Konya BAMın, bankanın teminatlı ihtiyati haciz talebi ve kefilin eş rızası itirazlarına ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesini içeren kararı.
Özet: Bu evrak, bir bankanın kredi borcunu ödemeyen ve iflas eden bir şirketin müteselsil kefilleri aleyhine talep ettiği ihtiyati haciz kararına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; ilk derece mahkemesi, bankanın teminatsız ihtiyati haciz talebini reddederek, alacağın yaklaşık ispat edilmiş belirli bir kısmı için %15 oranında teminat yatırılması koşuluyla ihtiyati hacze kısmen hükmetmiş, teminat muafiyeti talebini ve fazlaya ilişkin istemleri reddetmiş; istinaf eden kefil ise eş rızası eksikliği ve ortaklıktan ayrılma gibi gerekçelerle karara itiraz etmiştir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
EK KARAR TARİHİ: █████/2026
NUMARASI : ... D.İş Esas - ... D.İş Karar
İHTİYATİ HACİZ
TALEP EDEN: ........
VEKİLİ : Av.....
İSTİNAF EDEN
KARŞI TARAF: 1- ........
VEKİLİ : Av.....
DİĞER KARŞI TARAFLAR: 2- ........
3- ........
4- ........
TALEP : İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: █████/2026
YAZIM TARİHİ: █████/2026
İhtiyati haciz talep eden tarafından karşı taraflar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile talep edilen ihtiyati haciz ile ilgili olarak █████/2026 tarihinde tesis edilen ek karara karşı, karşı taraf ........'nün istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından 30.05.2022, 05.12.2018, 16.06.2023, 23.11.2020 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmeleri ile dava dışı ........'ne kredi kullandırıldığını, davalıların mezkur sözleşmelere müteselsil kefil olarak imza attıklarını, şirketin eski ticaret ünvanı ........ olup, ünvan değişikliğine gidildiğini, ........ ve ........'nün tüm bu süreçlerde şirket ortağı olmaları hasebiyle sözleşmelere eş rızası alınmadığını, kredi borcu vadesinde ödenmediği için hesabın kat edildiğini, borçlu ve kefillerine Konya ... Noterliği'nin 24.02.2026- ..... sayılı muacceliyet ihtarnamesinin keşide edildiğini, firmanın Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talebinde bulunduğunu, talebin reddedilerek firmanın iflasına karar verildiğini, alacağın diğer teminatını toplam 1. ve 2. derecelerde olmak üzere 100.000.000,00 TL bedelli ipotek temin ettiğini, başkaca teminatlarının bulunmadığını, 29.04.2026 tarihi itibarıyla alacağın 4.249.916,54 TL nakdi 159.800,00 TL gayri nakdi olmak üzere toplam 4.409.716,54 TL olduğunu, kefiller aleyhine normal icra prosedürünü takip etmeleri halinde mallarını kaçırma çabası içerisine gireceklerinin kuvvetle muhtemel olduğunu, 6741 sayılı ........ Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince müvekkili bankanın her türlü harçtan ve teminattan muaf olduğunu beyan ederek kefillerin menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatları, havaleleri vesaire her türlü hak ve alacakları üzerine 4.409.716,54 TL alacak için teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda, talep eden tarafından ibraz edilen delillerin ........, ........ ve ........ yönünden 4.249.916,54 TL, ........ yönünden ise (kefalet limiti gözetildiğinde) 1.250.000,00 TL tutarındaki alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispata elverişli olduğu, alacağın rehinle teminat altına alındığına dair bir delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haczin şartlarının mevcut olduğu sonucuna varıldığından ihtiyati haciz talebinin bu tutar üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin kısmın ise Yargıtay İçtihatları Birleştirme HGK’nun 27.12.2017 gün ve 2016/1 E. 2017/6 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere teminat alacakları yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar talep eden teminatta muaf olduğunu iddia etmiş ise de, bahsi geçen içtihatlarda da belirtildiği üzere talep edenin teminattan muaf olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığından, talep edenin teminat yatırması gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ........'nin ihtiyati haciz kararının teminatsız olarak verilmesi talebinin reddine, talebe konu alacağın %15'i oranında teminat tutarının yatırılması halinde ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf olan borçlu/borçlular ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, borçlunun/borçluların gerek elindeki gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ: Karşı taraf ........ vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin rızası olmadığı için müteselsil kefalet şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin ihtiyati hacze dayanak gösterilen asıl borçlu şirketteki tüm ortaklık hisselerini devrederek ortaklıktan resmen ve fiilen ayrıldığını, ortaklıktan ayrılma sürecinde, muhtemel doğabilecek risklerin önüne geçilmesi adına, ilgili alacaklı bankaya hitaben noter kanalıyla usulüne uygun bir istifaname (beyanname) gönderildiğini, bu ihbarda, müvekkilinin şirketten ayrıldığını, bu tarihten itibaren yapılacak hiçbir işlemden, kullandırılacak kredilerden ve kredi kartı harcamalarından dolayı şahsi bir kefaletinin ve sorumluluğunun bulunmadığının açıkça alacaklı bankaya bildirildiğini, alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebine dayanak gösterdiği genel kredi sözleşmeleri kapsamında açılan krediler ve kullanımda olan kredi kartı borçlarının, müvekkilinin ortaklıktan resmi olarak ayrılmasından ve bankaya yapılan noter bildiriminden sonraki bir tarihte doğduğunu, bu nedenle borçlandırıcı işlemlerden dolayı müvekkilinin hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece "........ yönünden (kefalet limiti gözetildiğinde) sorumluluğunun 1.250.000,00 TL ile sınırlı olduğu" ve yaklaşık ispatın sadece bu tutar üzerinden elverişli olduğunun belirtildiğini, buna karşın, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde, müvekkili yönünden hiçbir sınırlandırma ve ayrım yapılmaksızın, borçluların tamamının tüm taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının toplam alacak miktarı (4.249.916,54 TL) kadar ihtiyaten haczine karar verildiğini, kararın gerekçesinin ve hükmünün çeliştiğini, sorumluluk limitini aşan ve müvekkilinin tüm mal varlığını hukuka aykırı şekilde riske atan bu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili yönünden İİK'nın 257 maddesi anlamında muaccel bir borç bulunmadığı gibi, alacağın varlığı noktasında yaklaşık ispat şartının da müvekkili özelinde gerçekleşmediğini, alacaklı bankanın, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini bilmesine rağmen kötüniyetli olarak bu takibe müvekkilini dahil ettiğini beyan ederek ihtiyati haciz kararının müvekkili ........ yönünden kaldırılmasına, aksi kanaate ise ikinci terditli talepleri olarak ........ yönünden sorumluluğunun 1.250.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafından ibraz edilen delillerin alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünden yaklaşık ispata elverişli olduğu, alacağın rehinle teminat altına alındığına dair bir kaydın mevcut olmadığı, dolayısıyla ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğu, itiraz edenin kefalet limitinin 1.250.000,00 TL olduğu gözetilerek haciz talebinin bu tutar üzerinden kabul edildiği, ihtiyati haciz kararının çelişkili olduğu iddia edilmiş ise de kararda itiraz edenin sorumluluğunun 1.250.000,00 TL ile sınırlanmış olması karşısında kararda herhangi bir hatanın bulunmadığı, itiraz edenin şirket ortaklığından ayrılmasının kefalet ilişkisine bir etkisinin bulunmadığı, kefaletten istifanın etkisinin esas hakkında açılacak davada değerlendirilmesinin gerektiği, itiraz edenin kefalet tarihinde şirket ortağı/yöneticisi olması karşısında eş rızasının alınmasının gerekmediği, kefaletin şeklen geçerli olduğu, itiraz edenin itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varıldığından itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf ........ vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşinin rızası olmadığı için müteselsil kefalet şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin ihtiyati hacze dayanak gösterilen asıl borçlu şirketteki tüm ortaklık hisselerini devrederek ortaklıktan resmen ve fiilen ayrıldığını, ortaklıktan ayrılma sürecinde, muhtemel doğabilecek risklerin önüne geçilmesi adına, ilgili alacaklı bankaya hitaben noter kanalıyla usulüne uygun bir istifaname (beyanname) gönderildiğini, bu ihbarda, müvekkilinin şirketten ayrıldığını, bu tarihten itibaren yapılacak hiçbir işlemden, kullandırılacak kredilerden ve kredi kartı harcamalarından dolayı şahsi bir kefaletinin ve sorumluluğunun bulunmadığının açıkça alacaklı bankaya bildirildiğini, alacaklı bankanın ihtiyati haciz talebine dayanak gösterdiği genel kredi sözleşmeleri kapsamında açılan krediler ve kullanımda olan kredi kartı borçlarının, müvekkilinin ortaklıktan resmi olarak ayrılmasından ve bankaya yapılan noter bildiriminden sonraki bir tarihte doğduğunu, bu nedenle borçlandırıcı işlemlerden dolayı müvekkilinin hukuken sorumlu tutulması mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece "........ yönünden (kefalet limiti gözetildiğinde) sorumluluğunun 1.250.000,00 TL ile sınırlı olduğu" ve yaklaşık ispatın sadece bu tutar üzerinden elverişli olduğunun belirtildiğini, buna karşın, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde, müvekkili yönünden hiçbir sınırlandırma ve ayrım yapılmaksızın, borçluların tamamının tüm taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının toplam alacak miktarı (4.249.916,54 TL) kadar ihtiyaten haczine karar verildiğini, kararın gerekçesinin ve hükmünün çeliştiğini, sorumluluk limitini aşan ve müvekkilinin tüm mal varlığını hukuka aykırı şekilde riske atan bu hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında sorumluluk limiti yönünden çelişki bulunduğunu, yaklaşık ispatın unsurlarından birinin de alacağın miktar olarak da sınırlarının belirlenebilir olması gerektiğini, bu yönüyle de karar usul ve yasaya aykırı olup yargılanmaya muhtaç olduğunu, alacaklı bankanın, müvekkilinin sorumluluğunun sona erdiğini bilmesine rağmen kötüniyetli olarak bu takibe müvekkilini dahil ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun devam edip etmediği, bankanın ihtara rağmen yeni kredi kullandırıp kullandırmadığının belirli olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, yargılamayı gerektiren, netlik kazanmamış ve maddi hukuk boyutunda tartışmalı olan bir iddiaya dayanılarak müvekkilinin malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz gibi ağır bir tedbirin sürdürülmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini beyan ederek ihtiyati haciz kararının müvekkili ........ yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati haciz kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ''Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Yasa'nın 258/1 madde ve fıkrasında ise; "İhtiyati hacze 50nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmü yer almaktadır.
İİK'nın 265. maddesinde de “ Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati haciz talebinin kabulü için gerekli İİK'nın 257 ve 258. maddelerinde belirtilen koşularının oluştuğu, yaklaşık ispatın sağlandığı, karşı taraf ........ kefalet tarihinde şirket ortağı olduğu için TBK'nın 584/3.maddesi gereğince kefalette eş rızasının aranmayacağı, karşı taraf ........ hakkında kefalet limiti olan 1.250.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ihtiyati haciz karar verildiği, karşı taraf ........'nün ileri sürdüğü diğer itiraz sebeplerinin ise açılacak menfi tespit davasında değerlendirilebileceği, bu itibarla, ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşıldığından karşı taraf ........'nün istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı taraf ........'nün istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran karşı taraf ........ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!