Karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi, kadına hükmedilen maddi tazminatın yetersizliği ve çocuğun üstün yararı için velayet düzenlemesinde ek uzman raporu alınması gerekliliği hakkında temyiz kararı.
Özet: Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasında, temyiz incelemesi sonucunda, mahkemece kadına hükmedilen maddi tazminatın tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur dereceleri ve hakkaniyet kuralları gözetildiğinde yetersiz bulunması; ayrıca, çocuğun üstün yararı ilkesi gereği, annenin sağlık durumu ve çocuğa yönelik bağının ebeveynlik rolünü etkileme potansiyeli nedeniyle velayet düzenlemesi için üç kişilik uzman heyetinden kapsamlı sosyal inceleme raporu alınması gerekliliği tespit edildiğinden, bölge adliye mahkemesi kararının velayet ve maddi tazminat yönlerinden bozulmasına, diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Aile Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, velayet, hükmedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, delillerin takdirinde hata görülmemesine göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî tazminat azdır. O hâlde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 inci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddi tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3.Velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "üstün yararıdır" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme md.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi md.1; TMK md. 339/1, 343/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu md. 4/b). Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur.
Dosya kapsamında adli destek görevlisi tarafından alınan 04.02.2021 tarihli raporda “...Davalının MS hastalığının olduğu, davalı ile yapılan görüşme ve gözlemlerde şuan için velayeti almasına engel bir durum olmamakla birlikte davalının konuşmasının ve hareketlerinin kısmen yavaş olduğu, bazı olayları hatırlamakta zorluk çektiği ve yine davalı ile yapılan görüşmelerde, davalının müşterek çocuğa yönelik bağının güçlü olduğu, sürekli müşterek çocuğun olumlu gelişimlerinden bahsettiği ve çocuk ile ilgili eksik bir anlatımda bulunmaktan korktuğu (takıntı boyutunda) da gözlemlenmiştir. Bu bakımdan gerek davalının MS rahatsızlığının ileriki dönemlerde davalının çocuğa bakımını engelleyip engellemeyeciği ve hastalığın seyri gerekse davalının müşterek çocuğa yönelik yoğun bağlılığının ebeveynlik rol ve görevleri bakımından olumlu veya olumsuz yönleriyle değerlendirilmesi açısından psikiyatrik değerlendirmeye yönelik yönlendirilmesi amacıyla takdir mahkemizde olmak üzere...” şeklinde gerekçe ile çocuğun velâyetinin davalı anneye verilmesi ve baba ile de belli aralıklarla yatılı kişisel ilişki kurulması yönünde görüş bildirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince uzman raporu da dikkate alınarak tedbiren ortak çocuğun velayeti anneye verilerek baba ile kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamı ve yargılama sırasında geçen süre değerlendirildiğinde velayet hususunda üç kişilik uzman heyetinden yeniden sosyal inceleme raporu alınması, mevcut koşullar ve tüm deliller hep birlikte değerlendirilip çocuğun üstün yararı dikkate alınarak, gerekirse çocuğun da velayet hususundaki görüşü sorularak sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının velayet düzenlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddi tazminat yönlerinden BOZULMASINA,
2.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!