Sakarya BAM 3. Hukuk Dairesi, trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında sigorta şirketinin istinaf başvurusuna ilişkin karar.
Özet: Bu hukuki evrak, 2022deki trafik kazasında yaralanan bir davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini sunmaktadır; ilk derece mahkemesi, davacıya milyonlarca liralık maddi ve yüz binlerce liralık manevi tazminat ödenmesine hükmetmişken, davalı sigorta şirketi kararı istinaf ederek, mahkemenin çelişkili maluliyet raporlarını gidermeden hüküm kurduğunu ve daha önce sigorta tahkim komisyonu aracılığıyla yapılan sulh anlaşmasıyla davacının alacağından feragat ettiğini, bu nedenle bakiye bir tazminat hakkı kalmadığını savunmuştur.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararİSTİNAF YOLUNABAŞVURAN DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... - ... - ...DAVACI : ... - ... - VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)BAŞVURU TARİHİ : 06.08.2025İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 05.11.2025KARAR TARİHİ : 10.07.2026YAZIM TARİHİ : 10.07.2026İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde, 08.11.2022 tarihinde davalı sürücü ...’in kullandığı 41 RE ... plakalı aracın, davacının kullandığı 34 ... 510 plakalı araca çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, yaralanma sonucu davacının malul kaldığını, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen raporda maluliyet oranının % 22,62 olarak belirlendiğini, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderleri talepleri olduğunu, davacının kaza tarihinde 38 yaşında olduğunu, makine mühendisi olup, denizaltı subayı olarak görev yaptığını, davacının güncel bordrolarını sunduklarını, davacının telafisi zor bir manevi zarar uğradığını, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk poliçe limiti ile sınırlı olarak anlaşmaya varıldığını, poliçe limiti dahilinde ödeme yapıldığını, aşan kısım için kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketine yeniden başvuru yapıldığını, olumlu yanıt alınamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL maddi tazminat ile 400.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.Davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, kazaya karıştığı bildirilen 41 RE ... plakalı aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, Kocaeli Üniversitesi tarafından düzenlenen raporda belirlenen %22,62 maluliyet oranının fahiş olduğunu, bağımsız eksper firmaları tarafından düzenlenen tıbbi mütalaa raporlarında davacının maluliyetinin %8 olarak belirlendiğini, davacıya 969.373,26 TL ödeme yapıldığını, şirketleri tarafından sigortalanan araç sürücüsünün olayda bir kusuru bulunmadığını, Kocaeli Üniversitesi tarafından düzenlenen raporun yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmadığını, geçici işgöremezlik ve tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, davacının kurumdan geçici işgöremezlik ödeneği alıp almadığını sorulması gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kabulü ile toplam 3.603.372,44 TL'nin davalılardan 08.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından kasko poliçesine göre avans faiz başlangıç tarihi 20.12.2023 olup poliçede yer alan 1.000.000,00 TL sakatlık poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile toplam 150.000,00 TL'nin davalılardan 08.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi bakımından kasko poliçesine göre avans faiz başlangıç tarihi 20.12.2023 olup poliçede yer alan 250.000,00 TL sakatlık poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında alınan 03.02.2025 tarihli ATK raporunda davacının %19 maluliyetinin söz konusu olduğunun kabulü ile bu rapora dayanılarak hüküm kurulduğunu, kazazedenin maluliyetinin tespiti için alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu durumlarda çelişki giderilmeden hüküm verilmesinin doğru olmadığını, Yargıtay içtihatlarının da bu doğrultuda olduğunu, kazaya ilişkin olarak daha önce İstanbul Merkez Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuru neticesinde davacı taraf ile sulh olunduğunu ve 850.000 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte toplam 941.500 TL'nin sürekli iş göremezlik tazminatı olarak ödendiğini, ödeme sonucunda davacı tarafça feragat edildiğini, davacının talep edebileceği bir bakiye tazminatın söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle kaydıyla davalı şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, maluliyet hesaplamasının TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanarak yapılması gerektiğini, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından davalı şirketin temerrüde düşmediğini, faize hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek ve HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmadan yapılan istinaf incelemesi neticesinde;HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmamıştır.Dava; haksız fiilden (trafik kazası) kaynaklı bedensel zarar nedeniyle 6098 sayılı TBK 54 ve 56.maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Davaya konu, 08.11.2022 tarihinde gerçekleşen çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının omurga kırıkları hasarına yol açacak ölçüde yaralanmış olduğu, eldeki davanın sürü/işleten ve İMM Teminatı sunan Kasko Sigortacısına karşı, ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitleri tüketilmekle karşılanamayan bakiye maddi ve manevi zararlar nedeniyle yöneltilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen Adli Trafik Bilirkişi raporundaki kusur tespitinin benimsenmesinde Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel ve değişen içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosu ve iskontolu hesap yöntemine göre alınan ve denetime elverişli aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre ve davacı tarafça alınan rapor ile hasar dosyası kapsamında davalı sigorta şirketine sunulan mütalaa arasındaki çelişki giderir bir şekilde düzenlenen İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas (Tıp) Dairesi Üst Kurulundan alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasında, davalı işleten/ sürücü yönünden haksız eylem tarihinden itibaren faiz işletilmesinde, sigorta şirketi yönünden ise 2918 Sayılı KTK 99.maddesine uygun olarak değerlendirme yapıldıktan sonra, KTK 97.maddesine göre başvuru şartı davadan önce sağlanmış olduğu gözetilerek; sigortacının temerrüt tarihinin belirlenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı sigorta şirketi vekilinin anılan yönlere değinen istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak, sigorta ve ruhsat kayıtlarına göre davaya konu sigortalı aracın cinsinin otomobil kullanım amacının hususi olduğu, ticari faaliyette bulunmadığı ve davanın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmadığı, 6102 sayılı TTK 19.maddesindeki ticari iş karinesinin de uygulanma imkânı bulunmayan olayda hükmedilen tazminatlara yasal faiz uygulanması gerekirken yazılı olduğu biçimde ticari faize karar verilmesi doğru görülmediğinden; davalı sigorta vekilinin istinaf itirazının faizin türü yönünden sınırlı olmak üzere kabulü gerekmiştir.Öte yandan; davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklı maddi ve manevi teminat üst limitinin 1.000.000,00 TL ( manevi 250.000,00 TL tüm teminat limitinin içinde olmak üzere) olduğu gözetilmeksizin poliçe limiti aşılarak karar verilmesi, davanın kabul biçimine göre de sigorta şirketinin harç, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumluluğu, davalı sigorta şirketi yönünden hükmedilen tazminat tutarı (poliçe limiti ile sınırlı) ile sınırlı olarak belirlenmemesi ve 6325 sayılı Arabuluculuk Yasasının uygulanmasında hata edilerek arabuluculuk giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yargılama giderleri gibi kabul red oranına göre dağıtımın yapılması da doğru görülmemiş ise de bu hususta davalı sigorta şirketi tarafından açık istinaf itirazları yöneltilmemiş ve davacı ile davalının da istinaf başvurusu bulunmadığından; Dairemizce kaldırma gerekçesi yapılmayarak anılan hatalara dikkat çekilmekle yetinilmiştir.Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı HMK'nun 355 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak incelenmiş olup; hükmedilen tazminatlara yasal faiz yerine ticari faiz işletilmesi hatalı bulunmuş ise de; bu hatanın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından; HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, anılan hata düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı Allianz Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.06.2025 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-HMK'nın353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden,A)Maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 3.603.372,44 TL maddi tazminatın davalılardan 08.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından kasko poliçesine göre yasal faiz başlangıç tarihi 20.12.2023 olup poliçede yer alan 1.000.000,00 TL sakatlık poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,B)Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davacı lehine 150.000,00 TL manevi tazminat takdiri ile davalılardan 08.11.2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalı sigorta şirketi bakımından kasko poliçesine göre yasal faiz başlangıç tarihi 20.12.2023 olup poliçede yer alan 250.000,00 TL poliçe limiti dahilinde sorumluluğuna gidilmek üzere) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, C)Yürürlükteki yargı harçları tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden alınması gereken 246.146,37 TL, manevi tazminat yönünden 10.246,50 TL olmak üzere toplam 256.392,87 TL nispi ilam harcından peşin alınan 13.673,52 TL'nin mahsubu ile bakiye 242.719,35 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen ( sigorta şirketi 65.534,22 TL'sinden sorumlu olmak üzere ) tahsili ile hazineye gelir kaydına, D)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00 TL arabuluculuk hizmeti ücretinin, davanın kısmen kabul kısmen red durumuna göre 237,30 TL'sinin davacıdan, 3.562,70 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,E)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükmedilen maddi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 510.370,97 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi 137.800,16 TL'sinden sorumlu olmak üzere ) tahsili ile davacıya verilmesine, F)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükmedilen manevi tazminat bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, G)Davacı tarafça yapılan toplam 13.022,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, H) Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı Allianz Sigorta A.Ş'nin yatırdığı istinaf karar harçlarının talep halinde iadesine,4-Davalı Allianz Sigorta A.Ş tarafından yapılan 616,00 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yatırılan istinaf gider avanslarının harcanmayan kısımlarının hesaplanarak yatıranlara iadesine,6-Kararın HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine,7-Avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 10.07.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*