Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinden akaryakıt bayilik sözleşmesi kaynaklı intifa hakkının kaldırılması ile taşınmaza müdahalenin önlenmesi davalarına dair istinaf kararı.
Özet: Davacı bir akaryakıt istasyonu sahibinin, bayilik sözleşmesi sona ermiş ve süresinin mevzuata aykırı şekilde uzun olduğu gerekçesiyle taşınmazı üzerindeki 16 yıllık intifa hakkının kaldırılmasını talep ettiği; davalı dağıtım şirketlerinin ise aralarındaki ticari ilişkileri, istasyon inşası için sağlanan kredi yardımı ve intifa sözleşmesinin geçerliliğini savunarak davanın reddini istediği ve karşı dava olarak taşınmaza müdahalenin önlenmesi, tahliye ve alacak taleplerinde bulunduğu hukuki uyuşmazlıktır.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVACI : FSM 1453 PETROL NAKLİYAT İNŞAAT OTOMOTİV GIDA SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ (VKN:...) - ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI/KARŞI DAVACILAR : 1-TECO PETROLCÜLÜK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - (VKN:...) - ... 2-YALÇINKAYA PAZARLAMA DAĞITIM PETROL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. (VKN:...) - ...VEKİLİ : Av. ...KARŞI DAVALI : 10 NOLU AKARYAKIT İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET VE SANAYİ A.Ş. (VKN:...) - ...VEKİLİ : Av. ...DAVA TÜRÜ : İntifa Hakkının Kaldırılması (Bayilik sözleşmesinden kaynaklanan)KARŞI DAVA : Taşınmaza Müdahalenin Önlenmesi, Tahliye ve Alacak DAVA TARİHİ : █████/2013KARAR TARİHİ : █████/2026KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketlerden Yalçınkaya Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında █████/2008 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davacı şirket adına kayıtlı bulunan Körfez ilçesi ... mah. ... mevkii ... ada ... parsel ile ... ada ... parselde kayıtlı akaryakıt ve LPG istasyonu niteliğindeki taşınmaz üzerinden █████/2012 tarihinde 16 yıl süreli intifa hakkı tesis işlemi yapıldığını, Yalçınkaya Petrol firmasının dağıtım lisansının █████/2010 tarihi itibariyle EPDK nezdinde iptal olduğunu ve sorunlu olarak aynı dikey ilişki kapsamında davalı şirketlerden Teco Pet. San. ve Tic. A.Ş. ile █████/2009 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı her iki şirketin aralarında bağ bulunduğu ve imza yetkilisi olarak ...'nın sözleşmeleri imzaladığını, davalılardan Teco Petrol ile akdedilen █████/2009 tarihli sözleşmenin █████/2008 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin 12/3/2013 tarihinde sona erdiğini, her ne kadar intifa hakkının 16 yıl olarak belirlenmiş ise de 5 yılı aşan intifa sürelerinin kendiliğinden geçersiz olması nedeniyle de davalı dağıtım şirketi tarafından intifanın terkin edilmesinin gerektiğini belirterek Körfez ilçesi ... Mah. ... mevkii ... ada ... parsel ile ... ada ... parselde kayıtlı akaryakıt ve LPG istasyonu niteliğindeki taşınmaz üzerinden davalı şirket lehine █████/2012 tarihinde 16 yıl süreli intifa terkinine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar - Karşı Davacılar YalçınkayA Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti. ile Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın şirketler arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan bir dava olduğunu, tacirlar arasındaki ilişkinin ticari olması sebebiyle görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, dolayısıyla iş bölümü itirazlarının kabulü ile davanın Körfez Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerektiğini, davanın Yalçınkaya Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı/karşı davalı şirket arasında imzalanan intifa sözleşmesinin sona ermesi ile birlikte taşınmaz kayıtlarından terkinine ilişkin bir dava olduğunu, Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin bu sözleşmenin tarafı olmadığını, davanın Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden sıfat yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arısnda intifa sözleşmesi imzalandıktan sonra müvekkili şirketin davacı/karşı davalı şirkete tanımış olduğu işleticilik hakkı doğrultusunda taşınmaza istasyon inşa edilmesi için 1. 750.000,00 TL kredi yardımında bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından verilen bu kredi sayesinde taşınmazın üzerine akaryakıt istasyonu inşa edildiğini, davacı karşı davalı şirketin yaklaşık 18 ay süre ile müvekkili şirketin akaryakıt bayiliğini devam ettirdikten sonra █████/2009 tarihinde Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladığını, davacı karşı davalı şirketin müvekkili Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile akaryakıt bayilik sözleşmesi imzaladıktan sonra diğer müvekkili şirket Yalçınkaya Petrol ürünleri ile bayilik sözleşmesi ve ekinde imzalanan sözleşme ve protokoldeki hak ve alacaklarının Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne devrine muvafakat ettiğini beyan ve taahhüt ettiğini, intifa hakkının devrine yönelik bir beyan veya irade yer almadığını, sözleşme ve eklerinden kaynaklanan alacakların devrinin gerçekleştiğini, dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyetinin uygulanması için bayilik sözleşmesi ve ekinde imzalan sözleşmelerin taraflarının tümünün aynı kişiler olması gerektiğini, rekabet kurumunun bayilik sözleşmeleri ve intifa ile ilgili kararından sonra kendi sitesinden uygulamaya yönelik soru ve cevaplar hazırlayarak sektörü bu konuda açıkça bilgilendirdiğin, kendi borcunu yerine getirmiş olan tarafın karşı taraftan borcunu ifa etmesini isteyemeyeceğini, tarafların beş yılı aşan süreler bakımından karşılıklı olarak münasip bir tazminat ödemek durumunda kalabileceklerini, intifa sözleşmesinin tarafları Yalçınkaya Petrol ile davacı karşı davalı şirket bayilik sözleşmesinin taraflarının Teco Petrolcülük ile davacı karşı davalı şirket olduğunu, dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyetinin dava konusu olayda uygulamayacağının açık olduğunu davanın esastan reddinin gerektiğini, söz konusu şirketlerin tamamen bağımsız organ ve yöneticilerinin farklı şirketler olduğunu, müvekkili şirketin dağıtım faaliyetine son vermesinden önce davacı şirket ile bayilik sözleşmesinin feshedildiğini, davacı karşı davalı şirket olan Teco Petrolcülük ile bayilik