Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, bono tahrifatı ve teminat senedi iddialarıyla icra takibine itirazın incelenmesi.
Özet: Davacı, davalının haksız icra takibine konu ettiği 100.000 TLlik bononun, aslında müteahhitlik döneminde verilen ve üzerinde tahrifat yapılarak 10.000 TLden 100.000 TLye çıkarılan bir teminat senedi olduğunu, bu nedenle takibin iptali ve borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyetli davalıdan tazminat talep ederken; davalı ise senedin üzerinde teminat ibaresi bulunmadığını, koşulsuz bir kambiyo senedi olduğunu, tahrifat iddialarının mesnetsiz olduğunu ve yeni bir bilirkişi raporu alınmasını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21.06.2018
KARAR TARİHİ : 11.11.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin 2010-2015 seneleri arasında müteahhitlik yaptığını, 2015 senesinden sonra ve halen ... çalışmasına devam ettiğini, müvekkilinin müteahhitlik yaptığı dönemde ... Emlak sahibi ... ve ... sahibi ... ile çeşitli konut satış sözleşmeleri imzaladığını ve imzalamış olduğu sözleşmelerde yer alan cayma bedellerine ilişkin olarak da teminat senetleri verildiğini, benzer mahiyetteki örnek sözleşmeler ve sonradan ödenerek alınan teminat senetlerinde de görüleceği üzere 100.000,00-TL'lik bir konut satışında 5.000,00-TL ile 10.000,00-TL arasında teminat senedi verildiğini, davalının bir şekilde teminat senedi olan bonoyu eline geçirdiğini ve ... sayılı dosya numarasıyla 100.000,00-TL bono karşılığı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ödeme emrini tebellüğ eden müvekkilinin süresinde icra takibinin iptali ve tedbiren durdurulması için ...Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, müvekkilinin ayrıca ... Hz. No'lu dosyasıyla, resmi evrakta sahtecilik ve bedelsiz senedi tahsile koymak suçlamasıyla şikayetçi olduğunu, ... Esas sayılı dosyası üzerinden görülen davada takibe konu senet üzerinde mahkemece tahrifat incelemesi yaptırıldığını ve bu bağlamda alınan 21.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda 10.000,00-TL meblağ rakamına "0" eklenerek, meblağın 100.000,00-TL yapıldığının ve yine boş bırakılmış yazı ile değer gösteren haneye de yüzbin bira yazılmış olduğunun, bu suretle de senedin tahrifen mevcut duruma getirilmiş olduğunun tespit edildiğini ve sonucunda ... Mahkemesi'nin 06.06.2018 tarihli duruşmasında "borca itirazın kabulüne, ... sayılı dosyasında icra takibinin asıl alacağın 90.000 TL'lik kısma ve bu miktara bağlı ferileri yönünden durdurulmasına" karar verildiğini, diğer taraftan takibe konu edilen bononun düzenleme tarihinin 12.12.2016 olarak sonradan yazıldığını ve ödeme gününün de 20.01.2017 olarak sonradan yazıldığını, müvekkilinin bu dönemde de devlet memuru olduğunu ve aldığı maaş da nazara alınarak bir aylığına böyle bir borç almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takibe konu edilen bono herşeyden önce teminat senedi olduğunu, bahsedildiği üzere müvekkilinin teminat senedini de konut satış emlak sahibi ... ve ... sahibi ... isimli şahsa verildiğini, takibe konu bononun kambiyo senedi vasfında olmadığını, kaldı ki bono üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tahrifatın olduğunun sabit olduğunu belirterek, ... sayılı icra dosyasına konu 12.12.2016 tanzim tarihli 20.01.2017 vade tarihli senedin teminat senedi olduğunun tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, kötüniyetle hareket ederek müvekkilinin ekonomik, sosyal ve psikolojik hayatına onarılmaz zarar veren davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin teminat senedi olmadığını, senedin metninde senedin teminat senedi olduğunu gösterecek hiç bir ibare bulunmadığını, son hamil olan müvekkili açısından davacının bu iddiasının geçerli olmadığını ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacı her ne kadar takibe konu senedin teminat senedi olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiaları kabul etmemekle birlikte icra takibine konu bononun davalı müvekkiline tüm unsurlarını ihtiva eden kayıtsız ve şartsız borç ikrarı içeren bir kambiyo senedi olarak verilmiş olduğunu, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına göre senedin üzerinde teminat ibaresinin yazılı