Konya BAM 6. Hukuk Dairesinden, petrol istasyonu işletmesi devrinden kaynaklanan alacak davasında ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının istinafı.
Özet: Davacı, petrol istasyonu şirketini devrettiği davalının sözleşmeden doğan borçlarını ödememesi, şirketi kötü niyetle borçlandırıp üçüncü kişiye satması ve şahsi kefaletinden kaynaklı banka borçlarını da muaccel hale getirmesi nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek açtığı alacak davasında, mal varlığına ihtiyati haciz konulması talebinin ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine, davalının eylemlerinin ihtiyati haciz şartlarını fazlasıyla karşıladığını öne sürerek bu ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz talebinin kabul edilmesini talep etmektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ... KARAR NO: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI: ... Esas İSTİNAF EDEN DAVACI: .... VEKİLLERİ: Av... Av...DAVALI : .... DAVA : AlacakİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında █████/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .... Belediyesi tarafından .... yolu üzeri ..../Konya adresinde bulunan petrol işletmesinin kiralama ihalesine girerek kiralama ve işletme ihalesini 2017 yılında kazandığını, müvekkilinin ihale sonrası petrol işletmesine başlayacağı dönemde aynı iş yerinde geçmiş dönemde bulunan 3. kişilerin kurmuş olduğu .... A.Ş şirketini de devraldığını, müvekkilinin bu şirketi devraldığı 2017 yılından 2026 yılına kadar iş bu adreste dava konusu alacağa neden şirketi işlettiğini, müvekkilinin 2026 yılında iş bu petrol istasyonunu kiralama ihalesine tekrar girdiğini, ancak ihaleyi daha yüksek bedel ile davalının kazandığını, davalı tarafın ihaleyi kazanmasının ardından müvekkilinin yanına gelerek devam etmekte olan şirketi kendisine devretmesini, petrol işletmesi olduğu için devam eden dönemde yeniden ruhsat vs. gibi resmi işlemlerle zaman kaybetmek istemediğini beyan ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul ettiğini ve şirket devrinin gerçekleştirildiğini, yapılan sözleşme ile ve eki devir tutanağı uyarınca, şirketin aktif ve pasif tüm unsurlarının ve yükümlülüklerinin devrinin gerçekleştirildiğini, ayrıca devirle birlikte şirkete veya şirketteki varlık ve hesaplara ilişkin tüm borç ve alacakların da güncellenerek devralan tarafından üstlenildiğini, sözleşme gereğince şirkete ait olan tüm kredi kartı, şirkete mal teminini sağlayan satıcı borçları ve sözleşmede görülen diğer kalemlere ilişkin borçların da davalı tarafından ödenmesinin kararlaştırıldığını, yapılan devir işleminden sonra müvekkili şirketin petrol işletmesini davalı tarafa bırakarak ayrıldığını, aradan geçen süreçte müvekkili döneminde çalışan işçilerin müvekkilini aradığını ve yeni şirketi devralan kişilerin hiçbir faaliyet göstermediğinin belirtildiğini, işçilerin maaşlarının ödenmediğini, aradan geçen kısa bir süre sonra müvekkili ve davalı arasında devir sözleşmesi de belirlenmiş olan .... Bankasına ödenmesi gereken borcun da ödenmediğini ve müvekkilin şirket yetkilisi olduğu dönemde bulunan şahsi kefaletinden de kaynaklı olarak müvekkiline ihtarname geldiğini, müvekkile ilişkin tüm bu süreçler devam ederken nakdi olarak ödenmesi gereken miktarın da ödenmediğini beyanla davanın kabulüne; müvekkili şirket devrinden/şirket devri sözleşmesinden ve devir-teslim tutanağından kaynaklanan şimdilik 500.000,00 TL (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bedeli sonradan artırılmak kaydı ile) alacağının davalıdan ödeme tarihinden sonra mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline, ihtiyati haciz talebinin kabulüne, davalının borca yeter kısımlarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat uyarınca ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava, alacak davası olup davacı tarafın haklılığını henüz yaklaşık olarak ispat etmiş olmadığından ve davanın yargılamayı gerektirdiğinden mevcut delil durumu ve yaklaşık ispat prensipleri göz önünde bulundurularak, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davalı tarafın şirketi devraldıktan sonra işletmeyerek doğrudan kapatması, şirketi kısa sürede yüklü miktarda borçlandırıp 3.bir kişiye satması, müvekkile ödemesi gereken borçlarını ödememesi, bu borçlanmalarda kredi kartı limitlerini sonuna kadar kullanması gibi nedenlerle kötü niyetli olarak hareket ettiğinin sabit olduğunu, nitekim müvekkilinin yıllardır işletmiş olduğu şirketini satıp parasını alamadığı gibi, birde kendisine ödenmesi gereken ancak gelecek vadede ödenmeyen banka kredilerinin tümü muaccel olup icralık duruma geldiğini, yerel mahkemeye anlatılan tüm bu durumlar ihtiyati haciz şartlarını fazlası ile karşıladığını beyanla ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını, öncelikle ihtiyati haczin teminatsız mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.İİK’nun 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' düzenlemesine yer verilmiştir.İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.Somut olayda; ihtiyati haciz talep eden davacının, davalıdan alacaklı olduğunu yaklaşık olarak ispat edemediği, alacağın varlığının ve muaccel olup olmadığının yargılama sonucunda belirleneceği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırÜye ... e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır ...