Kooperatif genel kurul kararının iptali davasında üyelerin çağrılmama, usulsüz satış, yolsuzluk iddiaları ve yönetim hakkında istenen tedbirlerin değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Davacı taraf, davalı kooperatifin üyelerini genel kurula davet etmeyerek haklarını ihlal ettiğini, mahkeme kararıyla iptal edilen kararları tekrar yürürlüğe koyduğunu, usulsüz ve fahiş fiyatlarla taşınmaz satışı yaparak üyelerini dolandırdığını, kooperatif müdürünün yetkisi dışında hareket ederek haksız kazanç elde ettiğini ve yönetimde yolsuzlukların bulunduğunu iddia ederek, 14.06.2015 tarihli genel kurul kararlarının iptalini, mevcut yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasını, kooperatif mal varlığına tedbir konulmasını ve üyelerden hukuka aykırı tahsilatların durdurulmasını talep etmektedirler.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 14. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ:█████/2026DAVA:GENEL KURUL KARARININ İPTALİKARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı kooperatif üyesi olduklarını, ancak davalı kooperatifin müvekkili ...'ı genel kurula çağırmadığını, hazirun listesinde de isminin yazılmadığını, genel kurula katılmak için gittiğinde de genel kurula alınmadığını, davalının yine müvekkili ... gibi elinde ortaklık senedi bulunan toplam 112 kooperatif ortağına da genel kurula çağrı mektubu göndermediğini, davalı kooperatifin 2012 hesap yılına ait 2013 olağan genel kurul kararlarının iptali için dava açıldığını, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2015 tarih, ████████ Esas ███████ Karar sayılı ilamı ile müvekkilerinin davalı kooperatif üyesi olduğuna karar verilerek genel kurul kararlarının iptaline karar verildiğini, 2013 hesap yılı olağan genel kurul kararları için açılan davanın derdest olup İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporlarında bu genel kurulun da iptaline karar verilmesi gerektiğinin rapor edildiğini, ayrıca İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.02.2015 tarihli kararı ile, 30.06.2013 tarihli genel kurulun iptalinin yanında karar kesinleşinceye kadar bu genel kurulda alınan kararların uygulamasını tedbiren durdurduğunu, buna rağmen yönetimin yetkisi olmadığı halde müvekilleri başta olmak üzere yüzlece kooperatif üyesinden zorla para tahsil etmeye çalıştığını, müvekkillerden ..., ..., ..., ..., ...'ın davalı kooperatiften aldığı taşınmazlar karşılığında ortaklık senedi aldıklarını, kooperatifin taşınmazları ortaklar arasındaki eşitliğe aykırı şekilde ve fahiş bedelle sattığını, müvekkillerine satılan yerlerin projede binanın ortak alanı gözüktüğünü, müvekkillerinin dolandırıldığını, bu hususta yapılan şikayetin Gaziosmapaşa C. Başsavcılığı'nın ██████████ Soruşturma no'lu dosyası ile derdest olduğunu, genel kurula çağrılmayan 600 kişiye de farklı fiyatlardan daire tahsis edildiğini, bu durumu gizlemek için de sabit fiyat, sabit taksit adı altında tamamen Kooperatifler Kanununa ve eşitlik ilkesine aykırı satışlar yapıldığını, kooperatifin müvekkillerinden maliyetin üzerinde para tahsil ettiğini, tahsil edilen paralar ile kooperatiften haksız çıkar sağlayan ... ve organize ettiği bir grubun sebepsiz yere zenginleştiklerini, ... ve ailesi ile etrafında kümelenen bu kişiler adına yüzlerce daire kaydedildiğini, 14.06.2014 günlü genel kurulda, seçilen yönetimin kooperatif yönetiminde söz hakkı bulunmadığını, tüm yönetim ve harcama yetkisinin kooperatif müdürü ...'de olduğunu, ...'in kooperatifi şirketi gibi yönettiğini, yine kooperatif müdürünün kendisine yakın kişileri emanet komisyonu üyesi olarak gösterdiğini, kooperatifi tamamen tek başına aldığı kararlar ile yönettiğini, yönetim ve emanet komisyonu üyelerinin derhal görevden el çektirilmeleri gerektiğini, kooperatif müdürü ...'in kooperatif adı altında yaklaşık 600 daire sattığını ve parasını uhdesine geçirdiğini, kooperatifin 1081 dairesinin bulunduğunu, kayıtlı üye sayısının ise 380 gözüktüğünü, oysaki gerçekte üye sayının 947 olduğunu, kâr amacı ile satışlar yapıldığını, projeye aykırı imalat bulunduğunu, sahte belgeler ile kat irtifak tapuları çıkarıldığını, dar gelirli yüzlerce kişiye bodrum katta yer alan dairelerin satıldığını, 14.06.2015 günü yapılan genel kurulda pek çok hukuksuzluk yapıldığını, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile iptaline karar verilen ve yürütmesi durdurulan kararların genel kurulda açıkça hukuka ve yasaya aykırı olarak tekrar oylandığını ve iptal edilen kararların yeniden alındığını, gerçekle ilgisi bulunmayan sakat bir bütçe sunulduğunu, belirterek 14.06.2015 tarihli 2014 hesap yılı olağan genel kurulu kararlarının tamamının iptaline; kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu asil ve yedek üyelerinin tamamının görevden alınmasına; kooperatif yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri, koopratifi temsil ve ilzama yetkili müdürleri ile eş ve çocukları adına kayıtlı mal varlıkları üzerine, üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi ve üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilmesinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir karan verilmesine; davalı kooperatif yönetim kurulu ve/veya yetkililerinin Arnavutköy Tapu Sicil Müdürlüğünde davalı ... Kooperatifi adına kayıtlı taşınmazların üçüncü kişilere satış ve devri ile kooperatif taşınmazları üzerinde sınırlı ayni hak tesis etmelerinin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine; davalı ... Kooperatifinin üyelerden aidat, taksit, gecikme faizi, elektrik abone bedeli, tapu harcı, çevre düzenleme ve sair adlar altında tahsilat yapmasının ayrıca davalı kooperatif adına bankalarda açılmış hesaplarda tasarruf yetkilerinin kaldırılarak kooperatif hesaplarından harcama yapmalarının tedbiren önlenmesine; kooperatife kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların amacının kooperatife zarar vermek olduğunu, ...'ın kooperatife olan borçlarını ödeyerek tapusunu aldığını ve 11.09.2013 tarihli dilekçesi ile kooperatifi ibra ederek kooperatif ortaklığından istifa ettiğini, elindeki ortaklık senedinin hukuki bir değerinin bulunmadığını, dava açma hakkının olmadığını, diğer davacıların tamamının genel kurula çağrıldıklarını, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın genel kurula katıldıklarını, ... ve ...'ın genel kurulda söz alarak ortaklara hitap ettiklerini, toplantı tutanağında sadece ...'nun muhalefet şerhinin bulunduğunu, bunun dışındaki davacıların dava açmaya hak ve sıfatlarının bulunmadığını, ...'nun da kooperatife ortak olmadan sabit fiyat ile kooperatiften 4 adet dükkan vasıflı bağımsız bölüm satın aldığını, bu sebeple önceki genel kurullara çağrılmadığını, kendisinin de genel kurullara katılma yönünde bir talep ve teşebbüsü olmadığını, ancak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında sabit fiyatla bağımsız bölüm satın alanların da kooperatif ortağı olduğu kabul edilerek bu kişilerin de genel kurula çağrılmaları gerektiği hüküm altına alındığı için hak kaybına sebebiyet vermemek için ... ve diğer sabit fiyatla bağımsız bölüm satın alanların (kooperatife borcunu ödeyerek tapusunu almış ve kooperatifle ilişiği kesilmiş olanlar hariç olmak üzere) tamamının genel kurula çağrıldıklarını, bu kişilerin düşüncelerini bildirdiklerini, 5 kabul oyuna karşı 163 red oyu ile bu kişilerin isteklerinin reddedildiğini, ...'nun ortaklık sıfatı ve dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kooperatife borcunu ödeyip kooperatiften tapusunu alan ve kooperatif ile ilişiğini kesmiş kişilerin hazirun cetvelinde yer verilmediğini, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012 olağan genel kurulu kararlarının nisabı etkileyecek sayıda ortağın toplantıya çağrılmadığı gerekçesi ile genel kurul kararlarının iptaline karar verdiğini, kararın henüz kesinleşmediğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki davada alınan bilirkişi raporunun mahkemesince