Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinden ticari araç satışında ayıplı mal (pert kaydı) ve yüksek sigorta maliyetleri nedeniyle semenin tenzili ile tazminat talepli istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının davalıdan satın aldığı Scania marka çekici aracın sigorta yaptırma aşamasında pert kayıtlı olduğunun ortaya çıkması üzerine, araçtaki gizli ayıp nedeniyle satış bedelinde indirim ve yüksek sigorta primlerinden kaynaklanan maddi tazminat talebini konu alan bir dava dosyasının özetidir; davacı, aracın ayıplı olduğunu ve bedelinin düşürülmesini isterken, davalı ise aracın hasar kaydının internet ilanında ve pazarlık sırasında davacı tarafından bilindiğini, satış bedelinin resmi kayıtlarda gösterilen tutar olduğunu ve ek ödemenin davacının iddia ettiği gibi satış bedeline dahil olmadığını savunmaktadır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :█████/2024
NUMARASI :███████ Esas - ████████ Karar
DAVACI :BUYRUK TOPTAN İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ :█████/2023
KARAR TARİHİ :█████/2026
KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalının maliki olduğu eski plakası 64 ..., yeni plakası 06 ... olan Scania marka çekici aracın davalıdan █████/2022 tarihinde satın alındığını, davalının internet sitesindeki sahibinden.com ilanı üzerine davalı ile irtibata geçildiğini, davalı internet sitesindeki ilanda araç için 775.000,00-TL talep ettiğini, alım safhasında yapılan pazarlık ile aracın 745.000,00-TL'ye satın alındığını, davacının talebi üzerine Noter satış evrakında aracın bedeli olarak 340.000,00-TL gösterildiğini, bu bedelin davacı şirket hesabından davacının hesabına aktarıldığını, bakiye kalan 405.000,00-TL'nin ise aynı anda davacı şirket yetkilisi ...'un hesabından davanın başka bankadaki hesabına aktarıldığını, araç satın alındıktan sonra davacı şirketin Ankara'daki adresine getirildiğini ve aracın sigortasının yapılması safhasında kasko sigortasının çok yüksek çıkması üzerine aracın pert kaydı olduğunu, sigortacının açıklaması sonucu öğrenildiğini, davacı şirket tarafından davalıya Etimesgut 1. Noterliğinin █████/2022 tarih ve ... yevmiye sayı işlemiyle bedelde indirim talepli ayıp ihbarında bulunulduğunu, davalı tarafça iş bu ihtarnameye verilen cevap ile taleplerinin reddedildiğini, fazlaya dair hak ve alacaklarını saklı kalmak kaydıyla alacağın ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda artırılmak üzere, taraflar arasında satış sözleşmesine konu ticari aracın ayıplı olması sebebiyle şimdilik satış bedelinden 500,00-TL indirim miktarının faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, satış sözleşmesine konu ticari aracın pert kaydı olması ve bu sebeple sigortasının emsal araçlara göre yüksek olması sebebiyle uğranılan zarar karşılığı şimdilik 500,00-TL tazminatın avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerinin fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporu doğrultusunda 70.100,00-TL, aracın pert kaydı olması ve bu sebeple sigortasının emsal araçlara göre yüksek olması sebebi ile uğranılan zarar karşılığı 500,00-TL tazminat taleplerinin 1.690,56-TL olmak üzere toplamda 71.790,56-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davalıdan 11/ ███████ tarihinde eski plakası 64 ..., yeni plakası 06 ... olan Scania marka çekici aracı satın aldığını, taraflar davalının internet sitesindeki ilanı üzerinden irtibata geçildiğini ve davacının aracın hasarlı olduğunu yapılan paylaşımdan ayrıca sonrasında yapılan görüşmelerden açık bir şekilde öğrendiğini, aracın hasar kayıtlı olduğunun sahibinden.com üzerinden yapılan paylaşımdan açıkça anlaşılmakta olduğunu, aracın hasarlı olduğu satın alınan dönemde aracın piyasadaki emsallerinden çok daha düşük fiyata satılmasından da açıkça anlaşıldığını, dava