Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, üretim hatalı motor arızası nedeniyle ticari araç mahrumiyeti ve kazanç kaybı tazminatı davası.
Özet: Davacı şirket, ticari faaliyetlerinde kullandığı servis araçlarının garanti süresi içinde fabrika üretim hatası kaynaklı motor arızaları vermesi ve motor değişimi gerektirmesi nedeniyle, araçların tamirde kaldığı süre boyunca ticari kazanç kaybına uğradığını ve ikame araç kiralama bedeli üzerinden mahrumiyet zararı oluştuğunu iddia ederek tazminat talep etmekte; davalı ise söz konusu zararın günlük kiralama bedeline göre değil, Yargıtay içtihatları doğrultusunda aracın bakım giderleri, yıpranma payı ve uzun dönem kiralama gibi unsurlar dikkate alınarak gerçek zarar ilkesine göre hesaplanması gerektiğini, davacının sunduğu hesaplamaların gerçeği yansıtmadığını, parça temini ve üretim kaynaklı gecikmelerin objektif nedenlere dayandığını belirterek davanın reddini istemektedir.

T.C.
ANTALYA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ :█████/2026I.İDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... ili sınırları içerisinde yolcu taşımacılığı ve servis işleriyle iştigal ettiğini, özellikle ... plakalı servis araçları çalıştırdığını, bu amaçla müvekkilinin ticari faaliyetinde kullanmak amacıyla davalı... Anonim Şirketi'nden ... plakalı (... ) (motor no: ... , şase no: ... ) aracı ... tarihli fatura, ... plakalı (... ) (motor no: ..., şase no: ....) aracı ... tarihli fatura ile, ... plakalı (... ) (motor no: .. , şase no: ... ) aracı ... tarihli fatura ile kilometre olarak satın aldığını ve fiilen de işletmeye başlamış olup söz konusu araçlar (esasen aynı marka ve model pek çok sayıda araç), bakımları yetkili serviste ve süresinde yapılmasına rağmen üretim hatalı olduğundan garanti süresi içerisinde motor arızası vererek işleyemez hale geldiğini, daha sonradan yapılan araştırmaya göre, dava konusu araçlarla aynı model ve yılı olan araçların teknik bir sebeple durduk yere arıza vererek çalışamaz hale geldiği ve bu arızaların fabrika üretim hatası kaynaklı olması nedeniyle motor değişimi gerektirdiği anlaşıldığını, sözleşmeye aykırılık oluşmuş olup davalılar TBK 112 ve devamı maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğunu, bu kapsamda araçların motorunun değiştirilerek müvekkiline iade edildiğini, onarım gören araçtan onarım süresi boyunca müvekkili şirketin yararlanamadığının tartışmasız olduğu gibi, bu süre de yoğun sezon zamanına denk geldiğini, bu nedenle müvekkili şirketin mahrumiyete ilişkin zararının olduğu ve ticari kazanç kaybına uğradığının ortada olduğunu, bu hususta yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda zarara ilişkin miktar ortaya çıkacak ise de, ekte sunulan araç kiralama sözleşmeleri, faturalar ve ödeme dekontları kapsamında günlük ... TL'den kiralanan araçlar için toplam ... TL'den az olmayacağının açık olduğunu, tamir işlemini davalının kendisinin yapması nedeniyle, tamirin daha kısa sürebileceği yönündeki muhtemel savunmasına itibar edilmeksizin araçlardan mahrum kalınan süre için ikame araç bedeli olarak, sunduğumuz faturaların altında kalmamak kaydıyla, kısmi alacaklarına karşılık olmak üzere şimdilik ... TL'nin dava konusu ... plakalı (...) plakalı araç için servise giriş tarihi olan ... tarihinden itibaren, ... TL'nin dava konusu ... plakalı (...) plakalı araç için servise giriş tarihi olan ... tarihinden itibaren, ... TL'nin dava konusu... plakalı (... ) plakalı araç için servise giriş tarihi olan ... tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek TTK'nın 1530. maddesindeki ticari temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir. II. SAVUNMANIN ÖZETİDavalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının servis sürecinde .... ... ve .... plakalı araçları nedeniyle araç mahrumiyet zararı talebinde bulunduğunu, aynı taraflar arasında aynı hukuki sebep ve taleplere ilişkin yalnızca araçların farklı olduğu ... /... Esas sayılı dosyanın da derdest bulunduğunu, usul ekonomisi gereği davaların birleştirilmesi gerektiğini, araç mahrumiyet zararının günlük araç kiralama bedeline göre değil Yargıtay içtihatları doğrultusunda gerçek zarar ilkesine göre hesaplanması gerektiğini, hesaplamada aracın bakım giderleri, yıpranma payı, kullanılmayacak hafta sonu ve tatil günleri ile uzun dönem kiralama bedellerinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, davacının sunduğu hesaplamaların gerçek zararı yansıtmadığını, emsal bilirkişi raporlarında da gerçek zarar esasının benimsendiğini, davacının araç mahrumiyetine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, onarım sürecinde araçlarda söküm sonrasında ilave arızaların tespit edilebildiğini, bazı parçaların değişiminin veya yurt dışından teminin gerekebildiğini, otomotiv sektöründe yaşanan tedarik ve üretim kaynaklı gecikmelerin ithalatçıdan kaynaklanmayan objektif nedenler olduğunu, müvekkilinin parça temin edildiği anda gerekli işlemleri süratle yerine getirdiğini, otomobillerin çok sayıda mekanik ve elektronik parçadan oluşması nedeniyle onarım süresindeki gecikmelerin her somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca tüketici mevzuatındaki 45 iş günlük azami tamir süresi ile ilk 10 iş günü bakımından ikame araç düzenlemelerinin de dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı gerekçelerle farklı araçlar için açtığı