. Bu bağlamda, yargılama konusu uyuşmazlık tarafların sözleşmeden doğan edimlerini ifada temerrüde düşüp düşmedikleri, sözleşmenin tek taraflı olarak feshinde tarafların kusurlu olup olmadıkları ve buna bağlı olarak asıl ve birleşen dava konusu talep kalemlerinin kabul edilebilirliği noktalarında toplanmaktadır.Hemen belirtmek gerekir ki; bu kabulden hareketle dosyamızda öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine değinmek gerekmektedir. Buna göre; taraflar arasında imzalanan 15.09.2015 Tarihli "TBM Bakımı ve Onarımı ve Bahçe-Nurdağı Demiryolu Tüneli Yapım İşleri Sözleşmesinin" incelenmesinde; sözleşmenin taraflar başlıklı 1. maddesinde; "Sözleşmede ... Ltd. Şti.’nin İŞVEREN, ... .... ve Tic. A.Ş.’nin YÜKLENİCİ olarak tanımlanmış olduğu, "sözleşmenin konusu iş" başlıklı 2. maddesine göre; İşverenin sahibi olduğu SELİ marka D:7800 mm kazı çaplı çift kalkanlı TBM ve backup sisteminin (Sözleşmede TBM olarak anılacaktır) her türlü bakım, onarım ve revizyonlarının yapılarak, İşverenin uhdesi altında devam etmekte olan "T.C Devlet Demiryolları İşletmesi, 6. Bölge Müdürlüğü Mıntıkası, Bahçe-Nurdağı (Fevzipaşa) Varyantı Altyapı işleri" işi şantiyesine (Sözleşmede işyeri olarak anılacaktır) nakliye, kurulum ve devreye alma işlerinin yapılarak işverene teslimi ve Bahçe-Nurdağı (Fevzipaşa) Varyantı üzerine inşa edilecek demiryolu hattına ait iş bu sözleşme ve eklerinde tanımlanan Tünel İşleri'nin işverene ait TBM ile yapılması ve eksiksiz vaziyette işverene teslim edilmesidir", Sözleşmenin "işin taahhüdü" başlıklı 3.maddesinde; ""Yüklenicinin sözleşme akdinden önce işyerini tetkik ettiğini, işyerinin hali hazır durumunu gördüğünü, işin mahiyetini, ek'teki teknik şartnamede belirtilen esasları ve projeyi teslim aldığını, okuyup anladığını ve çalışacağı mahallerde işveren tarafından kendisine sağlanan koşulları kabul ettiğini, mahalli ve iklim şartlarını incelediğini ve işin tamamını "sözleşme" ekinde bulunan birim fiyat listesindeki sabit birim fiyat esasına göre yapacağını, hiçbir gerekçe ile fiyat artışı talep etmeyeceğini, TBM ile tünel açılması işi esnasında zemin koşulları nedeni ile karşılaşılacak her türlü olumsuz şartlar karşısında alınacak her türlü tedbiri, zemin uygulamaları ve zemin iyileştirme çalışmalarını bedelsiz olarak işverenin de onaylayacağı yöntem ve malzeme ile yapacağını, TBM ile kazı sonrası İŞVEREN tarafından verilecek segment prekastları ile yüklenici tarafından oluşturulacak birinci betonarme kaplama ve zemin arasında kalacak boşluğun pea-gravel ve enjeksiyon ile boşluk kalmayacak şekilde doldurulacağını, fen ve sanat kurallarına uyarak iyi niyet esası ile birinci sınıf malzeme & işçilik anlayışıyla sözleşmede belirtilen tarihlerde işi tamamlayacağını basiretli bir tacir olarak kabul ve taahhüt eder...İŞ'in tamamlanarak teslim edilmesinin ve 8.3 madde de belirtilen koşulların yerini getirilmesine müteakip iş bu sözleşmede belirtilen işlerin tamamının bitiminde TBM ( Tünel Açma Makinası) işveren tarafından yükleniciye 100.000,00 EURO+KDV bedelle satılacaktır.", "TBM ve işyerinin teslimi" başlıklı 4.1 maddesinde; "TBM, YÜKLENİCİ'nin fabrikasında bulunmakta olup sözleşmenin imzalanması ile birlikte TBM ve işyerinin yükleniciye teslimi yapılmıştır...","İşin süresi" başlıklı 4.2 maddesinde; "Sözleşme tarihi olan teslim tarihi iş başlangıcı olarak kabul edilmek üzere, yüklenici, taahhüdü konusu işin fabrikada işverene teslimini 01.03.2016 tarihinde, işyerinde çalışır vaziyette işverene teslimini 01.04.2016 tarihinde yapacaktır. Tünel yapım işleri; 01.04.2018 tarihine kadar YÜKLENİCİ tarafından tamamlanacaktır. Böylece yüklenici, taahhüdü konusu işin tümünü 01.04.2018 tarihinde tamamlayıp geçici kabule hazır hale getirmiş olacaktır. ", Sözleşmenin "Avans" başlıklı 8.2. Maddesinde; TBM bakım ve onarımı işleri için işveren tarafından YÜKLENİCİ'ye aşağıda belirtilen ödeme programına göre 9 taksit şeklinde toplam 12.500.000,00 TL (Onikimilyonbeşyüzbin Türk Lirası) avans ödemesi yapılacaktır. İşveren, avans ödemelerini programda belirtilen tarihlerden itibaren 5 gün içinde yapacaktır." "TBM Satışı " BAŞLIKLI 8.3. Maddesinde; yüklenici, mülkiyeti işverene ait olan TBM'nin mülkiyeti, işin kusursuz şekilde tamamlanarak işverene teslim edilmesinin ardından 100.000 EURO+KDV bedelle yükleniciye verilecektir. Sözleşmenin "İşin Kontrolü ve İşveren Yetkileri" başlıklı 12.maddesinde; …işveren işin devamı sırasında yüklenicinin tasdikli iş programı uyarınca yeteri kadar faaliyet göstermediği, bu yüzden işin muayyen kısımlarının sözleşme ile tespit edilen zamanda tamamlamayacağı kanaatine varıldığı takdirde, programı geciktirmemek için, işin bazı kısımlarını