uygun bulunmayarak heyetten ek rapor istendiğini, henüz ek raporun gelmediğini, 2014 yılı olağan genel kuruluna sabit fiyatla konut satın alanların da çağrıldığını, yapılan oylamalarla 2012 genel kurulu raporlarının aynen 5 muhalif oya karşı 163 kabul oyu ile kabul edildiğini ve kooperatif yönetici ve denetçilerinin aynı şekilde 5 muhalif oya karşı 160 kabul oyu ile yeniden ibra edildiklerini, dolandırıcılık ithamlarının doğru olmadığını, kooperatifçe belirlenen ve tahsil edilen tüm bedellerin yasalara uygun olarak genel kurullarca belirlenmiş bedeller olduğunu, davacı iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2018 TARİH VE ████████ ESAS ████████ KARAR SAYILI KARARI İLE:İlk derece mahkemesince; davacı, davalı iddiaları, hükmü kurmaya yeterli elverişli bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamından, genel kurulun 7. maddesi ile alınan ve üyelerin, zamanında ödeme yapmamaları halinde aylık %5 gecikme faizine ilişkin alınan kararın, yasaya aykırı olması nedeniyle iptaline; diğer maddelerin iptaline ilişkin taleplerin ise yerinde olmadığı, davacıların iddialarının genel kurulda alınan kararlarla ilgi bir ilgisinin bulunmadığı, iddiaların yönetim kurulunun sorumluluğunu gerektirecek ve sorumluluk davasına konu olabilecek iddialardan oluştuğu gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, davalı kooperatifin █████/2015 tarihli genel kurulunun 7. maddesinin iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebinin reddine dair karar verilmiştir.Karar, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından istinaf edilmiş olup mahkemenin █████/2021 tarihli ek kararı ile, davacılar ..., ..., ..., ...'nın yasal süresi içerisinde istinaf harçlarını yatırmadıkları gerekçesi ile istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.DAİREMİZİN █████/2021 TARİH VE █████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI KARARI İLE:Somut davada, davalı kooperatifin sabit fiyatlı ortak olarak kabul ettiği ortakların genel kurul hazirun listesine alınmadıklarının açık olduğu, bu kişilerin kooperatiften istifa ettikleri yada ihraç edildiklerine ilişkin herhangi bir kayıtta sunulmadığı, mahkemece bu hususta yeterli araştırma yapılmadığı, bu durumda, kooperatifler konusunda uzman bir bilirkişiye kooperatif defter, kayıt ve belgeleri ile genel kurul tutanakları ve hazirun cetveli üzerinde inceleme yaptırılarak, kooperatif ortak sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, kooperatifler kanunu, anasözleşme ve varsa kooperatif sözleşmesinin de getirtilerek birlikte değerlendirilmek suretiyle davacı ...'ın kooperatiften istifa edip etmediği, toplantıya davet edilmeyen ortak bulunup bulunmadığı, varsa nisaba etkisinin olup olmadığı konularında açıklamalı, denetime elverişli bilirkişi raporu aldırılarak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yeterli incelemeyi içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı, kabule göre de, davacılardan ...'ın davadan feragat ve ...'ın vazgeçme beyanının da değerlendirilmediği gerekçelerine istinaden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2026 TARİH VE ███████ ESAS ███████ KARAR SAYILI KARARI İLE:İlk derece mahkemesince; somut olayda, dava konusu █████/2015 tarihli genel kurul itibariyle kooperatifin gerçek ortak sayısının - ve dolayısıyla kimin ortak olup kimin olmadığı (sona erdiği) - davalı kooperatif tarafından tereddüte yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığı, kooperatifin üye kayıt defterlerinin birbiriyle ilişkilendirilemediği, muhasebe kayıtlarının izlenebilirlik ilkesine aykırı şekilde tutulduğu ve ortaklık işlemlerinin dayanaklarının sistematik olarak belgelendirilemediği, bu nedenle istinaf kaldırma kararında belirtilen ortak sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesine yönelik kaldırma sebebinin karşılanamadığı, davalı kooperatifin █████/2015 tarihindeki gerçek ortak sayısı tespit edilemediğinden 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca aranan 1/4 toplantı nisabının sağlanıp sağlanmadığının da tespit edilemediği, tüm bu belirsizliğin kaynağının, davalı kooperatifin kendi eylem, ihmal ve kastına dayandığı, davalının 11 ayrı üye kayıt defteri tutarak kayıt sistemini karmaşıklaştırdığı, muhasebe kayıtlarında aidat ödemeli ve sabit ödemeli ortakları ayrıştırmadığı, ticari defterlerini TTK'nun öngördüğü şeffaf ve izlenebilir şekilde tutmadığı ve ara karar tarihinden kısa süre sonra dava ile ilgili belgelerin imha edilmesine karar verdiği, hukukun genel ilkelerinden biri olan "kendi yarattığı belirsizlikten lehine sonuç çıkaramama" ilkesi gereği, kayıt düzenindeki yetersizlik nedeniyle belirsizliğe yol açan davalı tarafın bu belirsizlikten kendi lehine sonuç çıkarmasının kabul edilemeyeceği, genel kurulun usulüne uygun yapıldığını ispat yükü üzerinde olan davalı, toplantı nisabının sağlandığını ispat edemediğinden ortada nisabın sağlandığına dair güvenilir bir verinin bulunmadığı, toplantı nisabının bulunmaması halinin ise yokluk yaptırımına tabi olduğu, davalı ispat külfetini yerine getiremediğinden dava konusu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğu gerekçelerine istinaden █████/2015 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine; davacı ..., ..., ... ve ...'ün davadan feragat etmeleri nedeniyle bu davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; davacı ...'ın davasını geri alması ve davalının bu geri almayı kabul etmesi nedeniyle bu davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde;mahkemece kaldırma kararına aykırı davranıldığını, ortak sayısının 380 olduğu kesin olmasına rağmen mahkemece kesin ortak sayısının belirlenemediğinin kabul edildiğini, HMK'nun 190. ve 191. maddelerine aykırı davranılarak ve davacının davasının ispat etmekle mükellef olduğuna ilişkin genel ispat kuralı yok sayılarak ispat külfetinin müvekkiline yüklendiğini, yer darlığı nedeni ile 10 yılı doldurmuş bir kısım evrakların imhası yönünde alınan yönetim kurulu kararının suistimal edilerek bilançoların imha edildiği ve bu sebeple sunulamadığı ileri sürülerek bu hususların belge ve kayıtların kaçırılması olarak nitelendiğini, oysa evrak imhasına ilişkin hiçbir bilginin dosyada mevcut olmadığını, bilançoların ibraz edilmesi yönünde bir ara kararın da olmadığını, bilançoların imha edilmesinin de söz konusu olmadığını, kaldı ki bilançolar envanter defterinde kayıtlı olduğu gibi bir nüshası vergi dairesinde diğer bir nüshasının ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığında bulunduğunu, kooperatif evrak ve defterleri davacılardan ...'ın şikayetleri nedeni ile vergi müfettişleri, savcılık ve mahkemelerde dağılmış durumda olduğunu, bu durumdan ise müvekkili kooperatifin sorumlu tutulmak istendiğini, 2013 ve 2014 yıllarında yapılan genel kurullara bakanlık görevlilerinin yönlendirmeleri ile sabit ödemeli ortakların davet edilmediğini, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı davasında kararın açıklanmasından sonra kesinleşme beklenmeden kooperatifle ilgisi devam eden bütün ortakların genel kurullara davet edildiğini, bu sebeple aidat ödemeli-sabit ödemeli ortaklar arasında bir fark kalmadığından hesapların birlikte tutulduğunu, ancak bu hususun mahkemece bu kusur olarak nitelendirildiğini, 2014 yılında yapılan genel kurula davet edilen ortakların ortaklık numaralarının yazılmamış olmasının bu kişilerin varlığı için mahkemece şüpheli görüldüğünü, hiçbir genel kurulda genel kurul toplantısında ortakların ortaklık yada üye numaralarının yazılmayacağını, böyle bir uygulama olmadığı halde kusur ihdas edildiğini, mahkemece, davacı tarafça ileri sürülmeyen ve davanın konusu ile ilgili olmayan konuların araştırılarak iddianın hukuka aykırı olarak genişletildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, davalı kooperatifin █████/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacı ... tarafından açılan ve İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2016 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile işbu dava ile birleştirilen kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptaline ilişkin dava işbu davadan tefrik edilmiştir.Davacı ... █████/2015 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini; davacı ... ise █████/2016 tarihli dilekçesi ile davadan vazgeçtiğini bildirmiş olup yine davacılar ... ve ... vekili de sunduğu dilekçesi ile davadan feragat ettiğini belirtmiştir.Dava konusu █████/2015 tarihli genel kurul toplantı tutanağına göre, kayıtlı 380 ortaktan, 141 ortağın asaleten, 27 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 168 ortağın toplantıda hazır bulunduğu anlaşılmıştır.Dava konusu genel kurulun görüşülen gündem maddeleri ile aşağıdaki belirtildiği üzere;"...1) Açılış Yönetim Kurulu başkanı tarafından yapıldı. ATATÜRK ve şehitlerimiz için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.2) Divan başkanlığına ...; oy sayım memurluğuna ...; yazmanlığa ... oybirliği ile seçildiler. Seçilen divan heyetine genel kurul toplantı tutanaklarına imza yetkisi oybirliği ile verildi.Gündem divan başkanı tarafından genel kurula okundu, verilen önerge ile gündemin 3. maddesi ile 4. maddesinin görüşme sırasının değiştirilmesine ve yönetim kurulu ve denetim kumlu ibralarının 4. madde görüşülmesinden sonra oylanmasına oybirliği ile kabul edildi.... ve 8 arkadaşı divan başkanlığına, yönetim kurulu ve denetim kurulu ibralarının geriye atılması yönünde ki önergesi genel kurulda okundu oylamaya sunuldu. 5 kabul oyuna karşın 163 red oyuyla oy çokluğu ile verilen önerge ret edildi.3) 2014 yılı Yönetim Kurulu çalışma raporu bilanço vc gelir gider tabloları okundu.4) 2014 yılı Denetim kurulu raporu okundu.Okunan raporlar müzakereye açıldı. Söz alan ...; kooperatifin 2018 yılında bitirileceği söylendi, bu/konu hakkında bilgi istedi ve şerh verilip verilmediğini kaç tane dosya olduğu yönünde yönetim kurulu başkanından bilgi istedi. Söz alan ...; evlerini teslim aldığını buna karşın okul olmadığını ve mağdur olduklarını söyledi. Yönetim kurulu başkanı gerekli izahlarda bulundu, 2012 ve 2013 çalışma yıllarında denetçi olarak görev yapan denetçiler ilgili yılarla ilgili ibraları ayrı ayrı oylandı. 5 muhalif oya karşı 163 kabul oyu ile oy çokluğu ile ayrı ayrı ibra edildiler. 2012 ve 2013 çalışma yıllarında görev yapan yönetim kurulları olarak görev yapan yönetim kumlu ilgili yılarla ilgili ibraları ayrı ayrı oylandı. 5 muhalif oya karşı 160 kabul oyu ile oy çokluğu ile ayrı ayrı ibra edildiler. 2014 yılı yönetim kurulu faaliyetlerinden dolayı 5 muhalif oya karşı 160 kabul oyu ile oy çokluğu ile ibra edildi. 2014 yılı denetim kurulu 5 muhalif oya karşı 160 kabul oyu ile oy çokluğu ile ibra edildi .Yönetim kurulu ve denetini kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullanmadılar.5) 30.06.2013 tarihli genel kurulda kabul edilen 5, 6, 7 ve 9. maddeler divan başkanı tarafından genel kurula okundu okunan ve kabul edilen genel kurul kararları 3 muhalif oya karşı 165 oy çokluğu ile tekrardan kabul ve tasdik edildi. 22.06.2014 tarihli genel kurulda kabul edilen 6, 7, 8 ve 9. maddeler divan başkanı tarafından genel kurula okundu okunan ve kabul edilen genel kurul kararlan 3 muhalif oya karşı 165 kabul oyu ile oy çokluğu ile tekrardan kabul ve tasdik edildi.6) Üç yıl süre ile yönetim Kurulu asil üyeliğine..., ... ve ...; yönetim kurulu yedek üyeliklerine ..., ... ve ... üç muhalif oya karşı 165 kabul oyu ile oy çokluğu ile seçildiler. Üç yıl süre ile denetim kurulu asil üyeliğine... ve ...; denetim kurulu yedek üyeliklerine ... ve ... 3 muhalif oya karşı 165 kabul oyu ile oy çokluğu ile seçildiler.7) 2015 yılı bütçesi okundu. Okunan bütçe oylamaya sunuldu, 4 muhalif oya karşı 164 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildi, önceki bütçe dönemlerinde karar altına alınan aidatların aynen toplanmasına, sabit fiyatla satılan bağımsız bölümler için düzenlenen sözleşmelerde belirlenen bedellerin aynen tahsiline, zamanında ödeme yapmayanlardan aylık %5 gecikme faizi alınmasına, bütçe kalemleri arasında yönetim kuruluna aktarma yetkisi verilmesine 4 muhalif oya karşı 164 kabul oyuyla oy çokluğu ile karar verildi.8) Kooperatife karşı sürekli şikayetlerde bulunan, kooperatif aleyhine faaliyet gösteren ortak ve sabit fiyatlı satın alanlarda karşı kooperatifi temsilen kooperatif yönetim kurulunun yasaların verdiği tüm yetkileri kullanmasına oy birliğiyle karar verildi.9) █████/2013 tarihli genel kurula katılmaya hak kazanmış ortakların payları dışında kalan tüm bağımsız bölümlerin 2+1 normal daireler için asgari 90,000 TL, 3+1 daireler için asgari 110.000 TL, bodrum daire ve depolar için asgari 65.000 TL olmak ve en az %40'ı peşin alınmak kalan kısmının da 36 aylık süre içinde taksitler halinde tahsil edilmek kaydıyla satılması konusunda yönetim kuruluna oybirliğiyle yetki verildi.10) Emanet komisyonu üyelerinin yeniden belirlenmesi görüşüldü, ... parsel içi ...; ... parsel için ...; 4587-9 parsel için ...; 6607-1 parsel için ...; 6608-1 parsel için ...; 6609-1 parsel için...; 6609-2 parsel için ...; 6610-1 parsel için ...; 6611-1 parsel için ...; 6612-2 parsel için...; 6613-1 parsel a bloklar için ...; 6613-1 parsel b ve c bloklar için ...; 6614-1 parsel için ... inşaatların yapımını yürütmek ve denetlemek, parsel sorumlusu emanet komisyonu üyesi olarak seçilmelerine oy birliği ile karar verildi.11) Dilek ve temennilerde genel kurula katılan ... genel kurulda alınan bütün kararlara muhalif olduğunu belirterek muhalif olduğun dair genel kurul toplantı tutanağına şerh verilmesini istedi (şerh edildi)..." yönünde kararların alındığı anlaşılmıştır.Dairemizin kaldırma kararından önce mahkemece bilirkişi heyetinden raporlar alınmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2016 tarihli raporda; █████/2015 tarihli kooperatif olağan genel kurulunda alınan kararlar için davanın █████/2015 tarihinde 1 aylık yasal süresi içerisinde açıldığı, toplantı tutanağında sadece ...'nun muhalefet şerhi verdiği, 2013 yılı üye defterinde 383 üye kaydının, 2015 yılı üye defterinde 17 üye kaydının bulunduğu, █████/2015 tarihli genel kurulun kayıtlı 380 ortaktan 168 ortağın katılımı ile yapıldığı, karar nisabının 85 olduğu, dava dilekçesinde belirtilen satılan yerin ortak alan olduğu, bedelin fahiş olduğu iddialarının genel kurul iptal davası dışında ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu, davalı kooperatifin █████/2012 tarihli genel kurulda 11 no.lu gündem maddesi ile sabit fiyatlı ortaklık tesisini kabul ettiği ve maliyetin 1,5 katından az olmamak üzere sabit fiyatlı ortaklık tesisi yönünden yönetim kuruluna yetki verildiği, bu yetkinin suiistimal edildiği ve yönetim kurulunun hatalı davrandığı iddialarının ise doğrudan kooperatife karşı açılacak bir tazminat davasının veya yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılabilecek bir davanın konusunu oluşturduğu, yapılan genel kurulda esasen bu konuda bir görüşme ve karar alınmadığı ancak gündemin 8. maddesi ile mevcut bağımsız bölümlerin hangi şartlarda satılabileceği ile ilgili karar alındığı, davacılar genel kurula çağrılmayan 600 kişi olduğunu beyan etmişlerse de, bu konuda 600 kişilik bir liste verilmediği gibi kooperatifte genel kurula çağrılan 380 kişi dışında 600 kişiye daha daire satıldığını beyan ettiklerine göre kooperatifte 380+600=980 adet dairenin olması gerektiği, bu konuda herhangi bir belge ve bilginin dava dosyası içinde mevcut olmadığı, davacıların sabit fiyatlı ortaklardan maliyetin üzerinde para tahsil edildiğini belirttikleri, ancak esasen █████/2012 tarihli genel kurulda dairelerin maliyetin 1,5 katından az olmamak üzere satılması konusunda karar alındığı, yönetim kurullarının bu bedelin altında bir satış yapmalarının mümkün bulunmadığı ve bu hususun dava konusu genel kurulun gündemi ile ilgili ve alınan kararlarla bir ilgisinin