Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uzun yol tır şoförünün eksik bildirilen prim ve ödenmeyen işçilik alacakları nedeniyle haklı fesih davasında temyiz kesinlik sınırı ve esas incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrakta, davacı tır şoförünün, ödenmeyen işçilik alacakları ve eksik prime esas kazanç bildirimi nedeniyle iş sözleşmesini haklı feshettiği iddiasıyla açtığı kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin davada, ilk derece mahkemesi iki ayrı dönemde çalıştığı tespit edilen davacının taleplerini kısmen kabul ederek feshin haklı olduğuna hükmetmiş; davacının temyiz başvurusu, temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı için reddedilmiş, ancak davalı vekilinin temyiz başvurusu kabul edilerek dosya incelenmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 6. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriği ve ıslah dilekçesine göre reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket nezdinde 17.05.2011-31.03.20 14... .11.2016-20.02.2019 tarihleri arasında tır şoförü olarak çalıştığını, 2.050,00 TL net ücret ve kilometre başına 0,12 TL net ücret olmak üzere aylık ortalama 3.500,00 TL ücret aldığını, iş sözleşmesinin müvekkilince 20.02.2019 tarihinde ödenmeyen işçilik alacakları ve prime esas kazancının ... Kurumuna (...) eksik bildirilmesi sebebiyle feshedildiğini, müvekkilinin kış sezonunda ortalama en az 9 saat araç sürdüğünü, 3-4 saat yükleme boşaltma işlemleri için beklediğini, yaz aylarında ise ortalama 12 saat araç sürdüğünü, bekleme süreleri ile birlikte çalışmasının 15-16 saati bulduğunu, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin de kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı taleplerinin hangi çalışma dönemlerine ilişkin olduğunun açık olmadığını, davacının 25.11.2016-25.02.2019 tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığını, 07.02.2019-19.02.2019 tarihleri arasında yıllık ücretli izin kullandığını, 20.02.2019 tarihinde işbaşı yapması gerekirken yapmadığını, devamsızlığı sebebiyle iş sözleşmesinin müvekkili Şirketçe sona erdirildiğini, müvekkili Şirketin bilgisi ve talimatı dışında yasal araç sürme süreleri ve günlük haftalık çalışma süreleri dışında yaptığı çalışmalardan dolayı Şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını, davacıya sefer primi değil harcırah ödemesi yapıldığını, ücrete ilişkin iddialarının da gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... kayıtları ve davacı talebi dikkate alındığında, davacının davalı nezdinde 17.05.2011-31.03.20 14... .11.2016-20.02.2019 tarihleri arasında çalıştığı, tanık beyanları, imzasız ücret bordroları, emsal ücret araştırması sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının çıplak brüt ücretinin 2.558,40 TL, aylık ortalama priminin ise 2.367,22 TL olduğu, toplam ücretinin 4.925,62 TL olarak tespiti gerektiği, 20.06.2018-20.09.2018 dönemi dışında ... kayıtlarının dosya kapsamında olduğu, tır şoförünün günlük çalışma düzeninin hiç değişmediği, örneğin şoförün sabah işyerinden ayrılıp akşam yahut gece dönüş yaptığı çalışma biçimleri hariç olmak üzere, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ‘uzun yol tır şoförlüğü’ yapan işçilerin çalışma düzeninin ispatında sadece görgüye dayalı tanık anlatımına itibar edilebileceği dikkate alındığında ve dosya kapsamında bu yönde tanık bulunmadığı anlaşıldığından ... kayıtlarının bulunmadığı dönemlere ilişkin tanık beyanlarına göre yapılan hesaplamalar dışlanmak suretiyle davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığı, bakiye 59 gün yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, ödenmeyen işçilik alacakları ve ... primlerinin işverence eksik bildirilmesi sebebiyle işçi tarafından iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlığı nedeni ile müvekkili Şirketçe haklı nedenle feshdildiğini,
b. Davacının ilk dönem çalışmasına ilişkin taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
c. İşyerinde seferlere karşılık bir prim ödemesi olmadığından harcırah ödemesinin ücretin parçası olarak kabulünün hukuka aykırı olduğunu,
d. İki yıllık kıdeme sahip davacının hiç yıllık ücretli izin kullanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
e. Davacının fazla çalışma yaptığı aylara ilişkin ücretlerin tamamının banka kanalıyla ödendiğini, bordolarda yazılı tutarların bankaya ödenmesi sebebiyle daha fazla çalışıldığının yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiğini, davacının ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taleplerin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!