Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi, kooperatif aidat borcu ve üyelikten ayrılma usulüne ilişkin itirazın iptali davasında yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Özet: Davalı üye kooperatifin üst birlikten ayrılma işlemini Kooperatifler Kanununun öngördüğü usulde noter aracılığıyla bildirmemesi nedeniyle üyeliğinin 2020 sonuna kadar devam ettiği kabul edilerek, davacı üst birliğin 2015-2020 yılları arasındaki ödenmeyen aidat ve gecikme cezası alacaklarına ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali talebi, bilirkişi raporuyla belirlenen miktarlar üzerinden ilk derece mahkemesince haklı bulunmuş; davalı vekilinin bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusu esastan reddedilerek, davalının belirtilen döneme ait borçlardan sorumlu olduğu kesinleşmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
ESAS NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : █████/2021
ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Asıl ve birleşen davada davacı vekili özetle: Davalının müvekkili kooperatife olan aidat borcunu ödemediğini, davalı hakkında başlatılan iki ayrı icra takibine haksız itiraz edildiğini, kooperatifler birliği genel kurul kararları, anasözleşme ve Kooperatifler Kanunu doğrultusunda belirlenen aidat miktarı ve gecikme cezasından, genel kurulca tasdik edilen bilanço ile mali hesaplara göre üst birliğin borçlarından üye kooperatiflerin de üyelikten ayrılsalar dahi sermaye payları oranında sorumlu olduklarını ileri sürerek; asıl davada 28.620,00 TL, birleşen davada 17.172,00 TL üzerinden itirazın iptali ile takiplerin devamını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili özetle: Davalı kooperatifin, 24.02.2013 tarihinde alınan genel kurul kararıyla davacı ...'ten ayrılmış olduğunu, 2013 yılının sonuna kadar tahakkuk eden bütün aidat borcunu ödediğinden, 2013 yılından sonra davacının müvekkili kooperatiften herhangi bir alacağının bulunmadığını, Genel kurul kararı sonrasında birlikten ayrılma kararının 22.03.2013 tarihli bir yazı ile Üst Birliğe bildirildiğini, müvekkili kooperatifin, birlikten ayrılma 31.12.2013 tarihi itibariyle sonlandırılmış olması gerektiğini, tüm bu hususlara rağmen davacı tarafın müvekkilinin üyelikten ayrılma taleplerinin işleme alınmayarak sürekli olarak müvekkili şirketten üyelik aidatını talep etmesinin haksız olduğunu, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen ihtarnamenin tebliğinden sonra davacı tarafından iş bu haksız davanın açıldığını, buna rağmen üyeliğin devam ettiği iddiasıyla 2015-2020 yılları arası aidat borçlarının icra takibine konu edildiğini, davayı ve asıl alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, ödeme emrindeki gecikme zammına ve oranına itiraz ettiklerini, zira gecikme zammı talep edilebilmesi için temerrüt şartına ihtiyaç duyulduğunu savunarak; davaların reddi ile kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; "... Kooperatifler Kanunu ile tarafların ana sözleşmeleri incelendiğinde, davalının davacı üst birlik ortaklığından ayrılması için kooperatif genel kurulunda üst birlikten çıkılması yönünde karar alması gerektiği, bu karar üzerine de üst birlikten çıkma isteğinin kabul edilmemesi halinde Kooperatifler Kanunu'nun 13. maddesi gereği yapılacak bildirimin noter kanalıyla olması gerektiği, dosyada davalı taraf üst birlikten 2013 yılında usulüne uygun istifa edildiğini bildirse de bu istifanın açıkça davacı tarafından kabul edilmemesi veya kabul edildiğinin bildirilmemesi üzerine davalı tarafından noter aracılığıyla davacıya bir bildirimde bulunulmadığından davalının halen üst birliğin ortağı olduğunun kabul edileceği, nitekim dosyamız arasına alınan ve Yargıtay incelemesinden geçen tarafları ve konusu eldeki davayla benzeşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas ve ████████ karar sayılı dosyasının gerekçesinde de bu işlemin davalı tarafından yapılmadığından bahsedildiği, davalı tarafın 2020 senesinde noter marifetiyle istifasını bildirdiği ve Kooperatifler Kanunu'nun 12. maddesi gereği █████/2020 tarihinde istifasının kabul edilmiş sayılacağı, dolayısıyla asıl ve birleşen dosyada takip konusu edilen aidat ve işlemiş faiz alacakları 2020 yılı ve öncesi döneme ait olduğundan davacının davalı hakkında başlattığı takiplerin yerinde olduğu, uyuşmazlığın takip konusu