bulunmadığı, davacı iddiaları içinde yer alan seçilmiş yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin şahsi özelliklerinin de alınan kararların geçerliliğine etkili olmadığı, seçilen kişilerin seçim engeli olan kişilerden olduğu hususlarının kanıtlanmadığı, aynı şekilde emanet komisyonuna seçilen kişilerinde seçim engeli olan kişilerden olduklarının kanıtlanamadığı, davalı kooperatifin projeye aykırı imalatlar yapmış olması ve satmış olması, bazı ortakların birden fazla ortaklığa sahip olmalarının da █████/2015 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirecek bir husus olmadığı, oy hakkının usulsüz kullanıldığına dair bir belirlemenin mevcut bulunmadığı, ancak genel kurul tutanağının incelenmesinde gündemin 7. maddesi ile ortak ödemelerinin gecikmesi halinde aylık % 5 faiz alınacağına karar verildiği, bu kararın açıkça yasaya aykırı ve butlanla malûl olduğu, gündemin 7. maddesinin iptali gerektiği belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2017 tarihli ek raporda; bilirkişiler kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığını bildirmiş iseler de bilirkişi heyetinde yer alan ...tarafından sunulan ayrık raporda; dava konusu genel kurulda ortak sayısının 380 olduğunun yazılı olduğu, buna göre toplantıya katılan 168 ortak gözönüne alındığında, toplantı nisabının oluşmuş olduğu, ancak davaya konu esas sorunun kooperatif ortak sayısının gerçekte 380 olup olmadığı hususu olduğu, üye sayısının genel kurulda ibraz edilen veya sonradan inceleme konusu yapılan karar defterinin tetkiki ile doğru olarak tespitinin mümkün olmadığı, davalı kooperatifin, ortaklarından inşaatı tamamlanan ve dairesi teslim edilen ortağı istifa etmiş kabul ederek ortaklıktan çıkarttığı ve bu şekilde her geçen yıl ortak adetini azalttığı, daha önce İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olan ████████ Esas sayılı davada davalı kooperatifin sabit fiyatlı ortak olarak kabul ettiği ortakların genel kurul hazirun listesine alınmadıkları ve bu uygulamanın doğru olmadığı, bu sebeple 247 adet sabit fiyatlı ortağın da hazirunda gösterilmesi gerektiğinin tespit edildiği ve bu doğrultuda karar verildiği, o davada 549 ortaklık olması gerektiği belirlenmişken bu kere 549 adet ortaklığın hangi şekilde 380 adet ortaklığa düşmüş olduğu hususunun kooperatifçe kanıtlanmadığı, dava dosyası içinde mevcut İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2015 tarihli ████████ Esas sayılı ████████ Karar sayılı ilamında da, kararı etkileyecek miktarda ortağın genel kurula çağrılmamış olması sebebi ile alınan kararların iptaline hükmedilmiş bulunduğu, bu kere davalı kooperatif tarafından █████/2015 tarihli toplantıya yapılan davet duyurusunda sabit fiyatlı ortakların toplantıya katılamayacaklarının bildirildiği, bu hususun önceki mahkeme kararlarına aykırı bir durum olduğu, bilirkişi raporundaki iptal koşullarının oluşmadığı yönündeki çoğunluk görüşüne katılmanın mümkün olmadığı belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2018 tarihli raporun ise, tefrik edilen birleşen davaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece farklı bilirkişi heyetlerinden raporların alındığı görülmüştür.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2022 tarihli raporda (kaldırma kararından önceki bilirkişi raporlarını düzenleyen kooperatif uzmanı bilirkişisi yerine yeni bir bilirkişi atanmış diğer iki bilirkişi ise aynı kalmıştır); 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince kooperatif ortaklarına üyelikleri gereği önce bağımsız bölümlerin tahsis edileceği, ödemelerin tamamının yapılması halinde de kooperatif ortağı adına tapu tescillerinin "ferdileşme işlemi" gereği yapılacağından ve kooperatif ortağı olmayan kişilere ferdileşme yoluyla tapu tescil edilemeyeceğinden davalı kooperatif nezdinde █████/2011 tarihli genel kurulun 7 nolu ve █████/2012 tarihli genel kurulun 11 maddesi ile, kooperatif ortaklarının halen seçtiği bağımsız bölümlerin dışında kalan bağımsız bölümler için maliyetinin 1,5 katından az olmamak üzere sabit fiyatlı ortak alınması konusunda yönetim kuruluna verdiği yetkiye istinaden mevcut üyelerin dışında sabit fiyatlı ortaklık tesis edilerek, bu ortaklara tahsisler yapıldığı, bu kişilerin kooperatif ortağı bulunması nedeniyle de ferdileşme işlemi gereğince tapu tescillerinin üyelikleri gereği adlarına yapıldığı sonucuna varıldığı, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararında, hazirun cetvelinde tespit edilen 285 ortak sayısının doğru olmadığı, davalı kooperatifin sabit fiyatlı ortak olarak kabul ettiği ortakların genel kurul hazirun listesine alınmadığı, hazirun cetvelindeki ortak sayısına itirazların yapıldığı, bu nedenle mahkemece yaptırılan inceleme ve davalı kooperatifin kendi beyanları dikkate alınarak, sabit fiyatla ortak kabul edilen 247 kişinin hazirunda gösterilmesi gerektiği tespit edilerek davalı kooperatifin toplam üye sayısının 549 olması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, yönetim kurulu karar defterinde alınan kararlardan tevsik edildiği üzere sabit bedelle ortak kaydedilen kişilerin hazirun cetvelinde ortak gösterilmedikleri, davacı ...'ın davalı kooperatif ortaklığından kendi istemiyle ayrıldığına dair bir beyan ileri sürülmediği gibi davalı kooperatif tarafından da 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşme hükümleri uyarınca ihraç edildiği de iddia ve ispat edilmediğinden davalı kooperatifin halen üyesi olduğu sonucuna varıldığı, davalı kooperatifin davaya konu genel kurulunun hazirun cetvelinde kayıtlı ortak sayısının 380 olması ve İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin hükmüne esas 247 adet sabit fiyatlı ortağın hazirun cetvelinde gösterilmemiş olduğu yönündeki tespitin varlığı ve vergi müfettişi ...'in mahkemenin tespitine en yakın █████/2020 tarihli inceleme raporunda 2015 hesap yılı döneminde koperatifin ferdileşmesine esas yaptığı işlem tespitine gore 242 adet ferdileşme işleminin yapıldığı dikkate alındığında kooperatife kayıtlı toplam üye sayısının 247 + 380 = 627 kişi olduğu sonucuna varıldığı, davalı kooperatifin █████/2015 tarihli 2014 hesap yılı genel kurulunda alınan kararların, gerekli kararı etkileyecek miktarda ortağın genel kurula çağrılmamış olması sebebiyle ve bu ortakların katılımıyla karar alınmamış olması karşısında nisap yokluğu nedeniyle (mutlak butlanla batıl) geçersiz bulunacağı yönünde sonuç ve kanaate varıldığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2023 tarihli ek raporda; 6102 sayılı TTK'da pay defterinin ticari defterlerden olduğu açıkça belirtilerek bu defterin tutulmaması veya açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmaması halleri için cezai sorumluluk öngörüldüğü, bu bağlamda kooperatifler tarafından tutulması zorunlu olan ortaklar pay defterine (üye kayıt defterine) her ortağın adı soyadı, kooperatif tarafından verilen ortaklık numarası, iş ve konut adresi, telefonu, kooperatife üyelik giriş ve çıkış tarihi, üyelik giriş ve çıkışına dair alınan yönetim kurulu kararının tarih ve sayı numarası, ihraç edilme işleminin yine yönetim kurulunca alınan karar tarih ve sayı numarası, üyelik gereği yatırılan veya geri alınan paraların tarih sırasına göre üye kayıt defterine yazılması gerektiği, ayrıca kooperatiflerde ortak sayısı ile yaptırılacak konut sayısının genel kurul kararıyla belirlenmesinin zorunlu olduğu, genel kurulca belirlenen ortak sayısına göre ortaklar pay defterinin de birbirini takip eden sıra numarası ile ortak sayısına yetecek nitelikte düzenli şekilde tereddüde yer vermeyecek şekilde kaydedilmesi gerektiği, kooperatif genel kurul toplantılarına katılımı gösterir hazirun cetvellerinin de yine ortaklar pay defterindeki kayıtlara uygun olarak hazırlanması gerektiği, diğer bir deyişle genel kurul hazirun cetvellerinin asıl dayanağının, tutulması kanun gereği zorunlu yasal defterlerden biri olan ortaklar pay (üye kayıt defteri) defteri olduğu, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunun (İstanbul Sektörel-2 Denetim Daire Başkanlığı) █████/2022 tarihli yazısı ekinde 1 adet kapalı çuval içinde davalı kooperatife ait 11 adet üye kayıt defterini mahkeme dosyasına gönderdiği, bu üye kayıt defterleri üzerinde yapılan incelemede, ortaklar pay defterlerinin (üye kayıt defterlerinin) ve sayfa sayılarının birbirini takip eder şekilde düzenli olarak tutulmadığı, ibraz edilen defterler üzerindeki inceleme sonucunda 1 nolu defterde 191, 2 nolu defterde 191, 3 nolu defterde 483, 4 nolu defterde 388, 5 nolu defterde 376 sabit bedelli üye, 6 nolu defterde 121 sabit bedelli üye, 7 nolu defterde 319, 8 nolu defterde 89, 9 nolu defterde 349 kişinin üye kaydedildiği, 2013 yılında ek tasdik ile aktif denilen 10 nolu defterde bir kısım üyelerin sabit bedelli, bir kısım üyelerin ise aidat ödemeli üye olmak üzere 383 kişi üye kaydedildiği, aktif denilen 11 nolu defterde 189 kişinin üye kaydedildiği, her bir defterde (11 adet ) üyelik sıra numarasının her seferinde 1'den başlatıldığı, en son kooperatifte aktif ortak kayıtlarının tutulduğu belirtilen 10 ve 11 nolu defterlerde bile 10 nolu defterin ... arasında üye kaydı, 11 nolu defterde ise 1-189 arasında üye kaydının yapılmış olduğu, davalı kooperatifin 10 ve 11 nolu aktif olduğu belirtilen üye kayıt defterlerinde kayıtlı ortakların hepsinin hala kooperatife üye olduğunun düşünülmesi halinde bile sabit ödemeli ve aidat ödemeli ortak olmak üzere davalı kooperatifte toplamda 382 + 188 = 570 kayıtlı üye sayısına (defter kaydı gereği) ulaşıldığı, defter kayıtlarının kanun ve ana sözleşmeye uygun olarak düzgün ve düzenli tutulmaması nedeniyle ibraz edilen üye kayıt defterlerinden sağlıklı, denetime elverişli üye sayı tespitinin yapılmasının mümkün olmadığı, incelenen tüm üye kayıt defterlerinde ortak olarak kayıt edilen üyelerin bir kısmının istifa ettiği, bir kısım üyenin yeni deftere geçtiği, bir kısım üyenin üyeliği devir ettiği, bir kısım üyenin üyeliğinin iptal edildiği yönünde notun düşüldüğü görülmüş ise de, bir kısım üyenin yeni deftere kaydının neden taşındığı, üyelik devirlerinde hangi üyenin kime devir ettiği ve devir işleminin kabulüne dair alınan yönetim kurulu kararının açık ve anlaşılır şekilde üye kayıt defterine net şekilde işlenmediği, ibraz edilen 5 nolu defter noter tarafından 376 tek sayfa olarak tasdik edilmişken aynı defterin son sayfa sayısının ise ... nolu olduğunun görüldüğü, 1163 sayılı Kanuna göre reşit olmayan ve medeni kanuna göre ehliyet sahibi olmayan kişilerin ortak kaydedilemeyeceği açıkken 8 nolu defter kaydında 89. sayfada üye olarak kayıtlı bulunan ...'in anne ve babasının rızasıyla açıklamasıyla üye kaydının yapılmasına dair işlemin 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmeye aykırı olduğu, 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşmeye göre üyelikten çıkış ya istifa ya ihraç yada devir yoluyla yapılması gerekirken , üyelik defter kayıtlarında bir kısım üye kaydedilenlerin sayfasında "..." şeklindeki açıklamanın izaha muhtaç olduğu, zira yönetim kurulunun kanun ve ana sözleşmeye aykırı olarak, mevcut olan bir üyeliği kanun ve ana sözleşmede yer almayan usul ve yöntemle iptal edemeyeceği, üye kayıt (ortaklar pay) defterlerinin, yönetim kurulu karar defterleriyle birlikte paralel şekilde birbirini teyit eder nitelikte tutulması gerekirken davalı kooperatifin █████/2013 tarihli 566 sayılı yönetim kurulu kararından da açıkça teyit edildiği üzere, sabit fiyatla konut tahsis edilen ortakların ortaklar pay defterinde kayıt edilmemesi ve hazirun cetvellerinde ortak olarak gösterilmemesi gerektiği yönünde alınan birden fazla yönetim kurulu kararının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, üye kayıt defterlerinin 1163 sayılı Kanunda tanımlanan usul, esaslara ve gerçeğe uygun olarak tutulmadığı, bu haliyle sahibi lehine delil niteliğinin bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, davalı kooperatifin sabit fiyatla konut tahsis ettiği ortaklarını ortaklar pay defterinde (üye kayıt defterinde) kayıt etmemesi ve neticesinde genel kurul hazirun cetvellerinde ortak olarak gösterilmemesine yönelik yapılan yönetim kurulu karar ve işlemlerinin tümünün 1163 sayılı Kanun ve ana sözleşme hükümlerine aykırı olduğu, zira ister normal ödemeli olsun isterse sabit bedelli olsun ortaklığa kaydedilen kişinin ortaklar pay defterine kaydedilmesi ve hazirun cetvelinde de ortak olarak gösterilmesinin yasal zorunluluk olduğu, davalı kooperatifin █████/2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunduğu üye listelerinin davaya konu genel kurul hazirun cetveli ile karşılaştırmalı incelemesinde dava konusu █████/2015 tarihli genel kurulda toplam kayıtlı üye sayısı 380 olarak bildirilirken, davalı kooperatifteki 358 üyenin ise █████/2015 tarihli genel kurul öncesinde istifa etttiği yönündeki davalı kooperatif beyanının birlikte değerlendirilmesi neticesinde davalı kooperatifte kayıtlı ortak sayısının toplam 380 + 358 = 738 olduğu sonucuna varıldığı, ancak █████/2022 tarihli raporlarında kooperatife kayıtlı toplam üye sayısının 627 kişi olduğu ve dava konusu genel kurulda alınan kararların nisap yokluğu nedeniyle (mutlak butlanla batıl) geçersiz olduğu yönündeki görüşlerinin değişmediği bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2024 tarihli ek raporda; davalı kooperatifin genel kurul toplantılarında yaptırılacak konut ile ortak sayısının tespit edilemediği, bu husus 1163 sayılı Kanunun 42. maddesine aykırı olduğu gibi bu kapsamda ortak ve konut sayısı üzerindeki denetimin sağlıklı olarak yapılmasının mümkün olmadığı, davalı kooperatifin incelenen 10 ve 11 nolu aktif olduğu belirtilen üye kayıt defterlerinde kayıtlı ortakların hepsinin hala kooperatife üye olduğunun düşünülmesi halinde bile sabit ödemeli ve aidat ödemeli ortak olmak üzere davalı kooperatifte toplamda 383 + 189 = 572 kayıtlı üye sayısına ulaşıldığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ortaklık işlemlerini 11 adet ortaklar pay defterini detaylı şekilde inceleyerek █████/2018 tarihli teftiş raporunu düzenlediği, istifa dilekçelerindeki tarihlerin defter ve kayıtlarda yer alan tarihler ile çeliştiğinin tespit edildiği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının teftiş denetim raporunda, ortaklar defterinde üye aidatı tahsilatları bölümünün boş bırakıldığı, defterlerde yer alan isimlerin üzerlerinin "istifa, yeni deftere geçti, sabit satış defterine geçti, ihraç" yazılarak çizildiği, bu defterlerin anasözleşme hükmüne ve usulüne göre tutulmadığının belirtildiği, davalı kooperatifin █████/2013 tarihli 566 sayılı yönetim kurulu kararının "Genel kurul kararı gereğince sabit fiyatla satışı yapılan kişilerden sehven ortak kayıt defterine yazılanlar var ise bunların tamamının iptaline, kooperatiften sabit fiyatla konut satın almış ve halen ödemeleri devam edenlerin kooperatif ortağı olmadıkları, sabit fiyatla satın aldıklarından hazirun cetvelinde ortak olarak yazılmamaları hususunda dikkatli olunmasını yeni oluşturulan pay defteri dışındaki diğer pay defterlerinin yürürlükten kaldırılmasına ve sabit satış defterlerinde kayıtlı tüm isimlerin iptaline" şeklinde alındığı gözetildiğinde █████/2015 tarihli genel kurul hazirun cetvelinde belirtilen 380 ortak sayısının, gerçekteki sabit fiyatlı veya normal ödemeli olan tüm ortak sayısını vermesini mümkün kılmadığı, davalı kooperatifin bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde istifa ettiğini ileri sürdüğü 94 kişinin davaya konu █████/2015 tarihli hazirun cetvelinde kayıtlı 380 ortağın içinde kayıtlı olduğu, buna göre istifa etmediklerinin tespit edilmesi karşısında istifa dilekçelerinin tek başına ortak sayısını tespit etmekte gerçek bir ölçü olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, davalı kooperatif genel kurullarınca sabit fiyatlı ortak sayısı ile normal ödemeli ortak sayısı olmak üzere toplam üye