Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari kumaş satışından kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, elden ödeme ve tahsilat makbuzu delillerinin değerlendirildiği gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının ticari satışlardan kaynaklanan alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasını özetlemektedir. Davacı taraf, davalıya sattığı kumaş bedellerinin ödenmemesi üzerine 2.317.707,61 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatmış; davalı ise bazı fatura ve cari hesap devirlerini reddederek, banka ve elden yaptığı ödemelerle borçlu olmadığını savunmuştur. Yargılama sürecinde davalının elden ödeme iddialarına ilişkin makbuz asıllarını sunamaması ve yemin hakkını kullanmaması nedeniyle, bu ödemelerin ispat edilemediği belirtilmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa çeşitli tarihlerde kumaş sattığını ve bu kumaşlar karşılığında ödenmeyen alacaklarının tahsili sebebiyle cari ilişkiden kaynaklı 2.317.707.61-TL alacağını ferileri ile birlikte tahsili amacıyla ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, icra takibinin davalının haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, davacının alacağına dayanak cari hesap dökümünde █████/2024 tarihinde 1.599.285,01 TL devir yapıldığını belirtmişse de işbu devre ilişkin somut yazılı bir belge sunmadığı gibi, 1.599.285,01 TL devir konusu bedelin dayanağına yönelik hiç bir fatura ve belge de ibraz etmediğini, taraflar arasında kumaş satımına yönelik yazılı akdi bir ilişki bulunmadığını, takibin dayanağı olan belgede █████/2024 tarihli 340.116,59 TL bedelli faturanın müvekkil şirket kayıtlarında bulunmadığını, tarafların açık hesap şeklinde çalıştıklarını, bu doğrultuda davacı şirketin davalı adına █████/2024 tarihli 315.088,40 TL ve █████/2024 tarihli 349.852,61 TL bedelli fatura düzenlediğini, bu faturaların müvekkil tarafından ticari defterlerine kaydedildiğini ve bu faturalara karşılık olarak banka kanalıyla ve tahsilat makbuzu karşılığında ödemeler yaptığını, müvekkil davacıya karşı borçlu konumunda olmayıp, aksine alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, faturalara dayalı cari hesap alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 1. Genel İcra Dairesinin 2024/... sayılı icra dosyasında, davacı takip alacaklısı, davalı takip borçlusu olup, 18.10.2024 tarihli ilamsız icra takibinde, faturalara dayalı cari hesap alacağına dayalı olarak 2.317.707,61 TL alacağın tahsilinin istendiği, takibin davalı borçlusunun süresi içinde borca itirazı sonucu durduğu görülmüştür.Davalı taraf, davacının alacağına dayanak cari hesap ekstresindeki 01.01.2024 tarihinde 1.599.285,01 TL önceki yıldan devir gözüken alacağının dayanaktan yoksun olduğunu, keza 19.03.2024 tarihli 340.116,59 TL bedelli faturanın da davalı ticari defterinde kayıtlı olmadığını, buna karşın davacının düzenlediği 12.01.2024 tarihli 315.088,40 TL ve 21.05.2024 tarihli 349.852,61 TL bedelli faturaların ticari defterinde kayıtlı olup bu faturalara karşılık olarak █████/2024 tarihinde ... Bankası kanalıyla 46.635 TL; █████/2024 tarihinde ... Bankası kanalıyla 50.000 TL; █████/2024 tarihinde ... Bankası kanalıyla 90.000 TL; █████/2024 tarihinde ... Bankası kanalıyla 50.000 TL; █████/2024 tarihinde ... Bankası kanalıyla 50.000 TL ödendiğini ve ayrıca █████/2024 tarihinde 3.000,00 USD; █████/2024 tarihinde 10.500,00 USD; 1/███████ tarihinde 1.000,00 USD tahsilat makbuzuyla ödendiğini savunmuş, davacı ise elden ödemelere ilişkin tahsilat makbuzlarındaki imzayı inkar etmiştir. Davalı duplik dilekçesinde, ayrıca 10.12.2024 tarihinde 85.290 TL ve 18.12.2024 tarihinde 145.000 TL’nin davacı şirket yetkilisi ...’nın hesabına ödendiğini beyan etmiş; █████/2025 tarihli, 3.000,00 USD bedelli tahsilat makbuzundaki imzanın davacı şirket yetkilisi ...’ya ait olduğunu, █████/2024 tarihli, 10.500,00 USD tahsilat makbuzunda davacı şirket adına çalışanı muhasebe müdürü ...’ın imzasının olduğunu, █████/2024 tarihli 1.000,00 USD bedelli tahsilat makbuzunda yine davacı şirket çalışanı (pazarlama müdürü) ...’nin imzasının bulunduğunu iddia etmiştir. Davacı şirket yetkilisi ... talimat mahkemesince isticvap edilmiş ve tahsilat makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kime ait olduğunu da bilmediğini beyan etmiştir.Davalı vekili, yine başka bir tahsilat belgesinde davacı şirket çalışanı olduğunu iddia ettiği ... tarafından davacı şti adına atılmış çek teslim belgesi örneğini sunmuştur. Ne var ki, davalı taraf 28.01.2026 tarihli duruşmada, imza incelemesine esas olmak üzere dava konusu ödemelere ilişkin tahsilat makbuzlarının asıllarına ulaşamadığından dosyaya ibraz edemediğini beyan ettiği görülmüş olmakla; elden ödemelere ilişkin tahsilat makbuzları yönünden araştırma ve imza incelemesi yapılamamış ve bunun sonucu olarak 3 adet tahsilat makbuzu içeriği ödemenin ispatı için davalı tarafa yemin hakkı hatırlatılmış ise de, süresi içerisinde yemin hakkı kullanılmadığından bu ödemelerin ispat edilemediğinin kabulü gerekmiştir.Davacı şirketin ticari defteleri üzerinde yapılan incelemede, taraflar arasındaki ilk ticari münasebet 09.10.2023 tarihinde başladığı, son fatura alışverişi 21.05.2024 tarihinde davalıya 349.852,61 TL tutarlı fatura kesilmesi