Eğitim Alanında Yarım Asırdır Faaliyet Gösteren Tanınmış Markaya İltibas Yaratan Kötü Niyetli Tescilli Markanın Hükümsüzlüğü ve Tecavüzün Durdurulması Davası.
Özet: Yarım asrı aşkın süredir eğitim sektöründe faaliyet gösteren ve tescilli, tanınmış "..." markasının sahibi davacı taraf, davalının "..." markasını eğitim hizmetlerinde kötü niyetle tescil ettirip 2025 yılına kadar kullanmadığı halde, kendisiyle karıştırılacak şekilde benzer "...", "..." isimlerini kullanarak yeni bir eğitim kurumu açmak suretiyle marka ihlali yaptığını ve bu durumun kamuoyunda karışıklığa yol açtığını ileri sürerek, davalının "..." markasının ilgili sınıftaki tescilinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve marka tecavüzünün önlenerek yanıltıcı tanıtımların durdurulmasına karar verilmesini talep etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesi : Davacı vekilinin mahkememize ibraz ettiği dava dilekçesinde özetle; ... ŞTİ adına ... sınıflarda 10.04.2018 tarihinde ...başvuru numarası ile tescilli markanın ... nolu sınıfa ilişkin tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine; Davacıya ait ..." başvuru numaralı "..." markasına yönelik Tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, bu kapsamda yanıltıcı ifade ve ilanların arama motorlarında kaldırılmasına, karar verilmesi talebinin olduğunu,Davacılar ... ve ... aynı zamanda .... ŞTİ. Nin de kurucuları olduğunu, ...LTD. ŞTİ. Bünyesindeki “...” isimli ... faaliyetlerine yarım asrı aşkın süredir devam etmekte olduğunu, 2025 yılı Temmuz ayı içinde bir kısım velilerin gerek okul yönetimini aramaları gerekse bizzat davacıya ulaşarak ... de yeni şube açıp açmadıklarını sorması üzerine davacılar durumu araştırmış olduğunu, yapılan araştırmalarda "...", " ..." isimli yeni bir eğitim kurumunun sosyal medyada (...gibi), "..." internet adresi üzerinde ve bilbordlarda reklam ve tanıtımlar yaptığını öğrenmiş olduğunu, Davacılar ... İlinde birbirine yakın bölgelerde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde “..." nin devamı olarak algılanacak “...", " ..." isimlerinin kullanılmasının sona erdirilmesi için ... 37 Noterliğinin ... yevmiye no ... tarihli ihtarnamesi ile davalı kuruma ihtar göndermiş olduğunu, bahse konu ihtar 29.07.2025 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiş olduğunu, Davalı taraf ... 39 Noterliğinin ... yevmiye no... tarihli ihtarnamesi ile cevap vermiş olduğunu, cevaplarında özetle "..." ibaresinin 10.04.2018 başvuru tarihli ve... başvuru ve tescil numaralı tescilli markaları olduğunu, ayrıca ... başvuru numarası ile “...” markası için 18.07.2025 tarihinde TPE ye başvurduklarını marka bülteninde yayınlanma aşamasında olduğunu, iltibasın söz konusu olmadığını iddia etmiş olduğunu, Davalı tarafın cevabi ihtarnamesi üzerine "..." ibaresinin 10.04.2018 başvuru tarihli ve... başvuru numarası ile ... sınıflarda tescilli olduğu öğrenilmiş olduğunu, Davalı tarafça "..." ibareleri ile ... İli ... ilçesinde açılacak kolejin aynı bölgede uzun yıllardır faaliyette olan davacıya ait "..." ile karışıklığa yol açacağı aşikar olup, bu karışıklığın önlenmesi için ... İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne,... dilekçe ile başvurulmuş ise de bir sonuç elde edilememiş olduğunu, bunun üzerine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m 5/6 ve devamı hükümlerine göre 10.04.2018 başvuru tarihli ve ... başvuru ve tescil numarası ile ... sınıflarda kayıtlı ".." ibaresinin ... sınıftaki tescilinin hükümsüzlüğü için eldeki dava ikame edilmiş olduğunu, ayrıca "..." markası TPE Bülteninde yayınlanmış olup buna ilişkinde TPE nezdinde itiraz başvurusu yapılmış olduğunu, ...başvuru numaralı " ..." markası 15.10.2014 tarihinden itibaren ... sınıflarda tescilli bir marka olduğunu, bu marka miras yoluyla intikal suretiyle davacılara ait olup, davacılar tarafından da halen kullanılmakta olduğunu, "..." başvuru numaralı “..." markası ...tarihinde ... sınıflarda tescil edilmiş olup hak sahibi olarak ...