sözleşmesi imzalandığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalılar - Karşı Davacılar Yalçınkaya Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım San. Tic. Ltd. Şti. ile Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili karşı dava dilekçesinde özetle; davacı şirketler ile davacı karşı davalı şirket arasında yapılan sözleşmelerin tarafları farklı olduğundan beş yıllık sınırlandırma uygulamasının olamayacağını, davacı Yalçınkaya Petrol ile davacı karşı davalı şirket █████/2007 tarihinde Kocaeli İli Körfez İlçesi Yarımca Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz kayıtlarına 16 yıl süreli intifa hakkı bulunduğundan davacı karşı davalı şirketin taşınmazdaki durumunun hukuki bir dayanağının olmadığını, intifa sözleşmesi gereğince taşınmazın kullanım hakkının davacı Yalçınkaya Petrol şirketine ait olduğunu, davacı karşı davalı şirketin taşınmazdaki haksız müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesine karar verilmesi gerektiğini, yargılama sonuna kadar taşınmazın tedbiren yediemin olarak müvekkili şirketi veya mahkeme tarafından tespit edilecek bir yediemine teslim edilmesi gerektiğini, davacı şirkete ait olan taşınmaz kayıtlarına intifa şerhi işlendiği tarihte söz konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, intifa şerhi işlendikten sonra müvekkili şirketin davacı karşı davalı şirkete tahsis ettiği 1.750.000,00 TL tutarındaki kredi ile söz konusu arsaya istasyon inşa edildiğini, davacı şirket tarafından tahsis edilen kredi intifa sözleşmesinin 16 yıl süre ile devam edileceği düşüncesiyle verilmiş olduğundan müvekkili şirketin geri ödeme süreci olan 37 aylık sürede 1.750.000,00 TL tutarındaki bedelden faydalanamadığını, bu sebeple 1.750.000,00-TL'nin müvekkili şirket tarafından kullanılmamasından kaynaklanan bedelin davacı karşı davalı şirketten tahsili gerektiğini, davacı şirket tarafından tahsisi edilen kredi ile birlikte davacı karşı davalı şirketin arsasına istasyon inşa edilmiş olduğu için ve arsa tahsis edilen bu kredi ile değer kazanmış oludğu için söz konusu değer farkının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre hesap edilerek müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, davacı şirketin intifa sözleşmesi sebebiyle davacı şirkete 16.000,00 TL ödeme yaptığından kullanılmayan süreye tekabül eden bedelin ticari temerrüt faizi ile birlikte davacı karşı davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir iş olması sebebiyle, iş bölümü itirazlarının kabulü ile dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davanın intifa sözleşmesinden kaynaklanan intifa şerhinin terkinine ilişkin bir dava olduğunu, sözleşmenin tarafları davacı karşı davalı şirket ile Yalçınkaya Petrol Ürünleri Şirketi ile yapıldığını, müvekkili Teco Petrolcülük Şirketi açısından husumet itirazlarının kabulü ile davanın husumet yönünden reddini, Rekabet Kurumu'nun tasarruf ve düzenlemeler doğrultusunda dikey ilişkinin tesis edildiği bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesinin taraflarının aynı olmadığından davanın esastan reddini, müvekkili Yalçın kaya Petrol Ürünleri Şirketi'nin Kocaeli ili Körfez ilçesi ... Mahallesi ... Mevki ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz kayıtlarındaki intifa şerhi sebebiyle öncelikle taşınmazın tedbiren yediemin olarak müvekkili şirkete veya mahkeme tarafından takdir edilecek bir yediemine teslimini, davacı karşı davalı şirketin Kocaeli ili Körfez ilçesi ... Mahallesi ... Mevki ... ada ... parselde kayıtlı taşınmazdaki haksız müdahalesinin önlenmesi ile taşınmazdan tahliyesini, aksi kanaat hasıl olması halinde sözleşmeden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre intifa sözleşmesinin süresinden önce sona ermesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'lik bedelin davacı karşı davalı şirketten tahsilini, intifa süresinin kullanılmayan kısmı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL bedelin davacı karşı davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı karşı davalı şirkette tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı karşı davalı vekili davalı karşı davacının dava dilekçesine cevap dilekçesinde özetle: karşı tarafın Men'i müdahale ve kal yönünden talebini somutlaştırmak suretiyle harca esas değeri bildirmesi ve harcını yatırması gerektiğini, sebepsiz zenginleşme hükümleri dahilinde davacı şirkete sağlanan 1.750.000,00 TL bedel üzerinden kullanılmayan intifa süresi yönünden bedelin iadesi yönünden kısmi 10.000,00 TL bedel göstermek suretiyle kısmi dava ikame edilmesinin mümkün olmayacağını, sebepsiz zenginleme hükümlerine göre kısmi davanın ikame edilemeyeceğini, karşı taraf vekilinin talep ettiği bedelin tam olarak ortaya koyarak eksik harcı tamamlaması gerektiğini, davalı Yalçınkaya Petrol'ün mevcut istasyon üzerinde 16 yıl süreli intifa hakkının mevcut olduğunu ve müvekkili şirketin taşınmaz üzerinde hiçbir hukuki dayanağının kalmadığından bahisle meni müdahale ve tahliye talep ettiğini, müvekkili şirketin mülkiyetinin kendisine ait olan dava konusu taşınmaza haksız hiçbir müdahalesi bulunmadığını, davacı şirket ile karşı davacı şirket arasında █████/2008 başlangıç tarihli, 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi yapıldığını, Kocaeli ili Körfez ilçesi ... Mahallesi .... Mevki .... ada ... parselde kayıtlı akaryakıt ve LPG istasyonu niteliğindeki taşınmaz üzerinden davalı şirket lehine, █████/2012 tarihinde 16 yıl süreli intifa hakkının tesis işlemi yapıldığını, karşı davacı şirketin lisansının █████/2010 tarihi itibariyle EPDK nezdinde iptal olduğunu, zorunlu olarak aynı dikey ilişki kapsamında davalı şirketlerden Teco Petrol Şirketi ile █████/2009 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, karşı davacı ile davalı şirketlerin kağıt üzerinde farklı bir tüzel kişilik olarak adledildiğini, taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmelerde yer alan imzalardan her iki şirket arasında organik bağın tesis edildiğini ve imza yetkilisi olarak ...'nın sözleşmeleri imzaladığını, müvekkili şirketin Yalçınkaya Petrol firması ile imzaladığı bayilik sözleşmesinin, ilgili firmanın dağıtıcı lisansının son ermesi neticesinde tüm hakların karşı