sayısı ve bağımsız bölüm sayısının tespit edilmemesi, ortaklar pay defteri kayıtlarının kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde düzenlenmediği, bu nedenle defter ve kayıtların kooperatif lehine delil olmayacağı dikkate alındığında davalı kooperatifin █████/2015 tarihli 2014 hesap yılı genel kurulunda alınan kararların mutlak butlanla batıl bulunabileceği yönündeki görüşlerinin değişmediği, bilirkişi heyeti olarak büyük gayret göstermelerine rağmen teftiş ve denetleme yetkisine haiz olmayan kurulun, kanun ve ana sözleşmeye aykırı şekilde tutulan ve kooperatif aleyhine delil teşkil eden defter ve kayıtlara dayalı olarak davalı kooperatifteki tüm ortak sayısını sağlıklı parametlerle ölçerek ve değerlendirerek denetime açık şekilde birebir tespit etmenin bilirkişilik görevini aşar nitelikte bulunduğu bildirilmiştir.Farklı bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda; davalı vekilinin 14.10.2024 tarihli dilekçesinin ekinde davalı kooperatif başkanının kaleme aldığı beyanlarında, 2009-2019 arası muhasebe kayıtlarının 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından İst. Cum. Başsavcılığı emanet memurluğuna gönderildiğini (21. ACM nin █████/2024 tarihli yazısı görülmüştür) belirterek ticari defterlerin bilgisayar arşivindeki dijital kayıtlarını USB bellek içerisinde sunulduğunun görüldüğü, söz konusu dijital kayıtlar ve bunlara ilişkin fiziki çıktılar SMMM mührü içermediğinden, doğruluğunun taraflarınca teyit edilemediği, kooperatifin yargılama dönemi içerisinde kalan hiçbir dönemde e-defter mükellefi olmadığı, defterlerin fiziki olarak tutulduğu anlaşılmakla, söz konusu dijital içerik ve çıktıların, fiziki defter kayıtları ile de tevsik edilemediği, bununla birlikte sunulan flash disk içerisindeki "açıklamalar" bölümünde yer alan "kayıtların tamamı bilgisayar arşivinden kopyalanmıştır ve aslının aynısıdır" beyanlarının takdiri mahkemeye ait olmak üzere bu aşamada sunulan kayıtlar dikkate alınarak tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, yapılan tespitlerin, davalı tarafından dava dosyasına sunulmuş detay mizan verileri ve muavin hesap ekstreleri (defter asılları ile doğrulanamamış) ile yine dava dosyasına davalı vekili tarafından sunulmuş istifa belge asılları dikkate alınarak gerçekleştirildiği, gelinen aşamaya kadar fiilen davalı kooperatif üye ve karar defterleri üzerinde yapılan incelemelerin sağlıklı sonuçlar vermediği, kooperatifin kuruluşundan bu yana tüm işlemlerin kapsamlı bir iç denetim prosedürüne tabi tutulması gerektiği ve bu denetimin bilirkişilik görevini aşar nitelikte olduğu göz önünde bulundurulduğunda, başkaca bir inceleme yöntemi de olmadığından, davalı kooperatife ait ticari defter kayıtları nezdinde yapılan inceleme ve buna bağlı tespitlerin takdirinin mahkemeye ait olduğu, davaya konu █████/2015 tarihli genel kurulda asıl üye sayısının 254 kişi, sabit fiyatlı üye sayısının 211 kişi olduğu, buna göre genel kurula çağrılması gereken üye sayısı toplamının, sunulan istifa belge asılları kapsamında, istifalar sonrası 500 nolu sermaye hesabında kalan 254 kişi + ... nolu hesapta kayıtlı sabit fiyatlı üye 211 kişi olmak üzere 465 kişi olması gerektiği, davacı ... haricindeki davacıların tamamının, ticari defterlerde ... nolu hesap altındaki sabit fiyatlı üye listesinde kayıtlı oldukları, ...'ın sadece █████/2023 tarihli dilekçe ekinde yer alan istifa belge asıllarında (█████/2013 istifa tarihi) yer aldığı, davacı ...'ın ise hem sabit fiyatlı üye listesinde hem de █████/2023 tarihli dilekçe ekinde yer alan istifa belge asıllarında (█████/2009 istifa tarihi) yer aldığı, dava konusu █████/2015 tarihli, 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan tüm genel kurul kararlarının Koop. K. md. 53 ve TTK md. 445 vd. uyarınca iptal edilmesine yönelik davacıların talebinin kabul edilebilir nitelikte olduğu, zira sabit fiyatla ortaklık statüsü verilen ortakların şirket kayıtlarında ortak hesapları altında gösterilmediği, dolayısıyla hazirun cetvelinde de tam ve uygun olarak belirtilmediği, bu durumun ilgili ortakların genel kurula katılımının da engellenmesi niteliği taşıdığı, ayrıca anılan ortakların genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak da çağrıldığının ispatlanamadığı bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan █████/2025 tarihli raporda, önceki raporlarındaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı anlaşılmıştır.Davalı kooperatifin █████/2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas sayılı dosyasında görülmüş, mahkemenin █████/2015 tarih ve ███████ Karar sayılı kararı ile "...kooperatiflerde ortaklık tesisinin yönetim kurulu kararları ile gerçekleşmekte olup, normal ortaklık dışında sabit fiyatla ortaklık tesisi de mümkün bulunduğu, ancak sabit fiyatlı ortaklık muayyen ve zaruri şartların tahakkuku halinde mümkün olan bir ortaklık olup, bu ortaklığın tesisi ancak genel kurul kararı ile mümkün bulunduğu, davalı kooperatifin genel kurul tutanakları incelendiğinde █████/2006 tarihli genel kurulda gündemin 8. maddesi ile bodrum katta elde edilecek bağımsız bölümlerin maliyetinin % 50 fazlasından az olmamak üzere satılması hususunda yönetim kuruluna yetki verildiği, bu şekildeki verilen bir yetkiye istinaden yönetim kurulu sabit fiyatlı ortak kaydetme yetkisine sahip olmayıp, ancak bodrum katlardan elde edilen bağımsız bölümlerin 3. kişilere satışını gerçekleştirebilecek ve bu satış bedeli maliyetin % 50’sinden fazla olacağı, yapılacak olan satış peşin para ile yapılması gereken bir satış olup, yönetim kurulunun bunun dışında genel kurulun verdiği yetki aşılarak vadeli satış yapamayacağı gibi sabit fiyatlı ortaklıkta tesis edemeyeceği, davacıların kooperatiften peşin para ile daire satın alan 3.kişi olarak telakki edilmeleri mümkün olan bir husus olmadığı, █████/2007 tarihli, █████/2008, █████/2009, █████/2010 tarihli genel kurullarda ne sabit fiyatlı ortaklık ne de satış konusunda yönetim kuruluna herhangi bir yetki verilmediği, █████/2011 tarihli genel kurulda gündemin 7. maddesi ile bazı parsellerdeki konutlar için maliyetlerinin bir buçuk katından az olmamak kaydı ile sabit fiyatla tahsis edilmek suretiyle daire dağıtımının kabul edilmiş bulunduğu, genel kurulda alınan bu karar dairelerin tahsisi ile ilgili olup, kooperatiflerde tahsis ancak kooperatif ortağına yapılan bir işlem olduğu, dolayısıyla genel kurulda alınan kararla kendisine tahsisi yapılan kişi sabit fiyatlı kooperatif ortağı sayılması gerekeceği, █████/2012 tarihli genel kurulda gündemin 11. maddesi ile kooperatif ortaklarının halen seçtiği bağımsız bölümlerin dışında kalan bağımsız bölümler için maliyetinin 1,5 katından az olmamak üzere sabit fiyatlı ortak alınması konusunda yönetim kuruluna yetki verildiği, mevcut üyelerin dışında sabit fiyatlı ortaklık tesisi edilmiş ve bu sabit fiyatlı ortaklara tahsisler yapıldığı, kooperatiflerde genel kurul kararı ile sabit fiyatlı ortaklık tesisi mümkün olmakla birlikte sabit fiyatlı ortaklarda birer kooperatif ortağıdırlar ve kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülükleri gibi onlarında hak ve yükümlülükleri mevcut bulunmakta olduğu, Kooperatif ortaklığının en öncelikli hakkı ise genel kurullara katılmak ve alınan kararlara etkili olmak hakkı olduğu, dolayısıyla davacılar sabit fiyatlı ortak olarak kooperatif ortağı sayılacaklar ve kooperatif ortağı olarak yapılan genel kurullara da iştirak etme hakkına sahip bulunacakları, davalı kooperatifin cevap dilekçesinde belirttiği ve kabul etmiş olduğu üzere 249 adet bağımsız bölüm kooperatif ortağı olmayan 247 kişiye sabit fiyatla satıldığı, dolayısıyla sabit fiyatla satış olarak ifade edilen bu 247 kişi aslında sabit fiyatlı kooperatif ortağı oldukları, zira 247 kişiye ait doğrudan satışla ilgili herhangi bir genel kurul kararı mevcut olmadığı, bu sebeple █████/2012 tarihinde ortaklar listesinde gösterilen 302 ortak aslında 302 + 247 = 549 