Danıştay, bir komiser yardımcısına "görevin savsaklanması" gerekçesiyle verilen altı ay kısa süreli durdurma disiplin cezasının iptali ile dayanak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü 13. maddesinin hukuki geçerliliğini ele alıyor.
Özet: Bir emniyet görevlisi, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde demirbaş değişiminden sorumlu olmadığı ve sözlü talimatla bir hard diski başka bir birime devrettiği halde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 13. maddesi uyarınca verilen 6 ay kısa süreli durdurma cezasının iptalini istemiş; bu cezanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, soruşturma ve ceza zamanaşımının dolduğunu, savunma hakkının ihlal edildiğini, kamu zararının oluşmadığını ileri sürmüş, ayrıca cezanın dayanağı olan Tüzüğün 13. maddesinin anayasaya aykırı olduğunu iddia ederek iptalini ve yoksun kaldığı mali hakların tazminini talep etmiştir; davalı idareler işlemin hukuka uygun olduğunu savunurken, Anayasa Mahkemesinin ilgili tüzüğün yasal dayanağını etkileyen bir kararı davanın gidişatında önemli rol oynamaktadır.
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
3- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
4- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından;
1- Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görevli olduğu dönemde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde yar alan ''Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir.'' kuralı uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ...günlü, ... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi,
2- Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Şube Müdürlüğünde amir seviyesinde bir rütbeli olup, demirbaş ya da saymanlık görevlisi olmadığı için herhangi bir sistem üzerinden ne değişim yapma ne de iade yapma yetkisi olduğu,
Dava konusu hard diskin, Terörle Mücadele Şubesinin kuvvesinden demirbaş kaydının silinerek İkmal Şube Müdürlüğü demirbaş kuvvesine demirbaş aktarımı yapacakları ve ihtiyaçtan dolayı İkmal Şube Müdürlüğünde kullanılacağı hususunun ilgili şubeyle görüşüldüğü ve bu hard diskin, karşılığında herhangi bir hard disk ile değişim yapılmadan İkmal Şube Müdürlüğüne verildiği,
Üstlerinden aldığı sözlü talimat ile yine sözlü olarak ilgililere dava konusu hard diski, ihtiyaç fazlası olmasından dolayı ihtiyacı olan İkmal Şube Müdürlüğüne prosedürlerinin yerine getirilerek teslim edilmesi talimatını verdiği, demirbaş görevlilerinin bu esnada tutanak tutmadan işlem yapmalarından kendisinin sorumlu tutulamayacağı, eğer bu konuda bir sorumluluk varsa bu sorumluluğun, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde ve İkmal Şube Müdürlüğünde görev yapan demirbaş görevlilerinde olduğu,
Dava konusu hard diskin, emniyet yetkililerinin de bilgisi dahilinde demirbaş kaydı düşülmek koşuluyla İkmal Şube Müdürlüğüne hizmet gereği verildiği, davaya konu olay nedeniyle devleti veya kişileri zarara uğratma eyleminin nasıl ve ne şekilde gerçekleştiğinin ve devletin nasıl bir zararının doğduğunun idarece belirtilmediği,
Hem soruşturma zamanaşımı süresi hem de ceza verme zamanaşımı süresi dolmasına rağmen tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu,
Dosyada gizlilik kararı olduğundan bahisle tarafına evrak ve belgeleri inceleme imkanı tanınmadığı ve bu nedenle savunma ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, silahların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığı, yürütülen idari soruşturmalar açısından gizlilik kararı verileceği yönünde bir düzenleme mevcut olmadığı, gizlilik kararının ancak adli bir soruşturmada ve CMK'nın aradığı şartların gerçekleşmesi durumunda verilebileceği,
Dava konusu işlemde kamu yararı ilkesi gözetilmediği, dolayısıyla yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği,
Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin, anayasal ilkelere, 657 sayılı Kanun'a ve 3201 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün iptali istenen maddesinin ve dava konusu disiplin cezasının hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI :...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince "6 Ay Kısa Süreli Durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği Emniyet Müdürlüğü İl Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının ve dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali ile yoksun kalınan mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağını oluşturan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83’üncü maddesinin birinci cümlesinin, "...Yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38’inci ve 128’inci maddelerine aykırı olduğu ..." gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37’nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenerek Anayasanın 121’inci maddesi ile █████/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4’üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca █████/2017 tarihinde kararlaştırılmıştır.
