Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu cismani zarar gören davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki inceleme, 25.04.2023 tarihli zincirleme trafik kazasında yaralanan davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin sürekli ve geçici iş göremezlik ile estetik ameliyat giderlerini ve manevi tazminatı kısmen kabul etmesi üzerine; davalı sigorta şirketinin poliçe limiti, ön başvuru eksikliği, sorumluluk kapsamı itirazları ve davalı belediyenin görev itirazı, muhtemel zarar ve iş göremezlik taleplerine ilişkin gerekçelerle karara karşı istinaf yoluna başvurmasını ele almaktadır.

T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28.10.2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 1-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI : 2-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 3-... - ..., ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
BAŞVURU TARİHİ : 12.11.2025-18.11.2025
İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 22.12.2025
KARAR TARİHİ : 08.07.2026
İLAM YAZIM TARİHİ : 09.07.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde, 25.04.2023 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otobüs ile trafik yoğunluğundan bekleme halindeki davacının aracına arkadan çarptığını, bu şekilde 6 araçlı, zincirleme maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda 10 ... 63 plakalı otobüs sürücüsü ...'in asli ve tek kusurlu olduğunu, kaza sonrası davalılardan Quick Sigortaya başvuru yapıldığını, hasar dosyası açıldığını, ancak zararlarının karşılanmadığını, kaza nedeniyle açılan soruşturmanın halen devam ettiğini, davacının kaza tarihinde doktor olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumlu sonuçlanmadığını, davacının meydana gelen trafik kazası sonucunda burun ve yüz bölgesinde kırıklar oluştuğunu, kazanın etkilerini halen atlatamadığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL maluliyet zararı, 100,00 TL geçici iş göremezlik zararı, 100,00 TL estetik ameliyat gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında maddi talebini toplamda 916.183,94 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı Quick Sigorta vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanma ve ölümlerde poliçenin kişi başına azami teminatının 500.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, dava şartının bu nedenle gerçekleşmediğini beyan ederek davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.
Davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle görev itirazları bulunduğunu, davacının gelecekte yaptırmayı planladığı estetik operasyon giderlerinden doğacağı farzedilen zararın kesin ve net olmadığını, muhtemel zarar olduğundan maddi tazminatın dayanağı bulunmadığını, davacının mesleğinin doktorluk olduğunu ve burun kırılması şeklinde gerçekleşen olayda davacının fiziksel işlevini sürekli olarak kaybettiğinden bahsolunmasının mümkün olmadığını, sürekli iş göremezlik tazminatı istemini kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 868.058,55TL sürekli iş göremezlik zararı, 4.789,39 TL geçici iş göremezlik zararı, 40.000,00 TL muhtemel estetik ameliyat gideri olmak üzere toplam 912.847,94 TL’nin davalı Quick Sigorta A.Ş yönünden (poliçe limiti ile sınırlı (1.200.000) olmak üzere) 18.06.2023 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; manevi tazminat davasının kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ile davalı Quick Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davalı Quick Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde, sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, şirketin sorumluluğunun geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri tazminata ihtiva etmediğini, bu tazminatların sadece SGK'dan talep edilebileceğini, hükme esas alınan KOÜ Maluliyet Raporunda davacının %2 maluliyet oranı, 1 aylık geçici iş göremezlik süresi, 10 gün başka birisinin bakımına muhtaç olduğu tespitinin yapıldığını, bu değerlendirmenin tamamen hatalı olduğunu, davacının maluliyetinin %0 olduğunu, çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi taleplerinin reddedildiğini, sürekli bir beden gücü kaybı bulunmayan davacının sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı talep etme hakkının olmadığını, 25.04.2023 tarihli trafik kazasında yapılan muayenede nazal aks orta hatta izlenmiş olduğu, anterior rinoskopik muayenesinde nazal septumda hematom izlenip boşaltıldığının görüldüğünü, nazal kemik septum anteriorunda söz konusu durumun fiziksel görünümü bozan burun eğriliğine sebebiyet verme potansiyelinin bulunmadığının uzman görüşünde belirtildiğini, raporun yönetmeliğe de uygun olarak tanzim edilmediğini, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarının genel şartlar ve eki yönetmeliğe göre söz konusu sağlık raporlarını vermeye yetkisi bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur durumuna itirazlarını tekrar ettiklerini, kararda davacının henüz yapılmamış estetik ameliyatı içinde hüküm verilmesinin doğru olmadığını, dosyada estetik ameliyatın mutlak surette yapılmasına ilişkin bir bilirkişi raporunun mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan hesap raporu incelendiğinde söz konusu tutarların neye göre tespit edildiğinin hiçbir şekilde anlaşılamadığını, raporda ek ödemeler ve ikramiyelerin de net ücrete eklenmediğini, hüküm kurulurken hatalı hesap bilirkişi raporunun dikkate alındığını, hesaplamanın progresif rant yöntemine göre yapıldığını, sağlık gideri ve trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler teminatından SGK'nın sorumlu olduğunu, ıslah tarihi itibariyle 2 yılın dolduğunu, ıslah edilen kısmın zamanaşımından reddi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde, görev itirazlarını tekrar ettiklerini, meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının ATK tarafından belirlenmesi gerektiğini, ancak dosyada ATK'dan rapor alınmadığını, aktüer bilirkişi heyeti tarafından hesaplamaya esas alınan ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim edilen raporda davacının maluliyet oranı %2, geçici iş göremezlik süresi 1 ay ve başka birisinin bakımına muhtaç olduğu süre 10 gün olarak değerlendirildiğini, maluliyet oranına ve geçici iş görmezlik süresine ilişkin olarak tanzim edilen raporun kabulünün mümkün olmadığını, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarının genel şartlar ve eki yönetmeliğe göre söz konusu sağlık raporlarını vermeye yetkisi bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur durumuna itirazlarını tekrar ettiklerini, kararda davacının henüz yapılmamış estetik ameliyatı içinde hüküm verilmesinin doğru olmadığını, dosyada estetik ameliyatın mutlak surette yapılmasına ilişkin bir bilirkişi raporunun mevcut olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan hesap raporu incelendiğinde söz konusu tutarların neye göre tespit edildiğinin hiçbir şekilde anlaşılamadığını, raporda ek ödemeler ve ikramiyelerin de net ücrete eklenmediğini, hüküm kurulurken hatalı hesap bilirkişi raporunun dikkate alındığını, hesaplamanın progresif rant yöntemine göre yapıldığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile muhtemel estetik ameliyat bedeli istemine ilişkindir.
Somut olayda, 25.04.2023 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki beklemekte olan araca, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması şeklinde gerçekleşen zincirleme trafik kazasında davacı yaralanmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı olduğundan adli yargı görevlidir.
Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı sürücünün asli kusurlu olduğunun ve mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda da gerçekleşen kazada davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtilmesine göre davalılar vekillerinin kusura yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapor kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiğinden davalılar vekillerinin bu husustaki istinaf istemlerinin de reddi gerekmiştir.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunulduğu, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun Yargıtay güncel içtihatlarına uygun şekilde TRH2010 yaşam tablosu esas alınarak progresif rant yöntemine göre düzenlendiği, davacının gelirinin maaş bordrolarına göre belirlendiği, davacının geçici iş göremezlik süresince mahrum kaldığı yan ödemelerin gerçek zarar ilkesine göre davalılardan tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu, muhtemel estetik ameliyat giderinden davalıların sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulmasının yerinde olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu hususlardaki istinaf nedenlerinin de reddi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kimse manevi tazminat adı altında bir miktar para ödetilmesini isteyebilir. Hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bu tutar adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan, özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda; olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaşı, yaralanma derecesi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, hükmedilen manevi tazminatın olaya ve hakkaniyete uygun düştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.
Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin ve davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.10.2025 tarih ████████ esas, ████████ karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin ve davalı Quick Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınması gereken 69.187,64 TL nispi ilam harcından peşin alınan toplam 17.354,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.833,24 TL harcın davalı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davalı Quick Sigorta A.Ş.'den alınması gereken 62.356,64 TL nispi ilam harcından peşin alınan toplam 17.355,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 45.001,64 TL harcın davalı Ouick Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davalıların istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatıran tarafa iadesine,
5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi uyarınca resen taraflara tebliğine,
6-Harç takibi ve avans iade işlemlerinin karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08.07.2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!