dilekçesinde ilanda araç için davalının 775.000,00-TL talep ettiğini, alım safhasında yapılan pazarlık ile aracın 745.000,00-TL'ye satıldığı iddia edildiğini, mahkeme dosyasına 2 adet dekont sunulduğunu, sunulan dekontlar ve araç satış sözleşmesinden açıkça anlaşılacağı üzere aracın 340.000,00-TL'ye satılmış olduğunu, satış bedeli olan 340.000,00-TL'nin davalının Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası hesabına davacı tarafından aktarıldığını, sonrasında ... isimli şahıs tarafından davalıya ait başka hesap olan .. numaralı hesabına aktarılan 405.000,00-TL'nin ... isimli şahsın davalıdan elden aldığı borcun geri ödemesine ilişkin olduğunu, dekont açıklamasında da elden alınan borcun iadesi ibaresiyle söz konusu durumun açıkça ortaya konulduğunu, dolayısıyla 340.000,00-TL aracın satış bedeli olduğunu, bu durumun hem araç satış sözleşmesi hem de yerel mahkeme dosyasına sunulan dekonttan açıkça anlaşıldığını, bu nedenle davacı sıfatına haiz olmayan ve davalıdan elden almış olduğu borcun ödemesini yapan kişinin göndermiş olduğu paraya ilişkin dekontun satılan aracın ödenmesi gibi sunulması haksız ve mahkemeyi yönlendirmeye ilişkin çabadan öte bir şey olmadığını, davacı taraf vekiline ihtarname gönderdiğinden bahsettiğini, söz konusu ihtarnameye karşılık taraflarınca Ağrı 1. Noterliği tarafından 26 10.2022 tarih ... numaralı noter ihtarı sunduklarını satış ilanında aracın hasar kayıtlı olduğunu, yapılan görüşmelerde aracın hasar kayıtlı olduğunu, bu nedenle aracın piyasa değerinden çok daha düşük fiyata satıldığını, dosyaya konu aracın bilirkişi incelemesi yapıldığında ve dosyaya sunacakları emsal araçlardan da açık anlaşılacağı üzere satışa konu aracın emsal değerleri 1.500.000-TL - 1.800.000-TL civarında olduğunu, alınan aracın 340.000,00-TL'den alınmasının, davacının aracın ağır hasar kaydı olduğunu ispat ettiğini, davalının satış öncesinde ve satış sonrasında bildirim ve dürüstlük edinimini layıkıyla yerine getirdiğini, bu duruma ... ve ...'ın bizzat şahitlik ettiğini, ayrıca ... isimli tanıklarının davacı şirket yetkilileri bu durumu bizzat tekrar görüştüğünü ve davacı aracın durumunu davalıdan öğrendiklerini ve araca almak istediklerini tekrar dile getirdiğini, dolayısıyla araçta iddia edildiği gibi sonradan ortaya çıkan gizli bir ayıp bulunmadığı gibi mevcut durumdan kaynaklı ciddi bir bedel indiriminin de yapıldığını, açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KABULÜ İLE;
a-70.100,00-TL bedelde indirim bedelinin temerrüt tarihi olan 27.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-1.690,56-TL sigorta prim farkından kaynaklanan dolaylı zarar bedelinin temerrüt tarihi olan 27.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aracın satış bedelinin 340.000,000-TL olup, bu durumun hem araç satış sözleşmesi hem de mahkeme dosyasına sunulan dekonttan açıkça anlaşıldığını, bu nedenle davacı sıfatına haiz olmayan ve davalıdan elden almış olduğu borcun ödemesini yapan kişinin göndermiş olduğu paraya ilişkin dekontun satılan aracın ödemesiymiş gibi sunulması ve bu sunulan dekontlar ile hukuk bilgisi olmayan bilirkişiler tarafından satışa konu para olduğu düşünülüp dekontlara istinaden bir rapor hazırlandığını, rapora Yargıtay kararları ışığında itiraz edilmesine rağmen, yerel mahkemede itirazlarının değerlendirmeyip bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek; davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ███████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; tacirler arası satışa konu aracın ayıplı olması nedeniyle satış bedelinden indirim ve ayıptan kaynakla araç sigorta fark primlerinin dolaylı zarar hukuki sebebine dayanılarak davalı satıcıdan tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; davacı taraf, davalıdan satın alınan 06 ... plakalı Scania marka çekici aracın internet ilanında pert kaydının belirtilmediğini ve bu durumun gizlenerek satışın gerçekleştirildiğini, satış bedeli olarak 745.000,00-TL ödendiğini, 340.000,00-TL'nin davacı şirket hesabından davalı şirket hesabına aktarıldığı, 405.000,00-TL'nin davacı şirket yetkilisi ... tarafından davalı şirketin başka bir hesabına aktarıldığı, aracın pert kaydı nedeniyle sigorta maliyetlerinin yüksek olduğunu, davacının bu durumdan kaynaklı maddi zarara uğradığını, ayıp ihbarının yapıldığını belirterek ayıp oranında satış bedelinden indirim ve pert kaydından kaynaklanan sigorta fark pirim bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafça aracın hasar kayıtlı olduğunun ilan açıklamalarında ve yapılan görüşmelerde açıkça bildirildiğini, davacının, aracın piyasa değerinin çok altında bir fiyata satın alınmasını kabul ederek bu durumu bildiğini ve buna rağmen haksız bir talepte bulunduğunu, aracın satış sözleşmesinde yazdığı gibi 340.000,00-TL'ye satıldığını, sunulan 405.000-TL'lik dekontun araç bedeliyle ilgili olmayıp, davacı tarafından elden alınan borcun ödemesine ilişkin olduğunun belirtildiğini, davalı, satış öncesinde dürüstlük kurallarına uygun hareket edildiğini, araçta gizli ayıp bulunmadığını ve davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Uyuşmazlık; davacının davalıdan satın aldığı çekicinin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp bedelinin ne kadar olduğu, davacının dava konusu çekiciyi davalıdan ne kadara satın aldığı, davacının ayıp oranında indirim hakkını satış öncesinde kullanıp kullanmadığı, prim farkı zararını isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
6098 sayılı TBK'nın 219. maddesine göre; satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile, onlardan sorumludur. Aynı Kanunun 222. maddesine göre; satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayıp, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun 223. maddesine göre; Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ayıp halinde alıcının hakları 6098 sayılı TBK'nın 227. maddesinde; " Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." olarak sayılmıştır.
Öncelikle davacının dava konusu çekiciyi davalıdan ne kadara satın aldığı hususu irdelendiğinde;
Noterde düzenlenen satış sözleşmesinden ve her iki tarafın ticari defterlerinden satış bedelinin 340.000,00-TL olduğu anlaşılmaktadır. Sicile kayıtlı dava konusu aracın devri şekle bağlı ise de, görünüşteki şekle bağlı devir sözleşmesi için düzenlenecek muvazaa sözleşmesinin geçerliliği şekle bağlı değildir; ancak ispatı yazılı delil ile mümkün olacaktır. Davacı, noter satış senedinde belirtilen 340.000,00-TL'lik satış bedelinin ve beyanın aksini yazılı delille ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, tarafların her ikisi de tacir olduğundan, davacının bu bedelin aksini, tarafların ticari defterlerinde de araç satış bedeli 340.000,00-TL olarak kayıtlı olması sebebiyle, Türk Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 222/3. maddesi uyarınca yalnızca senet veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davacı taraf, dava dışı ... tarafından davalının hesabına gönderilen 405.000,00-TL’ye ilişkin havale dekontunu delil olarak ileri sürmüşse de, bu dekont kesin delil niteliği taşımamaktadır. Ayrıca, para transferi satış sözleşmesinin tarafları arasında gerçekleşmemiştir ve dekontun açıklamasında da "elden alınan borcun iadesi" ifadesi yer almaktadır. Bu durum, dekontun satış bedeline ilişkin bir ödeme olduğunu ortaya koymaya elverişli olmadığını göstermektedir. Açıkça yemin deliline de dayanmayan davacı satış bedelinin 745.000,00-TL olduğunu ispatlayamadığından Mahkemece dava konusu çekicinin satış bedelinin 340.000,00-TL olarak kabul edilmesi isabetli olmuştur.