682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1’inci maddesinin, 1’inci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiş olup böylelikle, bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hüküm altına alınmıştır. █████/2018 günlü ve 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanunun Geçici 1’inci Maddesinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile █████/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır. Bu bakımdan, uygulama imkanı kalmayan dava konusu Tüzük hükmünün iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde, dava konusu cezanın zamanaşımına uğradığını ileri sürmekte ise de, olay konusu ... 2tb harddisk 19.4.2013 tarihinde 12 no.lu fiş ile... adına zımmet edildiği, sonrasında adı geçen tarafından davacıya teslim tutanağı düzenlenmeden verildiği, davacı tarafından da Komiser Yardımcısı ...'e zimmetsiz verildiği, sözkonusu harddiskin 12.12.2014 tarihinde ...'den tutanak karşılığı alındığı dikkate alındığında söz konusu harddiskin davacı tarafından ...ten alınıp ...'e teslim edildiği tarihlerin belli olmaması nedeniyle İdarece, ...'den tutanak karşılığı alındığı 12.12.2014 tarihine kadar fiilin süregeldiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle, bu tarihten itibaren iki yıl içinde İl Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı kararıyla verilen cezada zamanaşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Olay tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde; "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmünde yer verilen cezaya ilişkin fiiller 682 sayılı KHK'nın ve 7068 sayılı Kanunun "Ağırlaştırıcı nedenler" başlıklı 10.maddesinin 10.fıkrasında sayılmıştır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği anlaşılmış olup dava konusu Emniyet Müdürlüğü İl Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın ...tarih ve... sayılı kararının, davacıya ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir. Dolayısıyla, yoksun kalınan mali ve özlük haklarının varlığından söz etmek mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2016 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı, Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kalınan mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davayı açmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir.
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında da, yukarıda anılan düzenleme doğrultusunda, Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde, "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmü yer almıştır.
█████/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır...";
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 8. maddesinin 2. fıkrasında, "Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır: (...)
ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek."; "Ağırlaştırıcı nedenler" başlıklı 10. maddesinin 10. fıkrasında da "Görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha veya savsaklama fiili Devleti veya kişileri zarara uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre daha ağır cezalardan birisi verilebilir." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
I - DAVA KONUSU DÜZENLEMENİN İNCELENMESİ :
Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanun'da, anılan Tüzük'ün dava konusu 13. maddesindeki düzenlemeye aynen yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu, ayrıca personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün de bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 13. maddesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmakla birlikte; Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "...disiplin cezalarını gerektiren fiil ve hareketlerin, düzenlenecek tüzükte belirlenmesini öngören itiraz konusu kural, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememekte ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımamaktadır. Bu yönüyle kural, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen 'suçta kanunilik' ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan 'kanuni düzenleme' ilkesine aykırılık oluşturmaktadır." gerekçesiyle iptaline ve aynı kararda; iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verdiği görülmektedir.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca █████/2017 tarihinde kararlaştırılan ve █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin kuralları hükme bağlanmıştır.
