Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin, kanalizasyon inşaatı sözleşmesinin idarece tek taraflı feshi sonrası alacak ve teminat mektubu iadesi talepli itirazın iptali davasına ilişkin kararı.
Özet: Dava, kanalizasyon inşaatı sözleşmesinin davacı yüklenicinin iradesi dışında haksız ve tek yanlı feshedildiğini iddia eden davacının, yapılan iş bedeli, kalan işten elde edeceği kar ve teminat mektubunun iadesi talebiyle açtığı itirazın iptali ve alacak davasıdır; davalı idare ise sözleşmenin değişen yasal mevzuat ve koşullar doğrultusunda, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve ilgili Kanun maddeleri uyarınca hukuka uygun şekilde tasfiye edildiğini ve davacının tasfiye tutanaklarını itirazsız imzaladığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın iptali DAVA TARİHİ : █████/2016KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Asıl dava alacak, birleşen dava itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... kanalizasyon inşaatının ... davalıya ihale edilerek 23.12.2013 tarihinde sözleşmeye bağlandığını, yapım süresi 150 gün olan 06.01.2014 tarihinde yer teslimi yapılarak iş programına göre 05.06.2014'te bitirilmesi planlanan işte yaklaşık %24 oranında gerçekleşme sağlandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığını, sözleşmenin imzalanmasından sonra ...tarafından davacıya gönderilen 17.04.2014 tarihli yazıyla mevcut kanalizasyon şebekesi ihtiyaca cevap verdiğinden imalatın durdurulmasının talep edildiği bildirilerek çalışmaların mevcut haliyle durdurulması talimatı verildiğini, 05.08.2015 tarihli yazıyla da herhangi bir imalat yapılmaması talimatı verildiğini, davalı idarenin 02.12.2015 tarihli yazısında işin tasfiye adı altında feshedildiğinin öğrenildiğini, akabinde ... tarafından 21.01.2016 tarihli yazıyla davacının tasfiyeye ve tasfiye hakedişi yapılmaya zorlandığını, taraflar arasında sözleşmenin sonlandırılması konusunda bir irade uyuşmazı veya bir ifa imkansızlığı olmadığı için iradi ve zorunlu tasfiyeden bahsedilemeyeceğini, sözleşmenin idare tarafından tek yanlı feshedildiğini, .... Noterliğinin 30.06.2016 gün ... yev nolu ihtarnamesi davalıya gönderilerek haksız fesih nedeniyle oluşan zararların ödenmesi ve kesin teminat mektubunun iadesinin talep edildiğini, davalı idare tarafından .... Noterliğinin 03.08.2016 gün ... yev nolu cevabi ihtarnamesinde sözleşmenin 27 Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/9 maddesi ve 4735 sayılı kanunun 23. maddesi gereğince 30.11.2015 tarihli makam oluru ile tasfiye edildiğini, tasfiye kesin hesabı neticesinde borç alacak hususunun belirleneceğinin bildirildiğini belirterek fesih kesin hesabının çıkartılarak fesih tarihine kadar sözleşme kapsamında davacının yaptığı işler bedeli ile kalan işten elde edeceği kar miktarına mahsuben şimdilik 10.000,00 TL' nin davalı idarenin haksız fesih tarihinden olmadığı takdirde ihtarla temerrüde düştüğü 08.07.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline, sözleşme uyarınca davalıya verilen ... Şubesinden verilme 20.12.2013 tarih ve ... nolu teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... yapım işinin davacıya ihale edildiğini ve 23.12.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, 06.01.2014'de yer teslimi yapıldığını, 17.04.2014 tarihli 4 nolu hakediş itibari ile %23,88 oranında gerçekleşme sağlandığını, 6630 sayılı kanun gereği yürütme işleri ... devredildiğinde ... isteği doğrultusunda alınan ...'nin 02.10.2015 tarihli yönetim kurulu kararında ... mevcut kanalizasyon tesisinin yeterli olduğuna ilişkin 06.05.2014 tarihli belediye meclisi kararı neticesi yeni çalışma yapılmaması yüklenici ile yapılan sözleşmeye esas işlerin ... Kamu İhale Mevzuatı esaslarında yürütülmesine karar verildiğini, söz konusu yapım işinin sonlandırılmasının davalıdan talep edildiğini, talep doğrultusunda 30.11.2015 tarihli genel müdürlüğün oluru ile işe ilişkin sözleşmenin 27.1 