ŞTİ gözükmekte olduğunu, “...” ibareli marka davacıya ait tescilli ve tanınmış markadır. “...” veya “...” logo ve marka olarak tescilli olduğunu, “...” markası, davacıya ait ...ŞTİ. Bünyesindeki “...” olarak ... faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, (...) Yarım asrı aşkın süre zarfında ...faaliyette bulunmakta olup yurt içi ve yurt dışında tanınmış bir marka olduğunu, Davacıya ait ...markası adı altında eğitim alanında yıllardır faaliyet göstermekte olduğunu, Davalı taraf "..." ibaresini 41 nolu sınıfta tescil etmiş ise de 2025 yılı yaz aylarından önce bu markanın eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanıldığına dair sosyal medyada, internet mecrasında bir emare bulunmamakta olduğunu, ... adreslerindeki ..." şeklindeki kullanım 2025 tarihli olup bu konuda bilirkişi marifetiyle araştırma yapıldığında bu husus ortaya çıkacak olduğunu, Instagram, ..., ..., ... gibi uygulamalarda da "..." ibareleri ile tanıtım ve reklamların yeni tarihli olduğu görülecek olduğunu,
Davalı tarafça "..." markasının 2018 yılında tescilinden sonra etkin ve sürekli kullanıldığına dair somut bir delil bulunmamakta olduğunu, ... nolu sınıfta tescil edilen bu markanın eğitim ve öğretim faaliyetlerinde kullanımı söz konusu değildir. Davalı tarafça "..." markasının .. sınıf kapsamında eğitim öğretimde kullanılması ... İli ... ilçesinde özel okul açılacağına dair ilan ve paylaşımların yapıldığı 2025 yılı temmuz-ağustos aylarına denk gelmekte olduğunu, Davalı taraf kötü niyetli bir şekilde "..." markasını tescil ettirmiş olup, açıkça iltibasa yol açacağını bilerek aynı bölgede yeni açılacak kolejin isminde marka olarak kullanmaya başlamış olduğunu, ... İli ... ilçesinde uzunca yıllardır faaliyet gösteren ... marka ve logosu ile ulusal ve uluslararası arenada eğitim öğretimde ciddi başarılar sağlamış köklü bir eğitim kurumu olduğunu, Davalı taraf davacıya ait markalaşmış ... markasından yararlanmak için "..." markasını kullanmaya başlamış olduğunu, bilindiği üzere "..." ... İli ... İlçesine bağlı bir mahalle olduğunu, bu sebeple marka olarak kullanılması mümkün olmadığını, Davalıya ait markadan geriye "..." ibaresi kalmakta olduğunu, Davalının eğitim faaliyetlerini yürütmeyi planladığı yerin davacıya ait eğitim kurumlarının bulunduğu bölge ile aynı olması, ortalama tüketici nezdinde davalıya ait açılmış/açılacak eğitim kurumlarının davacıya ait "..." nin şubesi olarak algılamasına sebebiyet vereceği aşikar
olduğunu, nitekim bir kısım velilerin okul yönetimini arayarak ... da şube açıp açmadıklarını sorması üzerine davacıler durumdan haberdar olup hukuki süreci başlatmış olduğunu, Markaların ürün ve hizmetlerine yönelik şikayetlerin yer aldığı "... " adresine 10.09.2025 tarihinde "... no’lu, Okulun Zorunlu Kitap Satışı ve Fahiş Fiyat Uygulamasına İtiraz başlıklı bir şikâyet" yapılmış olduğunu, ( ...) Bu şikayette davalı kurumun reklam verdiği ve açılış hazırlığı yaptığı "..." şikayet edilmesine rağmen, davacılara ait "..." şubesi olduğu tüketici tarafından düşünülerek şikayette davacılara ait kolej belirtilmiş olduğunu, Tüketici tarafından şikayetvara açıklama yapılırken "..." olarak açıkça yazılmış olduğunu, görüleceği üzere tüketiciler tarafından davalı tarafın açtığı kolejin davacılara ait "..." şubesi olduğu düşünülmekte olduğunu, Şikayet var tarafından tüketicinin bu şikayeti doğrudan davacılara ait ... KurumlarıGenel Müdürlüğü ... adresine gönderilmiştir. Buna ilişkin mail bilgileri dilekçe ekinde olduğunu, Görüleceği üzere "..." markası davacılara ait "..." markası