Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı.
Özet: Kooperatif genel kurul kararlarının iptali davasında davacının, belirli kararların kooperatif anasözleşmesine aykırı olduğu ve çağrı kağıdında yer almadığı halde alındığı iddiasıyla yürütmenin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebi, ilk derece mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiş; davacının bu ret kararına karşı, kararların hukuka aykırılığına dair güçlü emareler ve telafisi güç zararların oluşabileceği iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusu da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilerek, ilk derece mahkemesi kararı hukuka uygun bulunmuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 03.06.2026 tarihli ara karar.
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████ E.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali
KARAR TARİHİ : 14.07.2026
YAZIM TARİHİ : 14.07.2026
Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili özetle: 29.03.2026 tarihli genel kurul tutanağının 6/a, 6/b, 6/c ve 7. maddesinde alınan kararların çağrı kağıdında yer almadığı halde toplantı esnasında dahil edilmek suretiyle alındığını, kararların kooperatif anasözleşmesine aykırı olduğunu, TTK 449. maddesi uyarınca mevcut yönetim kurulu üyelerinin tedbir talebine ilişkin beyanlarının alınması hususunda müvekkiline tensip tutanağının 10. maddesi uyarınca süre verildiğini, müvekkilinin 05.05.2026 tarihli dilekçe ile yönetim kurulu üyelerinin isim ve adreslerini bildirdiğini, yönetim kurulu üyelerine TTK 449. maddesi uyarınca beyanlarının alınmak üzere tebligat çıkartıldığını, yönetim kurulu üyelerinin duruşmaya gelmediklerini, beyanda bulunmadıklarını ileri sürerek belirtilen genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini dava etmiş; 6 ve 7 numaralı kararların yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Usulüne uygun tebligata rağmen davanın genel kurula katılmadığını, butlan şartlarının oluşmadığını, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi muğlaklığın söz konusu olmadığını, toplantı gündemi, toplantı yeri ve saati ile çağrı mektubunun davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davacının genel kurul toplantısına katılmadığını, üyelerin oy kullanma iradesini sakatlayacak, üye olmayan bir kişinin oy kullanması, oy kullanacak üyelerin tehdit gibi bir iddianında davacı tarafından ileri sürülmediğini savunarak bu bakımdan toplantıda alınan bir kısım kararların iptali ve toplantının butlanına ilişkin delil ve ispatı olmayan mesnetsiz ve hukuksuz bu davada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...İhtiyati tedbirle ilgili düzenlemeler HMK. 389-399. maddelerinde düzenlenmiş olup, bu maddelere göre ihtiyati tedbir isteyen taraf ihtiyati tedbir istediği dilekçesinde dayandığı tüm tedbir sebeplerini belirtmek ve davasının esası yönünden de haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki yaklaşık ispat tam ispat değildir. Mahkemenin ihtiyati tedbir isteyenin haklılığının mevcut olduğuna kanaat getirmesi (onu kuvvetle muhtemel görmesi) yeterlidir. Mahkeme ihtiyati tedbiri haklı görürse talebi kabul eder ve ihtiyati tedbir kararını verir. Bununla birlikte hakim her kararında olduğu gibi ihtiyati tedbir kararı verirken de taraflar arasındaki menfaat dengesini ve tedbir kararı ile ulaşılmak istenilen amacı göz önünde tutmak zorundadır. (Kuru – Aslan – Yılmaz – Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 22. Baskı sayfa 585)
Somut olaya gelindiğinde, dosya kapsamı, dava, cevap dilekçe içerikleri; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yeterli nitelikte görülemediği, HMK. 389 maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşılmakla ihtiyati tedbir isteğinin reddine..." karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosya kapsamındaki resmi belgeler, idari yaptırım kararları, yıkım kararları, genel kurul tutanağı, çağrı evrakları ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu kararların hukuka aykırılığı yönünde güçlü emarelerin bulunduğu, kararların uygulanmaya devam etmesi halinde müvekkilinin ve kooperatif ortaklarının telafisi son derece güç zararlarla karşı karşıya kalacağı, dava sonunda verilecek hükmün etkisiz hale gelme ihtimalinin bulunduğu ve TTK 449 ile HMK 389. madde vd. hükümlerinde öngörülen şartların fazlasıyla gerçekleştiğinin açık olduğunun anlaşılacağı nedenleriyle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve dava konusu genel kurulun özellikle 6 ve 7. maddelerinde yer alan kararların yargılama sonuna kadar yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali talepli olup 6 ve 7 numaralı kararların yürütmesinin durdurulması kararı verilmesi talebinin reddine dair ara karar karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,
2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.f madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 14.07.2026
Başkan Üye Üye Katip

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!