alacakların miktarı ve faiz oranı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Takip konusu edilen 2015 Temmuz ile 2020 Temmuz ayları arası aidat miktarı, gecikme faizi miktarı ve faiz oranının mahkememizce görevlendirilen bilirkişi marifetiyle hesabı yoluna gidildiği, davacı üst birliğin genel kurul toplantılarında birlik üyesi kooperatiflerden alınacak aidat miktarı, birliğe üye olan davalının üye sayısı, belirlenen gecikme ceza oranları, aidatların ödeneceği tarih, TBK. md. 120 uyarınca tespit olunan faiz miktarları dikkate alınarak hazırlanan, yargısal denetime elverişli ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının asıl dava yönünden 18.000,00 TL asıl aidat alacağı ve 8.216,73 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 26.216,73 TL; birleşen dava yönünden 10.800,00 TL asıl aidat alacağı ve 4.930,00 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 15.730,04 TL alacağının bulunduğu, fazlaya ilişkin istemin redde gerektiği, takip konusu hesaplanan ve istenen aidat dönemi dikkate alındığında davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, taraf kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya içeriğine göre, davacı tarafın, asıl ve birleşen dava dosyalarında bilirkişi raporu ile hesaplanan miktarları için icra takibi yapmakta haklı olduğu, fazlaya ilişkin istem yönünden davalının itirazları yerinde olduğundan davanın reddi gerektiği, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, her iki takipte de asıl alacak likit olarak değerlendirildiğinden davalı aleyhine kabul edilen asıl alacağın yüzde 20 oranında icra inkar tazminatına..." karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalı kooperatifin 24.02.2013 tarihinde alınan Genel Kurul kararıyla davacı . ... ...Kooperatifleri Birliği'nden ayrıldığı, 2013 yılının sonuna kadar tahakkuk eden bütün aidat borcunu ödediğinden 2013 yılından sonra davacının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığı, davacı ... ...Kooperatifleri Birliği'nin en geç 31.12.2013 tarihinden itibaren müvekkilinin üyeliğini sonlandırmış olması gerektiği, zira üyenin istifa bildiriminin bozucu yenilik doğurucu nitelikte olup kooperatife ulaştığı anda hüküm ve sonuç doğuracağı, dolayısıyla üyelikten istifa etmiş üyeden, üyeliğin halen devam ettiği gerekçesiyle geriye dönük olarak son 5 yılın üyelik aidatının talep edilmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa bildirimin yapılma şekline ilişkin uygulanması gereken kanun maddesinin, bilirkişinin ve mahkemenin hatalı olarak değerlendirdiği, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında da Genel Kurul kararı ek yapılarak verilen dilekçe ve beyanlarda müvekkilinin üyelikten ayrılma iradesinin ortaya konulduğu ve bu yöndeki irade ve kararları içerir dilekçe ve eklerinin davalı tarafa tebliğ edildiği, dolayısıyla Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.03.2015 tarih ████████ E. ve ████████ K. sayılı dosya safahatinden ve yukarıda izah edilen tüm bu hususlara rağmen davacı tarafından müvekkilinin üyelikten ayrılma taleplerinin işleme alınmayarak sürekli olarak müvekkili şirketten üyelik aidatının talep edilmesinin doğru olmadığını, davayı ve asıl alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün █████████ sayılı dosyası kapsamında müvekkiline gönderilen ödeme emrindeki gecikme zammına ve oranına itiraz ettiklerini, zira gecikme zammı talep edilebilmesi için temerrüt şartının varlığına ihtiyaç bulunduğu, alacağın miktarı ve varlığı bilinmediğinden ve temerrüt şartının gerçekleşmediği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kısmen kabul edilen kısmı yönünden kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:
Asıl ve birleşen davalar, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-) Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2-) a)Asıl davada alınması gereken 1.790,86 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 447,71 TL harcın düşümü ile kalan 1.343,15 TL harcın asıl ve birleşen dava davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
b)Birleşen davada alınması gereken 1.074,54 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 268,64 TL harcın düşümü ile kalan 805,90 TL harcın asıl ve birleşen dava davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına,
3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!