Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin Opel marka ayıplı araç satış sözleşmesinden kaynaklanan misli ile değişim talepli tazminat davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalılardan satın aldığı Opel marka aracında üretim veya kullanım kaynaklı ayıplar bulunduğunu iddia ederek ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi, davalıların müştereken ve müteselsilen aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine hükmetmiştir; bu karara karşı davalılar, zamanaşımı, husumet yokluğu, kullanıcı hatası, bilirkişi raporunun eksikliği ve ayıpların araç değişimini gerektirecek nitelikte olmaması gibi çeşitli gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur.

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.SAKARYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN :... (...)ÜYE :... (...)ÜYE :... (...)KATİP :... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVACI : E.C.S.ELEKTRONİK CİHAZLAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ...DAVALILAR :1-STELLANTIS OTOMOTİV PAZARLAMA ANONİM ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ... : 2- EKCAN MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : Av. ...İHBAR OLUNAN : GENERALMOTORS TÜRKİYE LTD.ŞTİ. - ...DAVA : Tazminat (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026KR. YAZIM TARİHİ : █████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Ekcan şirketinden Opel marka New İnsignia ST 1.6 Excellence 136 HP AT 6, 41 ... plakalı aracı ek garanti ile birlikte toplam 173.288,97 TL bedel karşılığında satın aldığını, ancak araçta bir kısım ayıpların meydana çıktığını, yapılan görüşmelerde bir sonuç alamadıklarını beyan ederek; 04.04.2018 tarihinde 173.288,97-TL bedel karşılığında satın alınan Opel marka New İnsignia ST 1.6 Excellence 136 HP AT 6, 41 ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı Ekcan vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin sadece aracın satışını yaptığı için aleyhine husumet yöneltilemeyeceğini, husumetin distribütöre yöneltilmesi gerektiğini, davacının ileri sürdüğü ayıpların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, talebinin haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Stellantis vekili cevap dilekçesi ile; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline usulüne uygun bir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin opel araçların ve yedek parçalarının ithalatçısı olması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, araçta üretim kaynaklı bir problem bulunmadığını, aracın kullanılmasını etkileyen bir problem bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile,1-Davacıya ait 41 ... plakalı Opel marka Z-B tipi insignia sports tourer 2017 model steyşın şase numarası W0VZT8GF6J... olan, dizel 1.598 silindir hacimli aracın davalılarca müşterek ve müteselsilen olmak üzere misli ile değiştirilmesine,2-Misli ile değişimine karar verilen aracın her türlü takyidattan ari bir şekilde davalılara teslim edilmesine,3-Kararın aynen infazının mümkün olmaması halinde İİK'nın 24 maddesinin uygulanmasına,4-İşbu karardan davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespitine,..." şeklinde hüküm kurulmuştur.İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı Stellantis Otomotiv Paz. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından zamanaşımı ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğine dair itirazlarının değerlendirilmediğini, davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı değerlendirme ile husumet itirazlarımızın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece verilen kararın, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde verildiğini, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir problemin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu oluşturulduğunu, dava konusu araçta kullanımı ve faydalanmayı etkileyen bir problemin bulunmadığından dolayı mahkeme kararının ölçüsüz olduğu, hak ve menfaat dengesi ile bağdaşmadığını, kullanıma dayalı değer kaybının davalı şirkete iadesi gerekirken bu yönde bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece hükümde yer verilen vekalet ücreti ve karar harcının hatalı hesaplandığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı Ekcan Mim. Müh. İnşaat Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçenin bilirkişi raporu ile çeliştiğini, dava konusu araçta, araç değişimini gerektirecek, sürekli kullanıma engel önemli bir ayıbın bulunmadığını, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu sorunların maldan yararlanmayı etkilemediğini ve onarımla giderilen sorunlar olduğunu, değişim talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesinde aracın teslim tarihinde ayıplı olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacının varlığını iddia ettiği sorunun ispat yükünün davacı tarafa ait olduğunu, zaman aşımına uğramış taleplerle birlikte kötü niyetli olarak hukuka ve hakkaniyete aykırı açılan davanın reddinin gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçtaki ayıp sebebiyle aracın değerinde fahiş oranda kaybın mevcut olduğunu, davalı Ekcan'ın istinaf dilekçesinde, dava konusu aracın şikayet olmaksızın yararlanıldığını iddia ettiğini, şikayetlerin varlığının dosya içerisinde bulunan servis formlarında açıkça anlaşılacağını, gizli ayıpların araçtan alınacak faydayı düşürdüğünü, araçta meydana gelen ayıpların dış etmenlerden kaynaklandığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, herhangi bir haksız kazanç elde etme durumunun söz konusu olmadığını, davanın araç garanti süresi içerisinde açıldığını, gizli ayıpların varlığının bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davacı kanununun kendisine tanıdığı seçimlik haklardan ayıpsız misli ile değişim seçimlik hakkını kullandığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; satış sözleşmesinden kaynaklı aracın ayıplı olması nedeniyle misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dosyanın incelenmesinde, davacının, davalı Ekcan şirketinden Opel marka New İnsignia ST 1.6 Excellence 136 HP AT 6, 41 ... plakalı aracı ek garanti ile birlikte toplam 173.288,97 TL bedel karşılığında satın aldığı, ancak araçta bir kısım ayıpların meydana