Zimmet ve Görevi Kötüye Kullanma Suçlarında Yargıtaydan, Sanık Ölümleri ve Dava Zamanaşımı Nedeniyle Kamu Davalarının Düşürülmesi ile Beraat Hükümlerinin Onanmasına Dair Karar.
Özet: Yüksek Mahkeme, zimmet suçundan bazı sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerini usul ve yasaya uygun bularak onarken, görevi kötüye kullanma suçunda doğrudan zarar görmeyen hazinenin bu suçtan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebini reddetmiş; diğer sanıkların görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarını ise iki sanığın vefatı ve kalan sanıklar için dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşürerek yerel mahkeme kararlarını kısmen onamış, kısmen bozarak davaları düşürmüştür.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/9 Esas, ████████ KararSUÇLAR : Sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... haklarında zimmetHÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ... ve ...'in eylemlerinin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ...'in eylemlerinin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet, ..., ... ve ... haklarında atılı suçlardan beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesiEK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onamaMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, ███████ sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin belirtilen suçtan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerinin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılan ... vekilinin ve katılan ...'ın tüm hükümlere, katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine, müdafiilerinin sanıklar ... ve ... haklarında, sanıklar ... ve ...'in ise haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:1-Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile katılan ...'ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,2-Sanıklardan ..., ... ve ... haklarında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet, ... hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre hükümlerden sonra sanıklardan ...'in 11.11.2020, ...'in 29.01.2021 tarihlerinde öldüklerinin tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı da gözetilerek, adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ayrıca diğer sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 257/1-2. madde ve fıkralarında öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 22.08.2007 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ... ve ... haklarındaki kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.