ortak olması gerekecek ve kooperatifin ortaklar listesinde 549 adet ortağın mevcut olması gerekeceği, bu sebeple kooperatifin █████/2012 tarihli genel kurulunda toplantı nisabı gerçekleşmeden bir genel kurul toplantısı yapıldığı, dava konusu olan █████/2013 tarihli genel kurulda ise listede kayıtlı ortak sayısı 285 olup, bu sayıya 247 ortak ilave edildiğinde ortak sayısı 532 olduğu, toplantı nisabı da 133 olacağı, incelenen genel kurul tutağında toplantıya 192 ortak katılmış olduğundan toplantı nisabı temin edilmiş olacağı, ne var ki genel kurulda alınan kararlar oybirliği ile alındığı yazılı bulunmakta olduğu, bunun anlamı alınan kararların 192 oyla alınmış olduğu, ancak toplantıya çağrılmayan 247 ortağın toplantıya katılmaları ve olumsuz oy kullanmaları halinde alınan kararların hiçbirisi yeterli karar nisabı ile alınmış karar olmayacağı, bu sebeple toplantıya çağrılmayan üyeler alınan kararları etkileyecek miktar ve mahiyette olduklarından kararların gerekli karar nisabı ile alınmış oldukları hususu kabul edilemeyeceği..." gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, davalı kooperatifin █████/2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2017 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile "...Mahkemece, toplantı nisabı oluşmadan 30.06.2013 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmiş ise de, toplantı nisabına uyulmaması hali yok hükmünde malul olduğudur. Bu yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi sebebiyle 1 no'lu bentte yazılan "Davalı kooperatifin 30.06.2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm genel kurul kararlarının iptaline," cümlesindeki ''iptaline'' kelimesinin çıkartılarak "yoklukla malul olduğunun tespitine" şeklinde HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, düzeltilerek onanmasına..." dair karar verilmiştir.Davalı kooperatifin █████/2014 tarihli 2013 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların iptaline yönelik dava İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında görülmüş, mahkemenin █████/2016 tarih ve ████████ Karar sayılı kararı ile "...İddia, savunma, dosya içeriği deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacıların davalı kooperatiften sabit fiyatla konut satın almak suretiyle kooperatif ortağı oldukları, bu şekilde 91 kişiye konut satışının yapıldığı, iptali istenen 22.06.2014 tarihli genel kurul toplantısının 283 kayıtlı ortağın ortaklar listesinde gösterilerek yapıldığı, bu ortaklardan 115 ortağın asaleten, 13 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 128 ortağın katılımı ile kararların alındığı, Kooperatifler Kanunu'nun 45. Maddesi ve Kooperatif ana sözleşmesi hükmüne göre kooperatife kayıtlı bütün ortakların genel kurul toplantısına çağrılmalarının gerektiği, çağrılmayan ortakların kararın iptalini isteyebilecekleri, davacıların da Kooperatif ortağı sıfatı bulunduğundan dava haklarının olması gerektiği, bu durumdaki 9 kişinin ortak olarak kabulü halinde kooperatifin gerçek ortak sayısının 374 olduğu anlaşılmaktadır. Toplantı nisabı (1/4) olan 94 ortaktan fazlasının katılımı ile (128 ortak) toplantı yapılmış ve kararlar katılan ortakların oy birliği ile alınmış bulunmaktadır. Her ne kadar toplantıya katılan ortak sayısı ve toplantı için gerekli çoğunluk şeklen sağlanmış ise de, toplantı için yapılan çağrı Kooperatifler Kanunu'nun 45. Maddesi, kooperatif ana sözleşmesi ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bulunmaktadır. Bu durumda ortada usulsüz bir çağrı değil, açıkça kanuna aykırılık bulunduğu..." gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, dava konusu genel kurulu kararlarının iptaline karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile "...Somut olayda, davacılar genel kurula çağrılmadıklarını ileri sürerek genel kurul kararlarının iptali istemişler ise de 22.06.2014 tarihli genel kurulun toplantıya çağrılmayan kişilerin toplantı ve karar nisabını etkilemediği, toplantıya 128 kişinin katılıp kararların oy birliği ile alındığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçelerine istinaden kararın bozulmasına karar verilmiştir. Akabinde bozmaya uyarak yapılan yargılama neticesinde mahkemenin █████/2020 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile bozma ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verildiği, temyiz edilen kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2022 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme talebinin de aynı Dairenin █████/2023 tarih ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davalı kooperatifin █████/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararlara yönelik ileri sürülen iddialar karşısında iptal talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dava konusu genel kurulda alınan kararların iptallerini talep eden davacı tarafın, bunun dışında kararlara karşı yokluk yada butlan iddiası bulunmasa da kamu düzenini ilgilendiren bu hususların da resen gözetilerek incelenmesi gerekmiştir.Üyelik sıfatı, üyenin açacağı iptal davasının dinlenebilmesi koşuludur. Davacılar, bu sıfatını davanın kesin hüküm ile sonuçlanmasına kadar korumak zorundadır. Zira, bu husus dava koşulu olup, davacıların bu sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur ve bu yön mahkemece re'sen göz önünde bulundurulmalıdır (Yargıtay 6. HD'nin █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı). Bu nedenle öncelikle dava şartı olan davacıların, davalı kooperatifin üyesi olup olmadığı ile ayrıca Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere üyelik sıfatını etkileyecek olması sebebiyle davacı ...'ın kooperatiften istifa edip etmediği hususlarının incelenmesi gerekmiştir. Somut olayda, davalı taraf, davacı ...'ın kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini ileri sürmüştür. Ancak kooperatifte bulunmadığından bahisle istifa dilekçesinin aslı ibraz edilememiş olup Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden de istifaya ilişkin dilekçenin aslı değil sureti gönderilmiştir. Adı geçen davacı, istifa etmediğini ve böyle bir dilekçe vermediğini belirtmiş olup belge aslı sunulmadığından imza incelemesi yapılması imkanı bulunmamaktadır. Bu hale göre davalı istifaya yönelik iddiasını usulünce ispatlayamamıştır. Ayrıca kaldı ki istifa iddiasını ileri süren kooperatifin yönetim kurulunca, istifanın kabulüne ilişkin bir karar da alınmadığından üyelik hak ve yükümlülüklerinin de devam ettiğinin kabulü gerekir (Emsal; Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamı). Bu nedenlerle davacı ...'ın halen davalı kooperatif üyesi olduğunu kabul etmek gerekmiştir.Dosya kapsamından, davacılar ... ve ...'ın, kooperatif üyeliğinden ihraçlarının iptaline yönelik davalar açtığı anlaşılmıştır. Davacı ...'ın, kooperatif yönetim kurulunun █████/2015 tarih ve 743 sayılı ihracına ilişkin alınan kararının iptaline ilişkin açtığı davanın İstanbul 18. ATM'nin █████████ Esas ████████ Karar sayılı ve █████/2017 tarihli kararı ile reddedildiği, karara yönelik istinaf başvurusunun Dairemizin ████████ Esas █████████ Karar sayılı ve █████/2020 tarihli kararı ile reddedildiği, bu kararın da Yargıtay 6. HD'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı ile onandığı anlaşılmıştır. Davacı ...'ın, kooperatif yönetim kurulunun █████/2016 tarih ve 800 sayılı ihracına ilişkin alınan kararının iptaline ilişkin açtığı davanın İstanbul 5. ATM'nin ████████ Esas ███████ Karar sayılı ve █████/2017 tarihli kararı ile kabul edilerek, ihraca ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline karar verildiği, karara yönelik istinaf başvurusunun Dairemizin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ve █████/2017 tarihli kararı ile kabul edilerek kararın kaldırılması suretiyle davanın reddine karar verildiği, reddedildiği, Dairemizin bu kararının ise Yargıtay 23. HD'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ve █████/2020 tarihli kararı ile onandığı anlaşılmıştır. Açıklanan kesinleşmiş yargılama süreçleri de gözetildiğinde, davacılar ... ve ...'