Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile dolandırıcılık ve sözleşme inkarı temelli karşı davanın gerekçeli kararıdır.
Özet: Bu hukuki evrak, ticari satıştan kaynaklanan bir alacak davasında, davacının müvekkiline olan borcundan dolayı başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve ihtiyati haciz konulmasını talep ettiği; davalının ise söz konusu ticari satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, malların bir dolandırıcı ile davacı arasında el değiştirdiğini iddia ederek asıl davayı reddedip kendisinin davacı tarafından hileli yollarla dolandırıldığını ve zararının tazminini talep ettiği bir uyuşmazlığın detaylarını içermektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI - KARŞI DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI - KARŞI DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı aleyhine müvekkiline olan borcundan dolayı ... İcra Dairesinin 2025/... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın iptali ile müvekkilinin alacaklarının semeresiz kalmasının önüne geçilmesi amacı ile davalı adına kayıtlı banka hesapları üzerine, taşınır taşınmaz malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVADA :
Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesi ve karşı dava dilekçesi ile; asıl davada anlattıdıldığı üzere faturada yazılı mallar için yapılan satış sözleşmesi, zilyetlik teslimi karşı davamız davalısı ... ile ... arasında olduğunu, ...’ın ticari temsilcileri veya kefalet verdikleri biri olmadığını, du duruma ... yazışmalarıyla ispatlayacak ve tanık dinleteceklerini, ... Piyasada ... Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. adına hareket ettiğini, adı geçen şirketin Ticaret Sicilinde bir ilanı var olduğunu, ilanda tek kurucu, ... ile aynı soy isimde ... olduğunu, bu şirket şu an ticareti usulsüz terk etmiş halde olduğunu, mevcut vakıadan, dava dosyasından, ... mesajlarından anlaşılan ... bir dolandırıcı olduğunu, ve dolandırıcılık yahut başka bir motivasyonla, saikle faturadaki malları ...'ten aldığını, sonuç olarak ... ve ... Mobilya Ltd. 'nin ... ile yoğun alacak verecek ilişkileri var olduğunu, bu hususta davalı ...'ün ticari defter ve kayıtlarında; ... Mobilya Tic. Ltd. ile yapılan işlemleri ve mahiyetlerini tespit edecek, açıklayacak bilirkişi atanmasını, ... dolandırılmasında müvekillerinin dahili veya kusuru ile sorumluluğunun olmadığını, ancak ... zararını azaltmak amacıyla; hile, desise ve icbar ile irademi sakatlayarak, Müvekillerini dolandırarak, 300.000 TL’mi alındığını, dava şartı arabulucuğun getirilen deliller ve yapılan açıklamalar nazara alınarak gerçekleştiğinin kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak talep ettikleri 500 TL’nin 07.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, dava harç gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının sözleşme olduğundan kasıtla yapmış olduğu seçimlik yetki itirazını reddedilmesini, dosyayı yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davanın esasına ilişkin itirazlarının ise tacirler
arasında satış sözleşmesi ya yazılı olarak kendisini hukuk alemine ispat eder yada tacirler fiilleri ile aralarında bir satış sözleşmesi olduğunu gösterdiğini, fiiller ile satış sözleşmesini görünür olması misal getirmek gerekirse: taraflarda biri diğerine ürün kataloğu ve fiyat listesi gönderdiğini, diğer taraf fiyat teklifi göndediğini, pazarlık olduğunu, fiyat ve mal hususunda anlaşma oldu ise sipariş listesi gittiğini, ve zilyetlik alıcıya veya temsilcisine teslim edildiğini, davacı, müvekilleri ile arasında satış sözleşmesi olduğunu iddia ettiğini, öyle ise iddia ettiği sözleşme yazılı ise getirmesini; yazılı bir sözleşme yapılmadı veya elinde yoksa; sözleşmenin ispatına yetecek yukarıdaki fiillerden en az birini ispat etmesi beklendiğini, ispat edemezse davanın reddi gerektiğini, davacı ile müvekilleri arasında ilk ve tek ticari ilişki dava konusu faturadır ve bunun ticari defterlerine girmesi olduğunu, bunun dışında başka hiçbir ticari veya hukuki ilişkilerinin olmadığını, 2-3 yıllık ticari ilişkilerde, defalarca yapılan alış-satışlarda eğer bir sorun yaşamadılarsa iki tacir: yazılı sözleşme yapmadan, pazarlık yapmadan, görüşmede bulunmadan, teslim-tesellüm-muayene belgesi düzenlemeden vs... satış sözleşmesinin icrasını gerçekleştirebildiğini, davacıya; işin dışında olduğumuzu, ödenen paranın iadesini talep edeceğini, söylendiğinde: cevabı; sabırlı ol, elimizden geleni yapıyoruz şeklide olduğunu, eğer biz bir mal satın almış olsaydık, hayatın olağan akışına göre verilmesi gereken cevap çok farklı minvalde olduğunu, Davacı taraf satış sözleşmesi iddiasını ticari defter kayıtları ile BA-BS (Bildirim Alacak- Bildirim Satacak) formaları ile desteklediğini ifade ettiğini, ancak yukarıda yazılı kanun hükümlerince: satış Sözleşmesi karşılıklı ve birbirine uygun irade ile kurulduğunu, müvekillerince sadece gümrük işlemlerini yaptığını, müvekillerinin faturadaki mallar için bir satış sözleşmesinin tarafı olmadığını, satış sözleşmesinde satıcının asli edim yükümlülüğünü, mülkiyetin nakli amacıyla taşınırın zilyetliğini karşı tarafa devrettiğini, zilyetliğin devrinin hazırlar arasında veya hazır olmayanlar arasında nasıl yapılacağı belli olduğunu, ne müvekillerince nede müvekillerinin temsilcisine faturadaki mallar teslim edilmediğini, Ticaret Kanununda ne Borçlar Kanununda ne de Medeni Kanunda; Satış sözleşmesinin veya zilyetliğin devrinin; BA-BS formuyla, ticari defter kayıtlarıyla yapıldığı-yapılmış sayıldığı yazmadığını, netice olarak; yetkisizlik kararı ile davanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davanın reddini, Hukuk Muhakemesi Kanunu 29. Madde gereğince taraflar dürüst davranma ve doğruyu söylemekle yükümlüdür. Ancak davacı taraf vakıaları bilerek, dürüstlük kuralına aykırı olarak gizlemiştir; kötü niyetle, haksız dava açıldığını, bunun sonucu olarak Hukuk Muhakemesi Kanunu 329. Madde 2. Fıkra gereğince 5.000 TL para cezası verilmesini, davacı alacaklı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu için İcra ve İflas Kanunu 67. Maddesi 2. fıkrası gereğince kötü niyet tazminatını; dava harç, gider ve vekalet ücretini karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVADA :
Davacı - karşı davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davalı karşı davacı, karşı davanın konusunun asıl dava için işletilen arabuluculuk sürecinde görüşüldüğünü ve bu nedenle arabuluculuk dava şartının yerine geldiğini iddia ettiğini, ancak, arabuluculuk görüşmelerinde karşı dava konusu olan talepler açık ve somut bir şekilde ele alınmadığını, bu hususta tarafların iradeleri karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklanmadığını, arabuluculuk son tutanağına bu taleplerin yansımaması ve karşı davacının beyanlarının gizlilik ilkesine aykırılık sebebiyle tutanağa geçirilmemesi gerekçesiyle imzadan imtina etmesi, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun işletilmediğini gösterdiğini, ... içtihatları da arabuluculuk şartının yerine gelmiş sayılması için uyuşmazlığın arabuluculuk görüşmelerine konu edilmiş olmasını aradığını, bu şartlar mevcut olmadığından, karşı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davalı karşı davacı taraf takibinin yetkili icra müdürlüğünde açılmadığını beyanla yetkiye yönelik itirazda bulunduğunu, ancak TBK 89. maddesi ifa yerini hükme bağlamış olup anılı maddeye göre "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlendiğini, aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde" ifa edildiğini, kanun maddesi açık olup borçlunun yetki itirazı yerinde olmadığını, esasa ilişkin itirazlarının ise davalı taraf takip konusu faturaya itiraz etmediğini, bir