ile sona erdiği, son fatura kesimi sonrası, davacının davalıdan kendi ticari defterlerinde 2.317.707,61 TL alacaklı olduğu, 2023 yılından 2024 yılına 1.599.285,01 TL davacı alacağı devir ettiği, 2024 Yılında davacı davalıya 3 adet fatura ile 1.005.057,60 TL mal/hizmet satışı yapmış, buna mukabil 286.635,00 TL ödeme yapmış bakiye 2.317.707,61 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. Davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede; takip tarihi (16.10.2024) itibarı ile davacının davalıdan 2.317.707,61 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinde ise, davacının davalıdan 64.629,59 TL alacaklı göründüğü, dolayısıyla taraflar arasındaki mutabakatsızlığın 2.317.707,61 + 64.629,59 =2.382.337,20 TL olduğu, mutabakatsızlığın bir kısmının davalı ile davacının ticari defterlerinde farklı tutarlardan kayıtlara alınan faturalardan kaynaklandığı, aradaki farkın 1.393.832,71 TL olduğu; mutabakatsızlığın bir diğer sebebinin davacı tarafından düzenlenen 19.03.2024 tarihli 340.116,59 TL bedelli faturanın davalının ticari defter kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı; mutabakatsızlığın bir diğer sebebinin davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin davalı ticari defter kayıtlarında mükerrer işlenmesinden kaynaklandığı, buna göre 236.635 TL mükerrer kayıt olduğu; mutabakatsızlığın bir diğer sebebinin davalı tarafından davacıya yapılan █████/2024 tarihinde 3.000,00 USD; █████/2024 tarihinde 10.500,00 USD; 1/███████ tarihinde 1.000,00 USD elden ödemelerin davacı ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı; mutabakatsızlığın bir diğer sebebinin davalı tarafından davacıya yapılan toplam 55.000 TL ödemenin davalı kendi ticari defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklandığı anlaşılmakla; taraflar arasındaki mutabakatsızlığın toplam olarak, 1.393.832,71 TL + 340.116,59 TL + 236.635,00 TL +466.752,90 TL - 55.000,00 TL = 2.382.337,20 TL. olduğu bildirilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlığa konu 19.03.2024 tarihli 340.116,59 TL bedelli fatura yönünden; somut olayda, ispat yükü davacı alacaklıda olup, dava konusu fatura içeriği emtiayı ve/veya hizmeti davalıya teslim ettiğini ispatla yükümlüdür. Davacı taraf, fatura içeriği emtianın davalıya teslimine yönelik nakliye faturası dosyaya sunmuş ve fakat davalı alıcıya teslim edildiğine ilişkin teslim alan imzalı teslim belgesi sunulmadığından davalıya yemin hakkı hatırlatılmış ve fakat yemin hakkını kullanmadığı anlaşılmakla; davacının 19.03.2024 tarihli fatura bakımından alacağını ispat edemediğinin kabulü gerekmiştir.Davacının davalıya düzenlediği bir kısım faturalarının bedellerinin davalının ticari defterlerinde fatura tutarları uyumsuz olduğu sabit olup, tarafların ticari defterlerindeki 1.393.832,71 TL’nin davacı lehine düzeltilmesi gerekmiştir. Keza davalı kayıtlarındaki mükerrer ödemeye ilişkin 236.635,00 TL ve elden tahsilatlara ilişkin 466.752,90 TL davacı lehine düzeltilmiş, buna karşın davacı kayıtlarında yer alıp davalı kayıtlarında görünmeyen 55.000,00 TL ödeme ise davalı lehine değerlendirilmiştir.Öte yandan, davalının düplik dilekçesinde, 10.12.2024 tarihinde 85.290 TL ve 18.12.2024 tarihinde 145.000 TL olmak üzere toplam 230.290,00 TL’nin davacı şirket yetkilisi ...’nın hesabına ödendiğine ilişkin banka dekontlarını dosyaya sunmuş ve aynı zamanda bu ödemelerini kendi ticari defterlerinde 2025 yılı yevmiye defterinde göstermiştir. Davalının davacı şirket yetkilisine yapmış olduğu ödeme savunmasına davacı alacaklının sessiz kaldığı karşı çıkmadığı göz önüne alınarak toplam 230.290,00 TL’nin davacı alacağından mahsubu gerekmiştir. Tüm bu açıklamalar ışığında, davacının faturalara dayalı cari hesaptan dolayı takip tarihi itibari ile davalıdan 1.393.832,71 TL + 236.635,00 TL +466.752,90 TL - 55.000,00 TL – 230.290,00 TL = 1.811.930,61 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış olmakla; davalı borçlunun icra takibindeki borca bu tutar üzerinden itirazı haksız olduğundan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, faturaya dayalı alacak likit-bilinebilir olduğundan hükmolunan tutar üzerinde davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedildiğine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... sayılı icra takibine yönelik itirazının 1.811.930,61 TL alacak üzerinden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Hükmolunan 1.811.930,61 TL alacağın %20’si oranında hesaplanan 362.386,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 123.772,98.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 39.580,66.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 84.192,32.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 271.670,29.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.13/3 uyarınca, 80.924,32.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre; 3.596,28.-TL'sinin davalıdan; 1.003,72.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı tarafından yapılan 40.196,06.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 140,00.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 5.140,00.-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre (%78,18 kabul % 21,82 ret) 4.018,45.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!