maddesi Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/9 maddesi ve 4735 sayılı kanunun 23. maddesi gereğince ... tasfiye edildiğini, 18.12.2015 tarihinde tasfiye geçici kabulünün yapıldığını, 30.11.2015 tarihli genel müdürlüğün oluruna istinaden 25.12.2015 tarihli yazı ile onaylandığını, tasfiye geçici kabul tutanaklarının yüklenici şirket tarafından herhangi bir itiraz kaydı olmadan imzalandığını, davalı tarafından yerine getirilen işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA; Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 23.12.2013 tarihli sözleşme ile ... inşaatı yapımının davacı şirket tarafından istenildiğini, işin yapım süresinin 150 gün olup 06.01.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığını, işe devam edilirken ... 17.04.2014 tarihli yazısı ile çalışmaların mevcut hali ile durdurulması ve imalatlara devam edilmemesi talimatı verildiğini, bilahare 05.08.2015 tarihli yazı ile davacı şirkete söz konusu işte herhangi bir imalatın yapılmaması talimatın yinelendiğini, davalı idarenin alt yapı uygulama dairesi başkanlığının 02.12.2015 tarihli yazısı ile söz konusu işin tasfiye adı altında feshedildiğinin öğrenildiğini, akabinde ... 21.01.2016 tarihli yazısı ile davacının tasfiye hakedişi yapmaya zorlandığını, dava konusu yapım işin yüklenici davacının iradesi ve bilgisi dışında ... ... ve ... arasında yazışmalara konu edildiğini, hukuka aykırı biçimde idare tarafından tek taraflı ve haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin tasfiye adı altında haksız fesih sonrasında .... Noterliğinden keşide edilen 30.06.2016 tarihli ihtarname ile zararlarına karşılık 5.000.000,00 TL'nin faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, cevabi ihtarnamede yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığının bildirildiğini, bu sebeple ... esas sayılı dava ile davacı zararlarına karşılık 10.000,00 TL'nin faizi ile tahsilinin talep edildiğini, sözleşmenin haksız feshi sebebiyle davacının uğradığı zararlardan kaynaklanan alacaklarının bakiye kısmına ilişkin bu tez ... esas sayılı esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını belirterek takibe haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP: Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ...'nin talebi doğrultusunda 30.11.2015 tarihli genel müdürlüğün oluru ile işe ilişkin sözleşmenin 27.1 maddesi Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/9 maddesi ve 4735 sayılı kanunun 23. maddesi gereğince ... tasfiye edildiğini, gerek tasfiye geçici kabul tutanakları ve gerekse tasfiye hali durum tespit tutanaklarının davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan imzalandığını, işin tasfiye edildiği tarihe kadar yapılan imalatların bedelinin de ödendiğini, dava konusu yapım işine ilişkin sözleşmenin tarafların karşılıklı iradeleri ile tasfiye edildiğini, davacı tarafından ... tasfiye durumu kesin hakedişinin sunulmadığını, tasfiye kesin kabulünün 31.03.2017 tarihinde yapılacağı hususunun yazıya davacıya bildirilmesine rağmen davacının tasfiye kesin kabule iştirak etmediğini, tasfiye durumu kesin hakedişin ...21.04.2017 tarihinde onaylanarak bir suretinin davacıya gönderildiğini, soğuk damgalı ... ilişiksiz belgesinin ... ulaşmasını müteakip 1.665.000,00 TL tutarındaki kesin teminat mektuplarının ... 20.06.2017 tarihli oluru ile davacıya iade edildiğini, işe ilişkin sözleşmenin bankalarınca tek taraflı olarak feshedilmiş olsa idi 4735 sayılı kanun 19,20 ve 21. maddeleri göre davacının kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların gelir olarak kaydedilmesi gerektiğini, ancak kesin teminatların tamamına konulan bloke kaldırılarak davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, ... yapım işine ilişkin bilgi ve belgeler ...'nde temin edilmiş, ... esas sayılı dosyanın incelenmesinde alacaklı ... İnş. Taah. Tic.A.