Yükseköğretim kurumlarında derslerin uzaktan eğitim oranını %30dan %40a çıkaran YÖK kararının yetki ve hukuka uygunluğunun Danıştayda sendika tarafından incelenmesi davası.
Özet: Davacı sendika, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun birinci ve ikinci öğretim programlarında uzaktan öğretim yoluyla verilebilecek ders oranını %30dan %40a çıkaran kararının, YÖK Genel Kurulunun yetkisinde olmasına rağmen yürütme kurulunca alınarak yetki gaspı yapıldığı ve örgün eğitimin temel yapısını bozduğu gerekçesiyle iptalini isterken; davalı YÖK, Genel Kurulun yetkilendirmesiyle pandemi koşullarında dijitalleşen eğitim ihtiyaçları, küresel rekabet ve öğrenci talepleri doğrultusunda alınan kararın, yeni normalde de geçerli olacak şekilde meşru olduğunu savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████DAVACI : ...Sendikası VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ... Kurulu Başkanlığı - ...VEKİLİ : Av. ...DAVANIN KONUSU :Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinin b ve c bendinde değişiklik yapılarak söz konusu maddelerde bulunan, “birinci ve ikinci öğretim programlarında derslerin en fazla %30'u sadece uzaktan öğretim yolu ile verilebilir" ifadesinin "birinci ve ikinci öğretim programlarında dersler, yüzde %40 oranına kadar uzaktan öğretim yolu ile verilebilir” şeklinde değiştirilmesine ilişkin █████/2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu Kararı’nın iptaline karar verilmesi istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI :Dava konusu düzenleyici işlemin Resmi Gazete’de yayımlanmadığı, bu yüzden kamunun haberinin olmadığı, düzenlemeden █████/2021 tarihinde haberdar oldukları, taraflarının eğitim ve bilim işkolunda faaliyet gösteren bir kamu görevlileri sendikası olduğu ve üniversitelerde görev yapan üyelerinin bulunduğu, amacın idari faaliyetlerin hukuka uygunluk denetiminin yapılabilmesi, hukukun üstünlüğünün sağlanması olduğu dikkate alındığında menfaat kavramının geniş yorumlanması gerektiği, covid 19 pandemisi nedeniyle yükseköğretim kurumlarının █████/2020 tarihinde üç hafta eğitime ara verdiği, 23 Mart 2020 tarihinden itibaren 2019-2020 bahar yarıyılı ile 2020-2021 güz ve bahar yarıyılında eğitimin uzaktan eğitim şeklinde yapıldığı, 2547 sayılı Kanun hükümlerine göre uzaktan eğitimle ilgili hususların Yükseköğretim Kurulu’nca düzenleneceği, Yükseköğretim Kurulu’na yapılan her atfın Genel Kurul’u ifade ettiği, Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun yetkisinin, Genel Kurul’un aldığı kararları uygulamak ve ayrıca Genel Kurul’ca kendisine devredilmiş alanlarla ilgili olarak gerekli gördüğü idari işlemleri yapmakla sınırlı olduğu, dava konusu edilen düzenlemede ders oranının %30’dan %40’a çıkarılmasına ilişkin işlemin YÖK Yürütme Kurulu tarafından tesis edildiği, ancak söz konusu düzenlemenin sadece Genel Kurul tarafından yapılabileceği, bu şekilde yetki gaspı yapıldığı, temelde yüz yüze eğitimi esas alan örgün eğitimin tanımında herhangi bir değişikliğe gidilmeden uzaktan eğitim yolunun aşırı biçimde kullanılamayacağı, 6. maddesinin b ve c bentleri birlikte değerlendirildiğinde, örgün eğitim veren bir fakültenin veya bölümün derslerinin %50’sinden fazlasının uzaktan eğitimle verilmesinin yolunun açıldığı, örgün eğitim, açık eğitim ve uzaktan öğretim arasındaki farkların kanuna aykırı bir şekilde esnediği, uzaktan eğitimin örgün eğitimdeki payının arttırılmasının eğitime nasıl katkı sağlayacağının açıklığa kavuşturulmadığı, bu %10’luk artırımın mekan kullanımlarında hastalığın bulaşmaması konusunda nasıl bir yarar sağlayacağı hususunun da bilimsel olarak kanıtlanması gerektiği iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI :Davanın süresinde açılmadığı, █████/2020 tarih ve 2020.4.198 sayılı Yükseköğretim Genel Kurul Kararı ile, Covid 19 salgını dolayısıyla yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim süreçlerinin mümkün olduğunca kesintiye uğramadan sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için alınacak kararlara esas olmak üzere Yükseköğretim Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildiği, dünyada son yıllarda yükseköğretim alanında ciddi rekabet yaşandığı, Udemy, Coursera gibi e-öğrenme platformlarının yanında Huawei Akademi, Google gibi teknoloji firmalarının düzenledikleri sertifika programları