Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin, davacının konkordato sürecindeki davalıdan TTK 157 uyarınca alacağını teminat altına alma amacıyla açtığı ipotek davasındaki ara kararına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, konkordato sürecindeki davalı şirketten ticari mal satışı ve borç para kaynaklı alacağını güvence altına almak üzere açtığı ipotek davasında, ilk derece mahkemesinin verdiği ara karara karşı yaptığı istinaf başvurusunu detaylandırmaktadır. Davacı, davalının mali kayıtlarında borcu ikrar etmesine ve konkordato başvurusunun kötü niyetli olabileceği iddialarına rağmen, Türk Ticaret Kanunu madde 157 uyarınca, alacağının davalıya ait taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edilerek veya nakdi/gayri nakdi teminat ya da ihtiyati haciz yoluyla güvence altına alınmasını talep etmekte, ayrıca borcun ödenmesini istemektedir.

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ..... (...)ÜYE : ..... (...)ÜYE : ..... (...)KATİP : ..... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ: █████/2026NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN DAVACI: ........ VEKİLLERİ : Av..... Av.....DAVALI : ........ VEKİLİ : Av.....DAVA : İpotekİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan ipotek davasında █████/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Kahramanmaraş ilinde mukim tencere, mutfak eşyaları vb. faaliyet alanlarında üretici olduğunu, davalı şirketin ise züccaciye alanında faaliyet gösterdiğini ve müvekkilinden mal temin ettiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari mal satımından kaynaklı olarak borç ilişkisinin mevcut olduğunu, müvekkili şirketin üretimini yaptığı malların davalıya satışını yaptığını ve malları irsaliyeli olarak teslim ettiğini, bunun yanından müvekkili tarafından davalıya 150.000 USD borç para gönderildiğini, her iki tarafın ticari defterlerine kayıt edilen ticari ilişki nedeni ile ihtilaf bulunmadığını, davalı taraf doğan borcuna karşılık kendisine ve ........ isimli şirkete ait ileri tarihli keşide ettiği çekler vererek borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı ........'nin ........ vergi kimlik numarası ile faaliyet gösterdiğini, ........'nin davalı şirket ile birleşme kararı aldığını, davalı şirket tarafından her iki firmanın birleşmesinin ve alacaklıların teminat isteme süresinin beklenilmeksizin █████/2026 tarihinde Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında konkardato müracaatında bulunulduğunu ve aynı gün öğleden sonra saat 14:20 den itibaren geçici mühlet kararı verildiğini, davalı tarafın konkordato dosyasına sunmuş olduğu mizan ve ticari defterlerinde müvekkiline ait borcu ikrar ettiğini, konkordatonun amacının zor durumda kalan ve borca batık olmayan şirketin borçlarına vade yaratarak ödemek olması gerektiği halde, şartları sağlamayan iki firmanın birleşmesinin sağlanarak mahkemeye konkardato başvurusun yapılmasının hukuken korunabilir nitelikte olmadığını, davalı şirketin bir taraftan sözde konkordato başvurusu içinde iken bir taraftan da mal varlıklarını elden çıkararak mevcudunu eksiltme niyetinde olduğunu, davalı şirket mal varlığından teminata uygun Konya İli Karatay İlçesi ........ Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ve bir takım şirket araçlarının bulunduğunu, konkordato mühletinin TTK madde 157 kapsamındaki teminat talebine engel teşkil etmediğini, davalı şirket hakkında verilen konkordato geçici mühlet kararının, müvekkili şirketin 6102 sayılı TTK madde 157 uyarınca teminat talep etme hakkını ortadan kaldırmayacağını, ekte borcun doğumuna birleşme öncesinde olduğu ve muaccel olduğu hususunun sabit olduğunu, nitekim davalının açmış olduğu Konya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı konkardato dosyasında müvekkiline ait olan borcuna ilişkin mali verileri sunulduğunu, müvekkile olan borcunu mizanlarında göstererek borç ikrarında bulunduğunu, konkordato mühleti içerisinde ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin mümkün olduğunu, müvekkili şirketin alacağının rehinle temin edilmediğini ve muaccel hale geldiğini beyanla davalının müvekkile olan borcu, feri ve faizlerini karşılayacak miktarda davalı adına kayıtlı " Konya İli Karatay İlçesi ........ Mahallesi, ... Ada, ... parsel" sayılı taşınmaz üzerinde, ticari avans faizli, en yakın/yüksek boş derece ve sırada ipotek tesis edilmek suretiyle teminat altına alınmasına, asıl talepleri yerinde görülmediği takdirde, müvekkile olan borcu, feri ve faizlerini (ticari avans) karşılayacak miktarda, mahkemece takdir edilecek, uygun nakdi teminat, gayri nakdi kefalet veya taşınmaz/taşınır vb teminatı altına alınmasına veya borcun ödenmesine hükmedilmesine, davalının konkardato başvurusunun kötüniyetli olması ve 2025 yılı mizanlarında müvekkile ait borcuna ilişkin kayıtların sunulması ile borç ikrarında bulunulduğu gözetilerek taşınmaz ve taşınır malları üzerinde teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "....Dava terditli olarak açılmış olup, ilk talep 6102 s. TTK.'nin 157/1. maddesine istinaden alacağın teminatlandırılması talebidir. Terditli 2. talep ile borcun ödenmesi istenilmiş ise de, bu konuda davacı taraftan tavzih istenilmekle birlikte borcun ödenmesi talebinin 6102 s. TTK'nın 157/4. maddesine istinaden yapılan bir borç ödemesi talebi olduğu düşünülmüş, terditli talebin alacak davası niteliğinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Bir an için terditli 2. talebin alacak davası olduğu kabul edilse veya terditli 2. talep 6102 s. TTK'nın 157/4. maddesine istinaden borcun ödenmesi talebini içerse dahi, 2. talebin dava konusu edilebilecek taleplerden olup olmadığı sonradan değerlendirilecek olmakla birlikte, 6100 s. HMK'nın 111/2. maddesine göre, terditli ilk talebin esastan reddine karar verilmedikçe feri talep incelenemeyeceğinden, öncelikle terditli ilk talep olan alacağın teminatlandırılması talebi esas alınarak ihtiyati haciz v.s. gibi taleplerin değerlendirilmesi gerekecektir. Terditli ilk talebin alacağın teminatlandırılması olması, terditli ikinci talebin incelenmesine henüz geçilmemiş olması, alacağın teminat alınmasına yönelik ilk talep yönünden de talebin ve davanın mahiyeti gereği ihtiyati haciz verilemeyecek olması..." gerekçesiyle davacının █████/2026 tarihli dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davayı nitelendirmesi ve HMK madde 111'i uygulamasının hatalı olduğunu, davanın, HMK madde 112 kapsamında seçimlik bir dava olduğunu ve özünde para alacağına ilişkin olduğunu, ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, davalının kötüniyetli işlemleri ve mal kaçırma kastının ihtiyati haczi zorunlu kıldığını, davalı hakkında konkordato geçici mühleti verilmiş olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığını beyanla 05.05.2026 tarihli ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.İİK’nun 257. maddesinde “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2– Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.'' düzenlemesine yer verilmiştir.İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.Somut olayda; davacının davalı hakkında 6102 sayılı TTK'nın 157.maddesine dayalı olarak açtığı davada ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır .....