Sakarya BAM 3. Hukuk Dairesinin trafik kazasından kaynaklanan maddi hasar, araç değer kaybı ve mahrumiyet tazminatı davasında sigorta şirketinin istinaf başvurusuna ilişkin kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, trafik kazası kaynaklı maddi hasar, araç değer kaybı ve ikame araç bedeli talepleriyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davayı kabul ederek araç işleteni ve sigorta şirketi aleyhine verdiği kararı incelemektedir. Davalı sigorta şirketi, istinaf başvurusunda, sigortalı başvuru eksikliği, kaza-hasar uyumsuzluğu, gerçek zararın tespiti ve KDV hariç hesaplama gerekliliği, kusur tespiti eksikliği, bilirkişi raporundaki bedelin fahişliği ve sigorta genel şartlarının göz ardı edilmesi gibi gerekçelerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

"T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I"
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI :...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ... - ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BAŞVURU TARİHİ : 17.10.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 01.12.2025
KARAR TARİHİ : 10.07.2026
YAZIM TARİHİ : 10.07.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının aracı ile seyir halinde iken davalı sürücünün aracına çarpması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, Kocaeli 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2024/8 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdıklarını, davacı tarafından aracın tamiri için 40.000 TL ödeme yapıldığını, davalı sürücünün kazada asli kusurlu olduğunu, davalının aracının kaza tarihi itibariyle sigorta şirketinin de zarardan sorumlu olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL araç hasar bedeli, 100 TL değer kaybı ve 100,00 TL mahrumiyet tazminatı olmak üzere toplam 300,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve delil tespiti için yapılan masrafın da davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Sompo Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, dava konusu kazaya karışan davalı sürücünün aracının şirket tarafından sigortalandığını, bu hasar nedeniyle şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile 34.800,00 TL hasar bedeli, 55.000,00 TL değer kaybının davalı Şaban için █████/2024, davalı sigorta için █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, 7.150,00 TL ikame araç bedelinin 06.10.2024 tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalı Şaban'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı Sompo Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Sompo Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde, davacının sigorta şirketine başvuru şartını tam yerine getirmeden davayı açtığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya ilişkin tüm delillerin dosyaya sunulmadığını, kaza ile hasarın uyumu bakımından teknik inceleme yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın Türk Ticaret Kanunu gereğince yükümlülüklerine yerine getirmemiş olmakla, davalı şirketin zararın tespiti açısından bilgi alma hakkını engellediğini, bu nedenle gerçek zararın tespiti ile Sigorta Genel Hükümlerine göre yapılacak hesaplamanın üzerinde kalan zararın reddi gerektiğini, davacı vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, kusur durumunu kabul etmediklerini, kusura ilişkin ATK'dan rapor alınmasa gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Genel Şartlar gereğince davalı şirketin yalnızca eşdeğer parça bedelleri ile anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususunda göz önünde bulundurulması gerektiğini, bilirkişi raporunda genel şartların göz ardı edildiğini, yine faizin dava tarihinden itibaren olması gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle, işleten ve sigorta şirketine yöneltilen onarım bedeli ve araç değer kaybı bedeli ile işletene yöneltilen araç yoksunluğu bedelinden kaynaklı maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta; 06.10.2024 meydana gelen çift maddi hasarlı trafik kazası neticesinde, davacı aracında maddi hasar oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır.
Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da araç kiralama bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir.
Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. HD █████████ E - ██████████ K sayılı ilam). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir(Yargıtay 17. HD ██████████ E-██████████ K sayılı ilam).
Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, B.K.’nun 42. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir(Yargıtay 17. HD █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı).
Yargıtay 17. HD'nin █████████ E- █████████ K sayılı 15.03.2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Yanı sıra araç mahrumiyeti ve aracın işletilmemesinden kaynaklı dolaylı zararlar poliçe kapsamında bulunmadığından; bu zararlardan yalnızca işleten ve sürücü sorumlu tutulabilir.
Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve █████████ E. - █████████ K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih █████████ E. ██████████ K., 28.03.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 04.04.2016 tarih ██████████ E. █████████ K., 17.03.2014 tarih █████████ E. █████████ K.) Hasar bedeli araç rayicini % 50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. (yargıtay 17. hd'nın 18.05.2016 tarih ve █████████ e. - █████████ k.) Bununla birlikte aracın davacıya bırakılması halinde araç sovtaj değeri tazminattan düşülerek hesaplama yapılmasında çekme belgesi aranmasına gerek olmayacaktır. (Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve █████████ E. - █████████ K.) Bu kapsamda somut olayda iskonto uygulanmasına dair yasal şartlar oluşmadığı gibi davacı zararının olay tarihindeki serbest piyasa rayiçleri göz önüne alınarak, orijinal yedek parça üzerinden KDV dahil zararının giderilmesinin gerektiği ayrıca aracın pert olarak nitelendirilmesi gerekmekle birlikte ayrıca çekme belgesinin aranması gerekli değildir
Buna göre, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemece kaza görüntüleri ile de uyumlu olan 12.05.2025 tarihli bilirkişi raporunun kusur tespiti bakımından benimsenerek; davalı araç sürücüsünün, 2918 sayılı KTK 84/h maddesine göre trafiğin tersi istikametinde seyrederek; davacı aracının sağ yan kısımlarına çarpması şeklinde gerçekleşen kazada, davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Öte yandan makine bilirkiden alınan ve hükme esas alındığı anlaşılan tarihli bilirkişi raporunda, davacı aracına ait kaza sonrası fotoğrafları ve faturalar ile uyumlu olarak göçük düzeltme ve boya işlemleri için gerekli masrafların doğru bir şekilde belirlenmiş olduğu ve davacıya ait araçtaki değer kaybı Yargıtay yerleşik içtihatları kapsamında gerçek zarar ilkesi gereğince kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre ve aracın önceki hasar geçmişi de dikkate alınarak kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesinde de hata bulunmadığından alınan raporun bu yönleriyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.
Kabule göre de davacının davaya konu kaza nedeni ile araç onarım bedeli ve araç değer kaybı bedellerinden gerçek zarara göre 21918 sayılı KTK 85. Maddesine göre davalıların birlikte sorumlu tutulmasında bir hata bulunmadığı, davacı tarafça sunulan faturanın incelenmesi neticesinde, bilirkişi tarafından tespit altına alınan davacı aracındaki hasar alan bölgeler ve yapılması gereken düzeltme işçilik ve boyama kalemleri dikkate alındığında; davacının, davalının sigorta eskperine aracın muayenesinin sağlanması için teslim edilmemesinin 6102 sayılı TTK 1479.maddesine göre davalının sorumluluğunu artıracak bir işleme neden olunmadığının da anlaşılmasında göre davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.09.2025 tarih ve ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı Sompo Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükte bulunan yargı harçları tarifesi uyarınca davalı Sompo Sigorta A.Ş'den alınması gereken 6.622,65 TL istinaf harcından peşin alınan 615,40+1.041,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.966,25 TL harcın anılan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı Sompo Sigorta A.Ş'nin istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine,
4-Karar tebliği ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi
10.07.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!