ile karışıklığa yol açmakta olduğunu, Dava konusu “... ” ibareli marka, Davacı adına tescilli “...” ibaresini içeren marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, bu durum markaların ilişkilendirilmesine ve birbirleriyle karıştırılmasına neden olmakta olduğunu, davaya konu markada asli unsur olan “...” kelimesi markada tüketicinin ilk bakışta dikkatini çekecektir. Çünkü telaffuzunun da benzer ve/veya aynı şekilde olması hususu da işaretlerin görsel ve işitsel açıdan benzer bulunması için yeterlidir. Davacının “...” ibaresini kullandığı markası bulunmakta olduğunu, Tüketici davaya konu markayı davacıya ait başka bir seri marka zannederek alma eğiliminde olacak olduğunu, Davalı taraf kötüniyetli şekilde "..." markasını tescil ettirdiği gibi, bu markayı iltibasa yol açacak şekilde eğitim öğretim alanında davacıya ait "..."nin şubesi algısı oluşturacak şekilde "..." olarak kullanımı açıkça marka hakkına tecavüz teşkil etmekte olduğunu, Davalı taraf iltibasa yol açacak şekilde aynı bölgede davacının fiilen kullandığı "..." ile karışıklığa yol açacak şekilde "..." şeklinde gerek internet ortamında da gerekse reklam afişleri ile hukuka aykırı olarak davacının tescilli markasına tecavüzlerine devam etmekte olduğunu, dava süresinde tedbiren bu tecavüzlerin durdurulmasını talep etmek gerekmiş olduğunu, talep ve dava etmiştir.
Cevap dilekçesi: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup detaylıca izah edileceği üzere hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davalı şirket tarafından kullanılan "..." ibaresi, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... başvuru tarihli ve ... başvuru ve tescil numaralı sayılı işlemle ... adına tescillenmiş bir marka olup yaklaşık 7 yıldır aktif olarak kullanılmakta olduğunu, ..., Davalı şirketin kurucusu olup ekte yer alan Ticaret Sicil Gazetesinden de anlaşılacağı üzere davalı şirketin tek ortağı olduğunu,... ... 6. Noterliği’nin.. Tarihli, ... Yevmiye numaralı işlemi ile Türk Patent ve Marka Kurumu’nda tescilli olan “...” markasını ...Şti. ‘ye devretmiş olduğunu, belirtmek gerekir ki bu devir işleminin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde de geçerli olabilmesi için Türk Patent ve Marka kurumuna başvuruda bulunulmuş ve başvuru kabul görmüş olduğunu, dolayısı ile "..." markası artık davalı şirket ...Şti. adına tescilli bir marka olduğunu, İlgili marka ... nezdinde de geçerlilik kazanmıştır. Davalı şirketin markası 10.04.2018 tarihinde tescil edilmiş olduğunu, Marka tescilleri Resmi Marka Bülteni'nde ilan edilerek aleniyet kazanır olduğunu, basiretli bir tacir olan davacının, aynı sektörde faaliyet gösteren ve 2018 yılında tescil edilen bir markadan haberdar olmadığı iddiası dinlenemez olduğunu, SMK m. 25/6 ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca; marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanımını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma uzun süre (kural olarak 5 yıl) sessiz kalmışsa, artık hükümsüzlük talebinde bulunamaz olduğunu, Davacı taraf, davalının markasının tescilinden itibaren 5 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra işbu davayı açmıştır. Bu durum, davacının "..." ibaresinin kullanımına zımnen rıza gösterdiğini ve dava hakkını sessiz kalma yoluyla kaybettiğini göstermekte olduğunu, Davacının, davalının markasına yatırım yapmasını bekleyip, okul faaliyete geçeceği sırada dava açması, Türk Medeni Kanunu m. 2 kapsamında dürüstlük kuralı ile bağdaşmamakta olduğunu, Davalı markasının ayırt edici asıl unsuru, markanın başında yer alan ve güçlü bir işaret niteliği taşıyan “...” ibaresi olduğunu, Davacı yan dava dilekçesinde "Bilindiği üzere "..." ... İli ... İlçesine bağlı bir mahalle olduğunu, bu sebeple marka olarak kullanılması mümkün