aracılığıyla üniversitelere rakip olmaya başladıkları, kurumlarının mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde bir taraftan pandemi döneminde eğitim öğretimle ilgili süreci kolaylaştıran kararlar alırken diğer taraftan da geliştirdiği projelerle dijital altyapısı yeterli olmayan üniversitelere destek sağladığı, yeni normalde uzaktan eğitimin öne çıkacağı, önümüzdeki dönemde üniversiteler tarafından yapılan yazılımlar aracılığıyla birçok uzmanlık derslerinin laboratuvarların sanal ortama taşınmasının beklendiği, son yapılan araştırmaların öğrencilerin online eğitim konusunda daha ılımlı olduğunu gösterdiği, dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni normalde, tüm dünyada planlı eğitsel eylemler bağlamında harmanlanmış öğrenme uygulamalarının yanı sıra hybrid flexible uygulamalara doğru bir yönelim olacağını öngören kurumlarının, Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar’da yaptığı bu değişiklikle pandemi dönemiyle sınırlı olmayan, yeni normalde de geçerli olacak düzenlemeler gerçekleştirdiği, bu düzenlemedeki temel amacın önümüzdeki döneme ilişkin uzaktan öğretim konusundaki farkındalığın arttırılması olduğu, yüz yüze yapılan bir dersin %40’a kadarının uzaktan öğretim yöntemiyle yapılabilmesine imkan verilmesinin, pandemi sürecinde hem öğrencilerin hem de öğretim elemanlarının uzaktan öğretim teknolojilerini kullanma kabiliyetlerinin hızla gelişmesi ve bu yöndeki taleplerin sonucunda gerçekleştiği, 2021-2020 eğitim yılında güz döneminde yüz yüze eğitime geçilmesiyle birlikte yüz yüze programlarda yer alan derslerin istisnalar dışında %10-%20 seviyesinde olduğu, bir programda yer alan derslerin hangi oranda uzaktan verileceğine ilişkin yetkinin tamamen Üniversite Senatolarında olduğu, bahse konu mevzuat değişikliğiyle kurumlarının üniversitelere önemli bir yetki devri gerçekleştirdiği, düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...DÜŞÜNCESİ : Dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI : ...DÜŞÜNCESİ : Dava;Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinin ( b ) ve ( c ) bendinde değişiklik yaparak ,söz konusu maddelerde bulunan, “birinci ve ikinci öğretim programlarında derslerin en fazla %30'u sadece uzaktan öğretim yolu ile verilebilir" ifadesinin "birinci ve ikinci öğretim programlarında dersler, yüzde %40 oranına kadar uzaktan öğretim yolu ile verilebilir” şeklinde değiştirilmesine ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulu Kararı’nın iptali istemiyle açılmıştır.Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmeyerek işin esası incelendi.2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun "Yükseköğretim Kurulu" başlıklı 6. maddesinin (a) bendinde,Yükseköğretim Kurulunun, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluş olduğu, Yükseköğretim Kuruluna; Yükseköğretim Denetleme Kurulu ile gerekli planlama, araştırma, geliştirme, değerlendirme, bütçe, yatırım ve koordinasyon faaliyetleri ile ilgili birimlerin bağlı olduğu belirtilmiş, (c) bendinde de , Yükseköğretim Kurulu organlarının, Genel Kurul, Başkan ve Yürütme Kurulu'ndan ibaret olduğu, Genel Kurulun Yükseköğretim Kanunu ile kendisine verilen görevlerden, Yükseköğretim kurumlarının öğretiminin planlanması, düzenlenmesi, yönetilmesi ve denetlenmesi, yönetmeliklerin hazırlanması, yükseköğretim üst kuruluşlarıyla,üniversitelerce hazırlanan bütçelerin tetkik ve onaylanması dışında kalan yetki ve görevlerinden uygun gördüğü bölümleri Yürütme Kuruluna devredebileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, aynı Kanunun 44. maddesin (b) bendinde,".... diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile eğitim-öğretimin devamına ilişkin diğer hususların, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir." düzenlemesi yer almış, (e) bendinde de, Yükseköğretim Kurulu kararı üzerine yükseköğretim kurumlarında; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmaksızın, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü önlisans, lisans ve lisansüstü uzaktan öğretim programları açılabileceği, uzaktan öğretim programlarının açılabileceği alanlar, uzaktan öğretim yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları, ders materyallerinin hazırlanması, sınavlarının yapılma şekli, yükseköğretim kurumları arasında bu amaçla yapılacak protokoller ile uzaktan