Ş. borçlu ... Şirketi hakkında 4.990.000,00 TL asıl alacak, 2.962.385,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.952.385,27 TL alacak talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durmuş olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinde mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler tarafından inceleme yapılarak 30.01.2018 tarihli rapor, 05.07.2018 tarihli ek rapor, bilirkişi heyetine emekli sayıştay denetçisi dahil edilmek suretiyle düzenlenen 01.04.2019 tarihli ek rapor ve 12.02.2020 tarihli ek rapor ibraz edilmiş, mahkeme hakimi tarafından bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli görülmediğinden inşaat mühendisi nitelikli hesap uzmanı ve kamu ihale mevzuatı uzmanından oluşan bilirkişi heyetine dosyanın tevdii ile 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporu düzenlenmiş, bu kez 22.09.2021 tarihli duruşmada inşaat mühendisi, hukukçu ve muhasebe alanlarında öğretim üyesi bilirkişilerden rapor alınması yönünde verilen ara karar gereğince 08.08.2022 tarihli rapor, 12.02.2024 tarihli ek rapor, muhasip bilirkişinin görevinden affı talebi nedeniyle yerine mali müşavir bilirkişi ataması yapılarak düzenlenen 05.08.2024 tarihli ek rapor, inşaat mühendisi bilirkişinin vefatı nedeniyle yerine inşaat mühendisi ataması yapılarak düzenlenen 03.03.2025 tarihli ve 15.08.2025 tarihli ek raporlar dosya kapsamına alınmıştır. Asıl dava; eser sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle kar mahrumiyeti ve ödenmeyen hakediş alacağının tahsili ile teminat mektubunun iadesi talebi, birleşen dava ise bakiye kar mahrumiyeti alacağının tahsili yönünde başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında ...işine ilişkin 23.12.2023 tarihinde 27.688.943,00 TL bedelli sözleşme imzalanarak 06.01.2014 tarihinde yer teslimi yapıldığı, işin gerçekleşme seviyesi %23,88 iken ... 02.10.2015 tarih ve 187 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kanalizasyon tesisinin yeterli olduğu ve yeni çalışma yapılmaması talebi üzerine davalı tarafından 30.11.2015 tarih ve 55522 sayılı Makam Olur'u ile işin sonlandırılmış olduğu anlaşılmıştır. ... ve davacı yüklenici tarafından düzenlenen 18.12.2015 tarihli Tasfiye Hali Durum Tespit Tutanağı ile davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalat miktarlarının belirlendiği, yine 18.12.2015 tarihinde taraflar arasında Tasfiye Geçici Kabul Tutanağının imzalanmış olduğu görülmüştür. Asıl ve birleşen davada davacı yan, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin davalı tarafından haksız feshedildiğini iddia ederken asıl ve birleşen davada davalı, sözleşmenin tarafların iradesi ile tasfiye edildiğini ileri sürmüştür. Taraflar arasında düzenlenen tutanaklar ile yapılan yazışmaların içeriği tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu işin davalı bankanın 30.11.2015 tarihli genel müdürlük oluru ile sözleşmenin 27.1 maddesi Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/9 maddesi ve 4735 sayılı kanunun 23. maddesi gereğince tasfiye edildiği ifade edilmiş olup sözleşmenin 27.1 maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesine atıf yapıldığı , YİGŞ 47/9 maddesinde ve yine 4735 sayılı kanunun 23. maddesinde mücbir sebeplerle sözleşmenin feshi ve genel hükümlere göre tasfiyesinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta mücbir sebebin varlığından söz edilemeyeceğinden 23. maddenin uygulanması koşulları oluşmadığı gibi YİGŞ █████.maddesine uygun bir tasfiye protokolününde bulunmadığı, tasfiye hali durum tespit tutanağının davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalat miktarlarının belirlenmesinden ibaret olduğu, sözleşme konusu yapım işi %23,88 seviyesinde iken ... Yönetim Kurulunun 02.10.2015 tarihli kararı ile kanalizasyon tesisinin yeterli olduğu ve yeni çalışma yapılmaması talebi üzerine davalı tarafından işin sonlandırılmış olması karşısında davacı yüklenicinin kusuru olmaksızın işin yapımından vazgeçen davalı iş verenin davacı yüklenicinin kar