Suça sürüklenen çocuğun nitelikli yağma suçundan beraatının onanması ve baro tarafından atanan vekillerin ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile belirlenmesinin yasal dayanağının bulunmadığına dair temyiz kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, nitelikli yağma suçlamasıyla yargılanan suça sürüklenen çocuğun beraat kararını, sanık lehine şüphe ilkesinin doğru uygulanması ve mahkumiyet için yeterli kesin delil bulunmaması gerekçeleriyle onamış; öte yandan, baro tarafından görevlendirilen avukatların ücret tarifesiyle ilgili taleplerde, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ceza yargılamasındaki vekalet ücreti düzenlemesinin yasal dayanağının olmadığını ve yargılama gideri olarak hükmedilmesinin kanuni zeminini sorgulamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K. SUÇ : Nitelikli yağmaHÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz istemlerinin ön incelenmesinde; hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk üzerine atılı nitelikli yağma suçundan beraatına karar verilmiştir. B. İstinaf İlk derece mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 13.09.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri: Suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğuna mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebebi: Müvekkilinin beraatına karar verildiğinden lehe vekâlet ücreti belirlenmesi, gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe a. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, b. 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekâlet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun ‘‘Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması’’ başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un ‘‘müdafii ve vekil ücreti’’ başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usul kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafiilik ve vekillik ceza usul mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1, 3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. 5271 sayılı Kanun gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet Bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekâlet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekâlet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen zorunlu vekillere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekâlet ücreti takdir edilmesi mümkün olmadığından, temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hükümde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca İzmir 1.Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.