yüklenicinin nam ve hesabına yapmak veya yaptırmak üzere müdahale hakkına sahiptir. Bu takdirde durum yükleniciye yazı ile bildirilir. Yüklenici bu tebligat üzerine en geç 7 (yedi) takvim günü içinde, çalışma tarzını, gecikme sebeplerini ortadan kaldıracak şekilde geliştirmek zorundadır. İş'te bir gelişme görülmediği takdirde İşveren işi yüklenicinin nam ve hesabına emaneten yapar veya ihale yolu ile yaptırır. Kısmi gecikme cezası, bu 7 (yedi) takvim günlük süre sonunda işin yüklenicinin nam ve hesabına yaptırılmasına başlanmasıyla sona erer. " Sözleşmenin Feshi ve Tasfiyesi başlıklı 31 maddesinde; "Yüklenici, sözleşme ve eklerinde tayin edilen vecibelerden herhangi birine, mücbir sebep olmaksızın, kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde, İŞVEREN bir ihtarname ile bu vecibesini yerine getirmesi için kendisine 7 (yedi) takvim günü süre verir. Bu süre işin süresine tesir etmeyeceği gibi, gecikme tazminatına da mani değildir. Verilen süre içinde YÜKLENİCİ ihtarname hükümlerine riayet etmezse, başka bir ihtar ve merasime ve hüküm almaya hacet kalmaksızın, İŞVEREN sözleşmeyi feshetmeye ve teminatları irad kaydederek yüklenici alacaklarına alacaklarına el koymaya yetkilidir.Buna göre, Sözleşme içerisinde yapılan ayrık düzenlemelerden kaynaklanan işveren hakları saklı kalmak kaydı ile aşağıdaki hallerden herhangi birinin vukuunda işveren sözleşmeyi feshetmeye yetkilidir. Yüklenici, sözleşme ve eklerinde tayin edilen vecibelerden herhangi birine, mücbir sebep olmaksızın, kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde, Yüklenicinin kâfi sayıda ve istenilen nitelikte işçiyi veya gereken malzeme, makine ve teçhizatı işe tahsis etmekten imtina ve ikazlara rağmen temerrüdü ve bunları gerektiği gibi kullanmaması, Yüklenicinin sözleşme ve eklerindeki şart ve hükümleri ihlal etmesi ve işveren'ce bu hususta yapılacak ihtara rağmen ihlali sürdürmesi. Yukarıda sayılan hallerden herhangi birinin vukuunda, İŞVEREN bu halin gereği gibi düzeltilmesi için Yüklenici'ye bir ihtarname ile 7 (yedi) takvim günü süre verecektir. Yüklenici bu ihtarnamedeki yazılı hususları bu süre içinde istenildiği gibi yerine getirmezse, işveren ayrıca bir ihtar ve merasime ya da hüküm almaya hacet kalmaksızın sözleşmeyi feshetmek hakkına sahiptir. " düzenlemelerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, yine dosyamız tarafları arasında 30.07.2015 tarihinde T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü.... ... Ltd. Şti., ... A.Ş. ile İlci İnşaat Ltd. Şti arasında projede çalıştırılmak üzere SELİ (İtalya) Markalı, 7.8 m çapında çift kalkanlı sert kaya tünel açma makinesinin revizyonu yapılarak montaj edilmesi ve çalıştırılması konusunda anlaşma imzalandığı görülmüştür. Anılan sözleşmenin eki olan TBM şartnamesinin 1. Genel başlığı altında ise;"....Tünel açma makineleri ( TBM'ler) zemin şartları, yapım hızı ve diğer teknik gereklilikler dikkate alınarak yüklenici tarafından bu projeye göre dizayn ve imal ettirilecek şekilde seçilecektir….. Yüklenici işte kullanacağı TBM'leri ihale dokümanı ekinde verilen proje ve jeoteknik etütlere göre kendisi tasarlayacaktır. Verilen jeolojik bilgiler sadece bilgi amaçlı verilmekte olup, yüklenici yer tesliminden itibaren 120 gün içinde detaylı her türlü zemin etüdünü yapacak elde ettiği verileri idareye sunacaktır. Yapılacak olan zemin etütleri içerisinde en az 5 adet tünel alt kotuna inen sondajlar bulunacaktır. Bu sondaj arasındaki mesafe idare tarafından bilgi amaçlı verilen sondajlar da dikkate alınarak tünel güzergâhındaki zemin durumunu otaya çıkaracak uygunlukta olacaktır. Sondaj aralarının da jeofizik ölçümlerle desteklenerek korelasyonu yapılacaktır. İdarenin onayına sunulacak olan zemin etütleri onaylandıktan sonra TBM seçimi için kararı yüklenici verecektir. Zira jeolojik verilere göre TBM seçimi yüklenici sorumluluğundadır." düzenlemesine yer verilmiştir. Yuıkarıda ayrıntılı olarak yukarıda değinilen sözleşme hükümleri dikkate alındığında; her ne kadar asıl davacı tarafın sıfatı sözleşmede "yüklenici", asıl davalının sıfatı ise; "işveren" olarak belirtilmiş ise de; sözleşme konusu işin bir kısmının asıl davacı tarafından ifasının yüklenildiği, işin işverenin asıl davalı-birleşen davacı olmayıp sözleşmede işveren olarak sıfatlandırılan asıl davalı-birleşen davacı şirketin yüklenici sıfatını, asıl davacı-birleşen davalı şirketin alt yüklenici (taşeron), dava dışı işverenin ise; TCDD Genel Müdürlüğü olduğu anlaşılmaktadır. Asıl davacı-birleşen davalı alt yüklenicinin sözleşmenin 3/2.m. kapsamında asıl davalı-birleşen davacı yükleniciden alacağı avans ödemesi karşılığında mülkiyeti yükleniciye ait olan Seli marka