davacı Yalçınkaya Petrol firması tarafından diğer dosyanın davalısı Teco Petrol şirketine temlik edildiğini ve bu doğrultuda davalı Teco Petrol şirketi ile bayilik sözleşmesi akdedildiğini, davalılardan Teco Petrol ile akdedilen █████/2009 tarihli bayilik sözleşmesi, rekabet kurumunun kabul ettiği aynı dikey ilişki kapsamında karşı davacı Yalçınkaya Petrol Ürünleri Şirketi ile █████/2008 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesinin devamı niteliğinde olduğunu, intifa sözleşmesi ile akaryakıt bayilik sözleşmesinin ayrı tutulamısının ve aynı dikey ilişki kapsamında değerlendirilmemesinin rekabet kurulu tebliğlerine aykırı olduğunu, dava tarihi itibariyle akaryakıt bayilik sözleşmesinin akdedildiği █████/2008 tarihi baz alınsa dahi, bu yönden intifa süresinin █████/2013 tarihinde sona erdiğini, karşı davacı vekili tarafından talep edilen tedbir kararının yerinde olmadığını, yargılamayı gerektiren bur durumunda en baştan tedbir kararı verilmesinin hukuken mümkün olmayacağını, karşı davacı şirket tarafından sağlanan 1.750.000,00 TL bedelli kredi ödemesinin karşı davacı yana geri ödendiğini, taraflar arasındaki protokol hükümlerinde veya bayilik sözleşmesinde hiçbir şekilde karşı davacı yan tarafından sağlanan kredinin geri ödeme süresi içerisinde kullanılamamasından kaynaklı olarak oluşabilecek zararın iadesinin yapılacağı yönünde bir hükümde bulunmadığını, karşı davacı yanın dayanı protokolün hiçbir yerinde karşı davacı yan tarafından sağlanan 1.750.000,00 TL bedelli kredinin itifa süresi baz alınarak verildiği yönünde hiçbir hüküm olmadığını, kredinin taraflar arasındaki akaryakıt bayilik sözleşmesi süresi olan 5 yıl için verildiğinin aşikar olduğunu, davacının da bayilik sözleşmesi süresi içerisinde karşı davacı şirketin bayiliğini layığıyla üstlendiğini, davacının mamelekinde bir artış meydana gelmediğini, böyle bir artış olduğu iddiasıyla davacı şirketin iade borcu ile yükümlü olduğu şeklindeki davacı taraf beyan ve taleplerinin somut duruma aykırı olduğunu ve kanuni dayanağı bulunmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirketin iyi niyetli olduğunu, iade ile yükümlü olduğunun iddia edilmesinin mümkün olamayacağını, davacı tarafın söz konusu tutarı taraflar arasındaki ticaretin inkişafı için verdiğini, buna göre de müvekkili şirket tarafından harcama yapıldığını, ödemiş olduğu tutar dolayısıyla davacının mamelekinde bir artışın meydana gelmediğini ve sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle elinde iade ile yükümlü tutulacağı bir tutarın kalmadığının bilindiğini, karşı davacı yanın intifa sözleşmesi nedeniyle davacı şirketten kullanılmayan intifa süresi yönünde intifa bedelinin iadesi koşullarının oluşmadığını, asıl dava yönünden; davalı karşı davacı yanın iş bölümü ve husumet itirazının reddini, davalarının kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini, karşı dava yönünden; dava dilekçesindeki taleplerinin ayrı ayrı izahının yapılmak suretiyle, bu konuda kısmi dava açılamayacağından dolayı eksik harcın tamamlanmasını, karşı davacı yanın haksız ve hukuka aykırı bulunan meni müdahale ve tahliye talebi ile ihtiyati tedbir talebinin reddini, intifa bedeli yönündeki talebinin erken açılma nedeniyle usulden reddini, karşı davacı şirketin davasının tüm sonuçları ile reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... A-Asıl dava yönünden;1-a-) Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca(Şuyulandırma) mahallesi, 317 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında karşı davalı Yalçınkaya Petrol Ürünleri ... Ltd Şti. lehine tesis edilmiş olan intifa hakkı dava tarihinden önce intifa sahibinin talebi üzerine 26.10.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı tescil istem belgesi ile kaldırılmış olduğundan bu taşınmaz yönünden açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca «hukukî yarar» dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNEb-) Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca(Şuyulandırma) mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan karşı davalı Yalçınkaya Petrol Ürünleri ... Ltd Şti. lehine 11.07.2007 tarih ve ... yevmiye numarası ile tesis edilmiş olan İNTİFA HAKKININ KALDIRILMASINA, 2-İcra İflas Kanunun 28'inci maddesi gereğince kısa karar özetinin Körfez Tapu Müdürlüğüne GÖNDERİLMESİNE,3-Davalı Teco Petrolcülük San. Tic. Aş'nin pasif dava ehliyeti bulunmadığından adı geçen davalı yönünden açılan davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE...B-Karşı dava yönünden;1-Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca(Şuyulandırma) mahallesi, 314 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde intifa hakkı sahibi lehine kurulu olan intifa süresi dolmuş olduğundan davalı 10 nolu Akaryakıt Sigorta ... Tic San Aş aleyhine açılan müdahalenin önlenmesi ve tahliye davasının konusu kalmadığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YEROLMADIĞINA, 2-Davacının intifa sözleşmesinin süresinden önce sonra ermesine ilişkin terditli tazminat talebinin REDDİNE, 3-Davacının intifa süresinin kullanılmayan kısmına ilişkin terditli tazminat talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı/ karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (şuyulandırma) mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin intifa hakkının mahkemece kaldırılması hatalı olduğunu, karşı dava tarihi itibariyle davalının haklı olduğu ve davacının talebinin reddi gerektiğine ilişkin hukuki kanaat oluşmasına rağmen verilen bu karar davalı açısından hüsran yarattığını, nitekim Kocaeli İli, Körfez İlçesi, Yarımca (şuyulandırma) Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin karşı dava olarak ileri sürülen müdahalenin önlenmesi ve tahliye davasına ilişkin yine yerel mahkemece davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmuş ve davacı/karşı davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacı şirketin intifa hakkını kullanamadığı süre 31.12.2012 tarihinden 01.07.2023 tarihine kadar olup, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı tazminat ödenmesi gerektiği bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğundan karşı dava ile talep edilen alacak kalemleri yönünden