değildir" demiş olduğunu, Davacının bu iddiası dikkate alınabilir bile olmadığını, örneğin "..." "..", "... " markaları Türkiye'de bilinen ve tanınan bir markalar olduğunu, Davacının iddiası yer isminin belirleyici olmadığı yönünde olup bu iddiaya göre "..." markasının tek belirleyici unsuru Koleji ifadesi olmaktadır. Görüleceği üzere davacının iddiasının kabul görme imkanı bulunmamakta olduğunu, Davacı yanın dava dilekçesinde özellikle vurgulanan “...” ibaresi, sektörde tekil ve özgün bir kullanım niteliği taşımamakta olduğunu, Aksine, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında “...” ibaresi içeren birçok eğitim markası mevcuttur. Aşağıda bunlardan bazıları örnek olarak sunulmakta olduğunu, Davacı yan bu yöndeki iddiasını destekler nitelikte yalnızca ... adresinde yapılmış bulunan bir şikayete dayandırmakta olduğunu, oysa bu işlemin veli tarafından sehven yanlış yapıldığı bariz olduğunu, bu bir karıştırılma eylemi olmadığını, zira ne logo ve işaretler ne de yazılar bir biri ile karıştırılabilecek nitelikte olmadığını, ayrıca davacının da belirttiği gibi yalnızca bir şikayet söz konusu olduğunu, Genel tüketici kitlesi tarafından karıştırılabilir nitelikte sayılması için bu karıştırılma eyleminin birden çok kez kez yapılmış olması lazım olduğunu, dolayısı ile tek bir tüketicinin şikayetvar.com sitesinde sehven yapmış olduğu bir hata ile iltibas olduğu sonucuna varılamaz olduğunu,
Davacı yan dava dilekçesinde belirttiği üzere davalı ait "..." markasının ... nolsınıfa ilişkin tescilinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkini talep etmekte olduğunu, aşağıda yer alan BAM ve Yargıtay kararlarında .... Sınıf hizmetlere yönelik tüketicinin dikkat ve özen içerisinde olduğu, markalar arasında benzerliğin yanı sıra başka unsurlarında varlığı halinde iltibasın
bulunmadığına kanaat getirilmiş olduğunu, ilgili Bam ve Yargıtay kararları dikkate alındığında somut olay bakımından da iltibasın olmadığı ve davacının tescilin iptali talebinin reddi gerekmekte olduğunu, Yukarıda arz ve izah edilen ve Mahkemenizce re’sen dikkate alınacak sair nedenlerle; davalı şirkete ait “...” ve “...” ibareli markaların Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde usulüne uygun şekilde tescilli, ayırt edici ve uzun süredir iyi niyetle kullanılan markalar olduğu, taraf markaları arasında gerek görsel, gerek işitsel gerekse anlamsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yanın dayandığı “...” ibaresinin eğitim sektöründe yaygın, zayıf ayırt ediciliğe sahip ve tek başına münhasır koruma sağlamayan bir ifade olduğu, davacı yanın piyasada birlikte var olan çok sayıda “...” ibareli markaya uzun süre sessiz kalarak bu ibarenin ayırt ediciliğinin zayıfladığını zımnen kabul ettiği, ... Sınfta yer alan tüketicilerin dikkat ve özeninin fazla olduğundan karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacı yan markasının da tüketici nezdinde tanınırlığının bulunmadığı, davalı şirketin marka kullanımının kötü niyetli olmadığı ve herhangi bir marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet teşkil etmediği, davacı yanın iddialarını destekler nitelikte somut ve hukuken geçerli bir delil sunamadığı ve tüm bu iddiaların 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, dürüstlük kuralı ve yerleşik Yargıtay içtihatları ile bağdaşmadığı açıkça sabit olduğundan; davacının haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının tüm talepleriyle birlikte reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise davalının kazanılmış marka hakları ve iyi niyetli kullanımının korunması gözetilerek, ölçülülük ilkesine uygun şekilde karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Cevaba Cevap Dilekçesi: Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir.
İkinci Cevap Dilekçesi: Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Deliller:
TPMK Kayıtları: Taraflara ait markalara ilişkin sicil kayıtları celp edilmiştir.
Bilirkişi Raporu: █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda "Bilişim teknik açıdan; Davacı İnternet Sitesine İlişkin Güncel ve Arşiv Kayıtların Teknik İncelemesi: Yapılan teknik inceleme neticesinde, davacı tarafa ait olduğu belirtilen ....tr alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir, aktif ve faal durumda olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “...” ibaresi ve buna ait “ ” logosu ile faaliyet yürütüldüğü, site içerisinde genel olarak “...” teknik olarak tespit edildiği Davacıya ait olduğu belirtilen ... alan adının WHOIS kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 15.10.1998 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibi olarak “...” firma adına kayıt edildiği (Bknz: Whois-1 ekran görüntüsü), Davacıya ait olduğu belirtilen “...” adresindeki internet sitesinin geçmiş dönemlerde kullanım yoğunluğunun tespit edilebilmesi amacıyla, dünyanın önde gelen web arşivleme sistemi üzerinden teknik inceleme gerçekleştirildiği, yapılan inceleme neticesinde; ilgili internet sitesine ait 1999 yılından itibaren arşiv kayıtlarına erişilebildiği tespit edilmiş olup, sitenin “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiği, söz konusu arşiv içeriklerinin genel yapısının Özel eğitim hizmeti sunan bir okulun kurumsal tanıtımına yönelik olarak kurgulandığı görüldüğü Davalı İnternet Sitesine İlişkin Güncel ve Arşiv Kayıtların Teknik İncelemesi: Yapılan teknik inceleme neticesinde, davalı tarafa ait olduğu belirtilen ... alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir, aktif ve faal durumda olduğu, ancak ilgili alan adının “...” alan adına yönlendirildiği tespit edilmiştir. Söz konusu yönlendirilen internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “...” ibaresi ve buna ait “ ” logosu ile faaliyet yürütüldüğü, site içerisinde genel olarak “...” teknik olarak tespit edildiği Davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adının WHOIS kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 29.05.2025 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu (Bknz: Whois-2 ekran görüntüsü), Davalıya ait olduğu belirtilen ... alan adının yönlendirildiği “....tr” alan adının WHOIS kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 03.11.2025 tarihinde tescil edildiği ve sahibi olarak “...” firma adına kayıt edildiği (Bknz: Whois-3 ekran görüntüsü), Davalıya ait olduğu belirtilen “...” adresindeki internet sitesinin geçmiş dönemlerde kullanım yoğunluğunun tespit edilebilmesi amacıyla, dünyanın önde gelen web arşivleme sistemi üzerinden teknik inceleme gerçekleştirildiği, yapılan inceleme neticesinde; ilgili internet sitesine ait 2025 yılından itibaren arşiv kayıtlarına erişilebildiği tespit edilmiş olup, sitenin “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiği, söz konusu arşiv içeriklerinin genel yapısının Özel eğitim hizmeti sunan bir okulun kurumsal tanıtımına yönelik olarak kurgulandığı görüldüğü Şikayetvar Platformu Verileri Kapsamında Teknik Tespiti ve Değerlendirilmesi Dosya kapsamında incelenen Şikayetvar platformu kayıtları ve e-posta yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde; şikayete konu içeriğin fiilen “...”ne yönelik olmasına rağmen, benzer marka isimleri nedeniyle sistem üzerinden davacılara ait kurumsal e-posta adresine iletildiği, bu durumun platformun kullanıcıya dayalı marka seçim mekanizmasından kaynaklanan bir eşleştirme hatası olduğu teknik olarak anlaşıldığı, bu kapsamda, söz konusu olayın, tüketici nezdinde marka algısında karışıklık