TBM'nin bakım, onarım ve devreye alma işlerini 4.2. maddede belirtilen süreler içerisinde tamamlayacağı, daha sonra da söz konusu TBM ile sözleşme konusu tünel açma işinde TBM'yi çalıştıracağı, işin ifasından sonra TBM'nin mülkiyetinin yüklenici şirket tarafından asıl davacı alt yükleniciye 100.000 Euro+KDV bedel ile devredileceğinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında taraf ve iddia savunmalarının bilirkişi raporları ve sözleşme hükümleri ışığında irdelenmesine geçildiğinde ise; Dosyamızda asıl davacı-birleşen davalı yan, sözleşme konusu tünel kazma edimini yapabilmek için müvekkilinin kendi edim yükümlülüğü kapsamında mülkiyeti davalı yükleniciye ait olup kendisine teslim edilen ....TBM makinesinin bakım ve revizyonunu sahada tünel kazısına başlamadan önce gereği gibi yaptırdığını iddia etmektedir. Ancak sözleşmenin 16.2. maddesi gereğince birim fiyatlar tablosu sıra no: 1’e göre tünelin 1400 m’ye kadar olan yerinin klasik yöntem olan del-patlat (NATM) ile açılması gerekirken işveren şirket tarafından bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, işverenin sözleşmeye aykırı şekilde söz konusu mesafenin sadece 550 metrelik kısmını (NATM) ile açtığını, kalan 850 metrelik kısmını ise; müvekkili şirketin sözleşmede böyle bir yükümlülüğü bulunmamasına rağmen sözleşmeye aykırı olarak müvekkili şirkete yaptırdığını, bu nedenle bakım ve revizyonunu yaptırdığı TBM makinesinin tünelde sıkıştığını ve ilerleyemediği için kazıyı tamamlayamadığını ileri sürmektedir. Asıl davalı-birleşen davacı yüklenici şirket ise; yükleniciye teslim ettikleri TBM makinesinin bakım ve revizyonunun söz konusu T2 tünelini kazmaya yetecek teknik kapasite ve tork oluşturacak derecede ve düzeyde yapılmadığını, bu nedenle yüklenicinin kazının tamamlanamamasında müvekkilinin değil; yüklenicinin kusurlu olduğunu iddia etmektedir. Bu nedenle, tünel kazı çalışmasının yarım kalması ve makinenin tünelde ilerleyememesinin hangi teknik ve/veya jeolojik nedenlerden kaynaklandığı, makinenin sözleşme konusu T1 tünelinde sıkışması ile aynı TBM makinesinin kazı öncesinde bakım ve revizyonlarının yapılmaması arasında uygun illiyet bağının mevcut olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.Bu doğrultuda hemen belirtmek gerekir ki; dosyamıza sunulan ve istinabe ile alınan █████/2021 tarihli teknik bilirkişi heyeti raporunda ise; söz konusu TBM makinesinin bakım ve onarımın asıl davacı alt yüklenici şirket tarafından gereği gibi yapıldığı, makinenin tünelde sıkışması ve kazı çalışmasını alt yüklenici şirketin sözleşmeye uygun şekilde tamamlayamamasının makinenin kazı öncesinde bakım ve revizyonunun alt yüklenici tarafından yapılmamasından değil; Bahçe Nurdağı (Fevzipaşa) Varyantı Altyapı İşleri Yapım İşi kapsamında açılan T1 (...tünellerinin klasik NATM delme-*patlatma metodu ile açılması gerekli olan ve sözleşmede 1.400 metre olan mesafedeki çalışmanın tamamlanmadan TBM'nin devreye alınmasından kaynaklandığı gerek TBM'nin teknik özellikleri ve gerekse de kazı yapılan T1 tünelindeki toprak ve kayaç yapısı gibi jeolojik veriler de incelenerek kesin olarak saptanmıştır. Yine, dosyada mevcut ve dava dışı asıl işveren konumundaki T.C.D.D. İşletmesi Genel Müdürlüğü 6.Bölge Müdürlüğü Bakım Servis Müdürlüğü’nün Mahkememize muhatap... sayılı yazısında; “…Tünel jeolojik yapısına göre de monte halinde getirilen Tünel delme makinası şantiye sahasında gerekli revizyonlar ve dizayn değişiklikleri ile montajı yapılarak tünelde kazı çalışmalarına başlamıştı…” şeklinde ifadelere yer verilmesi de aynı makinenin bakım ve onarımının davacı yüklenici tarafından yapıldıktan sonra kazı çalışmasına başlanıldığını ortaya koymaktadır. Bu durumda, söz konusu bilimsel ve teknik tespit içeren bilirkişi heyeti raporu Mahkememiz'ce de benimsenerek T1 tünelindeki kazıda TBM makinesinin tünelde sıkışmasının makinenin bakım ve kazı sahasının niteliğine uygun şekilde kapasite ve tork açısından yeterli kazı yapabilecek düzeyde revizyonunun yapılmadığı ve bu nedenle makinenin tünelde sıkıştığı savunmasının kanıtlanamadığı, asıl davacı alt yüklenicinin sözleşme kapsamındaki TBM bakım ve revizyonuna ilişkin (yan) edimini tam ve gereği gibi ifa ettiği kanaatine varılmıştır. Ancak T1 tünelinin yukarıda değinilen sözleşme hükümleri kapsamında 1400 metreye kadar olan kısmının asıl davalı-birleşen davacı yüklenici tarafından TBM makinesi ile değil; NATM (delme-patlatma) yöntemi ile kazılması zorunludur. Asıl davacı alt yüklenici şirket, davalı yüklenici şirketin sözleşmedeki bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, kendisine 850 metreye kadar NATM kazısı yapılan T1 tünelinde TBM makinesi ile kazı yapmaya sevk ettiğini ve bu konuda talimat vermesi üzerine kazıya başladığını ileri sürmektedir. Bilindiği üzere; tam iki tarafa borç yükleyen eser sözleşmelerinde 6098 sayılı TBK'nın 97.m. gereğince; kendi edimini ifa etmeyen tarafın karşı taraftan ediminin ifasını talep etmesi hukuken mümkün değildir. Bu nedenle, yüklenici şirketin, sözleşme gereğini ifasını üstlendiği öncelikli edim olan 1400 metreye kadar NATM ile kazı yapma edimini tamamen ifa etmeden alt yüklenici şirketten TBM makinesi ile kazı yapmaya başlamasını talep etmesi açıkça hukuki dayanaktan yoksundur. Bu bağlamda, asıl davalı işveren şirketin TBM makinesinin T1 tünelinde sıkışmasına bizatihi sözleşmeye aykırı nitelikteki kendi kusurlu fiili ile sebebiyet verdiği tartışmasızdır. Ancak dosyamızda alt yüklenici şirketin yüklenici şirkete karşı sözleşmede öngörülen mesafeye NATM kazı yapılarak gelinmeden TBM makinesi ile kazı çalışmasına başlanmasına yönelik talebe 6098 sayılı TBK'nın 476.m. Kapsamında itiraz ettiğine ve bu konuda karşı tarafa ihbarda bulunduğuna veya ihtarname keşide ettiğine yönelik bir iddia ve delil mevcut değildir. Aynı doğrultuda, dosya kapsamından, davacı alt yüklenicinin davalı yüklenici tarafından sözleşme hükmüne aykırı nitelikteki mesafede kazı çalışmasına başlamayı reddetmek ve işveren şirketi bu konuda sözleşmede kararlaştırılan mesafeye kadar NATM yöntemi ile kazı yapmak suretiyle edimini ifaya davet olanağı mevcut iken basiretli tacir ilkesine aykırı şekilde bu hususta herhangi bir girişimde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu kabulden hareketle, asıl davacı yüklenici şirketin, kazı yapılan T1 tünelinde sözleşmeye uygun mesafede NATM yöntemi ile kazı işveren tarafından henüz yapılmamasına rağmen tünelde bakım ve revizyonunu yaptırdığı TBM makinesi ile kazı yapmaya başlamayı kabul etmesi ve kazı çalışmalarına 850 metre mesafeden sonra başlaması üzerine çalıştırdığı TBM'nin tünelde sıkışması olguları ile TMK 2.m. kapsamında dürüstlük kuralı birlikte gözetildiğinde; somut olayda basiretli tacir olarak sözleşmeye uygun şekilde davranmakla ve sözleşmeye aykırı davranışın neticelerini öngörmekle yükümlü olup buna uygun hareket etmedikleri anlaşılan dosyamız taraflarının iradelerinin 1400 metreye kadar NATM yöntemi ile kazı yapılmasına yönelik sözleşme koşulunun fiilen değiştirilmesi konusunda uyuştuğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, tarafların ortak ve uyumlu iradelerine bağlı olarak ve sözleşmeye aykırı şekilde T1 tünelinde NATM yöntemi ile kazılarak henüz 1400 metreye gelinmediği halde 850 metre mesafeden itibaren TBM makinesi ile davacı alt yüklenici tarafından kazıya başlanması sonrasında dava konusu T1 tünelinde makinenin sıkışmasında ve davacı yüklenicinin sözleşme konusu edimini ifa edememesi nedeni ile sözleşmenin davalı işveren tarafından feshinde tarafların ortak (müterafik) ve eşit kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan, dosyamızda asıl davacı yüklenici şirketin sözleşmenin tek taraflı olarak hukuka uygun şekilde feshedilmediği iddialarının da irdelenmesi gerekmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki; davacı yüklenici işverenin sözleşmeyi haksız yere feshettiğini iddia etmekte ve fesih öncesinde TBM makinesinin T1 tünelindeki çalışması sırasında sıkışmasında kendisinin kusuru olmadığı gibi davalı işverenin de kendisine dava dışı işveren tarafından edimi ifa için verilen uzun süreye rağmen sözleşme kapsamındaki 7 günlük ek süreyi noter ihtarnamesi keşide ederek verdiğini, ancak bu sürenin yeterli olmadığını ileri sürmüştür. Davalı işveren ise; sözleşmedeki sürenin davacı alt yükleniciye verildiğini ancak edimini ifa edemediği için haklı nedenle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiklerini iddia etmektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki; Taraflar arasındaki sözleşmenin 4.2. Maddesi gereğince alt yüklenici şirket, sözleşme konusu işin tamamını en geç 01.04.2018 tarihinde tamamlamayı taahhüt etmiştir. Ancak gerek dava dilekçesi ve gerekse de dosyaya sunulan diğer bilgi ve belgelere göre; davacı alt yüklenicinin bakım, onarım ve revizyonunu yaptığı TBM makinası kazı sırasında T1 tünelinde 23 kez sıkışmış olup yaşanan bu sıkışmalardan dolayı 18.05.2018 tarihine gelindiğinde halen işin sadece %12,72'lik kısmı bitirilebilmiştir. Değinilen hususa bağlı gecikme, davalı işveren tarafından davacı yükleniciye keşide edilen ... 