red kararı verilmesi hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı/karşı davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden mahkemece davanın kabulü ile intifa hakkının terkinine karar verilmesi karşısında davacı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı karşı davacı yanın taleplerinin reddi yönündeki kararda hukuka uygun olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, davalıların istinaf istemlerinin reddine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı/ karşı davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalı tarafından yerel mahkeme kararı kırpılarak sanki sehven kendileri lehine vekalet ücretine hükmedilmediği algısı yaratılmaya çalışılmışsa da yerel mahkemece vekalet ücretine niçin hükmedilmediği ayrıntılı olarak açıklandığını beyan ile; davacı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Asıl dava, intifa hakkının kaldırılması, karşı dava ise; intifa hakkına dayanılarak intifaya veren malikin taşınmaza vaki el atmasının önlenmesi ve taşınmazdan tahliyesi, intifa hakkının süresinden önce sona ermesi sebebiyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak ve intifa süresinin kullanılamayan kısmına denk gelen intifa bedelinin iadesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; asıl davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketlerden Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında █████/2008 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme kapsamında davacı şirket adına kayıtlı bulunan Kocaeli ili, Körfez ilçesi Yarımca mah. Harmanlar mevkii ... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde █████/2012 tarihinde 16 yıl süreli intifa hakkı tesis işlemi yapıldığını, Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin dağıtım lisansının EPDK tarafından iptal edilmesinden sonra aynı dikey ilişki kapsamında bu kez diğer davalı şirket Teco Petrolcülük Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile █████/2009 tarihinde akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu ve sözleşmelerin aynı kişi tarafından imzalandığını, Teco Petrol ile imzalanan sözleşmenin önceki bayilik ilişkisinin devamı netiliğinde olduğunu, taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin en geç █████/2013 tarihinde sona erdiğini, Rekabet Kurulu kararları ve ilgili mevzuat uyarınca beş yılı aşan intifa sürelerinin geçerli kabul edilemeyeceğini, bu nedenle davalılar lehine tesis edilen intifa hakkının terkin edilmesi gerektiğini belirterek, dava konusu taşınmazlar üzerindeki intifa hakkının tapu kayıtlarından terkinine karar verilmesinin talep edildiğinin belirtildiği, davalılar vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise özetle; davalı Teco Petrol Sanayi ve Ticaret A.ş'nin intifa sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu sebeple husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, ayrıca, Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacıya istasyon kurulması amacıyla 1.750.000,00 TL tutarında kredi desteği sağlandığını, davacının daha sonra Teco Petrol ile bayilik sözleşmesi imzaladığını, taraflar arasında yapılan protokoller ile önceki sözleşmelerden doğan hak ve alacakların Teco Petrole devredildiğini, ancak intifa hakkının devrine ilişkin herhangi bir irade açıklaması bulunmadığını, rekabet hukuku bakımından beş yıllık sınırlamanın uygulanabilmesi için bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesinin taraflarının aynı olması gerektiğini, somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesinin savunulduğu,yine, karşı davacılar Yalçınkaya Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım Ticaret Ltd. Şti. ile Teco Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilince sunulan karşı dava dilekçesinde özetle; intifa sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin taraflarının farklı olması nedeniyle somut olayda Rekabet Kurulu kararlarında öngörülen beş yıllık sınırlamanın uygulanamayacağını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine değil, Yalçınkaya Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım Ticaret Ltd. Şti. lehine geçerli ve devam eden 16 yıllık intifa hakkı bulunduğunu, intifa hakkı tesis edildiği tarihte taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, müvekkil şirket tarafından sağlanan 1.750,000,00 TL tutarındaki kredi ile akaryakıt istasyonunun inşa edildiğini, davacının bu kredi ve yatırımlar sayesinde önemli ölçüde menfaat elde ettiğini, bu nedenle davacının taşınmaza yönelik müdahalesinin önlenmesine, taşınmazın tahliyesine, bunun yanında istasyonun kurulması amacıyla kullandırılan 1.750.00,00 Tl tutarındaki kredinin geri ödeme sürecince müvekkillerinin bu bedelden yararlanamadığını intifa ilişkisinin süresinden önce sona erdirilmesi halinde davacının sebepsiz zenginleşmiş olacağını ileri sürerek ; kredi nedeniyle oluşan zarar, taşınmazın kazandığı değer artışı ve kullanılmayan intifa süresine isabet eden bedelin tahsilinin talep edildiği, davacı- karşı davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; karşı davacıların sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacak taleplerini kısmi dava şeklinde ileri sürmelerinin mümkün olmadığını, ayrıca karşı davada ileri sürülen müdahalenin önlenmesi ve tahliye taleplerinin harca esas değer gösterilmeden ileri sürüldüğünü bu talepler yönünden gerekli harçların yatırılması gerektiğini ve son olarak da karşı davanın haksız ve hukuki mesnetten uzak olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, mahkemece; asıl dava yönünden, Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, 317 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında karşı davalı Yalçınkaya Petrol Ürünleri Ltd Şti. lehine tesis edilmiş olan intifa hakkının dava tarihinden önce intifa sahibinin talebi üzerine 26.10.2010 tarih ve 9980 yevmiye numaralı tescil istem belgesi ile kaldırılmış olduğundan bu taşınmaz yönünden açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca «hukukî yarar» dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine, Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, 314 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan karşı davalı Yalçınkaya Petrol Ürünleri Ltd Şti. lehine 11.07.2007 tarih ve ... yevmiye numarası ile tesis edilmiş olan intifa hakkının kaldırılmasına, Davalı Teco Petrolcülük San. Tic. Aş'nin pasif dava ehliyeti bulunmadığından adı geçen davalı yönünden açılan davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, karşı dava yönünden ise; Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, 314 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde intifa hakkı sahibi lehine kurulu olan intifa süresi dolmuş olduğundan davalı 10 nolu Akaryakıt Sigorta ... Tic San A.