Dava konusu çekicinin ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıp bedelinin ne kadar olduğu hususu irdelendiğinde;
Teknik bilirkişi heyeti ise raporunda dava konusu olan 2008 model Scania marka çekicinin satış tarihi olan 11.10.2022 itibarıyla ayıplı haliyle değerinin 640.000,00-TL olacağı, ayıpsız haliyle rayiç değerinin ise 875.000,00-TL olacağı belirtilmiştir. Çekicinin ilanda hasar kaydının bulunduğu belirtilmiş, ancak ağır hasar (pert) kaydının açıkça ifade edilmediği ve bu durumun basit bir muayene ile anlaşılamayacağı, dolayısıyla gizli ayıplı olduğu anlaşılmıştır. Çekici, sahibinden.com'daki ilanına göre 745.000-TL’ye satılmış olabileceği, Nisbi Metot yöntemiyle ayıplı araç için yapılması gereken indirim tutarı 200.086-TL olarak belirlenmiş, ancak hakkaniyet gereği bu bedelin ayıpsız rayiç bedelden mahsup edilerek davacının aracı gerçekte 674.914,00-TL'ye alması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti Yargıtay uygulamaları gereği nispi metot usulü dikkate alındığında satış bedelinden indirilmesi gereken miktarı 200.086,00-TL olarak hesaplamış, ancak davacının aracı gerçekte alması gereken miktarı belirleyerek satış bedelinden indirilmesi gerekin miktarın 70.086,00-TL olması gerektiği belirtilmiş, Mahkemece de "nispi metod" olarak adlandırılan hesaplama yöntemiyle ayıp nedeniyle indirilecek miktarın 91.324,00-TL {340.000,00TL - [340.000,00 TL * (640.000,00TL/875.000,00TL)]} olduğu hesaplanmıştır.
Davacının talep ettiği indirimi baştan alıp almadığı hususu irdelendiğinde;
Aracın satış bedelinin 340.000,00-TL olduğu, bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi satış bedelinden indirilmesi gereken miktar 200.086,00-TL olsa dahi yapılan değerlendirmede davanın, 6098 sayılı TBK'nın 227 ve devamı maddeleri uyarınca ayıplı olduğu iddia edilen araçtaki ayıp oranında indirim bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı yanca davalıdan, Gölcük 4. Noterliğinin █████/2022 tarihli 07924 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile dava konusu çekicinin 340.000,00-TL bedelle satın alındığı, davacının çekiciyi 745.000,00-TL bedel ile satın aldığını ispat edemediği, denetime açık ve usulüne uygun bulunan bilirkişi raporu uyarınca aracın satış tarihi (11.10.2022) itibariyle ayıplı hali ile değerinin 640.000,00-TL tespit edildiği, yani davacının işbu dava ile talep ettiği indirimi baştan almış olduğu, dolayısıyla davacının zararının bulunmadığı, Mahkemece de bu nedenle davacının taleplerinden indirim bedeli yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Davacının prim farkı zararını isteyip isteyemeyeceği hususu irdelendiğinde;
Davacının prim farkına ilişkin maddi tazminat talebinin dayanağı, 6098 sayılı Yasanın 227/2. maddesi kapsamında genel hükümlere göre isteyebilir ise de davacının işbu dava ile talep ettiği indirimi baştan almış olduğu, dolayısıyla davacının dolaylı zararını da isteyemeyeceğinden davacının bu talebinin de reddine, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davanın REDDİNE,
b)Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 1.389,90-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 657,90-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
c)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
ç)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
d)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
e)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
f)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına,
b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c)Davalı tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 480.,00-TL posta masrafının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
e)Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!