oluşabildiğini gösteren somut bir dijital veri niteliğinde olduğu değerlendirildiği , Sektörel açıdan; Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, davacıya ait eğitim kurumunun uzun yıllara dayanan fiili kullanımının bulunduğu, internet sitesi arşiv kayıtlarının 1999 yılına kadar uzandığı ve eğitim faaliyetlerinin kesintisiz şekilde sürdürüldüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafa ait eğitim kurumuna ilişkin dijital veriler ve alan adı kayıtları incelendiğinde ise, eğitim faaliyetlerine yönelik tanıtım ve kullanımın 2025 yılı itibarıyla başladığı, bu durumun davacıya kıyasla daha yeni ve sınırlı bir kullanım geçmişine işaret ettiği değerlendirilmiştir. Taraflara ait eğitim kurumlarının aynı sektörde (41. sınıf eğitim hizmetleri) faaliyet göstermesi, benzer ibarelerin kullanımı ve coğrafi yakınlık unsurları birlikte değerlendirildiğinde, ortalama tüketici/veli nezdinde kurumsal bağlantı veya devamlılık algısı oluşma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim dosyada yer alan şikâyet ve e-posta kayıtlarında, tüketiciler tarafından davalı kuruma ilişkin işlemlerin davacı kuruma yönlendirilmiş olması, eğitim hizmetleri bakımından fiili karışıklığın somut bir göstergesi olarak değerlendirilmiş olup, bu durumun iltibas riskini destekler nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Markasal açıdan; Davacı markasının ... başvuru numaralı markasının ... sınıflarda tescili olduğu, davalı yana ait ...başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğü talep edilen .... sınıf bakımından davalı adına tescilli olduğu,
Davalı markasında yer alan ... unsurunun coğrafi alan adı olduğu ve ayırt edicilik düzeyinin düşük olduğu, Davacı markasında yer alan ... ibarelerinin eğitim-öğretim, seminer/konferans/kongre organizasyonu ve eğitim kurumu faaliyetiyle bağlantılı spor-kültür etkinlikleri bakımından zayıf unsur olduğu, tarafların İstanbul’un yakın semtlerinde faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında davalı markasının, davacı markasının ... şubesi olduğu zannını uyandırabileceği, nihai tüketici tarafından ... asli unsurlu davacı markası ile ... unsurlu davalı markasının aynı işletmesel kökenden geldiği zannına kapılabileceği, davalı yanın düz yazı formundaki ayırtedici başkaca unsur içermeyen markasının davacı markasının seri markasının düz yazı formu olduğu şeklinde değerlendirilebileceği, davalı yanın kullanımlarının davacı markası ile bağlantılı olduğu zannını uyandıracağı ve davacı markasını çağrıştırabileceği iş bu nedenle 6/1 kapsamında davalı markasının .... sınıfta yer alan “eğitim-öğretim, seminer/konferans/kongre organizasyonu ve eğitim kurumu faaliyetiyle bağlantılı spor-kültür etkinlikleri bakımından karıştırılma ihtimali olacağı bu nedenle davalı markasının “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil).” hizmetleri bakımından hükümsüz kılınabileceği, Davalı markasının tescilli olduğu .... sınıfta yer alan diğer “Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri” bakımından davacı markasında yer alan ... ibaresi ayırt edici gücü düşük unsur olmakla birlikte, ... ibaresi ilgili hizmetlere yakın olmadığından ayırt edici unsur olarak değerlendirilebileceği dolayısı ile ilgili hizmetler bakımından davacı yana ait ... başvuru numaralı marka ile davalı yana ait...başvuru numaralı markanın “Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri.” bakımından ilişkilendirilme ve karıştırılma ihtimalinin doğmayacağının değerlendirildiği, bu hizmetler bakımından ise hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağı, Mahkemenizce, uzun süre sesiz kalma süresinin tescil tarihinden itibaren başladığının değerlendirilmesi halinde dava konusu...başvuru numaralı markanın 31.07.2018 tarihinde tescil edilmiş olduğu, davanın 23.09.2025 tarihinde açıldığı birlikte, davalı markasının tescil tarihinden 7 yıl sonra açılan huzurdaki dava bakımından davacının uzun süre sesiz kalma sebebiyle hak kaybına uğrayacağı ve hükümsüzlük talebinin kabul edilemeyeceğinin değerlendirilebileceği, hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Sayın Mahkemenizce sessiz kalma yoluyla hak kaybı süresinin davalı yanın kullanımları ile başlayacağının kabulü halinde, davalı yanın kullanımlarının 2025 tarihinde başladığı ( markanın eski sahibinin de herhangi bir kullanımının tespit olunamadığı ) nazara alındığında davacının dava tarihi itibariyle uzun süre sessiz kalmadığı ve bu nedenle hak kaybına uğrayamayacağı ve 6/1 kapsamında davalı yan markasının hükümsüz kılınabileceği hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davalı yanın kötü niyet değerlendirilmesinin mahkemenize ait olduğu, davalının kötü niyetli olduğunun değerlendirilmesi halinde davalı yanın uzun süre sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı iddiaları dinlenemeyeceği ve 6/9 hükmü kapsamında markanın hükümsüz kılınabileceği, ... uzantılı instagram hesabında “...” isimli site bağlantı adresinin yer aldığı, ...” isimli sitenin ... yönlendirildiği dikkate alındığında ilgili içeriklerin ....tr sahiplik bilgilerinin yer aldığı ... tarafından kullanıldığının anlaşıldığı, Sahiplik bilgisinde, alan adı içeriğinde ve instagram hesaplarında, davalı markası olan ... ibaresini yer aldığı, davalı tarafça söz konusu alan adı ve ... adresinin kendilerine ait olmadığının iddia edilmediği birlikte değerlendirildiğinde alan adları ve instagram kullanımlarının davalı yana ait olduğu değerlendirilmesi ile incelemeye devam edildiği, ...uzantılı instagram hesabında “... ve ....tr alan adlarında ve içeriklerinde ... ibarelerinin farklı yazı karakteri ile içerik ve başlıklarda markasal olarak kullanıldığı, logo da ve profil resminde ... ibaresi ile ... unsurunun ön plana çıkarılmakta iken, sayfanın geri kalan kullanımlarının tamamında ... şeklinde olarak markasal kullanımların yapıldığı, taraf kullanımlarında ... ibarelerinin ortak olduğu, her iki markanın aynı ve yakın çevrede faaliyet gösterdiği, nihai tüketici her ne kadar yüksek dikkate düzeyine sahip veliler olsa da işbu tüketici kitlesi bakımından her iki markanın aynı işletmesel kökenden geldiği, davalı yanın davacı yanın ... şubesi olduğu izlenimi oluşturabileceği dolayısı ile ...alan adları ile içeriklerinin davacı yanın marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil edebileceği, 6769 sayılı kanunun 155. maddesi gereği tecavüz davalarında sonraki tarihli marka tescili savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği, markaya tecavüz iddiaları bakımından davalı yanın en eski tarihli olan 29.04.2024 tarihli sözleşme ile 2025-2026 dönemi için markasal kullanım yaptığı, sosyal medya, internet sitesi ve ticari faaliyet bakımından 2025 tarihinde itibaren markasal kullanımlara başlandığı, internet alan adları ve içerikleri ile instagram hesabı içeriklerinde kullanımlarının yoğunlukla ... şeklinde olduğu, dolayısı ile davalı yanın markasal kullanımlarının başlangıç tarihi nazara alında 23.09.2025 tarihinde açılan dava tarihi itibariyle davacının 5 yıl boyunca sessiz kaldığından bahsedilemeyeceği, bununla birlikte davalı yan markasının ... ibaresi olup davacı yanın kullanımlarının çoğunlukla ... şeklinde olduğu ve değişen kullanım bakımından da sürenin yeni kullanım ile tekrar başlayacağı nazara alındığında 23.09.2025 dava tarihi itibariye 5 yıl sessiz kalma süresinin uygulanmayacağının değerlendirilebileceği yönünde " kanaatini bildirmiştir.
Dava ve uyuşmazlık : Taraflar arasındaki dava TPMK nezdinde davalı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "... " ibareli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği ve davalının eyleminin TPMK nezdinde davacı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı "..." ibareli markaya tecavüz niteliğinde olup olmadığının tespiti ile tecavüz eylemlerinin durdurulması , önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir. Davacı taraf davalı adına tescilli markanın müvekkilinin markası ile benzer olduğunu ve karışıklığa yol açacağını bu nedenle hükümsüzlüğünün gerektiğin, ayrıca davalı kullanımlarının müvekkili adına tescilli marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu belirterek davanın kabulünü savunmuştur. Davalı ise davanın reddini savunmuştur.
Gerekçe: Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında TPMK nezdinde ... tescil numaralı "... " ibareli markanın ...Sınıflarda davalı adına, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın .... Sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davalı adına ayrıca ...başvuru numaralı "..." ibareli markanın .... Sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğu, halen başvuru aşamasında olduğu anlaşılmıştır.
Hükümsüzlük davası bakımından yapılan incelemede, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı "... " ibareli markanın █████/2018 tarihinde tescili için başvuruda bulunulduğu, markanın █████/2018 tarihinde tescil edildiği, SMK 'nın 25/6. Maddesi gereğince markanın tescilinden itibaren 5 yıllık süre boyunca sessiz kalma halinde hükümsüzlük davasının açılamayacağının hükme bağlandığı, kötü niyet halinde 5 yıllık hak düşürücü süreye bakılmayacağı, dosya kapsamında davalı adına tescilli markanın kötü niyetle tescil edildiğine ilişkin herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, eldeki davanın ise █████/2025 tarihinde açıldığı bu nedenle hükümsüzlüğe ilişkin davanın süresinden sonra açıldığı anlaşılmakla davacının uzun süre sessiz kalma sebebiyle hükümsüzlük davası açamayacağı anlaşılmakla hak düşürücü süre yönünden hükümsüzlük davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça açılan tecavüze ilişkin dava bakımından ise davacı markasının "..." ibaresi ile birlikte şekil unsurundan oluştuğu, davalı markasının "...", başvuru aşamasındaki markanın "..." şeklinde olduğu, davalının markasal kullanımlarının "...", "..." şeklinde olduğu, davacı markası ile davalı markasal kullanımlarının birbiri ile benzer nitelikte olmadığı, markaların görsel ve işitsel açıdan birbirinden farklı olduğu, ayrıca davalının TPMK nezdinde adına tescilli bulunan markayı kullandığı, tescilli markanın kullanılması halinde hükümsüzlük kararı verilmeden tecavüzün oluşmayacağı anlaşılmakla tecavüz yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda hükümsüzlük davasının hak düşürücü süre yönünden, tecavüze ilişkin davanın ise marka hakkına tecavüze ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan sebeplerle;
1-Davacı tarafça davalı aleyhine açılan hükümsüzlük davasının hak düşürücü süre yönünden REDDİNE, sair tecavüze ilişkin davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00TL karar ve ilamı harcından peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNETE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Hükümsüzlük davası yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Tecavüz davası yönünden Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!