ikame araç bedeli talepli davanın olduğunu, bu davanın mahkememizin .../... E. sayılı dosyası ile derdest olduğunu, her iki davanın tarafları ve dava konuları aynı olduğunu, usul ekonomisi ilkesi gereği davaların birleştirilmesini, müvekkili şirketin üretici firma olmayıp, sadece aracın satışını yapan bayi olduğunu, bu nedenle müvekkili şirkete karşı dava açılması ve husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, husumet itirazlarının bulunduğunu, davanın müvekkili şirket yönünden husumetten reddine karar verilmesini, diğer davalı ... Anonim Şirketinin, söz konusu ürünün üreticisi olup, müvekkil şirket ile olan iş ilişkisi gereği ... Anonim Şirketi üretimindeki ürünlerin satış yetkisinin müvekkil şirkete verildiğini, bu sebeple onarım süresi ve sürecinin müvekkilden kaynaklanmayan koşullardan kaynaklı değişkenlik gösterebildiğini, onarım aşamasında, aracın demonte işlemlerinden nihai montajına kadar geçen süreçte yeni tespit edilen ve temini gereken çeşitli yedek parçalar söz konusu olabilmekte, bir parça temin edilmeden tamirata devam edilemediği hallerin olabildiğini, onarım sürecinde bir gecikme olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte gerek yurt içi gerekse yurt dışı parça tedarikinin zaman alması vs. gibi sebeplerden kaynaklı onarım sürecinin müvekkilden kaynaklanmayan dış etkenlerden dolay değişkenlik göstermesinden müvekkiline kusur ve sorumluluk atfedilemeyeceğini, müvekkilinin davaya konu araçları özenle tamir ederek davacıya teslim ettiğini, müvekkili şirketçe dava konusu araca yapılan tüm işlemlerin davacının onayı ve kabulü doğrultusunda yapıldığını, davacının talebi gerek mahrum kalınan süre yönünden gerekse araç günlük kira bedeli yönünden fahiş olduğunu, davacının . .. (...) plakalı aracının ... ... tarihleri arasında yetkili serviste kaldığını beyanının gerçekleri yansıtmadığını, servis iş kabul formu ve servis teslim formunda görüleceği üzere araç servise .... tarihinde teslim edildiğini, ... tarihinde davacı tarafından imza karşılığı teslim alındığını, davacının taleplerinin satış sonrası hizmetler yönetmeliğinin hükümlerini de aykırı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte objektif olarak belirlenecek tamir süresinin aşılarak müvekkilinin sorumlu olduğu günler için araç mahrumiyet bedelinin ödenmesi gerektiği varsayımı halinde ilgili mevzuatta öngörülen 45 işgünü tamir süresi asgari tamir süresi olarak baz alınması gerektiğini, bu süreç için araç mahrumiyet bedeline hükmedilmemesi gerektiğini, davacının günlük ... TL 'den araç kiraladığını belirterek zararının tanzimini talep etmişse de bu talep hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahrum kalınan süre için ikame araç bedeli "günlük araç kiralama bedeli" olarak hesaplanamaz. Mahrumiyet bedelinin hesaplanmasında gerçek zararın tespit ve hesaplamasının gerekeceği Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları ile sabit olduğunu, husumet itirazının kabulü ile davanın husumet yokluğundan reddine, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazımızın kabulü ile davanın reddine, itiraz kabul görmeyecek ve davanın esası hakkında yargılama yapılacak ise, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER*Davacının ... ... ve ... yılı yılı ekim, kasım, aralık ayları gelir vergisi beyannamelerinin ve satış analizlerinin ,*Araçların mülkiyet bilgileri, IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇDava, davacıya ait aracın tamir için bırakıldığı serviste onarımının geç yapılması nedeniyle oluşan araç mahrumiyet zararının üretici ve satıcı/yetkili servisten tahsili talebine ilişkindir.HMK'nun 166/1 maddesi "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." hükmünü, aynı kanunun 166/4 maddesi ise "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda , bağlantı var sayılır" hükmünü içermektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; her iki dosyanın taraflarının ve dava konularının aynı olması nedeniyle hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, davalar arasında yalnızca servis hizmetine konu edilen davacının maliki olduğu araçlar yönünden fark bulunduğu, her iki dosyada toplanılacak delillerin benzer mahiyette olup, davaların usul ekonomisi uyarınca birlikte görülmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkememiz dosyasının Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin .../... Esas sayılı dava dosyasının HMK 166. maddesi gereği davanın aynı veya benzer sebeplerle açılmış olması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması ve HMK 30.maddede düzenlenen usul ekonomisi de gözetilerek Antalya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, bundan sonraki işlemlerin Antalya ... . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine, 2- Esasın birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,3-Harç ve masrafların birleştirilen dosya üzerinden DEĞERLENDİRİLMESİNE,4- Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; Davacı vekili ve davalı... Anonim Şirketi vekilin huzurunda, davalı ... Anonim Şirketinin yokluğunda, HMK 168-1 maddesi uyarınca aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; ancak hükümle birlikte gidilebileceğinden bu aşamada kanun yolu kapalı, esas hakkında hükümle birlikte İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.█████/2026Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır