Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin ticari şirketten ortaklıktan çıkma talebi, bilgi edinme hakkı engellenmesi ve güven ilişkisi zedelenmesine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Ticari şirket ortaklığından çıkma veya çıkarılmaya ilişkin bir davada, davacı %50 pay sahibi olarak, diğer ortağın şirketin idaresine aktif katılım göstermemesi, faaliyetleri aksatması, finansal bilgi ve belgelere erişimi engellemesi, davacının şirket banka hesabına erişimini kaldırması ve güven ilişkisini zedelemesi nedeniyle ortaklığın kendisi için sürdürülemez hale geldiğini belirterek, şirketin sürekli zarar etmesi ve kendisinden sürekli para talep edilmesi gibi gerekçelerle ortaklıktan ayrılma veya hukuki bir çözüm bulunması talebini dile getirmiştir.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :█████/2024
NUMARASI :████████ Esas - ████████ Karar
ASIL DAVA
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :ÖZEL GEBZE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ :█████/2024
BİRLEŞEN DAVA :Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası
DAVACI :...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :ÖZEL GEBZE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ :█████/2024
KARAR TARİHİ :█████/2026
KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin %50 pay sahibi olduğunu, şirket ortaklığının başladığı tarihten itibaren belli bir süre sonra şirket ortaklarından ...'nın şirket ortaklığından ayrıldığını ve akabinde ortak olarak davacının ve ...'ın kaldığını, ...'nın fiili olarak daha öncesinde ayrıldığı göz önünde bulundurulduğunda davacının bu süreci yani şirketin idaresi, hasta sirkülasyonu, şirkette çalışacak/çalışması gereken diğer diş hekimlerinin ayarlanması yönlendirmesini tek başına yapmak zorunda kaldığını, bu hususta zorlandığını sürekli olarak diğer şirket ortağı ...'a ilettiğini ve fakat ...'ın şirkete gelip şirket ile, çalışanlar ve hastalar ile ilgilenmek yerine eşinin sahip olduğu diğer klinikte çalışmaya devam ettiğini ve haftada bazen iki bir defa gelip hasta bakıp tekrardan geri döndüğünü, davacının yukarıda da belirtmiş oldukları üzere bu hususlarda zorlandığını ve artık tek başına idare edemeyeceğini iletmesine rağmen ... tarafından müspet bir adım atılmadığını, akabinde davacının Çanakkale'ye taşınma durumu ortaya çıktığını ve birçok defa bunu diğer ortak ...'a ilettiğini, birçok defa onunla telefonda görüşmek istediğini ve hatta İstanbul'a kadar gittiğini ve fakat sürekli olarak bu görüşmenin ertelendiğini ve görüşüldüğünde ise sürekli muğlak ifadeler kullanıldığını, en sonunda da diğer sorunlara ek olarak da Çanakkale'ye taşınacağını ilettiğini ve yapılan görüşmeler sonucunda ...'ın şirketi devam ettireceğini belirttiğini, en sonunda davacının Çanakkale'ye taşındığını ve fiili olarak 01.06.2023 tarihinden itibaren şirkete gelmediğini, şirket devir işlemleri için hazırlığa başlayacağı sırada diğer şirket ortağı ...'ın fikrini değiştirdiğini söylediğini, akabinde borçların olduğunu belirttiğini borçların ne olduğu hususu ile ilgili bilgiler talep edilince de sürekli muğlak ifadeler kullandığını ve bilgi verilmekten kaçınıldığını, bununla birlikte davacının banka hesabına erişiminin de ... tarafından kaldırıldığını ve davacının şirketin gelir ve giderleri konusunda bilgi almasının da engellendiğini, davacının birçok defa bilgi talep ettiğini ancak bilgi verilmediğini, şirket tarafından kanuni olarak sağlanması gereken, bilgi edinme hakkı gibi haklarının temin edilmesinde sıkıntı yaşandığını, diğer ortak ... ile aralarındaki güven ilişkisinin ...'ın kusurlu davranışları neticesinde zedelenmiş olduğunu, bunun üzerine Gebze 3. Noterliğinin ... numaralı 12.01.2024 tarihli ihtarnamesi ile Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında bilgi alma hakkı kanunla sabit olduğundan, şirketin hesaplarını gösteren belgelerinin, şirketin mevcut aktif ve pasif değerlerini gösteren belgelerin, vadesi gelmemiş alacaklara ve borçlara ilişkin kayıtların, şirket gelir ve giderlerini gösterir belgelerin ve mali bilanço kayıtlarının, mevcut sözleşmelerin, raporların, özellikle davacının ortaklıktan fiili olarak ayrılma tarihi olan 1 Haziran 2023 tarihi itibariyle gerçekleştirilmiş olan işlemlere ilişkin alacak ve borç kayıtlarının incelenmesi talep edildiğini ve fakat şirket merkezine gidildiğinde talep edilen evraklar taraflarına eksiksiz olarak gösterilmediğini ve teyide muhtaç belgelerin taraflarına gösterildiğini, davacı tarafından ortaklığın devam ettirilmesi beklenemeyecek duruma geldiğini, diğer ortak tarafından ortaklık faaliyetlerinin faydalı yönde sürdürülmediğini, ortaklığın sürekli zarar ettiğinin davacıya bildirildiğini ve sürekli davacıdan para talep edildiğini, ortaklığın yönetimi şirket müdürü ... tarafından, ortaklığın kuruluş gayesini gerçekleştirmeye olanak sağlayacak şekilde sağlanmadığını, şirketin faaliyetlerini sürdürmesi ekonomik olarak imkansız hale geldiğini, diğer ortak ve şirket müdürü olan ... ile davacı arasında belirttikleri nedenlerle güvensizlik ortamı oluştuğunu ve davacı tarafından ortaklığın sürdürülmesinin beklenemeyecek durumda olduğunu beyanla, davacının haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına, şimdilik 10.000,00-TL (bilirkişi raporu ile belirlendikten sonra arttırılmak üzere) ayrılma akçesinin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacıya verilmesine, davacının fiili ayrılma durumu olan 01.06.2023 tarihinden aksi düşünülmesi halinde dava açıldığı tarihten itibaren ortaklıktan doğan hak ve borçlarının tümünün dondurulmasına veya davacının durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, bir kısım iddialarla davalı şirketin hesap ve kayıtlarına erişemediği iddia edilmişse de işbu dilekçe ekinde sunulan ihtarnameler ve davalı şirket kayıtlarının davacı ile eksiksiz olarak paylaşıldığını ve hatta bir örneklerinin de imzası mukabilinde davacıya teslim edildiğine ilişkin kayıtlar gereğince davacının iddialarına itibar edilebilmesinin mümkün olmadığını, davacının 01.06.2023 tarihi itibariyle "fiili olarak şirketten ayrıldığı" iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bir diğer kanıtı olarak işbu dilekçeleri ekinde paylaşılan 13.11.2023 tarihli pay devri ve temlik sözleşmesi ile ortaklıktan ayrılan ...'nın payı davacı ve ... tarafından %50 oranında noter huzurunda devralınarak eski ortak ...'ya ortaklıktan ayrılması için gerekli ödemelerin davacı ve ... tarafından gerçekleştirildiğini, ayrıca yine Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından da anılan hususun ilan edildiğinin, 13.11.2023 tarihi itibariyle şirket ortakları tarafından, pay devri gereğince şirket merkezinde şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak şirketin mevcut mali durumu çıkarıldığını ve ortakların şirket durumu hakkında bilgi sahibi olduklarını, şirketin mali durumunun pay devri öncesinde davacı tarafından bilinmediği gibi bir ihtimalin söz konusu olmasının mümkün olmadığını, davacının da dilekçesinde yer verdiği üzere Gebze 3. Noterliği 12.01.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacı tarafından TTK'nın 614. maddesi gereğince bilgi edinme hakkının şirket müdürü tarafından engellendiği şeklinde tamamen gerçeğe aykırı bir kısım iddialarda bulunmuşsa da cevabi Kartal 23. Noterliği 23.01.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinde yer verdikleri üzere;"Tarafınızca keşide edilen Gebze 3.Noterliği 12.01.2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Muhatabın, Keşideci şirketin %50 payına sahip olduğunu ve TTK 614, hükmünden kapsamında bilgi edinme hakkini daha önce kullanma talebinde bulunduğunu bu talebin yerine getirilmediğini ve hakkın teminini talep etmektesiniz. 1.Daha önce de söz konusu yazıda belirtilen konularla ilgili bilgi alma ve inceleme talebiniz olmuş, bu talebiniz derhal yerine getirilmiş ve bu kapsamda tüm şirket kayıtlarını inceledikten sonra 13.11.2023 tarihinde eski şirket ortağı ...'nın şirketteki payının yarısını noter huzurunda devraldığınız malumunuzdur, 2.Bu sebeple 13.11.2023 tarihinde incelediğiniz şirket kayıtları üzerinde önemli bir değişiklik olmadığını bilmenize rağmen henüz 1 ay geçmeden yine aynı ve benzer taleplerinizi yenilemeniz üzerine şirket merkezine gelerek tüm kayıtları görebileceğiniz defaatle tarafınıza iletilmiş ve fakat şehir dışında olduğunuzu artık şehir dışında yasadığınızı beyan ederek bu davetlere icap etmediğiniz görülmüştür. Bu davetlere icap etmemenize rağmen ayni talebi bu kez yazılı dile getirmeniz şirketimizce manidar karşılanmıştır. 3.TTK 614. maddesi kapsamında bilgi edinme hakki sınırsız olarak düzenlenmemiştir. Şirket ortağının sadakat yükümlülüğüne, dürüstlük kuralına uygun olarak bu hakkını kullanabileceği izahtan varestedir. Daha açık bir ifade ile şirket ortağının sürekli bir şekilde bilgi edinme talebinde bulunması hukuken korunmayacaktır. Tüm bu hususlara ve daha 1 ay önce inceleme yapılmasına ve sonrasında yine aynı taleplere karşı iyi niyetle her seferinde şirket merkezine davet edilmenize rağmen belgeleri incelemeye izin verilmediği yönündeki iddialarınız samimiyetten uzaktır. 4.Şirket müdürünün işbu ihtarnamenin keşide edildiği tarihten hemen sonra yurtdışına seyahat edecek olması sebebi ile 05.02.2024 tarihinden sonraki bir tarih için 2 gün önceden haber vermek kaydı ile TTK 614, Maddesi kapsamında söz konusu bilgi ve belgeleri şirket sırlarının ve verilerinin ifşasına sebebiyet vermeyecek şekilde inceleyebileceğinizi ihtaren bildiririz." hususlarının davacıya tebliğ edildiğini, davacının, dava dilekçesinde yer verdiği şekilde Çanakkale'ye taşındığı beyanından da ihtarnamelerinde yer verdikleri hususların gerçeğe ve somut duruma uygun olduğunu, davacının bilgi edinme hakkı adı altındaki taleplerinin samimi olmadığının açıkça tespit edilebileceğini, davacının ihtarnamenin tebliği akabinde 08.02.2024 tarihinde şirket merkezinde vekili ile hazır bulunarak vekilinin kendi el yazısı ve imzasına havi ekli tutanak mukabilinde, "01.01.2023-31.12.2023 dönem, 01.06.2023-31.12.2023 tarih aralıklı muavin defter başlıklı 4 sayfa evrak, T.C. Sosyal Güvenlik Kurumuna ait 07.02.2203 17:55 saatine ait evrak, 07.02.2023 tarihli güncel borç durum raporu başlıklı evrak tarafıma verilmiştir." hususlarını tutanak altına aldığını, yine davacının vekilinin imzası gereğince eklerin bir sureti de davacının vekiline teslim edildiğini, anılan tarih itibariyle davacı ile gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında da davalı şirketin borca batık olduğu hususlarının tartışıldığını, şirket personeline ödeme yapılmakta zorlanıldığını, şirketin mevcut haliyle ticari hayatına devam etmesinin mümkün olmadığını, gerek vergi ve personel sosyal güvenlik primlerinin ödenmesinde zorluk yaşandığını, iş sözleşmesi sona eren personele tazminatlarının ödenemediği hususları da davacıya bildirildiğini ve %50 ortak sıfatı devam eden davacıya şirketin fiili hayatına devam edebilmesi için ortakların hissesi oranında katkıda bulunması ve borçların ödenmesi gerektiğinin de bildirildiğini, ödeme yapmaktan imtina eden ve asıl süreci uzatma ve oyalama kısmını kendisi gerçekleştiren davacının herhangi bir bilgi paylaşımında da bulunmaksızın işbu davayı ikame ettiğini, davacı kendi kusurlu hareketleri ile şirketin borca batık hale gelmesine sebebiyet verdiğini, ortaklıktan haklı nedenle çıkma talebinin korunması hukuken mümkün olmadığını, davacının 2023 Haziran ayından itibaren davalı şirkette çalışmadığını, şehir dışına taşındığını kendi beyanları ile ikrar etmesi akabinde ödenemeyen borçların meydana geldiği tarihin de aynı dönem itibariyle başladığının açık olduğunu, davacının banka hesaplarına erişim sağlayamadığı iddiasına konu olmak üzere ise mahkemenin de takdirinde olduğu üzere, ortak sıfatına sahip olan ve şirket kuruluşu ve ana sözleşme ile kendisine anılan yetkiler hukuken tanınan davacının, davalı şirkete ait banka kayıtlarını gerek ilgili banka şubesinde gerekse de internet bankacılığı vasıtasıyla incelemek yetkisi diğer davalı şirket ortaklarının engelleyebileceği bir hak olmadığını, eski ortak ... tarafından Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası ile ikame edilen dava kapsamında da davacının tanık olarak beyanlarına başvurulduğunu ve tanığın beyanında açıkça tüm kayıt ve banka hesaplarına tüm ortakların erişim hakkı olduğunu ve tüm ortakların eşit şekilde hesaplara erişebildiğini beyan ettiğini, davalı şirket muhasebe ve mali müşavirlik işlemlerinin, şirket merkezi dışında ve ayrı bir hizmet olarak sağlanmakta olup, davalı şirket tarafından hukuka ve usule ilişkin olarak tüm kararların mevzuata uygun şekilde yerine getirildiğini ve Mali Müşavir tarafından kendi işyerinde de tüm kayıtların, ticari defterler ve karar defterleri mevzuata uygun bir şekilde saklandığını, Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri gereğince davacının bilgi vermek ve talep etmek üzere tüm kayıtları inceleme hak ve yetkisine sahip olduğunun tartışılmaz olduğunu, dava dilekçesi incelendiğinde de davacının iddialarının herhangi bir yasal ve yazılı dayanağı bulunmadığını ve delillendirilemediğini, davacının, dava dilekçesinde oluşturulan kurgu gereğince haksız menfaat sağlamaya çalıştığının açıkça tespit edileceğini beyanla; hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortaklarının davalı şirket müdürü davacı ... ve ... olduğunu, iki ortağın da diş hekimi olduğu davalı şirketin, ağız ve diş sağlığı/tedavileri alanında hizmet verdiğini, üç ortaklı olarak kurulan davalı şirketin, dava dışı ortak ...'nın 13.11.2023 tarihli pay devri ve temlik sözleşmesi ile ortaklıktan ayrılması ile ...'nın ortaklık payının müvekkili ile ... tarafından %50 oranında Noter huzurunda devralınarak eski ortak ...'ya ortaklıktan ayrılması için gerekli ödemeler güncel ortaklarca gerçekleştirildiğini, davalı şirket nezdinde diş ve ağız sağlığı işlemleri diş hekimi olarak sadece dava tarihi itibari ile şirket ortakları tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirkette ortaklar dışı bir diş hekimi çalışmadığını, davalı şirket çalışanlarının sekretarya ve diş sağlığı hizmetlerinin yerine getirilmesine konu yardımcı personelden oluştuğunu, davalı şirketin ticari faaliyetlerini sürdürmesi ve gelir elde etmesinin ortak diş hekimlerinin fiili çalışmasına bağlı olduğunu, davacı ile herhangi bir anlaşmaya varmaksızın ve hukuki bir işlem gerçekleştirmeksizin fiili çalışmasını tek taraflı olarak sona erdirdiğini, şirketin bilgisi dışında mesul müdürlükten istifa ettiğini, hasta kabul etmediğini ve harici olarak bilinen şekilde Çanakkale'ye taşındığını, davacıya ya da davalı şirkete herhangi bir bilgi vermeden mesul müdürlük görevinden de istifa ve şirketin faaliyetlerini de bu davranışı ile engellendiğini, sadece ortak diş hekimleri olan davalı işyerinde, hasta kabul ve diş sağlığı işlemlerini yaparak gelir elde eden davalı şirketin gelir elde etmesi ve ticari hayatın sürdürülmesinin davacının icazet ve onayı dışında hukuka aykırı olarak davacıya terk edildiğini, ortak ...'ın fiili çalışması olmaksızın davalı şirketin ticari hayatına devamı için gerekli gelirin elde edilemediğini, personel ve işyeri giderlerinin dahi karşılanamadığını, emeğini daha fazla devam ettirmek istememesinin kabulünün mümkün olmadığını, her halükarda giderlere katılım için ortak sıfatıyla maddi katılım sağlaması gerektiği defaatle bildirilmişse de ortak ...'ın davacıyı geçiştirdiğini, bu süreçte davacının davalı şirketin devamlılığı için elinden gelen emeği, fiili çalışmayı, maddi ve manevi desteği göstermeye devam ettiğini, davacı ile diğer ortak ... arasında harici görüşmelerin sürdüğü süreçte, ortak ...'ın davalı işyerine gelmediğini, fiili olarak çalışma gerçekleştirmediğini ve müvekkilinin yüz yüze görüşme çabalarının da karşılıksız kaldığı sırada, davacı tarafından yetkili sıfatıyla haberdar olunan Gebze 3. Noterliğinin 12.01.2024 tarih 2976 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı şirket tarafından tebliğ alındığını, bu ihtarnamede,"Müvekkilimiz ...'ın ortağı olduğu, Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri. San. ve Tic. Ltd. Şti hakkında bilgi alma hakki kanunla sabit olduğundan, şirketin hesaplarını gösteren belgelerinin, şirketin mevcut aktif ve pasif değerlerini gösteren belgelerin, vadesi gelmemiş alacaklara ve borçlara ilişkin kayıtların, şirket gelir ve giderlerini gösterir belgelerin ve mali bilanço kayıtlarını, mevcut sözleşmelerin, raporların, özellikle müvekkilimizin ortaklıktan fiili olarak ayrılma tarihi olan 1 Haziran 2023 tarihi itibariyle gerçekleştirilmiş olan işlemlere ilişkin alacak ve borç kayıtlarının incelenme hakkının tarafımıza 7 gün içerisinde temin edilmesini talep ediyoruz." şeklinde ikrarı mevcut olduğunu, söz konusu ortağın, yazılı olarak da şirketten emeğini ve sermayesini çektiğini açıkça ortaya koyduğunu ihtarnamesi ile yazılı olarak ikrar ettiğini, başka şehre taşınmak ve fiillen çekilmenin ortaklıktan çıkmak için haklı fesih sebebi olmayacağını, davalı şirket tarafından keşide edildiği bilinen cevabi ihtarname gereğince kararlaştırılan 08.02.2024 tarihinde, müvekkilinin de hazır bulunduğu şekilde, ortak ...'ın şirket merkezinde vekili ile hazır bulunarak vekilinin kendi el yazısı ve imzasına havi ekli tutanak mukabilinde, "01.01.2023-31.12.2023 dönem, 01.06.2023-31.12.2023 tarih aralıklı muavin defter başlıklı 4 sayfa evrak, T.C. Sosyal Güvenlik Kurumuna ait 07.02.2203 17:55 saatine ait evrak, 07.02.2023 tarihli güncel borç durum raporu başlıklı evrak tarafıma verilmiştir." hususlarını tutanak altına aldığını, yine ortak ... vekilinin imzası gereğince eklerin bir suretinin de teslim edildiğini, 08.02.2024 tarihinde müvekkilinin de hazır bulunduğu, ortak ... ile gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında da davalı şirketin borca batık olduğu hususların tartışıldığını, şirket personeline ödeme yapılmakta zorlanıldığını, şirketin mevcut haliyle ticari hayatına devam etmesinin mümkün olmadığını, gerek vergi ve personel sosyal güvenlik primlerinin ödenmesinde zorluk yaşandığını, kiranın ödenemediğini, iş sözleşmesi sona eren personele tazminatlarının ödenemediği hususlarının da bildirildiğini ve %50 ortak sıfatı devam eden ortak ...'a, şirketin fiili hayatına devam edebilmesi için ortakların hissesi oranında katkıda bulunması ve borçların ödenmesinin ve fiilen çalışılması gerektiğinin de bildirdiğini, ödeme yapmaktan ve fiili çalışmaktan imtina eden ve müvekkilini de oyalayan ortak ...'ın davacıya herhangi bir bilgi paylaşımında bulunmaksızın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası kapsamında ortaklıktan haklı nedenle çıkma ve ayrılık akçesi ödeme talepli olarak dava ikame ettiğinin müvekkili tarafından 01.04.2024 tarihinde öğrenildiğini, TTK'nın 638. maddesi gereğince mevcut haklı sebepler nedeniyle taraflarına, öncelikli talep olarak davacının TTK'nın 639. maddesinden doğan çıkmaya katılma, ortaklıktan çıkma ve ayrılık akçesi ödenmesi talebinde bulunma zorunluluğu hasıl olduğunu beyanla öncelikle işbu davanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dava ile birleştirilmesine, davalarının kabulü ile ... tarafından davalı şirket aleyhine Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyası kapsamında ikame edilen ortaklıktan çıkma talepli davaya karşı olarak Türk Ticaret Kanununun 639. maddesi gereğince davacının işbu dilekçelerinde yer alan haklı nedenleri gereğince ortaklıktan çıkmaya katılma ve ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulüne ve fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi akabinde dava değeri tamamlanmak üzere şimdilik 10.000,00-TL ayrılık akçesinin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, Türk Ticaret Kanunu tarafından mahkemeye tanınan takdir gereğince tarafların ortaklıktan çıkma taleplerinin davalı şirketin ticari faaliyetlerinin devamı hususunda bir fayda sağlamayacağının tespiti halinde son çare olarak TTK'nın 636. maddesi uyarınca davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin, işbu davaya konu asıl dava ve birleşen dava davacı ortakları ile ortaklıktan ayrılan ... tarafından kurulan ve üç diş hekimi ve yardımcı personel tarafından işletilen bir diş polikliniği olarak ticari faaliyetlerini sürdürmekteyken 13.11.2023 tarihli pay devri ve temlik sözleşmesi ile ...'nın ortaklıktan ayrıldığını, ayrılan ortağın payı ... ve ... tarafından %50 oranında Noter huzurunda devralınarak eski ortak ...'ya ortaklıktan ayrılması için gerekli ödemelerin davacı ve ... tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirketin diş hekimleri tarafından kurulan ve diş sağlığı hizmetlerini yerine getirmekten ibaret bir işyeri olmakla ve ortaklar dışında istihdamı sağlanan bir diş hekimi de olmaması nedeniyle, davalı şirketin kar ve gelir elde etmek iki ortağının da emek ve sermaye koyması gerektiğinin tartışmasız olduğunu, asıl davaya konu dava dilekçesi ve dosyada mübrez ihtarnameler incelendiğinde de tespit edileceği üzere ...'