mahrumiyeti zararından sorumlu olacağı mahkememizce kabul edilmiştir. Asıl davada, davacı, ödenmeyen hakediş alacakları ve kar mahrumiyeti alacaklarının tahsili talebinde bulunmuş olup 18.09.2025 tarihli duruşma ara kararı kapsamında sunulan 25.09.2025 tarihli dilekçelerinde asıl dava değeri olan 10.000,00 TL'nin 100,00 TL'sinin iş bedeli 9.990,00 TL'sinin kar mahrumiyeti alacağı olduğu ifade edilmiş, yapılan bilirkişi incelemelerinde davacı yüklenici tarafından yapılan %23,875 imalatın seviyesine ilişkin 6.610.769,67 TL + KDV bedelli iş yönünden 3 adet toplam KDV dahil 7.917.667,74 TL tutarında fatura tanzim ettiği, fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmiş olduğu anlaşılmakla asıl davada davacının ödenmeyen bakiye hakediş alacağı bulunmadığından 100.00 TL iş bedeli talebine ilişkin davanın reddi gerekmiştir. Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden davacı yüklenicinin kusuru bulunmaksızın davalı idare tarafından dönülmüş olması nedeniyle davacının müspet zararı kapsamında kar mahrumiyeti talebinde bulunabileceği, kar mahrumiyeti hesabının TBK 408. maddenin 2. cümlesi kapsamında kıyasen kesinti yöntemine göre yüklenicinin işi tamamlayamaması nedeniyle yapmaktan kurtulduğu giderler ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların yapılmayan iş bedelinden düşülmesi suretiyle hesaplanması gerektiği mahkememizce kabul edilmiş, üçüncü bilirkişi heyetinin 03.03.2025 tarihli ek raporunda kanalizasyon yapım işinin tamamının sözleşmeye konu olduğu, davalı idarenin iş bedelinin azaltılmasına ilişkin bir talebinin bulunmadığı, işin ilerleme oranı %23,875 esas alınarak müteahhid karının %8 olarak kabul edilmesiyle kar mahrumiyeti hesabına KDV dahil edilmemesi gerektiği hususu da dikkate alınmak suretiyle eksik kalan iş bedeli (27.688.943,00 TL - 6.610.769,67 TL) 21.078.173.30 TL nin %8'i olan 1.686.253,86 TL yüklenici karından fesih tarihi ile işin yapılması gereken süre içerisinde davacı yüklenicinin elde edebileceği/elde etmekten kaçındığı giderler ve kâr tutarının hesaplanan karın %25'i nispetinde olacağı değerlendirmesi ile bulunan 421.563,47 TL kaçınılan gider ve kâr tutarının mahsubu neticesinde davacı yüklenicinin müspet zarar kapsamında kâr mahrumiyeti alacağı 1.264.690,36 TL olarak tespit edilmiş olup yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun bulunmakla asıl ve birleşen davada hükme esas alınmıştır. Asıl davada davacı yüklenici dava dilekçesi ve neticei taleplerini açıklayan 25.09.2025 tarihli yazılı beyanları kapsamında 9.900,00 TL kâr mahrumiyeti talebinde bulunmuş olmakla müspet zarar kapsamında kanıtlanan 9.900,00 TL kâr mahrumiyeti alacağı yönünden kanıtlanan asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Asıl davada bir diğer talep 20.12.2013 tarih ve ... nolu teminat mektubunun iadesi talebi olup bu talebe ilişkin peşin harç ikmal edilmemiş olmakla yargılama safahatında asıl davada davacı vekiline 1.665.000,00 TL bedelli 20.12.2013 tarihi teminat mektubunun iadesi talebi yönünden teminat mektubu değeri üzerinden eksik peşin harcı ikmal etmek üzere süre verilmiş, davacı vekili tarafından 08.06.2017 tarihli duruşmada teminat mektubunun iadesi taleplerini atiye terk ettikleri ifade edilmiş ,asıl davada davalı vekilince 29.03.2024 tarihli dilekçelerinde atiye terk talebine muvafakat etmedikleri bildirilmekle HMK 123. maddesi gereğince davalının açık rızası bulunmadığından davacı yanın atiye terk beyanına itibar edilmemiş, 20.03.2025 tarihli duruşma ara kararı ile teminat mektubu iadesi talebi yönünde eksik peşin harcı ikmal etmek üzere HMK 94 maddesi uyarınca verilen kesin sürede harç ikmali yapılmadığından 29.05.2025 tarihi itibariyle bu talebin işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve nihayetinde 3 aylık yasal sürede peşin harcın ikmal edilmemiş olması nedeniyle asıl davada teminat mektubunun iadesi talebinin Harçlar Kanunu 30 HMK 150 