Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, ticari şirket feshi talepli davada araçların yediemine teslimi ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara yapılan istinafı inceledi.
Özet: Bir ticaret şirketinin feshine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi, davacı vekilinin şirket araçlarının kolluk marifetiyle zaptı, kullanımdan men edilmesi ve yediemine teslimi yönündeki ihtiyati tedbir talebini, daha önce devir ve temlik yasağı getiren bir tedbir bulunması, davanın doğrudan araçların mülkiyetiyle ilgili olmaması, araçların kötüye kullanıldığına dair somut ve yaklaşık ispatın eksikliği, talep edilen tedbirin ölçüsüzlüğü, şirket malvarlığına zarar verme potansiyeli ve hukuki yarar koşullarının oluşmaması gerekçeleriyle reddetmiş ve bu ara karar istinafa konu olmuştur.

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IELEKTRONİK OLARAK GÖNDERİLENİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : ... (Ara Karar)NUMARASI : 2025/... Esas, DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Taraflar arasında görülen davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ... tarihli ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili ... tarihli talep dilekçesinde özetle; davalı şirket adına kayıtlı araçların UYAP/trafik tescil kayıtları üzerinden tespit edilerek kolluk marifetiyle bulundukları yerlerden alınması, fiilen kullanımdan men edilmesi, ruhsat ve anahtarlarının teslim alınması ve mahkemece belirlenecek yediemin otoparkına teslimine karar verilmesi talep edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ :Mahkemece ... tarihli ara karar ile; " Somut dosyada dava, davalı şirketin feshi istemine ilişkindir. Şirket adına kayıtlı araçlar şirket malvarlığı içinde yer almakta ise de, araçların mülkiyeti veya zilyetliği doğrudan eldeki davanın konusunu oluşturmamaktadır. Nihai hükümle çözümlenecek uyuşmazlık şirketin feshi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Bu nedenle şirket adına kayıtlı tüm araçların fiilen kullanımdan men edilerek yediemine teslimi, ancak şirket malvarlığının korunması bakımından zorunlu, somut ve yakın bir tehlikenin varlığı hâlinde ve daha hafif tedbirlerle korunmanın sağlanamadığı durumlarda değerlendirilebilir.Dosya kapsamından, şirket adına kayıtlı araçlar hakkında daha önce mahkememizce üçüncü kişilere devir ve temlik yasağına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve tedbir uygulanmıştır. Bu tedbir ile araçların şirket malvarlığından çıkarılması, üçüncü kişilere devredilmesi veya temlik edilmesi riski yönünden koruma sağlanmıştır. Bu aşamada davacı tarafça ileri sürülen hususlar, araçların fiili kullanımının ve varsa hukuka aykırı kullanım iddialarının araştırılmasını gerektirir nitelikte ise de, şirket adına kayıtlı tüm araçların kolluk marifetiyle bulundukları yerlerden alınarak yediemin otoparkına teslimini haklı kılacak derecede somut ve araç bazında bir yaklaşık ispat ortaya koymamaktadır.Özellikle... plakalı aracın İstanbul ... kaçak geçiş yaptığına ilişkin bildirim, ilgili aracın fiili kullanım durumunun, geçiş ve ceza kayıtlarının, varsa kullanıcı bilgilerinin araştırılması bakımından önem arz etmekle birlikte, bu husus tek başına şirket adına kayıtlı tüm araçların yediemine teslimini gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Araçların izinsiz kullanıldığı, kiraya verildiği, saklandığı, ziya veya hasar tehlikesi altında bulunduğu yahut şirket malvarlığından fiilen kaçırıldığı yönünde somut, araç bazında ve yeterli delil sunulmadığı sürece, tüm araçların fiilen kullanımdan men edilmesi ölçülü bir tedbir olarak kabul edilemez.Kaldı ki araçların yediemin otoparkına teslimi, çekici, otopark, bakım ve muhafaza giderleri doğurabileceği gibi araçların atıl kalması, değer kaybına uğraması veya şirket menfaatlerinin zarar görmesi sonucunu da doğurabilecektir. Şirket malvarlığının korunması amacıyla verilen önceki devir ve temlik yasağı mevcutken, araçların fiilen zapt edilerek yediemine teslimi bu aşamada dava konusu hakkın korunması için zorunlu ve ölçülü görülmemiştir. Şirket adına kayıtlı araçların izinsiz kullanıldığı veya şirketin bu konuda hukuki/cezai yollara başvuramadığı ileri sürülmekte ise, bu hususların koşulları varsa şirketi temsile yetkili organ veya temsilci aracılığıyla, organ eksikliği bulunduğu takdirde ise ilgili usuli yollar ve kayyım kurumunun değerlendirilmesi suretiyle takip edilebileceği, eldeki fesih davasında tüm araçların yediemine teslimi şeklindeki ağır tedbirin mevcut aşamada hukuki yarar ve ölçülülük koşullarını taşımadığı kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı şirket adına kayıtlı araçların kolluk marifetiyle tespit edilerek fiilen kullanımdan men edilmesi, ruhsat ve anahtarlarının teslim alınması ve yediemin otoparkına teslimine yönelik ihtiyati tedbir talebinin, 6100 sayılı HMK’nın 389 ve devamı maddelerinde aranan uyuşmazlık konusu ile bağlantı, yaklaşık ispat, hukuki yarar ve ölçülülük koşulları bu aşamada oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " Davacı vekilinin ... tarihli dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir isteğinin REDDİNE " şeklinde ara karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin ret gerekçesinde araçların yediemine tesliminin araçların atıl kalması ve şirket menfaatlerinin zarar görmesi sonucunu doğurabileceğinin bizzat mahkeme tarafından atanan Temsil Kayyımı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...'ın ... tarihli Kayyım Raporu ile açıkça çeliştiğini, söz konusu raporda, Erzurum Defterdarlığı'nın yoklama fişine dayanılarak şirketin... tarihi itibarıyla resen terk işlemlerinin yapıldığı, mükellefin faal olmadığı ve işyerinin kapalı olduğunun tespit edildiğini, faaliyeti tamamen durmuş, ticari işletmesi kapalı olan ve yasal organı bulunmayan bir şirketin araçlarının ticari faaliyette kullanılması hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, faal olmayan bir şirketin araçlarının trafikte dolaşması, şirket menfaatine değil; aksine araçları hukuka aykırı şekilde elinde bulunduran kimliği belirsiz üçüncü kişilerin şahsi menfaatine hizmet ettiğini ileri sürerek incelemeye konu ara kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Talep ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, somut olayda 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ARA KARARI usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Başvuru sırasında yeteri kadar harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.