ın, ortak sıfatı ve koyması gereken emek gereği hukuki sorumlulukları yönünde herhangi bir aksiyon almaksızın, 2023 yılı içerisinde sadece Çanakkale'ye taşınacağı yönünde beyanda bulunarak tek taraflı bir kararla ve diğer ortağın onayı dışında fiili çalışmasını hukuka aykırı olarak sonlandırıldığını, dava dışı ...'nın ortaklıktan ayrılmasına konu 13.11.2023 tarihi itibariyle asıl ve birleşen dava davacıları olan şirket ortakları tarafından, pay devri gereğince şirket merkezinde şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak şirketin mevcut mali durumunun çıkarıldığını ve ortakların şirket durumu hakkında bilgi sahibi olduğunu, anılan tarih itibariyle davalı şirketin durumunun tartışıldığını, şirketin personeline ödeme yapılmakta zorlanıldığını, şirketin mevcut haliyle ticari hayatına devam etmesinin mümkün olmadığını, iş sözleşmesi sona eren personele tazminatlarının ödenemediğini ve şirketin fiili hayatına devam edebilmesi için ortakların hissesi oranında katkıda bulunması ve borçların ödenmesi gerektiğinin de görüşüldüğünü, ortaklardan ...'ın kendisi tarafından da ikrar edilen hususlar çerçevesinde herhangi bir hukuki dayanağı olmaksızın ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerinin ihlal edilerek emek koyma borcunun da yerine getirilmemesi, müvekkili işyerinde fiili olarak herhangi bir çalışmada bulunmaması, şirketin mevcut haliyle borca batık olması, sermaye artırımı ve borçların ödenmesi hususunda da aksiyon alınamaması nedeniyle şirketin ticari hayatının sürdürmesi imkansız hale geldiğini, en az üç diş hekimi tarafından verilecek emek karşılığında ticari hayatına devamı için kurulan davalı şirketin, sabit giderler ile hali hazırda masraflı olan diş ve ağız hizmetlerinin tek ortak tarafından verilen emekle karşılanmasının mümkün olmadığını ve davalı şirketin kira ilişkisi içerisinde bulunduğu işyerinin tahliye edildiğini, ayrıca asıl davaya konu olmak üzere sundukları cevap dilekçesinin ekinde de asıl dava davacısı ...'ın keşide ettiği ihtarname gereğince 08.02.2024 tarihinde şirket merkezinde vekili ile hazır bulunarak yaptığı incelemelere konu evrak taraflarınca dosyaya sunulduğunu, şirketin kamu ve işçilik alacak-tazminatına konu borçlarını gösterdiğini, şirket ortaklarının ortaklıktan çıkma ve ortaklıktan çıkmaya katılma hususundaki taleplerini gerçekleştirilecek yargılama gereği mahkemenin takdirinde olmakla birlikte gelinen aşamada davalı şirketin yeterli gelir elde edememesi nedeniyle fiili olarak ticari faaliyetlerine devam edemediğinin açık olduğunu, davalının şirket borçlarını ödemekte zorlanmakla halen 3. kişilere borcu bulunduğunu, anılan hususlar celbi sağlanacak kayıtlar ve gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile de açıkça tespit edileceğini, her iki ortak tarafından da ortaklıktan çıkma talebinde bulunulduğunu ve tespiti sağlanacak borçların kapatılarak davalı şirketin ticari hayatına devam edilebilmesi için ortakların hissesi oranında maddi katkıda bulunmasını, fiili çalışmalarına devam etmesi ve borçların ödenmesi gerektiği açık olmakla iki ortak tarafından da anılan yönde bir irade bulunmadığının da bu aşamada tartışmasız olduğunu beyanla; hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Asıl dava yönünden;
1-Davacının ortaklıktan çıkma talebinin REDDİNE,
2-Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebinin KABULÜNE, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 27837 sicil numarasında kayıtlı olan davalı ÖZEL GEBZE AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin FESİH ve TASFİYESİNE,
3-Tasfiye memuru olarak birleşen davacı şirket ortağı ... (T.C.:...)'ın atanmasına,
...
Birleşen ████████ Esas sayılı dosyada açılan dava yönünden;
1-Birleşen davacının ortaklıktan çıkma talebinin REDDİNE,
2-Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi yönünden, dava konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen dosya davacısı tarafından şirketin bilinçli bir şekilde borca batık hale getirilerek vekil edenin ortaklıktan ayrılma iradesine karşılık kötüniyetli işlemler silsilesi yaratıldığını, davacının ortaklıktan ayrılma iradesini ortaya koyduğu 01.06.2023 tarihinde şirket merkezinde demirbaşlar bulunmasına rağmen bu demirbaşların nerede olduğu, satılıp satılmadığı, bu kapsamda şirketin bir gelir elde edip etmediğinin temsil kayyımı tarafından hazırlanan raporda hiçbir şekilde değerlendirmeye alınmadığını, bu hususta yerel mahkemenin 14.11.2024 tarihli ve 2 no.lu celsesinde davacı tarafından detaylı inceleme yapılmadığı, şirketin muhasebecisinden tüm evraklar celp edilerek kaybolan demirbaşlar ile yeni bir kayyımdan rapor alınmasının talep edildiğini, davalı şirket vekilinin de borcu batıklığın söz konusu olmadığını, alacaklılarla ibralaşıldığını ve borcun büyük oranda ödendiğini, davacının iddiası şirket aktifleri ile ilgili iddiası karşısında şirketin borca batık olmaması için söz konusu şirket aktifindekiler nakde çevrilerek borçların ödendiğini, bu kapsamda borç ödeme belgeleri, demirbaş satımına dair faturalar, ibra belgeleri vb. şirketin mali durumu hakkında sağlıklı ve detaylı bir değerlendirme yapılabilmesi için eksikliklerin celbi ile dosyanın ek rapor alınması için tekrar kayyıma gönderilmesi taleplerinin yerel mahkeme tarafından reddedildiğini, ticari şirketin tüm kayıtları üzerinden inceleme yapılmadan, davalı tarafından ikrar edilen hususlarda iddia edilen belgeler toplanmadan, yüzeysel ve eksik değerlendirmeyle sunulmuş bilirkişi raporuna dayanılarak verilen yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının reelde borca batık olmayan bir şirketten ayrılmasına ve ortaklık akçesi talebi usulsüz ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesi ve asıl davaya konu sunulan dilekçe ve beyanlar incelendiğinde asıl dosya davacısının hiçbir zaman davalı şirketin tasfiyesi talebinde bulunmadığı, davacı ... tarafından sunulan dava dilekçesi ve beyanlar gereğince şirketin tasfiyesi taleplerinin birleşen dosya kapsamında davacı ... tarafından sunulduğunun açıkça tespit edilebileceğini, asıl dosya davacısının davalı şirketin tasfiyesine ilişkin hiçbir aşamada talepleri bulunmadığından bidayet mahkemesi hükmünün fer'i alacaklar yönünden hatalı olduğunu, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve ayrıca harç ve yargılama giderleri yönünden davalı şirket aleyhine hüküm kurulması gerekmekteyken, davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile harçların sorumluluğu yönünden davacı aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, asıl dosya davacısının istinaf yoluna başvurduğu anlaşıldığından, asıl dosya davacısının istinaf başvurusu gereğince kararın ortadan kaldırılması halinde birleşen dosya yönünden kurulan hüküm ve talepler gereğince de yargılamaya devam edilmesi gerekeceğinden şirketin tasfiyesi yönünden karara karşı da istinaf yoluna başvurdurduklarını, öncelikli talepleri gereğince ortaklıktan çıkmaya katılma ve ayrılık akçesi ödenmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini, anılan yönde gerekli kanaat oluşmaması halinde işbu dilekçede yer verilen istinaf sebepleri ile dava konusu hakkında tüm talepleri yönünden istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin aktifinde olan bir kısım nakit ve demirbaşların, davalı şirketin borçları ödenmek üzere harcandığı ve paraya çevrildiği dosya kapsamında açık olması ve ispat edilmiş olduğunu, ilk derece mahkemesinin karar gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı şirketin iki ortağı tarafından da ortaklıktan çıkma talepleri sunulmuş olması karşılığında ortaksız kalan şirketin faaliyetlerine devam etmesi mümkün olmadığını, şirketin tasfiyesi kararı, taraf taleplerine bağlı olmayıp, mevzuat gereğince mahkemeye takdir gereğince tanınan bir hak ve yetki olduğundan ve ayrıca birleşen dosya davacısının katılma yoluyla ortaklıktan çıkma talebi asıl dosyaya bağlı bir talep olduğundan, asıl dosyada davacının ortaklıktan çıkma talebinin reddi ile şirketin tasfiyesine karar verilmesi nedeniyle birleşen dosya konusuz hale geldiğinden ilk derece mahkemesi kararının fer'ilere ilişkin hükümler yönünden de yerinde olduğunu belirterek; davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava; davalı şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı ödenmesi istemine ilişkin, birleşen dava ise; davalı şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payı ödenmesi, olmadığı takdirde şirketin feshi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince asıl davada davacının ortaklıktan çıkma talebinin reddine, davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebinin kabulüne, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünün 27837 sicil numarasında kayıtlı olan davalı Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine, birleşen davada davacının ortaklıktan çıkma talebinin reddine, davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş karara karşı davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde; asıl davada davacı ..., Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 650 pay sahibi olduğu, şirket ortaklığının başladığı tarihten itibaren belli bir süre sonra şirket ortaklarından ... şirket ortaklığından ayrıldığını ve akabinde ortak olarak müvekkili ve ...'