Ş. aleyhine açılan müdahalenin önlenmesi ve tahliye davasının konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yerolmadığına, Davacının intifa sözleşmesinin süresinden önce sonra ermesine ilişkin terditli tazminat talebinin reddine, davacının intifa süresinin kullanılmayan kısmına ilişkin terditli tazminat talebinin reddine şeklinde karar verildiği, verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, asıl dava davacısı (taşınmazın önceki maliki) adına kayıtlı Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesinde bulunan ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davalı Yalçınkaya Petrol Ürünleri Ltd Şti. lehine 10.07.2007 tarih ve ... yevmiye numaralı resmi akitle 1 yıllığı 1.000,00-TL'den olmak üzere 16 yıllığına toplam 16.000,00-TL bedelle intifa hakkı tesis edildiği, intifa hakkının taraflarının taşınmaz (önceki malik) maliki olan davacı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile lehine intifa hakkı kurulan Yalçınkaya Petrol Ürünleri A.Ş olduğu, dosya arasına alınan resmi senette, intifa hakkı sahibinin taşınmaz üzerinde Türk Medeni Kanunu’nun intifa hükümleri çerçevesinde tam tasarruf yetkisine sahip olacağı, bayilik sözleşmesini yenileyip devam ettirdiği sürece işletme hakkının öncelikli olarak intifa veren 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.’ye tanınacağı, bayilik sözleşmesinin yenilenmemesi durumunda ise işletme hakkının üçüncü kişilere devredilebileceğinin belirtildiği, intifa hakkının, yalnızca intifa sahibinin bu haktan vazgeçmesi veya süresinin dolması gibi durumlarda sona ereceği, ancak taşınmaz sahibi tarafından mahkeme kararı ya da başka bir nedenle sonlandırılması halinde, taşınmaz sahibinin sözleşme ya da ek protokollerde belirtilen zarar, kâr mahrumiyeti veya cezaları nakden ve defaten karşılamakla yükümlü olacağının hüküm altına alındığı, ayrıca, intifa sözleşmesinin bayilik sözleşmesiyle doğrudan bağlantılı olmadığı ve bayilik sözleşmesinin kurulamadığı ya da sona erdiği durumlarda dahi intifa hakkının devam edeceğinin kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır.1-Asıl dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde;Eldeki asıl davada; Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, 317 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davalı Yalçınkaya Petrol Ürünleri Pazarlama Dağıtım Tic Ltd. Şti. lehine tesis edilmiş bulunan intifa hakkının, dava tarihinden önce intifa hakkı sahibinin talebi üzerine █████/2010 tarih ve ... yevmiye numaralı tescile esas belge ile tapu sicilinden terkin edildiği anlaşılmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-h maddesi uyarınca davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olup, hukuki yararın dava açıldığı tarihte mevcut olması gerekmektedir. Dava konusu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının dava tarihinden önce kaldırılmış olması karşısında, davacının bu taşınmaz yönünden intifa hakkının terkinini istemekte korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.Bu itibarla, mahkemece, Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın, hukuki yarar dava şartı bulunmaması nedeniyle HMK'nın 114/1-h ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.Yine, eldeki asıl dava davalısı Teco Petrolcülük San. Tic. A.Ş.'nin husumet itirazının değerlendirilmesi neticesinde ise; asıl davanın konusunun davacı adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kütüğüne tescil edilen intifa hakkının terkini istemine ilişkin olduğu, az yukarıda açıklandığı üzere davalı Teco Petrolcülük A.Ş.'nin şirketinin resmi senedin tarafı olmadığı, intifa hakkının, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir ayni hak olduğu ve kural olarak devredilemeyeceği, 4721 sayılı TMK'nın 806 maddesi uyarınca sözleşmede aksine hüküm yoksa veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılmasının gerektiği anlaşılmıyorsa, intifa hakkının kullanılmasının başkasına devredilebileceği, taşınmaz maliki davacı (önceki malik) 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile Teco Petrolcülük şirketi arasında bayilik sözleşmesinin yapılmış olmasının davalıyı intifa sözleşmesinin tarafı haline getirmeyeceği, bununla birlikte Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının 02.05.2013 havale tarihli ... sayılı yazılarından diğer davalı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin kendi isteği ile şirketin dağıtıcı lisansını sona erdirdiği, şirketin dağıtıcı lisansını sona erdirmek için kuruma başvuru yapması nedeniyle davacı ile davalı Teco Petrolcülük San. A.Ş. arasında bayilik sözleşmesinin imzalandığı, intifa sözleşmesi ile bayilik sözleşmesinin farklı sözleşmeler olduğu nazara alındığında intifa hakkının terkini davasında husumetin resmi akdin tarafı ve intifa hakkı sahibi olan diğer davalı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yöneltilebileceği anlaşıldığından, davalı Teco Petrolcülük San. Tic. A.Ş.'nin intifa hakkının terkini davasında pasif dava ehliyeti bulunmadığı anlaşılmıştır.Eldeki asıl davada, ilk derece mahkemesince, davalı Teco Petrolcülük San. Tic. A.