10.Noterliği'ne ait 06.02.2019 tarih ve .... yevmiye numaralı noter ihtarnamesinde 7 gün içerisinde yüklenici şirket tarafından kabul görebilecek bir iş programının hazırlanması talep edilmiştir. Söz konusu ihtarnamede de belirtildiği üzere; asıl davacı alt yüklenici tarafından ihtarname tarihi itibariyle alt yüklenici tarafından işin yapılan işin oranının ancak % 12,74 seviyesinde olduğu ve daha sonra yükleniciye işveren şirket tarafından edimini ikmal ve ifa etmesi için 30 günlük ek süre verildiği dosya kapsamında tartışmasızdır. Ancak dosyamıza sunulan ve Mahkememiz'ce de denetime elverişli görülmekle benimsenen █████/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere; Bilirkişi heyetimizin yaptığı tüm analiz ve değerlendirmeler neticesinde, T1 ve T2 tünellerinde kırıklı, çatlaklı, su geliri olan ve Doğu Anadolu Fay (DAF) zonundan fazla etkilenen çok fazla kıvrımlı özelliğe sahip ve TBM tünelciliği açısından TCDD danışmanlarınca da defaten çok riskli ve risk puanı 9 olarak tanımlanan ve TBM kullanımının ciddi teknik problemler yaratabileceği tünel güzergâhı Km: 12+800 ile Km: 13+500 arasındaki 1,050 metrelik kısmının NATM metodu ile geçilmeden önce, T2 tünelinde Robbins marka TBM'in erken devreye alınması daha sonra T1 tünelinde SELİ marka TBM'in tünele sokulması sonucunda meydana gelen etkileşimler sebebi ile tünelde göçükler, TBM'lerin sıkışmaları sonucunda zorunlu olarak kurtarma galerileri açılmasına bağlı olarak kazı faaliyetinde duraklamalar ve özellikle T1 tünelinde SELİ marka TBM'in kazı hızının çok düşmesine neden olduğu raporda T1 ve T2 tünelindeki kazı mesafeleri ve süreleri ile kazı yapan TBM makineleri yönünden yapılan teknik ve bilimsel hesaplamalar ile sabittir. Yine aynı rapordaki tespitler dikkate alındığında; davalı işverenin iddiasının aksine sözleşme konusu T1 tünelinde kazı yapan Selim marka TBM itme kuvveti (thrust) ve güç bakımından değerlendirildiğinde; dizayn parametreleri olan thrust maksimum 28,942 kN, normal tork 3,500 kNm, maksimum tork 5,400 kNm ve güç 1,890 kW değerleri bakımından T1 tünelindeki kayaçları kazabilecek düzeyde ve yeterli olduğu, Nurdağı Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████D.İş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporundaki tespitin aksine TBM makinesinin bakım ve revizyonunun sözleşmeye uygun şekilde alt yüklenici tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin “Fesih ve Tasfiye” başlıklı 31.maddesinde işin ifasında temerrüdü halinde işveren tarafından (alt) yükleniciye 7 gün süre vereceği, buna rağmen edimini ifa etmediği takdirde ise; sözleşmede bentler halinde belirtilen diğer haller ile birlikte “YÜKLENİCİ, sözleşme ve eklerinde tayin edilen vecibelerden herhangi birine, mücbir sebep olmaksızın, kısmen veya tamamen riayet etmediği takdirde sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği"açıkça hükme bağlanmıştır. Davalı işveren dosyamızda sözleşmenin tek taraflı feshini anılan sözleşme hükmüne dayalı olarak ve ayrıca edimin ifası için yükleniciye tanıdığı 30 günlük sürenin de semeresiz kalması ve kazının yüklenici tarafından süresinde tamamlanamaması üzerine gerçekleştirmiştir. Sözleşmenin anılan bendindeki açık hükmünden anlaşıldığı üzere; asıl davalı işverenin sözleşmeyi feshetmesi açıkça asıl davacı alt yüklenicinin mücbir sebep olmadığı halde edimini ifada temerrüde düşmesine bağlıdır. Eş anlatımla, mücbir sebebin bulunmaması halinde tek taraflı olarak ifada temerrüde düşen yükleniciye karşı sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi sözleşme hükümlerine ve hukuka uygun kabul edilecektir. Ne var ki; somut uyuşmazlıkta yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; sözleşme hükümleri gereğince 1400 metreye kadar NATM yöntemi ile kazı yapmasından sonra kazı yapılacak T1 tünelindeki kazı sahasını davacı alt yükleniciye teslim etmekle yükümlü olan asıl davalı yüklenici, söz konusu edimini tam ve gereği gibi ifa etmemiş, bu konuda davacı yükleniciye karşı sözleşmeden kaynaklanan hazırlık ve işbirliği edim yükümlülüğüne aykırı davranmıştır. Söz konusu tünelde 850 metreye kadar NATM yöntemi ile yapılan kazı sonrasında henüz 1400 metreye kadar aynı yöntemle yapılması gereken kazı çalışması henüz tamamlanmadığı halde alt yükleniciden sözleşmeye uygun olarak yüklenici tarafından ancak tünelin 1400 metresine gelindiğinde başlaması gereken kazı çalışmasına 850 metreden sonra TBM makinesi ile devam edilmesini talep etmesi, davacı alt yükleniciye sözleşme kapsamında olmayan ilave bir işin yüklenmesi mahiyetindedir. Zira, yüklenicinin sözleşme kapsamında 1400 metreye kadar NATM yöntemi ile davalı işveren tarafından yapılacak kazı çalışmasından önce tünelde TBM makinesi ile kazıya başlama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak yüklenici tarafından söz konusu ilave iş benimsenerek işverenin teklifi kabul edilerek TBM makinesi ile çalışmaya başlanılmış ve bu işin yapımı