Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, sahte ciro ve ciro zinciri kopukluğu iddiasıyla icra baskısı altında ödenen çek bedelinin istirdadı davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu istirdat davası, kaybolan çekin lehdara daha önce ödenmesine rağmen, icra takibiyle çeki ele geçiren cirantaya 41.000 TL ödemek zorunda kalan keşidecinin, lehdar imzasının sahte olması nedeniyle ciro zincirinin koptuğunu ve bu durumun cirantayı yetkili hamil olmaktan çıkardığını ileri sürerek yaptığı ödemenin iadesini talep etmesi; davalının ise keşidecinin kendi imzasına itiraz etmediğini, lehdar imzasının sahteliğinin keşideciyi sorumluluktan kurtarmadığını ve iyi niyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemesi üzerine, sahte lehdar imzasının ciro zincirini kırıp kırmadığı ve davalının yetkili hamil olup olmadığı hususunun çözüme kavuşturulmasına ilişkindir.

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
...
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR Y.TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket aleyhine 20.09.2022 günlü 27.453,08.-TL bedelli ... seri numaralı çek nedeniyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak ilgili çekin arkasında da belirtildiği üzere çekin zayi sonrasında lehdar ... Sayılı dosyası ile iptal talebinde bulunulduğunu, bu nedenle de çekin işleme alınmadığını, davacı şirkete kararın sunulmasıyla 20.09.2022 tarihinde çek bedelini Bioteknik şirketine ödediğini, kayıp olan çekin daha sonra takip alacaklısı olarak görünen davalı şirket tarafından icraya konulduğunu, icra emri ekindeki çek suretinden çekin sahte imzalarla ciro edildiğini ve takip alacaklısına geçtiğini, ödeme emrinin taraflara tebliği sonrasında, 06.10.2023 tarihinde lehdar ... tarafından imzaya itiraz edilerek .... Sayılı dosyası ile dava açıldığını, yine sonraki ciranta olduğu görülen .... Sayılı dosyası ile imzaya itiraz davası açıldığını, davalı yanın lehtar cirosunun sahteliği ile ciro zincirinde kopukluk olması nedeniyle yetkili hamil olduğunu kanıtlayamadığından davalı yanın ciro zincirindeki kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye başvurma hakkı bulunmadığını, davalının davacıdan alacaklı olmadığını ve herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın kabulü ile ... E. sayılı dosyası ile icra baskısı ve tehdidi altında yapılan ödemenin istirdadı, icra dosyasına ödenen 41.000,00.-TL'nin ödeme tarihi olan 11.10.2023 tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, istirdat talep edebilmesi için borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olması gerektiğini, davacının ...E sayılı takibine konu çekten ötürü davalıya karşı sorumlu olduğunu, davacı, takip konusu çekin keşidecisi olup çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, Davacının çekteki lehtar imzasının davadışı ...şirketi yetkililerine ait olmadığını ileri sürmüş ise de imzaların istiklali prensibi gereği çekteki lehtar imzasının sahte olması çekin keşidecisi olan ve çekteki imzasına itiraz etmeyen davacıyı borçtan kurtaran bir sebep olmadığını, çekin keşidecisi olan davacının, lehtar imzasının sahteliğine dayaranarak sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, davacının faktoring işleminin tarafı olmadığını, bedelsizlik iddiasının davalıya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olmadığını, davacının çek bedelinden sorumlu olduğunu, çek iptal kararı almayan Bio Teknik şirketine ödeme yapması TTK 646 maddesine göre onu borçtan kurtarmayacağını, çek iptal kararı alınmadan önce lehtara yapılan ödemenin davacıyı sorumluluktan kurtarmayacağını, davalının çeki temlik alırken de alacağı tevsik eden fatura suretini de temin ederek üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının bu nedenle iyiniyetli yetkili hamil olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE :
Dava, davacı keşidecinin çeke dayalı olarak aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme yaptığı, buna karşılık lehdarın imza inkarı ile çekteki imza zincirinin koptuğu ve çek bedelinin davacı tarafından çek zayi kararı ile lehdara da ödenmiş olduğu iddiasına dayalı ödenen çek bedelinin istirdadı istemine ilişkindir.
... sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı ...aleyhine 27.453,08 TL asıl alacak, ve ferileri olmak üzere toplam 34.256,17 TL toplam alacak üzerinden █████/2022 tarih, 9689129 seri nolu 27.453,08 TL bedelli çeke dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı davacı tarafından 41.000,00.-TL'nin 11.10.2023 tarihinde ödendiği görülmüştür.
... aleyhine açılan imzaya itiraza dayalı takibin iptali davası sonunda Mahkemece protesto çekilmeden cirantaya karşı takip hakkı bulunmadığından davanın kabulüne, ... sayılı dosyasındaki takibin davacı borçlu yönünden iptaline, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
... sayılı dosyasındaki takibin davacı borçlu yönünden iptaline, dair karar verildiği anlaşılmıştır.
... tarafından █████/2022 keşide tarihli 27.453,08 TL bedelli çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesi talebi ile açılan davada Mahkemece davaya konu çekin ortayı çıkmış olması ve süresinde de istirdat davası açılmış olması sebebiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın temeli, çekte dava dışı lehtara ait imzanın sahte yahut geçersiz olması halinde ciro zincirinde kopukluk meydana gelip gelmeyeceği, bu suretle davalının meşru ve yetkili hamil olup olmadığı, kendi imzasını inkar etmeyen davacı keşidecinin dava dışı lehtara ait imzanın geçersizliğini davalı hamile karşı ileri sürüp süremeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın TTK 677. maddesi uyarınca ''Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin vs. imzası gibi) sahibini bağladığı,geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade etmektedir. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
Ayrıca, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. (TTK 790/1.)
Anılan Yasal hükümler çerçevesinde dava konusu çek incelendiğinde ve somut olaya bakıldığında dava konusu çekin yasal unsurlarının mevcut olduğu, kambiyo vasfına haiz olduğu, esasen bu konuda herhangi bir çekişmenin de bulunmadığı, TTK 790. maddesi uyarınca çekteki ciro zincirinin düzgün olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı, şeklen düzgün ciro silsilesine göre davalının yetkili hamil olduğu anlaşılmıştır. Davacının çekte keşideci olup kendi imzasını inkar etmediği, bilakis dava konusu çekin kendisi tarafından imzalanarak lehtara gönderildiğinin kabul ve ikrar edildiği, lehtarın imzasının sahte olmasının lehtar için sorumluluk doğurmayacağı, bununla birlikte sahte imzanın ciro zincirini de koparmadığı, davacı keşidecinin lehtara ait imzanın sahteliğini davalı hamile karşı ileri süremeyeceği, esasen lehtarın imzasının geçersiz olmasının TTK 677.maddesinde düzenlenen imzaların istiklali prensibi uyarınca ciro zincirinde kopukluğa neden olmadığı ve geçerli imza sahibi olan keşidecinin kambiyo hukukundan doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı anlaşılmakla davacı keşidecinin geçerli imzası uyarınca çek bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Somut uyuşmazlık da bir diğer husu hamil olan davacının faktoring şirketi olmasıdır. Davacı hamil çeki elinden bulundurmaya dayalı temlik alınan alacağa ilişkin faturayı dosyaya sunmuştur. 6361 sayılı kanunun 9/2. maddesine göre şahsi defi ileri süren keşidecinin faktoring sözleşmesinin tarafı olmamasına göre şahsi defiyi ancak davalı hamilin bilerek davacının zararına hareket ettiğini kanıt yükü altındadır. Davacı çek iptali kararı almadan çek bedelini lehdara ödemiştir. Bu husus davalı hamile karşı çekten sorumlu olmasına engel değildir. İspat yükü davacı tarafta olup keşideci davacının, ara cirantalar ve hamilin dava konusu çeki, lehtar imzasının geçersiz olduğunu bilerek devraldıkları ve davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiklerini ispatlayamadığı, imzaların istiklali prensibi uyarınca lehtar imzasının geçersiz olmasının sadece sahibi yönünden sonuç doğuracağı, davacının lehtar imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı, davacının, hamil davalının kötüniyetli olduğu yönündeki iddialarını sunulan delillerle ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
1-Davanın Reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın, peşin alınan 700,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 84,60 TL harcın kararın kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
3-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 41.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
4-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
6-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflar anlaşamadıklarından, Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2 maddesi uyarınca Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!