Ş.'nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı kabul edilerek anılan davalı önünden davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Eldeki davada; asıl davaya konu edilen intifa hakkının dosya kapsamındaki resmi senede göre 10.07.2023 tarihinde süresinin dolacağı hususu uyuşmazlık konusunu oluşturmamaktadır. Buna rağmen asıl dava davacısı olan taşınmaz (önceki malik) maliki tarafından Rekabet Kurulunca çıkarılan 2002/2 sayılı tebliğ ile düzenlenen 5 yıllık grup muafiyeti kapsamında, intifa hakkının,10.07.2012 tarihinde sona erdiği belirtilerek 03.04.2013 tarihinde, eldeki terkin davasının açıldığı görülmektedir. Eldeki davada, intifa hakkına ilişkin resmi senet metni incelendiğinde, intifa hakkının akaryakıt sektöründeki bayilik sözleşmesinin teminatı için verildiği, bu hususta taraflar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki asıl davanın konusu olan intifa hakkının terkini davasındaki uyuşmazlığın çözümünde, 4721 sayılı TMK'nın 794 vd. maddelerinin yanında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin esasları belirleyen Rekabet Kurulunun 2002/2 ve 2002/3 sayılı tebliğlerinin de dikkate alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Akaryakıt sektöründe tesis edilen intifa haklarının rekabet hukuku bakımından değerlendirilmesine geçilmeden önce, dikey anlaşmalarda öngörülen rekabet etmeme yükümlülüklerine ilişkin yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar bulunduğu anlaşılmaktadır.4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi uyarınca rekabeti sınırlayıcı nitelikteki anlaşmalar kural olarak yasaklanmış olup, belirli şartları taşıyan dikey anlaşmalar ise Rekabet Kurulu tarafından çıkarılan grup muafiyeti tebliğleri kapsamında bu yasağın dışında tutulmuştur. Bu kapsamda yürürlüğe konulan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliğinin 5/a maddesinde, alıcıya getirilen belirsiz süreli veya beş yılı aşan süreli rekabet etmeme yükümlülüklerinin grup muafiyetinden yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Daha sonra yürürlüğe giren 2003/3 sayılı Tebliğ ile rekabet etmeme yükümlülükleri bakımından öngörülen süre sınırı beş yıl olarak belirlenmiştir. Ancak özellikle akaryakıt dağıtım sektörü gibi yüksek yatırım maliyetlerinin söz konusu olduğu sektörlerde mevcut sözleşmelerin yeni düzenlemelere derhal uyarlanmasının yaratabileceği olumsuz sonuçların önüne geçilebilmesi amacıyla geçiş dönemi öngörülmüştür. Bu amaçla 200/3 sayılı Tebliğin geçici maddesi ile Tebliğin yürürlüğe girdiği █████/2003 tarihinden önce akdedilmiş anlaşmaların grup muafiyetinden yararlanmaya devam edebilmesi için iki yıllık uyum süresi tanınmış ve bu sözleşmelerin en geç █████/2005 tarihine kadar yeni düzenlemelere uygun hale getirilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Böylelikle taraflara mevcut sözleşmelerini yeni rekabet hukuku rejimine uyarlayabilmeleri için makul bir süre tanınmış, rekabet hukukuna aykırılık halinin bir anda ortaya çıkmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Rekabet Kurulu uygulamalarında, akaryakıt piyasasında faaliyet gösteren dağıtıcılar ile bayiler arasında akdedilen bayilik sözleşmeleriyle birlikte intifa, kira veya benzeri ayni yada şahsi hakların tesis edildiği, bu suretle bayinin belirli bir süre boyunca yalnızca ilgili dağıtıcıdan akaryakıt temin etmesinin sağlandığı kabul edilmektedir. Bu nedenle bayilik sözleşmesi ile birlikte kurulan intifa hakkı ve benzeri düzenlemeler de rekabet hukuku bakımından birlikte değerlendirilmektedir. Bu çerçevede, grup muafiyeti kapsamında rekabet etmeme yükümlülüğü içeren dikey anlaşmaların azami süresi beş yıl olup, beş yılı aşan sürelerle tesis edilen rekabet etmeme yükümlülükleri grup muafiyetinden yararlanamamaktadır. Dolayısıyla beş yılı aşan süreler yönünden söz konusu anlaşmaların 4054 sayılı Kanunun 4. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte 4054 sayılı Kanunun 5. maddesinde düzenlenen bireysel muafiyet kurumu kapsamında belirli şartların varlığı halinde grup muafiyeti dışında kalan anlaşmalara da muafiyet tanınabilmesi mümkündür. Akaryakıt sektörüne ilişkin olarak Rekabet Kurulunun █████/2010 tarihli ve 10-██████-86 sayılı Opet, 10-██████-87 sayılı Delta ile █████/2010 tarihli Total kararlarında; daha önce üzerinde herhangi bir gerçek veya tüzel kişi tarafından akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapılmamış arsalar üzerinde kurulan yeni istasyonlara ilişkin dikey anlaşmalarda, istasyona özgü yatırımların dağıtıcı tarafından üstlenilen yatırıma ilişkin kalan bedeli ödeyerek sözleşmeyi sona erdirebilmesine imkan tanınması şartlarıyla bireysel muafiyet verilebileceği, anılan kurul kararlarında belirtilen koşulların varlığı halinde, akaryakıt sektörüne özgü yatırımın korunması amacıyla dikey anlaşmalara beş yılı aşan süreler yönünden de bireysel muafiyet tanınabileceği ve bu sürenin on yıla kadar uzayabileceği kabul edilmiştir.Eldeki davada; dava konusu taşınmazlar üzerinde intifa hakkının tesis edildiği tarihte taşınmazların arsa niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla taraflar arasındaki dikey ilişkinin daha önce üzerinde akaryakıt bayilik faaliyeti yürütülmemiş bir arsa üzerinde kurulacak yeni akaryakıt istasyonuna ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki tapu kayıtları ile intifa hakkının tesisinden önce davacı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile davalı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. arasında imzalanan protokol incelendiğinde; davacı şirkete 1.750,000,00 TL tutarında kredi finansmanı sağlandığı, protokolün 5. Maddesi uyarınca bu bedelin bir kısmının istasyon yapım masraflarının karşılanması amacıyla kalan kısmının ise istasyonun faaliyete geçmesinden sonra kullandırıldığı anlaşılmıştır. Anılı protokolün 2. maddesinden söz konusu düzenlemenin intifa hakkının tapuya tescilinden önce yapıldığı da açıkça görülmektedir. Öte yandan, dosya kapsamında bulunan Körfez Belediye Başkanlığının ██████ sayılı yapı ruhsatından dava konusu taşınmazlar üzerindeki inşaat ruhsatının intifa hakkının tapuya tescil edilmesinden kısa süre sonra █████/2007 tarihinde düzenlendiği ve yeni bir akaryakıt istasyonu yapımına ilişkin olduğu; yapı kullanma izin belgesinin ise █████/2008 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla, taraflar arasındaki dikey anlaşmanın Rekabet Kurulu kararlarında belirtilen koşulları taşıdığı, daha önce akaryakıt istasyonu bulunmayan bir arsa üzerinde yeni istasyon kurulmasına yönelik olduğu ve istasyona özgü yatırımın dağıtıcı tarafından üstlenildiği gözetildiğinde, söz konusu ilişkiye 4054 sayılı kanunun 5. maddesi kapsamında on yıla kadar bireysel muafiyet tanınabileceği, buna