Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinden, bankacılık sektöründe müşteri bilgilerinin kötüye kullanılmasıyla gerçekleşen dolandırıcılık sonucu oluşan tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bankacılık sektöründe yaşanan dolandırıcılık vakası sonucunda, davacının banka hesaplarından haksız para çekilmesiyle oluşan toplam zararın, önceki kısmi dava sonrası kalan 100.374,00 TLlik kısmının ticari faiziyle birlikte tahsili talebiyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacıyı haklı bularak talebi kabul etmiştir; davalı ise karara itiraz ederek, önceki kısmi davada alınan bilirkişi raporunun bu dava için bağlayıcı olamayacağı ve yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ :█████/2025NUMARASI :████████ Esas - ███████ KararDAVACI :... - ...VEKİLİ :Av. ... - ...DAVALI :... - ...VEKİLİ :Av. ... - ...DAVA :Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ :█████/2024KARAR TARİHİ :█████/2026KR. YAZIM TARİHİ :█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının bankacılık sektöründe müşterilerin kişisel bilgilerini elde ederek kötüye kullanan bir dolandırıcılık şebekesi tarafından 29.05.2023 tarihinde defalarca telefonla aranmak sureti ile dolandırılmış bulunduğunu, dolandırıcılık şebekesinin Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. üzerinden işlem ve faaliyetlerini gerçekleştirmiş olup, yine Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. nezdindeki davacının hesaplarına ilişkin tüm bilgileri elde etmek sureti ile banka çalışanları olduklarını beyan ederek şirket hesaplarından 220.748,44-TL miktarında para çıkardıklarını, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E ████████ K saylı dosyası ile davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, 10.000,00-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, davanın kısmi alacak davası olarak açıldığını, bahsi geçen dosya kapsamında 04.05.2024 tarihli bilirkişi raporu neticesinde davalının davacıyı 110.374,22-TL zarara uğrattığının hükmedildiğini belirterek, davacının müşteri bilgilerinin kötüye kullanılması sureti ile bankacılık sektöründe yaşanmış olan dolandırıcılık vakıası sonucunda uğranan zararın davalı şirket tarafından bakiye miktar olan 100.374,22-TL miktarın haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibari ile ticari faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizleri ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, itirazların dikkate alınmadan mahkemece rapor doğrultusunda karar verildiğini, hatta kararın kesin karar olması nedeniyle herhangi bir kanun yoluna dahi başvurulmadığını, bu nedenle söz konusu davadaki bilirkişi raporunun tümüyle irdelenip incelenmeden karar verilmiş olduğundan mahkemenin iş bu dosyası yönünden bağlayıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından kısmi davada alınan raporun kesin delil teşkil ettiği iddiası ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de, Yargıtay kararları uyarınca hükme esas alınan bilirkişi raporunun tümüyle incelenmediğinden ve dava dosyası kapsamında itirazlar doğrultusunda ek bir bilirkişi raporu dahi alınmadığından kesin delil niteliği kazandığının kabulünün mümkün olmadığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde yeniden yargılama yapılarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve neticeten davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "... Davacının Açmış Olduğu Davanın KABULÜ İLE,100.374,00 TL'nin 29.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadan kısmi davada yer alan bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkartıldığını ve bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, itirazları dikkate alınmadan mahkemece rapor doğrultusunda karar verildiğini ve hatta kararın kesin karar olması nedeniyle davalı tarafından herhangi bir kanun yoluna dahi başvurulamadığını, işbu nedenle söz konusu davadaki bilirkişi raporu tümüyle irdelenip incelenmeden karar verildiğinden, huzurdaki dava yönünden bağlayıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunun 10.000-TL'lik kısım açısından kesin delil niteliği kazandığının, davada talep edilmemiş olan ve işbu davaya konu edilen alacak açısından yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğinin kabulü gerektiğini, meydana gelen zararın, davacının tamamen kendi kusurundan özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığını, davalı bankanın hiç bir sorumluluğu ve ihmalinin bulunmadığını, dolayısıyla, davacının internet bankacılığına üçüncü kişilerce girilmesine davalı bankanın bilişim sistemlerindeki bir açıklık veya eksiklik ya da kusuru değil, davacının kendisinin neden olduğunu, zira bilirkişi tarafından da "davacı denge harita inşaat'ın dolandırıcılık atağı neticesinde internet/mobil/telefon bankacılığı hesaplarının, kartlarının ve şifre bilgilerinin ele geçirilmesinde yeterli ve gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusur ve ihmalinin bulunduğu" şeklinde tespit yapıldığını, ayrıca dosyaya sunulan █████/2024 tarihli dilekçe ile; dava konusu tutarların ... isimli şahsın hesabına aktarıldığı tespit edildiğinden huzurdaki davanın ... isimli şahısa ihbar edilmesinin talep edildiğini, mahkeme tarafından █████/2025 tarihli duruşmada "HMK m.62 gereğince davanın ihbarından kaynaklı olarak duruşmanın ertelenemeyeceğinden davalının bu aşamadaki ihbar talebinin reddine" karar verildiğini, mahkeme tarafından verilen işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas - ███████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelemesinde; davacının, 29.05.2023 tarihinde defalarca telefonla aranmak sureti ile dolandırılmış bulunduğunu, Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. nezdindeki davacının hesaplarına ilişkin tüm bilgileri elde etmek sureti ile banka çalışanları olduklarını beyan ederek şirket hesaplarından 220.748,44-TL miktarında para çıkardıklarını, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. - ████████ K. saylı dosyası ile davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu, 10.000,00-TL üzerinden hüküm kurulduğunu, davanın kısmi alacak davası olarak açıldığını, bahsi geçen dosya kapsamında 04.05.2024 tarihli bilirkişi raporu neticesinde davalının müvekkilini 110.374,22-TL zarara uğrattığının hükmedildiğini belirterek bakiye miktar olan 100.374,22-TL miktarın haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibari ile ticari faiz oranı üzerinden davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı, davalı banka Yargıtay kararları uyarınca hükme esas alınan bilirkişi raporunun tümüyle incelenmediğinden ve dava dosyası kapsamında itirazlar doğrultusunda ek bir bilirkişi raporu dahi alınmadığından kesin delil niteliği kazandığının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istediği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.Uyuşmazlık; davacının banka hesabının ele geçirilerek para transferi yapılmasında davalı bankanın kusuru olup olmadığı ve davalının bu parayı ödemekle yükümlü olup olmadığı noktasındadır.Bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanununun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi). Bu tanımlamaya göre; mevduat, ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Borçlar Kanunu uyarınca, ödünç alan akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Ayrıca, usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Davalı banka, hesabı aynen davacıya iade etmekle yükümlüdür. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalıdadır. (benzer nitelikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarihli █████████ - ████████ sayılı, █████/2013 tarihli ██████████ - █████████ sayılı ve █████/2014 tarihli ██████████ -19841 sayılı ilamları).İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Bu sorumluluk, olağan sebep sorumluluğu mahiyetinde olmakla, banka gerekli özeni göstermiş olsa bile zararın gerçekleşeceğini ispat etmesi halinde, sorumluluktan kurtulabilir. Ancak, bu yönde bir ispatın somut olayda gerçekleşmediği dolayısıyla bankanın oluşan zarardan sorumlu bulunduğu açıktır.Eldeki uyuşmazlıkta, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında alınan █████/2024 tarihli heyet raporu ile sabit olduğu üzere; davacı şirket hesabında dolandırıcılık atağı neticesinde meydana gelen dava konusu para çıkış işlemleri toplamının 220.748,44-TL olduğu, davacının dolandırıcılık atağı neticesinde internet/mobil/telefon bankacılığı hesaplarının, kartlarının ve şifre bilgilerinin ele geçirilmesinde yeterli ve gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kusur ve ihmalinin bulunduğu, internet/mobil bankacılık sistemlerinin kurulması, güvenli şekilde işletilmesi ve mudilerin mevduatlarının özenle korunmasının bir güven kurumu olan bankaların önemli bir sorumluluğu olduğu, müşterilerin hesaplarında bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmaları ve güvenlik önlemlerini geliştirmenin davacı bankanın objektif özen yükümlülüğünün bir gereği olduğu, intennet/mobil bankacılık kanalı üzerinden yeni cihaz aktivasyonu sonrasında daha önce işlem yapılmamış hesaplara yüksek tutarda para transferi yapılması şeklinde gerçekleşen riskli işlemlerinin takibi ve teyidi hususunda davalı banka tarafından gerekli ve yeterli güvenlik kontrollerinin tesis edilmediği, davalı bankanın, mobil bankacılık şubesine yapılan dolandırıcılık atağı neticesinde meydana gelen zarardan davacı müşteri ile eşit oranda sorumlu olduğunun tespit edildiği, böylelikle davalı bankanın gerekli özeni göstermediği ve kusurlu olduğu görülmektedir. Belirtildiği üzere bankalar en hafif kusurlarından bile sorumlu olduklarından davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.Ancak davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile birlikte dava konusu tutarın ... isimli şahsın hesabına aktarılması nedeniyle davanın ...'a ihbar edilmesini talep ettiği, Mahkemece 14/1/2025 tarihli celsede HMK'nı 62. maddesi gereğince davanın ihbarından kaynaklı olarak duruşmanın ertelenemeyeceğinden davalının bu aşamadaki ihbar talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın ihbarı ve şartları, 6100 sayılı HMK'nın 61 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Davanın ihbarı mahkeme aracılığı ile yapılabileceği gibi mahkeme dışı vasıtalarla da yapılması mümkündür. Davanın ihbarını mahkeme aracılığı ile isteyen taraf, dilekçe ile mahkemeye başvurmalıdır. Mahkeme, davanın ihbarına ilişkin dilekçenin üçüncü kişiye tebliği için davanın ihbar şartlarının bulunup bulunmadığını inceleyemeyeceği gibi ihbar talebinin reddine ya da kabulüne de karar vermemelidir. Mahkeme ihbar dilekçesinin üçüncü kişiye tebliği ile yetinmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 06.12.2017 gün, 2016/(7)22-2396 Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Mahkemece, davalının ihbar talebi karşılanmamış olup kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*