için taraf iradeleri yukarıda açıklandığı şekilde uyuşmuştur. Ancak Mahkememiz’ce benimsenen teknik bilirkişi raporundaki ayrıntılı hesaplamalar ve davalı işverene işin ikmali için verilen süre birlikte gözetildiğinde; söz konusu ilave işin ikmali için davacı yükleniciye ihtarname keşide ederek davalı işverenin verdiği 7 ve 30 günlük süreler değinilen ilave işin ifası için hukuken yeterli ve amaca uygun süre olarak kabule edilemez. Bu nedenle de, somut olayda 6098 sayılı TBK’nın 123.m. kapsamında uygun süred verilmediği sabit olan davacı alt yüklenicinin edimini sözleşmeye uygun olarak süresinde edimini ifa etmediğinden bahisle davalı işveren tarafından TBK 125.m. kapsamında gerçekleştirilen sözleşmenin tek taraflı feshi hukuka uygun değildir. Ancak sözleşmenin feshinde sadece davalı yüklenici değil; yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan nedenlerle tarafların ortak ve eşit kusuru bulunmakta olup asıl ve birleşen dava konusu taleplerinin haklılığının ve kabul edilebilirliğinin de buna göre değerlendirilmesi ve davacı lehine hesaplanan alacak kalemlerinin de kendisi lehine ½ oranında hüküm altına alınması zorunludur.Bu tespit ve değerlendirmeler ile yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; tarafların ortak ve eşit kusurlu davranışları sonucunda taraflar arasındaki sözleşmenin asıl davalı yüklenici şirket tarafından tek taraflı olarak feshi nedeni ile asıl davacı alt yüklenicinin Mahkememiz’ce de benimsenerek hükme esas alınan █████/2025 tarihli bilirkişi heyeti 3. ek raporu doğrultusunda davalı yükleniciden asıl davada kusur oranları da gözetildiğinde; yoksun kalınan kâr alacağı nedeni ile 1.747.230,65-TL, tünelin çalışmaya başlatılması amacıyla harcanan giderler yönünden 5.766.070,99-TL, Şantiye sahasında kalan ve sözleşmenin 13.4 maddesi kapsamında kendisi tarafından şantiyeye getirilen malzemelerin yüklenici tarafından kendisine iade edildiğinin kanıtlanamaması nedeni ile de 28.490.234,52-TL malzeme bedeli alacağını talep etmekte haklı olduğu saptanmıştır. Öte yandan, asıl davada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde; dava konusu talep kalemleri ve miktarlarının karşı edimin ifasına güvenerek 3. kişiler ile yaplığı sözleşmeler, borçlanmalar nedeni ile meydana gelen zararlar, uğranılan kazanç kaybı, yoksun kaldığı kâr için şimdilik 90,000-TL, davacının sözleşmede öngörülmediği halde yerine getirmek zorunda bırakıldığı işler, işin tekniğinin değiştirilmesi nedeniyle uğradığı zararlar ve giderler, boşa harcanan sabit giderler, işçilik giderleri vs için şimdilik 60.000-TL, kusuru dışındaki olaylar sonucu işin gecikmesinden kaynaklanan maliyet farkları, giderleri, zararları, işin durdurulması nedeniyle uğradığı kayıplar ve harcamalar, aşkın vs tüm zararları şimdilik 90.000 TL, şantiyede bulunan ekipman bedeli için şimdilik 90.000 TL ve sözleşme dışı yedek parça satışından kaynaklı alacağı yönünden şimdilik 10.000-TL ve 15,000 Euro’nun davalıdan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Yargılamanın █████/2023 tarihli celse ara kararı gereğince aynı davacı vekili dava konusu talep kalemlerine ilişkin olarak 13.10.2023 tarihli beyan dilekçesini dosyamıza sunmuştur. Söz konusu açıklama dilekçesinde ve █████/2023 tarihli ıslah dilekçesinde dava dilekçesinde yer almadığı halde davacı yanın talep kalemlerine ilaveten Faturalandırılmamış hakediş alacağı ile Hakedişten kesilen avans kalemleri de talep kalemlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Ancak söz konusu her iki talep kalemlerinin davacı alt yüklenici lehine hüküm altına alınmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Zira, Mahkememiz’ce █████/2023 tarihli celsede verilen ara kararı, asıl davacı alt yüklenicinin ancak dava dilekçesinde açıkça bildirdiği ancak talep miktarları itibariyle ayrıştırmadığı talep kalemlerini miktar itibariyle açıklamasına yönelik olup davacı yükleniciye asıl davada dava dilekçesinde dava dilekçesinin netice ve talep kısmında açıkça talep etmediği alacak kalemlerini davaya açıklama dilekçesi adı altında davaya dahil ve ithal etme yetkisini içermemektedir. Aynı doğrultuda davacının değinilen ve dava dilekçesinde açıkça yer almadığı anlaşılan her iki talep kaleminin kısmi ıslah yoluyla da dava konusu talep kalemleri arasına dahil edilerek dava konusu talep kalemleri arasında değerlendirilmesi ve haklılığı sabit olduğunda davacı yüklenici lehine hüküm altına alınması usulen mümkün değildir. Nitekim, yerleşik içtihatlarda da aynı doğrultuda dava konusu edilmeyen bir şeyin kısmi ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmadığı istikrarlı kararlarda vurgulanmaktadır. (Emsal nitelikteki YHGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 Esas, ████████ sayılı kararı ve 15.02.2017 gün, 2015/7-917 Esas, ████████ Karar sayılı, 15. H.D. Başkanlığı’nın 18.04.2013 gün, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamları) Bu itibarla, asıl davada ıslah talebine konu faturalandırılmamış hak ediş alacağı ve hak edişten kesinti yoluyla tahsil edilen alacak kalemleri kısmi ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceğinden anılan talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Bilindiği üzere; sözleşmenin ifa edilememesinde ve işin tamamlanamamasında kusuru yada ortak kusuru bulunan tarafın, diğer taraftan kazanç ve kar kaybı gibi müspet zarar isteyemeyeceği gibi fesih veya dönmeye bağlı tazminatta isteyemeyeceği açıktır. Ancak, tarafların sözleşmenin feshinde kusurlu olup-olmadığına bakılmaksızın, sözleşmenin sona erdiği tarihe kadar menfi zarar kapsamında yapmış olduğu masraflar var ise ispat etmesi halinde bunları talep edilebilir. Buna göre davacı yüklenici, sözleşmenin ifasında ve işin tamamlanamamasında ortak kusurlu olduğundan menfi zarar kapsamında yapmış olduğu masraflar dışındaki kâr yoksunluğu dahil müspet zararlarını ve cezai şart alacaklarını talep etmesi hukuken mümkün değildir. (... Bölge Adliye Mahkemesi 27.H.D. Başkanlığı'nın 22.05.2024 tarih, ████████ E., ████████K. ve Yargıtay 15. H.D. Başkanlığı'nın █████/2018 tarih, █████████E., ███████K. Sayılı ilamları) Bu bağlamda, birleşen dava yönünden ise; yukarıda asıl ve birleşen dava konusu sözleşmenin feshi yönünden ayrıntılı tespit ve değerlendirmeler ile Mahkememiz’ce de benimsenen bilirkişi heyeti 3. Ek raporu dikkate alındığında; birleşen davada davacı yüklenici şirketin dava konusu talep kalemlerinden sadece davalı alt yüklenici şirketi işçileri yönünden alt yüklenici şirket yerine yaptığı sabit olan ödeme konusu toplam 1.442.400,17-TL alacağının ıslah talebi de gözetilerek faizi ile birlikte davalı alt yükleniciden talep edebileceği, diğer dava konusu talep kalemlerinin ve davacının fazlaya ilişkin talebinin ise; haklılığı kanıtlanamadığından reddi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; yapılan yargılama ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl davalı yüklenici şirket ile dava dışı TCDD ile davalı şirketin, Bahçe Nurdağı (Fevzipaşa) varyantı altyapı işleri yapımı konusunda sözleşmeler imzalanmasından sonra aynı sözleşmelere istinaden davacı alt yüklenici şirket ile davalı yüklenici şirket arasında 15.09.2015 tarihinde TBM Bakımı ve Onarımı ve Bahçe-Nurdağı Demiryolu Tüneli Yapım İşleri Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin yukarıda ayrıntılı olarak değinilen hükümleri kapsamında mülkiyeti davalı yüklenici şirkete ait olup sözleşme konusu T1 tünelinin kazısında kullanılmak üzere ve asıl davada davacı yükleniciye teslim edilen Seli marka TBM makinesinin alt yüklenici tarafından bakım ve revizyonunun kazı çalışması öncesinde yapıldığının toplanan deliller ve alınan teknik bilirkişi raporu ile sabit olduğu, buna rağmen söz konusu makinenin asıl davacı-birleşen davalı alt yüklenici şirket tarafından yapılan kazı çalışması sırasında tünelde birçok kez sıkıştığı, bu nedenle işin sözleşmeye uygun olarak tam ve gereği gibi bitirilememesi nedeni ile asıl davalı-birleşen davacı yüklenici tarafından asıl davacı alt yükleniciye ihtarname keşide edilerek verilen 7 ve 30 günlük sürelerin sonrasında taraflar arasındaki sözleşme asıl davalı yüklenici tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş ise de; sözleşme kapsamında tüneldeki kayaç ve toprak yapısı itibariyle davalı yüklenicinin 1400 metreye kadar NATM yöntemi ile kazı yapmasından sonra alt yüklenicinin TBM ile kazıya başlaması gerekirken yüklenici şirketin talebi üzerine alt yüklenici tarafından NATM yöntemi ile yapılan 850 metrelik kazıdan sonra alt yüklenicinin kazıya başladığı ve sonrasında TBM makinesinin tünelde sıkışması nedeni ile alt yüklenicinin sözleşmeye uygun şekilde kazı edimini tamamlayamadığı, taraflar arasında 850 metreden sonra BTM kazısına başlanılması hususunda sözleşme hükümlerine yansıtılan iradelerinden farklı bir zımni anlaşma ve irade uyuşması mevcut oluştuğunun kabulü gerektiği hususları birlikte dikkate alındığında; sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu tutum ve davranışları ile eşit kusurlu oldukları kanaatine varılmakla; sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespiti ile Mahkememiz’ce de denetime elverişli görülmekle bilirkişi heyeti 3. Ek raporu Mahkememiz’ce hükme esas alınarak asıl davada davanın ıslah talebi gözetilerek kısmen kabulü ile; dava konusu yoksun kalınan kâr alacağı yönünden 1.747.230,65-TL alacağın 90.