█████/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
█████/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
II - DAVA KONUSU BİREYSEL İŞLEMİN İNCELENMESİ :
Davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi gereğince "6 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlem incelendiğinde;
Dosyanın incelenmesinden; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru İ.Ö.'nün, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmak üzere kendisine teslim edilen ... seri numaralı taşınabilir hard diski, herhangi bir zimmet işlemi yapmadan, aynı şubede görevli olan komiser yardımcısı davacıya verdiği, davacının da hiçbir zimmet işlemi yapmadan ayrı bir şube olan İkmal Şube Müdürlüğünde görev yapmakta olan komiser yardımcısı S.G.'ye verdiği, S.G.'nin de bu hard diski Ankara İl Emniyet Müdürlüğünden ilişik kestiği █████/2014 tarihinde teslim etmesi gerekirken teslim etmediği, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde yapılan araştırmalar neticesinde bahse konu hard diskin S.G.'de olduğu anlaşıldıktan sonra bu hard diskin, S.G. tarafından, Terörle Şube Müdürlüğünde taşınır mal sorumlusu olarak görev yapmakta olan polis memurları M.B.'ye ve A.S.'ye çalışır durumda ve sağlam olarak tutanak karşılığında █████/2014 tarihinde teslim edildiği, bunun üzerine davacının, devlet malı malzemeyi kullanan kişiye zimmetsiz verdiği ve geri teslim almadığı, bu konuda ihmali bulunduğundan bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca 6 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; komiser yardımcısı davacının, aynı şubede görevli polis memuru İ.Ö.'nün zimmetinde bulunan ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılan ... seri numaralı taşınabilir hard diski, yine herhangi bir zimmet işlemi yapmayarak ayrı bir şube olan İkmal Şube Müdürlüğünde görev yapmakta olan komiser yardımcısı S.G.'ye vermesi ve geri teslim almaması fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde düzenlenen, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmış olup, davacıya isnat edilen fiil sübuta ermediğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi incelendiğinde; davacının, işbu davada incelenen 6 ay kısa süreli durdurma disiplin cezası haricinde, ... günlü,... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu işlemiyle "Dosyaları ve yazılı kağıtları veya örneklerini yetkisiz kişilere vermek, verilmesini emretmek, verilmesine göz yummak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/8. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda verilen Danıştay İkinci Dairesinin █████/2023 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı kararının, Danıştay Dava Daireleri Kurulunun █████/2024 günlü, E:█████████, K:████████ sayılı kararıyla onanarak anılan kararın kesinleştiği görülmüştür.
Bu durumda, yukarıdaki açıklamalar dikkate alındığında, davacının görevine döndürülmesini ya da açıkta geçirdiği sürelere ilişkin parasal haklarının tazminini gerektiren hukuki bir nedenin bulunmadığı anlaşıldığından; davacının, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin reddi gerekmektedir.
Öte yandan, davacının farklı bir fiili nedeniyle tesis edilen başka bir işlem kapsamında meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine açtığı davada verilen ''davanın reddine'' dair kararın sonucu olarak, fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle bu davada mali ve özlük haklarının ödenmesi talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, bakılan davaya ait bu kısım yönünden yargılama giderlerinin, davalı idare üzerinde bırakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulduğu dikkate alındığında, uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarelerin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun █████/2016 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı kararı da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA esas ve yargılama giderleri yönünden oyçokluğuyla,
2. Davacının, 6 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının İPTALİNE oybirliğiyle,
3. İşlem nedeniyle yoksun kaldığı mali ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle,
4. Aşağıda dökümü yapılan...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan ...-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmesi sebebiyle tahsil edilemeyen ...-TL posta giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
6. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu edilen Tüzük maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinin ardından, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırılması ve 7068 sayılı Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulüne ilgili hususların düzenlenmesi sonucunda, uygulanma kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Söz konusu karar, dava konusu kuralın hukuka aykırı veya uygun olduğunu ortaya koyar nitelikte bir karar türü olmadığı gibi, davanın taraflarından herhangi birinin haklılığını ya da haksızlığını ortaya koyacak nitelikte bir karar da değildir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde; yargılama giderlerinin kapsamı tarif edilmiş, 326. maddesinin 1. fıkrasında; kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 2. fıkrasında; davada, iki taraftan biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 331. maddesinin 1. fıkrasında; davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği, 332. maddesinin 1. fıkrasında ise; yargılama giderlerine Mahkemece re'sen hükmedileceği kurala bağlanmıştır.
İşbu uyuşmazlıkta, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesine yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki karar, davanın taraflarından hangisinin haklı olduğu hususunda sarih bir sonuç çıkarmaya imkan vermemekle birlikte, anılan Tüzük'ün dayanağı olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği dikkate alındığında, davanın bu kısmına ilişkin yargılama giderlerinden davalı idarelerin sorumlu tutulmasının adalete, hakkaniyete ve hukuk devleti ilkesine uygun olacağı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla; dava kısmen iptal, kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlandığından, yargılama giderlerinin, davalı idare üzerinde bırakılması gerekirken, davanın tarafları arasında paylaştırılması yolundaki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!