öğretime ilişkin diğer hususların Yükseköğretim Kurulu tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır.Yukarıda aktarılan bu düzenlemelere göre,uzaktan öğretime ilişkin ilkeleri Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği açık olup, bu ilkeleri belirleyecek olan organın da Genel Kurul olduğu kuşkusuzdur.Zira 2547 Sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 6. maddesinin c bendinde de Genel Kurulun kendisine Yükseköğretim Kanunu ile verilen ve Yürütme Kuruluna devredemeyeceği görevler arasında "yükseköğretim kurumlarının öğretiminin planlanması görevi açıkca belirtilmiştir.Diğer taraftan, davalı idarece bu yetki devrinin Covid 19 salgını dolayısıyla yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim süreçlerinin mümkün olduğunca kesintiye uğramadan sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için alınacak kararlara esas olmak üzere yapıldığı ileri sürülmüşse de Kanuna aykırı olan bu yetki devrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gibi yeni normalde de devam edeceğini belirttiği bu düzenlemenin önemi nedeniyle yetkisiz organca yapılmasında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar'ın 6. maddesinin (b) ve (c) bendinde değişiklik yaparak söz konusu maddelerde bulunan, “birinci ve ikinci öğretim programlarında derslerin en fazla %30'u sadece uzaktan öğretim yolu ile verilebilir" ifadesinin "birinci ve ikinci öğretim programlarında dersler, yüzde %40 oranına kadar uzaktan öğretim yolu ile verilebilir” şeklinde değiştirilmesine ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulu Kararı’nın iptali gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarenin usule yönelik itirazları yerinde görülmeyerek işin esası incelendi. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT : 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Diploma alma, ders kredilerinin hesaplanması, öğrencilik haklarından yararlanma ve sınavlar" başlıklı 44. maddesinin (b) bendinde, "Yükseköğretim kurumlarında, öğretim faaliyetlerinin üç dönemi aşmamak üzere yıl içinde kaç döneme ayrılarak sürdürüleceği; her bir dönemde alınması gereken asgari ve azami kredi miktarları; her bir diploma programının diplomayı almayı hak eden kişiye kazandıracağı bilgi, beceri ve yetkinliklerin neler olacağı ve bunların ölçme ve değerlendirmelerinin nasıl yapılacağı; hazırlık sınıfı veya başka yollarla yabancı dil yeterliliğinin nasıl kazandırılacağı ve yabancı dil bilgi düzeyinin nasıl ölçüleceği; kayıt, devam, uygulama, tez ve teorik ders içerikleri, ön şartlı dersler, sınav çeşitleri ve bunların ders başarı notuna katkısı; öğrencilerin mezuniyet sonrası istihdamına ilişkin olarak bilgi, görüş ve tecrübelerine ihtiyaç duyulan kişileri ifade eden dış paydaşların diploma programlarına ilişkin değerlendirmelerinin alınması; diğer yurt içi ve yurt dışı yükseköğretim kurumlarından alınan derslerin kredilerinin intibakının sağlanması; ilgili programın tamamlanmasına yönelik önceden kazanılmış yeterliliklerin tanınması; farklı diploma programlarından bazı derslerin alınmasıyla yandal veya çift anadal yapılması; diploma alınabilmesi için, uygulama, teorik, uzaktan veya açıköğretim özellikleri ile (…)(2) (…)(3) eğitimöğretimin devamına ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulunun bu konularda belirlediği temel ilkelere uygun olarak yükseköğretim kurumları senatoları tarafından belirlenir." kuralı; (e) bendinde, "Yükseköğretim Kurulu kararı üzerine yükseköğretim kurumlarında; öğretim elemanı ve öğrencilerin aynı mekânda bulunma zorunluluğu olmaksızın, bilgi ve iletişim teknolojilerine dayalı olarak öğretim faaliyetlerinin planlandığı ve yürütüldüğü önlisans, lisans ve lisansüstü uzaktan öğretim programları açılabilir. Uzaktan öğretim programlarının açılabileceği alanlar, uzaktan öğretim yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları, ders materyallerinin hazırlanması, sınavlarının yapılma şekli, yükseköğretim kurumları arasında bu amaçla yapılacak protokoller ile uzaktan öğretime ilişkin diğer hususlar, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenir." kuralı yer almıştır. Dava tarihinde yürürlükte olan Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar'ın "Program veya ders açma" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, "Yükseköğretim kurumlarının uzaktan öğretim yoluyla yürütülecek olan ön lisans, lisans ve yüksek lisans programları ile birinci ve ikinci öğretim programlarındaki bazı dersler için aşağıda belirtilen program ve ders açma esasları uygulanır. b) Her yarıyılda eğitim-öğretim dönemi başlamadan en geç dört hafta önce ilgili yükseköğretim kurumlarının senatoları tarafından uygun görülmesi ve Yükseköğretim Kuruluna bildirilmesi halinde, birinci ve ikinci öğretim programlarında derslerin en fazla %40’ı hem örgün öğretim yoluyla hem de uzaktan öğretim yoluyla verilebilir. c) Her yarıyılda eğitim-öğretim dönemi başlamadan en geç dört hafta önce ilgili yükseköğretim kurumlarının senatoları tarafından uygun görülmesi ve Yükseköğretim Kurulu’na bildirilmesi halinde, birinci ve ikinci öğretim programlarındaki derslerin en fazla %40’ı sadece uzaktan öğretim yolu ile verilebilir. Uzaktan öğretim yoluyla verilecek derslerin tespitinde programın AKTS değeri ya da programda alınması gereken ders sayısından hangisinin temel alınacağına yükseköğretim kurumlarının senatoları tarafından karar verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME 2547 sayılı Kanun'un 44. maddesi uyarınca, davalı idarenin uzaktan öğretim program açılabilecek alanlar, uzaktan öğretim yoluyla verilecek dersler ve kredi miktarları ile uzaktan öğretime ilişkin diğer hususlar hakkında düzenleme yapma yetkisi olduğu, Yükseköğretim Genel Kurulu'nun █████/2020 tarihli kararı ile covid salgını dolayısıyla yükseköğretim kurumlarının eğitim ve öğretim süreçlerinin mümkün olduğunca kesintiye uğramadan sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için alınacak kararlara esas olmak üzere Yükseköğretim Yürütme Kurulu’na yetki verilmesine karar verildiği, dava konusu düzenlemenin bu yetki devri uyarınca █████/2020 tarihli YÖK Yürütme Kurulu Kararı ile yapıldığı, █████/2020 tarih ve 2020.12.544 sayılı YÖK Genel Kurul Kararı ile, Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar’ın düzenlenen haliyle uygun görülmesine karar verdiği anlaşılmaktadır. Davacı sendika tarafından; uzaktan eğitimin örgün eğitimdeki payının %30’dan %40’a çıkarılmasına ilişkin hukuka aykırılık iddialarında bulunulduğu görülmektedir.Dava açıldıktan sonra, █████/2022 tarihli YÖK Genel Kurulu'nda verilen yetkiye dayanarak █████/2022 tarihli YÖK Yürütme Kurulu Kararı ile, dava konusu edilen 6. maddenin 1. fıkrasının (b) bendi "Aynı dönemde bir ders, hem uzaktan hem de örgün öğretim olarak planlanıp öğrencilere tercih imkanı sunulabilir. Bu kapsamda her yarıyılda eğitim-öğretim dönemi başlamadan en geç dört hafta önce Senato tarafından uygun görülmesi ve Yükseköğretim Kuruluna bildirilmesi halinde, öğretim programlarında her bir yarıyıldaki derslerin (yabancı dil hazırlık dahil) AKTS kredilerine göre en fazla %30’u uzaktan öğretim yoluyla verilebilir.” şeklinde değiştirilmiş, (c) bendi ise iptal edilmiştir.Bu durumda; anılan değişiklik ile (b) fıkrasında dava konusu uzaktan eğitimin örgün eğitimdeki payı tekrar %30 olarak belirlendiğinden ve (c) bendi iptal edildiğinden, söz konusu düzenlemelerin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY :(X)- Dava, ‘Yükseköğretim Kurumlarında Uzaktan Öğretime İlişkin Usul ve Esaslar’ın 6. maddesinin b ve c bendinde değişiklik yapılarak söz konusu maddelerde bulunan, “birinci ve ikinci öğretim programlarında derslerin en fazla %30'u sadece uzaktan öğretim yolu ile verilebilir" ifadesinin, "birinci ve ikinci öğretim programlarında dersler, yüzde %40 oranına kadar uzaktan öğretim yolu ile verilebilir” şeklinde değiştirilmesine ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulu Kararı’nın iptali istemiyle açılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanunun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, uyuşmazlıkta olduğu gibi, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi halinde, Mahkemece, yargılama giderleri hakkında karar verilirken, davanın açıldığı tarihte ve yargılama sürecinde davanın geldiği aşamada, tarafların haklılık durumlarının değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin sonucuna göre de taraflardan sadece birine yüklenmesi ya da haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.Bu itibarla kararın, davalı idare aleyhine hükmedilen yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına vekalet ücreti yönünden katılmıyorum.