2. Hukuk Dairesi, karşılıklı boşanma davasında tedbir nafakası başlangıç tarihini dava tarihine çekerek ilk derece mahkemesi kararını düzelterek onadı.
Özet: Karşılıklı boşanma davasında, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararına uygun olarak kadına ve çocuğa hükmettiği maddi ve manevi tazminat ile nafaka miktarlarının yerinde olduğu ancak kadın ve çocuk lehine belirlenen tedbir nafakasının başlangıç tarihinin dava tarihi yerine karar tarihi olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle temyiz edilen karar, tedbir nafakalarının dava tarihinden itibaren başlaması ve kararın kesinleşmesiyle yoksulluk/iştirak nafakasına dönüşmesi yönünde düzeltilerek onanmıştır.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından tedbir nafakasının başlangıç tarihi, tazminat ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı-davalı ... vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile karşı taraf davalı-davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1-Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-İlk Derece Mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının boşanma davasının kabulüne, erkeğin davasının reddine, kadın yararına tazminat ve nafaka takdirine ilişkin karar, taraflarca istinaf edilmiş, istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiş, Dairemizin 26.09.2024 tarihli bozma kararı ile; davacı-davalı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarlarının çocuk yararına ise tedbir ve iştirak nafakası miktarının az olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, erkeğin temyiz itirazlarının ise reddi ile sair yönlerden kararın onanmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda; kadın yararına 150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminat, 500,00 TL olarak hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle 2.000,00 TL'ye yükseltilmek suretiyle devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren 2.000,00 TL yoksulluk nafakasına, çocuk ... için 1.250,00 TL olarak hükmedilen tedbir nafakasının karar tarihi itibariyle 2.000,00 TL'ye yükseltilmek suretiyle devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren geçerli olmak üzere 2.000,00 TL iştirak nafakasına, ortak çocuk ... reşit olduğundan iştirak nafakası talebinin ise reddine hükmedilmiştir.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan hukuk mahkemesi, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır.. Açıkça bozmaya uyulmasına karar verilmesiyle, taraflardan birisi yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Bundan sonra mahkemenin yapacağı iş, bozma kararı uyarınca ve o doğrultuda işlem yapmak ve gerekli kararı vermekten ibarettir. Farklı anlatımla; bozma kararına uyan Mahkeme, bununla bağlıdır.
Bu açıklamalar karşısında, bozmaya uyulduğuna göre, İlk Derece Mahkemesince kadın ve ortak çocuk yararına dava tarihinden itibaren başlamak ve karar kesinleşinceye kadar tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden (02.07.2025) itibaren başlayacak şekilde tedbir nafakalarının artırılması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın ilgili bentler yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 ve 4 numaralı bentlerinin çıkarılmasına, yerine
"3-Tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla, davacı-davalı kadın yararına dava tarihinden itibaren başlamak ve kararın kesinleşmesine kadar devam etmek üzere 2.000,00 TL tedbir nafakası takdirine, bu miktarın kararın kesinleşmesiyle birlikte yoksulluk nafakası olarak devamına, bu miktar nafakanın her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında arttırılmasına,";
4-"Tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla, ortak çocuk ... için dava tarihinden itibaren başlamak ve kararın kesinleşmesine kadar devam etmek üzere 2.000,00 TL tedbir nafakası takdirine, kararın kesinleşmesiyle birlikte iştirak nafakası olarak devamına, bu miktar nafakanın her yıl TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranında arttırılmasına," cümlelerinin yazılması suretiyle temyize konu kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı-davacı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davacı-davalı ...'e verilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!