göre dava konusu intifa hakkının 4054 sayılı kanunun 4. Maddesinin uygulanmasından muaf tutulabileceği ve en geç █████/2017 tarihine kadar hukuki geçerliliğini koruyacağı kabul edilmiştir. Nitekim yargılama sırasında alınan Rekabet Kurumunun █████/2014 tarihli █████/2017 tarihli ve █████/2017 tarihli görüş yazılarında da taraflar arasındaki dikey anlaşmaya on yıla kadar bireysel muafiyet tanınabileceği yönünde değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür. Aynı şekilde dosya kapsamında alınan █████/2016 tarihli bilirkişi raporu ile sonraki bilirkişi heyetlerince düzenlenen █████/2022 ve █████/2024 tarihli raporlarda da bireysel muafiyet koşullarının gerçekleştiği ve intifa hakkının █████/2017 tarihine kadar korunması gerektiği yönünde görüş belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere davalar, açıldıkları tarihte mevcut bulunan maddi ve hukuki vakıalara göre değerlendirilir. Bir davada tarafların haklılık durumunun belirlenmesinde esas alınması gereken tarih, kural olarak dava tarihidir. Aksi yaklaşım, dava açıldıktan sonra gerçekleşen vakıalara dayanılarak tarafların dava tarihindeki haklılık durumlarının değiştirilmesi sonucunu doğuracaktır.Eldeki davanın, dava konusu taşınmazlar üzerindeki intifa hakkının terkinine yönelik olarak █████/2013 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava tarihi itibarıyla grup muafiyeti bakımından esas alınan 5 yıllık sürenin sona ermiş olduğu kabul edilebilirse de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiye bireysel muafiyet tanınmasının mümkün olduğu, bu kapsamda uygulanması gereken 10 yıllık bireysel muafiyet süresinin ise dava tarihi itibarıyla henüz dolmadığı, bu durumda da, dava tarihinde taşınmaz maliki olan davacının, intifa hakkının sona erdiğinden bahisle terkin talebinde bulunma hak ve yetkisinin bulunmadığı görülmektedir. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince de bu hususun kabul edildiği; ancak, mahkemece, davanın açıldığı tarihte mevcut olmayan ve davacı tarafından da dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bir vakıaya dayanılmak suretiyle sonuca gidildiği görülmüştür. Az yukarıda da değinildiği gibi, davalar kural olarak açıldıkları tarihte mevcut bulunan maddi ve hukuki vakıalar çerçevesinde incelenip karara bağlanır. Hakimin, taraflarca ileri sürülmeyen ve dava tarihinden sonra gerçekleşen bir vakıayı esas alarak hüküm kurması taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil eder.Açıklanan bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince dava tarihinden sonra gerçekleşen ve taraflarca ileri sürülmeyen bir vakıa esas alınarak davaya konu edilen Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesinde bulunan 314 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki intifa hakkının terkinine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış olup, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, intifa hakkının terkini istemine ilişkin eldeki davanın █████/2013 tarihinde açıldığı gözetildiğinde bu tarih itibarıyla grup muafiyetine esas alınan beş yıllık sürenin dolmuş olduğu anlaşılmışsa da yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ilişkiye bireysel muafiyet tanınması mümkün olduğundan, dava tarihi itibarıyla on yıllık bireysel muafiyet süresinin sona ermediği, bu nedenle de dava tarihinde taşınmaz maliki olan davacının intifa hakkının terkinini talep etme yetkisinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.2-Karşı dava yönünden yapılan istinaf incelemesinde ise;Eldeki karşı davada davacı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin asıl talebinin, Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, 314 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki intifa hakkına dayanarak, dava tarihi itibarıyla taşınmazın maliki olan davalı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin taşınmaza yönelik müdahalesinin önlenmesi ve taşınmazdan tahliyesine karar verilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen intifa hakkının, dikey anlaşmalara tanınan bireysel muafiyet kapsamında kabul edilen 10 yıllık süresinin dolmadığının tespit edildiği ve mahkemece bu kabul doğrultusunda müdahalenin önlenmesi ve tahliye istemleri yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulduğu görülmektedir. Mahkemece ulaşılan sonuç itibarıyla bu yönde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı değerlendirilmiştir.Eldeki karşı davada davacının, taşınmaz üzerindeki intifa hakkının 16 yıl süreyle devam edeceği beklentisiyle davalı şirkete 1.750.000,00 TL kredi desteği sağladığını , bu kredi desteği ile dava konusu taşınmaz üzerine akaryakıt istasyonu inşa edildiğini belirterek, kredinin geri ödeme süresi olan toplam 37 ay boyunca kredi bedelinden yararlanamaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararın tahsilini talep ettiği, ayrıca, söz konusu kredi ile taşınmaz üzerine istasyon inşa edilmesi sonucunda arsanın değer kazAndığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca oluşan değer artışının hesaplanarak kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürdüğü görülmektedir.İlk derece mahkemesince yapılan değerlendirmede; karşı davacı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile davalı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasında imzalanan ve taraflarca inkar edilmeyen sekiz maddelik protokolün mevcut olduğu, bu protokolün dava konusu ... ada ... parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerine inşa edilecek istasyonun karşı davalı bayi tarafından işletilmesine ilişkin şartları içerdiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Dosya arasına alınan protokolün ikinci maddesinden, protokolün intifa hakkının tapu kütüğüne tescil tarihi olan █████/2007 tarihinden önce düzenlendiği anlaşılmaktadır. Protokol hükümlerine göre karşı davacı şirket tarafından karşı davalıya 1.750.000,00 TL kredi desteği sağlandığı, bu kredinin bir kısmının istasyon yapım masraflarını karşılamak amacıyla verildiği, yapım giderlerini karşılayan kısmın ise istasyonun faaliyete başlaması üzerine nakden ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca geri ödemenin, on beş ay sonra başlamak