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden, tünelin çalışmaya başlatılması amacıyla harcanan giderler yönünden 5.766.070,99-TL alacağın 60.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden, Şantiye sahasında kalan malzeme bedeli yönünden 28.490.234,52-TL alacağın 90.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 36.003.536,16 alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve diğer alacak kalemlerine yönelik talebin reddine, ıslah talebine konu faturalandırılmamış hak ediş alacağı ve hak edişten kesinti yoluyla tahsil edilen alacak kalemleri kısmi ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceğinden anılan talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada ise; davanın kısmen kabulü ile; ıslah talebi gözetilerek davacı Şirket tarafından davalının işçilerine yapılan toplam 1.442.400,17-TL ödeme konusu alacağın 50.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve diğer alacak kalemlerine yönelik talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN:1-Davanın ıslah talebi gözetilerek KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu yoksun kalınan kâr alacağı yönünden 1.747.230,65-TL alacağın 90.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden, tünelin çalışmaya başlatılması amacıyla harcanan giderler yönünden 5.766.070,99-TL alacağın 60.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden, Şantiye sahasında kalan malzeme bedeli yönünden 28.490.234,52-TL alacağın 90.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek avans faizi ile birlikte olmak üzere toplam 36.003.536,16-TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve diğer alacak kalemlerine yönelik talebin reddine, 2-Islah talebine konu faturalandırılmamış hak ediş alacağı ve hak edişten kesinti yoluyla tahsil edilen alacak kalemleri kısmi ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceğinden anılan talepler hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 2.459.401,55-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 7.568,75-TL harç ile 647.596,80-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 655.165,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.804.236,00-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 44,40-TL başvurma harcı ile peşin yatırılan 7.568,75-TL harç ile 647.596,80-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 655.209,95-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 968.035,36-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-(Reddine karar verilen alacak ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilen alacak talepleri üzerinden) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince maktu 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan gider avansından karşılanan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 150.072,00-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. gereğince red-kabul oranı (0,99) gözetilerek 148.571,28-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, B-BİRLEŞEN ... 8.ATM ████████E. SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; ıslah talebi gözetilerek davacı Şirket tarafından davalının işçilerine yapılan toplam 1.442.400,17-TL ödeme konusu alacağın 50.000,00-TL’sinin dava, bakiyesinin ise; ıslah tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin ve diğer alacak kalemlerine yönelik talebin reddine, 3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 98.530,35-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 18.785,25-TL harç ile 23.778,82-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 42.564,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 55.966,28-TL harcın davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı ile peşin yatırılan 18.785,25-TL harç ile 23.778,82-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 42.991,67-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 213.936,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-(Reddine karar verilen alacak miktarı gözetilerek) Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 159.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Bu dava kapsamında yapılan gider bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 8-6325 sayılı kanunun 18. m. gereğince 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,10-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; asıl ve birleşen davada taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ...¸e-imzalıdır Üye .. ¸e-imzalıdırÜye .... ¸e-imzalıdırKatip ... ¸e-imzalıdırYARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ: 1-Posta ve davetiye gideri : 1.322,00-TL 2-Bilirkişi ücreti : + 148.750,00-TL TOPLAM : 150.072,00-TL