ın kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğinin anlaşılmasına göre artık üyelik sıfatı yargılama sırasında ortadan kalkan davacıların üyelik hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu dava bakımından aktif husumet ehliyetleri bulunmadığından adı geçen davacılar yönünden davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmemesi yerinde olmamıştır.Davacıların aktif husumet ehliyetine ilişkin yapılan bu açıklamalardan sonra diğer iddiaların incelenmesine geçilmiştir."...Kooperatif genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar; yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu öğreti ve yargı kararlarında kabul edilmektedir..." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açması gerekmektedir. Somut olayda, toplantı tutanağında yalnız davacı ...'nun muhalefet şerhi olup ayrıca bu ve diğer davacıların da içinde olduğu 68 kişi, toplantıya çağrılmadıklarını belirterek muhalefet şerhi olarak toplantıya katılmadıklarını ve alınan kararlara muhalif kaldıklarını bildirmiş ve divan başkanlığına bir dilekçe vermişlerdir.Davacı taraf, hazirun listesinde belirtilen üye sayısının gerçeği yansıtmadığını ve genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin kimine çağrı yapılmadığını ileri sürdüğüne göre, öncelikle davalı kooperatifin üye sayısının tespiti ile bunun sonucuna göre tüm üyelere usulüne uygun şekilde çağrı yapılıp yapılmadığı, çağrı yapılmayan ve gelmeyen üyelerin toplantı ve karar nisabını etkileyip etkilemediği hususlarının incelenmesi gerekmiştir. Zira genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa, bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir (Yargıtay 6 HD'nin █████████ E. █████████ K. sayılı ilamı). Davalı kooperatif tasfiye halinde olduğundan, 1163 sayılı Kanunun 81/4 maddesi uyarınca, anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir. Davalı kooperatifin anasözleşmesinin 87. maddesinin 9. bendinde ise (aynı kooperatife karşı açılan ve Dairemizden geçen diğer dosyalardan da bilindiği üzere), gayrimenkul satışının görüşüleceği toplantılar hariç olmak üzere, tasfiye süresince yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabının aranmayacağı kararlaştırılmıştır. Toplantı ve karar nisaplarına yönelik hükümler emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, yok hükmündedir ve baştan beri hüküm ifade etmezler.Dairemizin kaldırma kararı ile, davalı kooperatifin sabit fiyatlı ortak olarak kabul ettiği ortakların genel kurul hazirun listesine alınmadıklarının açık olduğu ve bu kişilerin kooperatiften istifa ettikleri yada ihraç edildiklerine ilişkin herhangi bir kayıtta sunulmadığı belirtilmiş ve bu hususta yeterli araştırma yapılmadığından bahisle kooperatif ortak sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi amacıyla ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmış olup akabinde mahkemece iki farklı bilirkişi heyetinden kooperatifin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak rapor alındığı görülmüştür.Somut olayda, düzenlenen bilirkişi raporlarında yapılan ayrıntılı inceleme ve tespitler dikkate alındığında, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından (İstanbul Sektörel-2 Denetim Daire Başkanlığı) mahkemeye gönderilen davalı kooperatife ait 11 adet üye kayıt defteri ile muhasebesel kayıtların usul ve yasaya uygun tutulmadığı, bu anlamda kooperatife ait defter, kayıt ve belgelerin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davalı kooperatiften sabit fiyatla konut satın almak suretiyle üye olarak kabul edilen kooperatif üyeleri bulunduğu halde bunların genel kurul hazirun listesine alınmadığı, buna göre davalı kooperatifin sabit fiyatlı ve normal ödemeli olmak üzere toplam ortak sayısının tespit edilmesinin de mümkün olmadığı, mahkemenin ara kararı ile, bir önceki yıla ilişkin genel kurulda üye sayısının kesinleşen mahkeme kararı ile 374 olarak tespit edildiğinden yola çıkılarak dava konusu genel kurul tarihinde üye sayısı tespit edilmeye çalışılmış ise de, bu yönde bir tespitin de yapılamadığı, kaldı ki ara karar tarihinden kısa süre bir sonra kooperatif yönetim kurulu kararı ile dava ile ilgisi olabilecek belgelerin de imhasına karar verildiği, dosya kapsamında bulunan müfettiş raporlarının da, üye sayısının hazirun cetvelinde gösterildiğinden daha yüksek olduğu konusunda kanaat uyandırdığı dikkate alındığında kooperatif ortak sayısının tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi mümkün olmadığından bu durumun karar nisabına etkisinin olup olmadığının tespiti de mümkün değildir. Münhasıran kooperatifin kendi hakimiyet alanında bulunan defter, kayıt ve belgelerle ispatı sağlanabilecek olan bu hususların davacı tarafından ispat edilmesi beklenemez. Mevcut durum ve şartlarda davalı taraf defter, kayıt ve belgelerini usul ve yasaya uygun tutmayarak ispat yükünü yerine getiremediğinden aynı zamanda nisaba yönelik bir değerlendirme yapılmasına da engel olmuştur. O halde davalı kooperatifin tasfiye halinde olması sebebiyle genel kurul toplantısı bakımından bir nisap aranmaz ise de, kararların oy çokluğu ile alınması gerektiği gözetildiğinde karar nisabının sağlandığı ispat edilemediğinden alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca mahkemece de neticede bu sonuca varılmış ise de, tasfiye halinde olan kooperatiflerde toplantı nisabı aranmadığından toplantı nisabının sağlandığının ispat edilemediğine dayalı bu sonuca varılması yerinde olmamıştır.Öte yandan, davacılar ... ve ... vekili aynı zamanda müvekkili ... yönünden de davadan feragat dilekçesi sunmuş ise de, ...'ün dava dilekçesinde adı geçmediği, UYAP'ta kayıtlı taraflar arasında bulunmadığı, ayrıca gerekçeli karar başlığında da gösterilmediği anlaşılmakla davada taraf olmayan adı geçen hakkında hüküm tesis edilmesi de isabetli olmamıştır.Ayrıca kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kooperatif lehine olmak üzere, davasından feragat eden ve davasını geri alan davacılar aleyhine vekalet ücreti yönünden mahkemece bir hüküm tesis edilmediği, bu hususun ise davalı kooperatif tarafından istinaf edilmediği anlaşılmakla bahsi geçen davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilirken davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; davacı (müteveffa) ...'ın davasını geri alması ve davalının bu geri almayı kabul etmesi nedeniyle adı geçen davacının mirasçıları yönünden davanın açılmamış sayılmasına; davacılar ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine; diğer davacılar yönünden açılan davanın kabulü ile, davalı kooperatifin █████/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas, ███████ Karar sayılı ve █████/2026 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,b)Davacı (müteveffa) ... mirasçıları yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,c)Davacılar ... ve ... yönünden davanın aktif husumet yokluğundan REDDİNE,d)Diğer davacılar yönünden açılan davanın KABULÜ İLE, davalı kooperatifin █████/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE,e)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 55,40 TL harcın mahsubu ile tahsili gereken bakiye 676,60 TL harcın davalı tarafından ilk derece mahkemesi kararından sonra yatırılmış olması sebebiyle başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,f)Davacı tarafça yatırılan 55,40 TL peşin harç ve 27,70 TL başvurma harcı ile yapılan 81.600,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 81.683,10 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,g)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,h)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Davalı tarafından yatırılan 2.734,00 TL istinaf harçları ile 2.245,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.979,00 TL'nin davacılar ... ve ...'dan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026