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Birleşen davada, davacı yüklenici, bakiye kar mahrumiyeti zararlarını ilamsız takibe konu ederek itirazın iptali talebinde bulunmuş olup yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davada davacı yüklenicinin davacı iş sahibinden 1.264.690,39 TL kâr mahrumiyeti alacağının bulunduğu kanıtlanmış olmakla asıl davada hüküm altına alınan 9.900,00 TL'yi aşan bakiye 1.254.790,39 TL kâr mahrumiyeti alacağının birleşen davaya esas olan ilamsız takip kapsamında talep edilebileceği sonuç ve kanaatine varılarak davacı tarafından davalıya keşide edilen .... Noterliğinin 30.06.2016 gün ... yevmiye nolu ihtarnamenin davalıya 11.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği verilen 7 iş gün sürenin ilavesi ile davalının 12.07.2016 tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek 12.07.2016 temerrüt tarihi ile 02.10.2020 takip tarihi arasında değişen avans faiz oranları uygulanmak suretiyle hesaplanan 724.589,88 TL işlemiş faiz tutarı hükme esas alınmak suretiyle birleşen davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-a)Asıl davanın kısmen kabulü ile 9.900,00 TL kar mahrumiyeti alacağının 12.07.2016 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte asıl davada davalıdan alınarak asıl davada davacıya ödenmesine, b)Asıl davada teminat mektubunun iadesi talebinin Harçlar Kanunu 30, HMK 150 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına,c)Asıl davada fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-a)Birleşen davanın kısmen kabulü ile ... esas sayılı takibe davalı itirazının 1.254.790,39 TL asıl alacak, 724.589,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.979.380,27 TL üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa %13,75 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,b)Birleşen davada fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Alacak likit bulunmadığından birleşen davada davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, ASIL DAVA YÖNÜNDEN;3-Alınması gereken 676,26 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 505,48 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Teminat mektubunun iadesi talebi yönünden 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 9.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 100,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 170,78 TL peşin harç, 29,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 199,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,8-Davacı tarafından yapılan 1.314,00 TL tebligat gideri, 43,60 TL müzekkere gideri, 42.680,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 44.037,60 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 43.597,22 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,9-Davalı tarafından yapılan 137,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 1,37 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;11-Alınması gereken 135.211,46 TL harçtan peşin alınan 96.044,93 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.166,53 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,12-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 388,29 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 1.171,71 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 277.731,83 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,14-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 574.650,25 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,15-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 96.044,53 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 96.125,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,16-Tarafların sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 17-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, asıl ve birleşen davada davacı vekillerinin ve asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 12.11.2025Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...