üzere aylık 22 eşit taksitte çeklerle yapılacağının kararlaştırıldığı, böylelikle anılı protokolden açıkça 1.750.000,00 TL tutarındaki kredi desteğinin istasyonun kurulması ve işletmeye alınması amacıyla sağlandığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, karşı davalının protokol kapsamında █████/2009 vadeli çekle başlamak üzere her biri 72.917,00 TL bedelli ve aylık vadeler içeren toplam 24 adet çek düzenleyerek 1.750.000,00 TL tutarındaki kredi borcunu karşı davacı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ödediği görülmektedir. Dosya arasına alınan SMMM bilirkişisinin de yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen █████/2015 tarihli rapor ile çek örnekleri birlikte değerlendirildiğinde kredinin tamamen geri ödendiğinin sabit olduğu, ayrıca bu hususta taraflar arasında da herhangi bir uyuşmazlığın bulunmadığı, bu nedenle de karşı davacının kredi bedelinden mahrum kalınmasına dayalı tazminat talebi ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı değer artışı talebinin reddedilmesinin de yerinde olduğu değerlendirilmiştir.Eldeki davada, karşı davacı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından, intifa hakkının kullanılmayan süresine isabet eden bedelin kıstelyevm esasına göre iadesinin talep edildiği, dosya kapsamındaki resmi senedin incelenmesinde de ,... ada ... parsel ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlar üzerinde belirli süreli intifa hakkının tesis edildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda karşı davacının intifa hakkının kullanılmaması nedeniyle kullanılmayan süre yönünden bedel talep edildiği görülmüşse de, karşı davacının, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden kullanılmayan intifa süresine ilişkin bedel talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı görülmektedir. Zira bu taşınmaz bakımından intifa hakkının hukuken sona erdiği ve talebe dayanak oluşturabilecek kullanılmış bir intifa süresinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Diğer yandan, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden karşı davanın açıldığı █████/2013 tarihi itibarıyla intifa hakkının halen tapu kaydında mevcut olup hukuken devam ettiği görülmüştür. Asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede de belirtildiği üzere, taraflar arasındaki dikey anlaşmaya en fazla 10 yıllık süreyle bireysel muafiyet tanınabileceği kabul edilse dahi, davaların açıldıkları tarihte mevcut bulunan fiili ve hukuki durum esas alınarak karara bağlanmaları gerekmektedir. Bu itibarla, karşı davanın açıldığı tarihte ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki intifa hakkı halen devam ettiğinden, kullanılmayan intifa süresinden söz edilmesi ve buna bağlı olarak kıstelyevm esasına göre bedel iadesi talep edilmesi hukuken mümkün değildir. Henüz sona ermemiş bir intifa hakkı bakımından kullanılmayan süreye ilişkin tazminat hesabı yapılamayacağından, karşı davacının bu yöne ilişkin talebinin de ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; karşı davalı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı/ karşı davacılar vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, asıl davaya yönelik istinaf başvurularının kısmen kabulüne, yerel mahkemenin asıl dava yönünden kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Karşı davalı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-)Davalı/karşı davacıların karşı davaya yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-)Davalı/karşı davacıların asıl davaya yönelik İSTİNAF BAŞVURULARININ KISMEN KABULÜNE; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih - ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının asıl dava yönünden 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA,YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,Asıl dava yönünden;a-Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında karşı davalı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. lehine tesis edilmiş olan intifa hakkı dava tarihinden önce intifa sahibinin talebi üzerine 26.10.2010 tarih ve ... yevmiye numaralı tescil istem belgesi ile kaldırılmış olduğundan bu taşınmaz yönünden açılan davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi uyarınca hukukî yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,b-Kocaeli ili, Körfez ilçesi, Yarımca (Şuyulandırma) mahallesi, 314 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan karşı davalı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. lehine 11.07.2007 tarih ve 5059 yevmiye numarası ile tesis edilmiş olan intifa hakkının kaldırılmasına talebinin REDDİNE, c-Davalı Teco Petrolcülük San. Tic. A.Ş.'nin pasif dava ehliyeti bulunmadığından adı geçen davalı yönünden açılan davanın HMK 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince REDDİNE,ç-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 273,25-TL harçtan mahsubu ile bakiye 458,75-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, d-Davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,e-Davalı Yalçınkaya Pazarlama Dağıtım Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Davalı Teco Petrolcülük San. Tic. A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,4-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;Karşı davalı 10 Nolu Akaryakıt İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi A.Ş. yönünden-Bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, -İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, -İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,Davalı/karşı davacılar yönünden-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harçlarının hazineye irad kaydına,-Birleşen dava yönünden, bakiye 116,60 TL harcın davalı/karşı davacılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, -Asıl dava yönünden yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,-Davalı/karşı davacılar tarafından yapılan 3.366,20-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 671,45 TL posta masrafı olmak üzere toplam 4.037,65 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-)İstinaf edenlerin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 7-)Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*