ın kaldığını, diğer ortak ve şirket müdürü olan ... ile müvekkilleri ... arasında belirttikleri nedenlerle güvensizlik ortamı oluştuğunu ve müvekkilleri tarafından ortaklığın sürdürülmesinin beklenemeyecek durumda olduğunu beyanla, müvekkillerinin haklı sebeple ortaklıktan çıkmasına, şimdilik 10.000,00-TL ayrılma akçesinin bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkillerine verilmesini talep ettiği, davalı tarafça davacının herhangi bir bilgi paylaşımında da bulunmaksızın işbu davayı ikame ettiğini, davacı kendi kusurlu hareketleri ile şirketin borca batık hale gelmesine sebebiyet verdiğini ortaklıktan haklı nedenle çıkma talebinin korunması hukuken mümkün olmadığını, davacının 2023 Haziran ayından itibaren müvekkili şirkette çalışmadığını, şehir dışına taşındığını kendi beyanları ile ikrar etmesi akabinde ödenemeyen borçların meydana geldiği tarihin de aynı dönem itibariyle başladığının açık olduğunu belirterek hukuki dayanaktan ve gerekçeden yoksun davanın esastan reddini talep ettiği, birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortaklarının davalı şirket müdürü müvekkili ... ve ... olduğunu, iki ortağın da diş hekimi olduğu davalı şirketin, ağız ve diş sağlığı/tedavileri alanında hizmet verdiğini, ...'ın müvekkili ile herhangi bir anlaşmaya varmaksızın ve hukuki bir işlem gerçekleştirmeksizin fiili çalışmasını tek taraflı olarak sona erdirdiğini, şirketin bilgisi dışında mesul müdürlükten istifa ettiğini, hasta kabul etmediğini ve harici olarak bilinen şekilde Çanakkale'ye taşındığını, sadece ortak diş hekimleri olan davalı işyerinde, hasta kabul ve diş sağlığı işlemlerini yaparak gelir elde eden davalı şirketin gelir elde etmesi ve ticari hayatın sürdürülmesinin müvekkilinin icazet ve onayı dışında hukuka aykırı olarak müvekkiline terk edildiğini belirterek Türk Ticaret Kanunu md 639 gereğince müvekkilin işbu dilekçelerinde yer alan haklı nedenleri gereğince ortaklıktan çıkmaya katılma ve ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulüne ve fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi akabinde dava değeri tamamlanmak üzere şimdilik 10.000,00-TL ayrılık akçesinin davalı şirketten tahsili ile müvekkiline ödenmesine, Türk Ticaret Kanunu tarafından Mahkeme'ye tanınan takdir gereğince tarafların ortaklıktan çıkma taleplerinin davalı şirketin ticari faaliyetlerinin devamı hususunda bir fayda sağlamayacağının tespiti halinde son çare olarak TTK m. 636 uyarınca davalı şirketin feshini talep ettiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği, Mahkemece asıl davada davacının ortaklıktan çıkma talebinin reddine, davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebinin kabulüne, Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünün 27837 sicil numarasında kayıtlı olan davalı Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine, birleşen davada davacının ortaklıktan çıkma talebinin reddine, davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, verilen karara karşı davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
1-Kamu Düzeninden Yapılan İncelemede;
6100 sayılı Yasanın “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26.maddesine göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Somut olayda; asıl davada davacı tarafça haklı nedenle ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi talep edildiği, ancak mahkemece davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talebinin kabulü ile Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğünün 27837 sicil numarasında kayıtlı olan davalı Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi 6100 sayılı Yasanın 26. maddesine aykırıdır. Anılan kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.
2-Kabule göre de; birleşen davada davacı vekili ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi, olmadığı takdirde davalı şirketin feshi istenilmesine rağmen asıl davada talep olmadığı halde davalı şirketin fesih ve tasfiye talebinin kabulü nedeniyle birleşen dava konusuz kaldığından fesih ve tasfiye talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi de hatalı olup, asıl davada ve birleşen davada talepler farklı olduğu gibi davacıların dayandıkları maddi vakıalarının da farklı olduğu görülmekle davaların tefrik edilerek, akabinde her bir davanın esasının ayrı ayrı incelenerek bir karar verilmesi gerekir.
Yine asıl davada; davacının talep ettiği gibi ortaklıktan çıkma talebi reddedilerek talep etmediği halde Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine karar verilmiş ise de davacının ortaklıktan çıkmak için haklı nedenlerine ilişkin iddialarının neler olduğu, bu iddialarını ispatlayıp ispatlanamadığı irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun hiç irdelenmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
3-Yine kabule göre; birleşen davada ise davacının aynı zamanda davalı şirketin yetkili temsilcisi olduğu görülmekle davacıya davalı şirkete temsil kayyımı atanması için dava açmak için süre verilmesi, temsil kayyımı atandığı takdirde dava dilekçesinin temsil kayyımına tebliğ edilerek cevap vermesinin beklenilmesi gerekirken Mahkemece resen █████/2024 tarihli celsenin 3 nolu ara kararı ile Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 27837 sicil numarasında kayıtlı olan davalı-birleşen davalı Özel Gebze Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi için bu dosya ile sınırlı olmak üzere Temsil Kayyımı olarak mali müşavir Tuncer Karaman'ın atanmasına karar verilmesi de hatalı olmuştur.
4-Kaldırma nedenlerine göre davacıların diğer istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacılar vekilinin istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, davacılar vekilinin diğer istinaf itirazları bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,
2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!