Boşanma davasında, kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının az bulunması ve yoksulluk nafakası artış oranının belirtilmemesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, karşılıklı boşanma davasında, bölge adliye mahkemesince kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarını yetersiz bularak ve yoksulluk nafakası artış oranı talebi hakkında hüküm kurulmamasını hatalı görerek, bölge adliye mahkemesi kararını bu iki hususta bozmuş; davacı-davalı erkeğin tüm temyiz itirazları ile davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazlarını reddederek, kararın bozma kapsamı dışında kalan diğer bölümlerini onamıştır.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 11. Aile MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise duruşma istemli olarak zinaya dayalı davanın reddi, tazminat ve nafaka miktarları ile nafaka artış oranının belirtilmemesi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... ve vekilleri gelmedi. Davacı-davalı vekili Avukat ...'ın mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davacı-davalı vekilinin mazeretinin reddine karar verildi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, kadın yararına hükmolunan maddî ve manevî tazminat miktarı azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci madde hükümleri nazara alınarak, daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.3.Davalı-davacı kadın birleşen dava dilekçesinde nafakalar yönünden artış talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince de kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiştir. Kararın her iki taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine davalı-davacı kadının Bölge Adliye Mahkemesince yoksulluk nafakası miktarına yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek aylık 8.000,00 TL yoksulluk nafakasının aylık 10.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verilmiştir. Ne var ki, yeniden esas hakkında hüküm tesisi edilirken davalı-davacı kadının artış oranı talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden de bozulmasına karar verilmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarları ile yoksulluk nafakası artış oranı yönünden BOZULMASINA, Davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadının diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı-davalı ...'dan alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı-davacı ... 'e verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine,Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.