olmasının bile teminat senedi sayılması için yeterli görülmediğini, neyin teminatı olduğunun ayrıca ve açıkça yazılması gerektiğini, davacının dilekçesinde bahsettiği sözleşmeler ve emlak işi ile ilgili mesnetsiz iddialarına gelindiğinde ise davacı tarafın taraf takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna ilişkin dayanaksız iddiasını ve bu gerekçeden doğan haksız borcu olmadığına ilişkin iddialarını iyiniyetli hamil konumundaki müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının söz konusu senette tahrifat yapıldığı iddialarını kabul etmediklerini, sözkonusu senet metni üzerinden İcra Hukuk Mahkemesince alınmış ve taraflarınca itiraz edilmiş raporun, senet metninde tahrifat olduğunun kanıtı olmadığını, bu nedenle davaya konu senet hakkında konusunda uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini, ... Dairesinin ... sayılı ve 13.04.2018 tarihli ilamının "tek başına senetteki bir harf ya da rakamın farklı kalemle yazılmış olması tahrifat yapıldığına karine teşkil etmeyeceğini, mahkemece bu durumda tahrifat olduğu iddia edilen rakamın keşidecisi tarafından yazılıp yazılmadığının işin ehli olan uzman bilirkişiler aracılığıyla tespiti gerekirken, hatalı değerlendirme sonucunda ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerektiği" yönünde olduğunu, Yargıtay ilamında da belirtildiği gibi bir harf ve rakamın farklı kalemle yazılmasının dahi tahrifat olduğuna karine teşkil etmeyeceğini, bu haliyle yazılan rakam ve ibarenin bir mutabakat sonucu eklenmesi de mümkün olduğu gibi keşide esnasında veya sonrasında keşidecinin kendisi tarafından yazılmış olmasının da mümkün olduğunu belirterek öncelikle dava konusu senet hakkında konusunda uzman bilirkişi heyetinden senette tahrifat olup olmadığına dair rapor alınmasını, nihai olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı aleyhine icra takibine konu edilen senet üzerinde tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, ...sayılı takip dosyası, ... Esas sayılı dava dosyası, ... sayılı soruşturma dosyası, ...Esas sayılı dava dosyası suretleri celp edilmiş, davacının imza örnekleri dosya kapsamına alınmış, dosya kapsamı itibariyle uyuşmazlığın çözümünün mahkememizce yaptırılacak teknik incelemeyi gerektirmediği görüldüğünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır.
... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davalı tarafından davacı ile dava dışı ... aleyhine 28.09.2017 tarihinde, 12.12.2016 tanzim, 20.01.2017 vade tarihli, 100.000,00-TL miktarlı, keşidecisinin davacı, lehtarının dava dışı ... olup onun tarafından davalıya ciro edilen bonoya dayalı olarak 100.000,00-TL asıl alacak, 6.704,79-TL işlemiş faiz, 300,00-TL komisyon olmak üzere toplam 107.004,79-TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, icra takibi hakkında ... Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde verilen 06.06.2018 tarih ve ████████ Karar sayılı karar ile takibin asıl alacağın 90.000,00-TL'lik kısmı ve bu kısma isabet eden ferileri yönünden durdurulmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçerek 22.02.2021 tarihinde kesinleştiği ve bu doğrultuda icra takibinin yapılan 10.700,48-TL haricen tahsilat üzerine 16.12.2021 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce bekletici mesele yapılan ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda verilen 20.03.2024 tarih ve ... sayılı kararda özetle; "...27.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda; 1-İnceleme konusu senedin ilk tanzimi esnasında borçlu hanesinde bulunan “... ...” yazıları ve rakamla değer gösterilen hanesinde bulunan “#10.000#” rakamlarının yazıldığı ve borçlu imzalarının atıldığı, bilahare farklı mürekkepli kalemle rakamla değer gösterilen hanesinde ayırma noktasının sol tarafıma binler basamağını oluşturacak şekilde “0” rakamının tahrifen eklenip, alacaklı hanesi dışındaki diğer bölümlerin yazıldığı ve nihayetinde diğer mürekkepli kalemlerden farklı üçüncü bir mürekkepli kalemle alacaklı hanesine “...” yazılarının yazılarak, inceleme konusu senedin üç farklı mürekkepli kalemle mevcut hale getirildiği, 2-Tetkike konu senet üzerindeki borçlu ve ciranta imzalardan; a) Tetkike konu senedin ön yüzünde ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının, ... elinden çıktığı, b) Tetkike konu senedin arka yüzünde ... adına atılı bulunan ciranta imzanın, ... elinden çıktığı, c) Tetkike konu senedin arka yüzünde ... adına atılı bulunan ciranta imzanın ... elinden çıktığı, 3-Tetkike konu senet üzerinde bulunan yazılardan; a) Tetkike konu senedin ön yüzünde alacaklı hanesinde ve senedin arka yüzünde bulunan “...” yazılarının, ... elinden çıktığı, b)Tetkike konu senedin arka yüzünde bulunan “...” isim yazısının, ... elinden çıktığı, c) Tetkike konu senet üzerinde bulunan diğer yazıların mevcut mukayeşe yazılarına kıyasen ..., ... ve ... elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik bulgular tespit edilemediği, 4- İnceleme konusu senedin, aldatma (iğfal) kabiliyetini haiz olduğu, ... Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda sanıkların aşamalardaki savunmaları, katılanın aşamalardaki beyanı, bilirkişi raporu, ...esas sayılı icra dosyası ve tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde mahkemece kabul edilen oluş ve kanaate göre;
27.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre, sanık ...'nin eyleminin alacaklı hanesine kendi isminin yazılması ve adına ciranta imzasını atmak olduğu, yine senedin arka yüzünde sanık ... adına atılı bulunan ciranta imzanın ... elinden çıktığı anlaşıldığı, sanıkların alınan savunmalarında söz konusu senedin hangi ticari ilişki kapsamında ellerine geçtiğini inandırıcı şekilde ortaya koyamadıklarından sanıkların savunmalarına itibar edilmediği, sanıkların bu hali ile sanıkların külliyen sahte olarak üretilen çeki sahteliğini bilerek ... Dairesinde takibe koymaları eylemleri katılan ...’ın zararına yol açarak menfaat temin etmek suretiyle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği sabit görülmüştür. ..." yönünde hüküm tesis edildiği ve kararın davalı hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçları bakımından verilen hüküm yönünden 03.06.2024 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, aynı şekilde diğer sanık lehdar ... yönünden verilen hükmün ise, ... Dairesi'nin 17.09.2025 tarih ve ... sayılı ilamı ile, dolandırıcılık suçu bakımından haksız menfaat temin edilip edilmediğinin açıkça belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verildiği, resmi belgede sahtecilik suçundan tazmini gereken bir zararın bulunmadığı gözetilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair aynı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği gerekçeleriyle kaldırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı özetle; dava ve takibe konu bononun dava dışı üçüncü kişilerle yapılan konut satış sözleşmeleri kapsamında ilgili üçüncü kişilere teminat olarak verilen bonolardan olduğunu, ancak ilgili bononun davalı tarafından ele geçirildiğini, 10.000,00-TL olan bedel kısmının tahrif edilerek 100.000,00-TL değiştirildiğini, bonoda boş olan yazı kısmının yüzbin olarak doldurulduğunu, tanzim ve ödeme tarihlerinin de sonradan doldurulduğunu, bu şekilde bononun tahrifat yapılarak oluşturulduğunu, kambiyo vasfında olmadığını iddia etmiş, davalı ise özetle, davacı tarafından ileri sürülen hususların müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini ve gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Kural olarak, kambiyo senedi ile borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle mükelleftir (Emsal: ....'nin █████/2020 tarih ve ...sayılı ilamı). Bononun teminat senedi olduğunun bono metninden anlaşılmadığı hallerde, bononun teminat senedi olarak verildiği iddiası kişisel defi olup kişisel defiler de ancak temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir (Emsal: Yargıtay HGK'nın 15.09.2020 tarih ve ... sayılı ilamı). Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile öğretide de kabul edildiği üzere, bir bölümü boş olan bono da geçerli olup, açık bonoyu doldurma yetkisi, tamamlamayı olduğu gibi bu yetkiyi diğer hamillere geçirme salahiyetini dahi içerir (...). Dolayısıyla boş olarak verilen bononun doldurulması tahrifat olarak kabul edilemez ise de; bedel kısmı doldurulmuş olarak verilen bononun bedel kısmında tahrifat yapıldığı kanıtlanır ise, tahrifat öncesindeki bono miktarı geçerli olur.
