Adana Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki kamu iktisadi teşebbüsünün işçilik alacaklarından sorumluluğu, muvazaa ve işveren-alt işveren ilişkisi uyuşmazlığının giderilmesi.
Özet: Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talebi, Deniz İş Kanununa tabi bir kamu iktisadi teşebbüsü olan BOTAŞın işçilik alacaklarından sorumluluğu konusundaki farklı kararları ele almaktadır; bir daire muvazaa ve işçi temini nedeniyle BOTAŞı sorumlu görürken, diğer daire muvazaa iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle sorumluluk olmadığına hükmetmiştir; bu bağlamda, 854 sayılı Kanunun 4857 sayılı İş Kanunundaki asıl işveren-alt işveren ilişkisi hükümlerini doğrudan uygulamaya elverişli olmadığını, hizmet alım sözleşmelerinin kendiliğinden müteselsil sorumluluk doğurmadığını, ancak her somut olayda Türk Borçlar Kanunu kapsamında muvazaa denetiminin yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)I. BAŞVURU Başvurucu vekili dilekçesinde; müvekkili Kuruluşun açılan çeşitli davalardaki işçilik alacaklarından sorumluluğu hususunda yapılan değerlendirmelerde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 08.01.2025 tarihli ve █████████ Esas, 2025/3 Karar sayılı kararıyla Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı arasında çelişki bulunduğunu belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 24.12.2025 tarihli ve ███████ Karar sayılı kararı ile; Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu belirtilerek 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 35/3 hükmü uyarınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar verilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLARA. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 08.01.2025 Tarihli ve █████████ Esas, 2025/3 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında yapılan sözleşmelerde bir işin ve hizmetin bir bölümünün verilmediği, özellikle teknik şartnamedeki hükümler dikkate alındığında muvazaanın varlığının sübut bulduğu, sözleşmelerin gemiadamının çalıştırılmasına ve işçi teminine yönelik olduğu, işçi teminine yönelik hukukumuzda açık düzenleme bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece davalı ... Boru Hatları ile ... ...'nin (...) diğer davalı ile birlikte hükmedilen alacaklardan sorumlu tutulmasının doğru olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 Tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar Sayılı KararıBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gemiadamı davacının yaptığı iş nazara alındığında; ...'ın anılan tesiste yürüttüğü faaliyetin asli işin parçası olmadığı, sonuç itibarıyla gemiadamı davacının yaptığı işin asıl iş değil yardımcı iş olduğu hususu benzer mahiyette verilen kararlar neticesinde değerlendirilmiş, yine emsal kararlara atıfta bulunularak davalı ...'ın personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğu, ileri sürülen muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, bu nedenle davalı ...'ın işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış, ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı yönünde kesin olmak üzere hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Uyuşmazlık, açılan davalarda ...'ın sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu kararlar yönünden muvazaa değerlendirmesi, bir kamu iktisadi teşebbüsü olan ...'ın kendine özgü yapısıyla birlikte yapılmalıdır.Öncelikle belirtmek gerekir ki 854 sayılı ... İş Kanunu'nda (854 sayılı Kanun) asıl işveren-alt işveren ilişkisine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. 854 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) arasında özel kanun genel kanun ilişkisi de mevcut olmadığından, bu kanundaki boşluğun 4857 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle doldurulması mümkün değildir. Aynı şekilde, genel kanun niteliğindeki 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (6098 sayılı Kanun) da asıl işveren-alt işveren ilişkisini düzenleyen bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle davalı ... ile hizmet alım sözleşmesi yaptığı dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi anlamında asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Söz konusu hukuki ilişkinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 62/1-(e) hükmüne dayanılarak gerçekleştirilmiş olması da bu sonucu değiştirmez.Nitekim Dairemizin 26.11.2020 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmış; 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen asıl işveren alt işveren ilişkisinin 854 sayılı Kanun kapsamındaki iş ilişkilerine uygulanamayacağı, bu nedenle gemiadamının işvereni ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan gerçek veya tüzel kişinin sırf bu sözleşme sebebiyle gemiadamının işçilik alacaklarından kanunen müteselsilen sorumlu tutulamayacağı kabul edilmiştir.Bununla birlikte anılan kararda, 6098 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca muvazaa denetiminin her somut olay bakımından ayrıca yapılması gerektiği de vurgulanmıştır. Buna göre 854 sayılı Kanun kapsamındaki bir iş ilişkisinde hizmet alım sözleşmesi görünüşte kurulmuş olmakla birlikte gerçekte böyle bir hizmet alım amacı bulunmuyorsa, tarafların gerçek iradeleri esas alınacaktır. Bu durumda muvazaanın varlığının tespiti hâlinde gemiadamı, işçilik alacaklarını görünürdeki işverenin yanı sıra gerçek işverenden de talep edebilecektir. Yapılması gereken bir diğer değerlendirme, değerlendirilen hizmet alım sözleşmelerinin kapsamına ve uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararında, yapılan sözleşmelerin gerçekte işçi teminine yönelik olduğu gerekçesiyle muvazaanın kabul edilmiş olmasına ilişkindir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu dava dosyaları incelendiğinde, "... Vasıtaları İşletmeciliği ve ..." hizmet alımı kapsamında çalıştırılan davacıların yerine getirdiği işlerin tesiste yürütülen boşaltma, depolama, gazlaştırma ve geri yükleme faaliyetleri kapsamında bulunmadığı; hammadde yüklü gemilerin yanaştırılması ve uzaklaştırılmasına ilişkin hizmetlerin de ...'ın yürüttüğü faaliyetin asli unsurunu oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacıların yaptığı işlerin asıl iş kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) maddesinde 01.02.2018 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonrasında da, aynı Kanun'un 2. maddesi kapsamında kam u iktisadi teşebbüsü niteliğinde bulunan davalı ...'ın personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesi de mümkündür. Bu kapsamda, dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı ... ile davacıların bünyesinde istihdam edildiği dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu da kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı ...'ın davacıların işçilik alacaklarından sorumlu tutulması mümkün değildir.Yapılan açıklamalara göre başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. V. KARAR 1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu tarafından iletilen, açılan davalarda işçilik alacaklarından ...'ın sorumlu olup olmadığına ilişkin uyuşmazlığın; davalı ...'ın, 4734 sayılı Kanun'un 62/1-(e) hükmüne göre personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı yapabilmesinin mümkün olduğuna, dosya davacılarının yaptığı işin asıl iş niteliğinde olmadığına, ileri sürülen muvazaa iddiasının kanıtlanamadığına ve davalı ... ile davacının bünyesinde istihdam edildiği dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı bir ilişki olmadığına dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 08.05.2025 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı doğrultusunda giderilmesine; 2. Dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine, 3. Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.