kısmını ödemediğini, kalan kısmını ödemediği için taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalı, borcu kabul ettiğini ve ödediğini ikrar etmiş olduduğunu, ödemeyi haksız fiil, hile, desise ve icbar sonucu yaptığını iddia ederek müvekillerinden bu meblağın kısmen 500 TL'sinin iadesini talep ettiğini, bu iddialar tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davalı tarafın iddialarını ispata yönelik bir delili bulunmadığını, davalı taraf borçtan kurtulmaya yönelik asılsız ithamlarda bulunduğunu, karşı davacının müvekilleri tarafından dolandırıcılık, hile, desise ve icbar edildiği iddiaları tamamen asılsız olduğunu, karşı davacının kendi ticari ilişkilerinden kaynaklanan sorunlarını müvekillerine yüklemeye çalışması kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilleri karşı davacının iddia ettiği gibi herhangi bir haksız fiil işlememiş veya sebepsiz zenginleşme sağlamadığını, davanın kabulü ile borçlunun ... İcra Müdürlüğü 2025/... E. sayılı takibe konu borca itirazının iptaline ve takibin devamına, karşı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaate ise karşı davanın esastan reddine, davalı borçlunun, kötüniyetli olarak itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, fatura, irsaliye, ticari defter ve bağlı kayıtlar, ... CBS'nin 2025/ soruşturma sayılı dosyası, tanık beyanları, bilirkişi raporları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasında, 250.136,30-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerin takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Asıl Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Karşı dava; taraflar arasındaki ticari ilişkiden ötürü karşı davalının davacıya yaptığı ödemenin iadesine yönelik talebinin yerinde olup olmadığı şayet yerinde miktarının tespiti istemine ilişkindir.Mahkememizce, Davalının ticari defterlerinin incelenmesi için ... Nöb. ATM'ne talimat yazılmasına 1 SMMM bilirkişinin mahkememizce resen seçilmesine karar verilmiştir. Alınan 23.12.2025 tarihli bilirkişi raporunda; Mahkemece taraflar arasındaki ihtilafı oluşturan fatura içeriğindeki malların davalı şirkete teslim edildiği yönünde karar vermesi halinde, davacının davalı şirketten kalan fatura asıl alacağı olan 190.000,00 TL tutarında alacaklı olabileceği, Mahkemece alacağın kabulü halinde, davacının 3095 sayılı yasaya istinaden takip tarihi olan 20.05.2025 tarihinden tahsil tarihine kadar talebi ile bağlı olarak Değişen oranlarda Reeskont Avans faiz talep edebileceği, Mahkemece taraflar arasındaki ihtilafı oluşturan fatura içeriğindeki malların davalı şirkete teslim edilmediği ve davalı şirket tarafından davacıya ödenen 300.000,00 TL’nin iadesinin gerektiği yönünde karar vermesi halinde ise, davalı şirketin davacıdan 300.000,00 TL alacaklı olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin açıklığa kavuşturulması yönünden, taraflara ait ticari defter ve bağlı kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Alınan 10.02.2026 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı tarafa ait ticari defter kayıtlarına göre Uyuşmazlık konusu 02.10.2024 tarihli ... numaralı 490.100,00 TL tutarlı faturanın 00924 yevmiye maddesi ile defter kaydının görüldüğü, Davalı tarafından davacı tarafa 07.02.2025 tarihinde 300.000,00 TL tutarında yapılan ödemenin davacı defter kayıtlarında görülmediği ancak dosya kapsamında bulunan ödeme dekontuna göre 02.10.2024 tarihli numaralı 490.100,00TL tutarlı faturadan 300.000TL ödemenin düşülmesi sonucu davacının davalıdan 190.100,00 TL tutarında alacaklı olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce davalı tanıklarının dinlenilmesine karar verilerek duruşmada tanık beyanları alınmıştır. Davalı karşı davacı vekilince 11.02.2026 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş olmakla davacı karşı davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen belirlenen gün ve saatte ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ticari defterini ibraz etmediğinden HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilmiştir.(... 6.HD 2021/... esas-2021/... karar sayılı emsal kararı)Somut olaya gelince, yukarıda değinilen davacıya ilişkin ticari defter incelemesine dayalı bilirkişi raporunda, davacı ticari defterlerinde, dava ve takip konusu alacağın aynen kayıtlı olması, buna karşılık usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça (davalıya usulüne uygun tebligat çıkarıldığı ancak inceleme gün ve saatinde davalı tarafından mahkeme kaleminde hazır bulunmadığı ve dosyaya herhangi bir mazeret veya defter incelemesine ilişkin yerinde inceleme talep etmemiştir ) ticari defterlerin sunulmaması karşısında, HMK 'nun yukarıda değinilen 220/3 maddesi gereğince ;Asıl davada ; davacının , davalı /karşı davacıya takip ve dava konusu faturanın teslim edildiği yasal karine teşkil etmektedir. Kaldı ki davalı-karşı davacı taraf faturaları ticari defterlerine işlediğini, ancak davalı-karşı davacının , mal satın almadığını, dolayısıyla teslim olgusunu, kendilerinin alıcı değil aracı olduğunu, davacının, 3.kişiye sattığı malı kendi üzerlerinden satılıp ihraç edildiğini savunmuş ; buna ilişkin çeşitli mail ve ... yazışmalarına delil olarak dayanmışsa da, sunulan kayıtların incelenmesinde, davacı ... davalı-karşı davacının savunmasını ispat edecek kesinlikte delil olacak bir beyanın olmadığı gibi bu yazşımaların belge olarak kabulü nedeni ile dinlenen davalı-karşı davacı tanığının da beyanın , söz edilen yazıların içeriği ile desteklenen beyanlar olmadığından, davalı-karşı davacının- yasal karinenin aksine olan - bahse konu savunmasını kanıtlayamadığının (davalı/karşı davacı taraf yemin delilime de dayanmamış olup ) kabulü ile davalı-karşı davacının ödediği 300.000 TL ödemenin tenzili ile davacı-karşı davalının asıl davaya konu takip tarihinde 190.000 TL asıl alacak bakımından alacağını kanıtladığının kabulü gerekmiş, takip öncesi temerrüt söz konusu olmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerekmiş; asıl davanın kısmen kabulü ile davalının 190.000 TL asıl alacak bakımından itirazının iptaline, işlemiş faize yönelik istemin reddi ile dava konusu alacağın faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan, davacı lehine, asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.Karşı davada, davalı-karşı davacı tarafça , asıl dava konusu fatura içeriği malları teslim almadığını, bu nedenle ödediği 300.000 TL 'nin 500 TL sini talep etmiş olup; yukarıdaki kabule göre, davalı -karşı davacının, ticari defter kayıtlarının aksini ispat edememesi nedeni ile karşı davanın reddi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-A)Asıl davada davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı ... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 190,000,00TL asıl alacak üzerinden devamına asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında olan 38.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 12.978,90-TL harçtan peşin alınan 3.021,03-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.957,87-TL harcın davalıdan tahsiline,
4-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 14.295,00-TL yargılama gideri üzerinden kabul red oranına gör hesaplanan 10.858,27-TL ile peşin alınan 3.021,03-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı yararına ölçümlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı yararına ölçümlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
B)Karşı davanın REDDİNE,
1-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,6-TL harcın davacı karşı davalıdan tahsiline,
2-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı yararına ölçümlenen 500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!