Yine Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine dair ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Bu hususta: Yargıtay HGK.'nın 11.10.1989 tarih ve ... sayılı; 27.04.2011 tarih ve ... sayılı ilamları). Bu kural ve ilkeler, diğer hususlarda olduğu gibi eldeki davada uyuşmazlık konu olan tahrifat olgusuna yönelik olarak yapılacak inceleme için de geçerli olduğu açıktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; uyuşmazlık konusu bononun teminat senedi olduğuna dair bono metninde usulüne uygun bir kayıt bulunmamakta olup davacı tarafından da bononun teminat senedi olduğu ve bu hususun davalı tarafından bilindiği ve bilinmesi gerektiği olguları kanıtlanmamıştır. Bununla birlikte mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar verilen ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda eldeki davaya konu bononun "10.000,00-TL" olan bedel kısmının "100.000,00-TL" olarak tahrif edildiği, yapılan bu eklemenin keşideci ...'ın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgu bulunmadığı olguları tespit edilmiş olup buna göre verilen mahkumiyet hükmü, yukarıda belirtildiği üzere davalı ... yönünden 03.06.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Diğer sanık dava dışı lehdar ... yönünden verilen hüküm ise, ... Dairesi'nin 17.09.2025 tarih ve ...sayılı ilamı ile kaldırılmış ise de, kaldırma ilamının yukarıda belirtilen içeriği itibariyle ceza mahkemesince adı geçen sanık yönünden yapılacak yargılamanın tahrifat olgusu bakımından tespit edilen maddi vakıayı değiştirir mahiyette olmadığı anlaşıldığından eldeki dava bakımından yargılamaya yenilik katmayacağı görülmekle kesinleşmesinin beklenilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, yapılan ceza yargılaması neticesinde davaya konu bononun bedel kısmında tahrifat yapıldığına dair maddi vakıa kesinleşmiş olmakla, buna uygun olarak mahkememizce, niza konusu bononun 10.000,00-TL bedelli olarak geçerli olduğunun kabulü gerekmiştir. Bu itibarla, davacının 12.12.2016 tanzim tarihli, 20.01.2017 vade tarihli, 100.000,00-TL miktarlı bonoya dayalı başlatılan ... Dairesi’nin (....) ...sayılı icra takibi nedeniyle 90.000,00-TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespiti gerekmiştir. Takipte talep edilen feriler bakımından ise, 10.000,00-TL miktarlı bono bedeli üzerinden 20.01.2017 vade tarihi ile 28.09.2017 takip tarihi arasında geçerli %9,75 avans faizi oranına göre mahkememizce resen yapılan hesaplamada 670,48-TL işlemiş faiz talep edilebileceği; binde 3 komisyon ücretinin ise 30,00-TL olduğu görülmekle davacının takipte talep edilen 6.034,31-TL işlemiş faiz, 270,00-TL komisyon ücreti yönünden de borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan bu tespitler neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davaya konu edilen bu miktarları aşan kısım ile mahkememizin yetkisinde olmayan takibin iptali veya durdurulması talepleri bakımından ise fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davacının kötüniyet tazminatı talebi bakımından ise; İİK'nın 72/5. maddesi, "Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." hükmünü haiz olup somut olayda, senedin bedel kısmına eklenen "0" yazısının ilk bakışta anlaşılabildiği, bu kısma ilişkin olarak keşidecinin bir parafının olmadığı (HMK md. 207), tahrifat olgusunun davalı tarafından bilinebilir mahiyette olduğu, buna rağmen senedi takibe koyan davalının kötüniyetli olduğunun kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla, haksızlığı anlaşılan miktarın %20'si üzerinden hesaplanan 19.206,86-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davacının 12.12.2016 tanzim tarihli, 20.01.2017 vade tarihli, 100.000,00-TL miktarlı bonoya dayalı başlatılan ... Dairesi’nin (...) sayılı icra takibi nedeniyle 90.000,00-TL asıl alacak, 6.034,31-TL işlemiş faiz, 270,00-TL komisyon ücreti olmak üzere toplam 96.304,31-TL borçlu olmadığının tespitine,
2-Fazlaya dair istemin reddine,
3-İİK md. 72/5 gereğince 19.206,86-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Alınması gereken 6.578,54-TL harçtan peşin alınan 1.827,38-TL harcın düşümü ile eksik kalan 4.751,16-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 170,78-TL peşin harcı, 35,90-TL başvurma harcı ve 1.656,60-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.863,28-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT gereğince belirlenen 10.700,48-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 139,00-TL tebligat ve 589,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 728,00-TL'nin kabul ve redde göre hesaplanan 524,21-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı tarafından yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
10-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde gider avansının iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11.11.2025
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Hakim ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!