çıktığı, yapılan görüşmelerde bir sonuç alamadıklarını beyan ederek; 04.04.2018 tarihinde 173.288,97-TL bedel karşılığında satın alınan Opel marka New İnsignia ST 1.6 Excellence 136 HP AT 6, 41 ... plakalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ettiği, davalıların davanın reddini savunduğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalılar tarafından istinaf edildiği görülmektedir.Satım sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 207. maddesinde “satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesi synallagmatik, başka deyişle tam iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşmedir. Tam iki yanlı sözleşmelerde, her iki yan birbirine karşı birer asli edim ile çeşitli yan ve tali edimler yüklenirler. Eş deyişle bu sözleşmeler nitelikleri gereği yanlardan her birini zorunlu olarak alacaklı ve borçlu kılar. Yanlardan her biri karşı edimi elde etmek için borç altına girer. Satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğü de bulunmaktadır.Bilindiği üzere Türk Ticaret Kanunu 23’üncü maddesinde; “Ticari satış ve mal değişimi” düzenlenmiş, tacirler arasında yapılan ticari satışlarda esas itibariyle Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra bu tür satışlar hakkında özel bazı hükümlere yer verilmiştir. Bu hükümlerin uygulanabilmesi için somut olayda ticari satışın mevcut olması gerekir.Ticari satış, sözleşmenin her iki tarafının da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olan satıştır. Tacirler arası ticari satımlarda satıcının ayıplı ifadan sorumluluğu esas itibariyle Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı madde hükümlerine tâbidir ancak tacirler arasındaki ticari satımlardan kaynaklanan ayıplı ifa hallerinde alıcının muayene ve ihbar külfetlerinin süresi hakkında Türk Ticaret Kanunu 23/1-c madde hükmünde düzenlenmiş olan özel hüküm uygulanacaktır.Satıcının ayıplı ifasına ilişkin diğer konularda ise Türk Borçlar Kanunu 219 ve devamı hükümlerinde düzenlenen genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. (Prof. Dr. Ömer Adil ATASOY, Av. Hanife ÖZDİL Hukuk Fakültesi Dergisi Yıl 3 Sayı 1 - Haziran 2017 (1-19) 3)6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 ve devamı maddelerine bakmak gerekir. Buna göre “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi mevcuttur.6098 sayılı TBK'nın 222. maddesinde; Satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK'nın 23/1 maddesinde; Maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, Açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.6098 sayılı TBK'nın 223/2 madde hükmü incelendiğinde; Alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.Ayıp durumunda alıcının seçimlik haklarını düzenleyen 227. maddesi incelendiğinde;Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." düzenlemesi mevcuttur.6098 Sayılı TBK'nın 231. maddesinde "satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zaman aşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zaman aşımı süresinden yararlanamaz." Satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK'nın 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zaman aşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK'nın 231/son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK'nın 231/son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması sebebiyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez.Öncelikle ayıp ihbarı bakımından Yargıtay yerleşik içtihatlarından da anlaşılacağı üzere aracın ayıp niteliğinde olduğu iddia edilen arızaya ilişkin olarak yetkili servise götürülmesi, hukuki olarak ayıp ihbarı olarak değerlendirilmektedir (Yargıtay 19 Hukuk Dairesi, 11.05.2015 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar).Somut olayda davacı vites kolunda soyulmalar, direksiyon kumandalarında soyulmalar, çamurluk aralarında boya kalkması, ön camın üzerinde ve yan dikmelerinde boya kalkması, ön kaput kenarlarında boya kalması sebepleriyle aracın ayıplı olduğunu iddia etmektedir. Davacı tarafından █████/2020 tarihinde ve █████/2022 tarihinde servise parça parça şikayetlerde bulunmak suretiyle başvurulduğundan ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerekir.TBK'nın 231. maddesi uyarınca, alıcının daha uzun bir süre için garanti vermiş olması hâlinde, zamanaşımı bakımında da garanti süresinin esas alınması gerekir. (Dairemizin █████/2025 T., ████████ E., █████████ K. Sayılı kararı benzer yöndedir. )Davacı tarafından araç alındığında +3 yıl garanti süresi uzatılmıştır. Dava konusu araç 04.04.2018 tarihinde davacı tarafından satın alınmıştır. Bu durumda 04.04.2023 tarihinde zamanaşımı süresi dolmaktadır. Davacı tarafından 23.03.2023 tarihinde arabulucuya başvurulduğu, 10.05.2023 tarahinde arabuluculuk sürecinin sonlandığı, arabuluculuk süresince zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden, dava da █████/2023 tarihinde açıldığından davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.Burada; malın "ayıplı" ve "hatalı" olması kavramları üzerinde de durmak gerekir. Bu iki kavram birbiri ile aynı değildir. Ayıp kavramı temelinde sübjektif bir kavramdır ve malın, taraflarca sözleşmede belirlediği özelliklere (renk, ebat, hız, işlev vs.) sahip olup olmaması ile alakalıdır. Buna karşılık hata kavramı objektif bir kavramdır ve sadece ilgili ürünün zarar verme potansiyelinin olup olmaması ile ilgilidir. Bu açıdan "imalat hatası", "ayıp" kavramına göre çok daha dar bir kavramdır. Her imalat hatası aynı zamanda ilgili ürünün satımına ilişkin sözleşme açısından bir ayıp oluştururken, her ayıp bir imalat hatası sayılamaz (Doç. Dr. Başak Baysal, Haksız Fiil Sorumluluğu, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul 2019, s:289).Bu hükümlere göre eldeki uyuşmazlık değerlendirildiğinde; dava konusu araçta boyadan kaynaklı ayıpların bulunduğu, bu ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu "hatanın" aracın sürüş güvenliğine zarar vermediği anlaşılmaktadır. Araçtaki bu hata, 6098 sayılı kanun kapsamında "ayıp" olarak ve ayıbın ortaya çıkış süreci dikkate alındığında ayıbın da "gizli ayıp" olduğu kabul edilmelidir. Diğer yandan, bu ayıbın aracın sürüş güvenliğine zarar vermemesi nedeni ise araçta sadece görsel bir kusura neden olduğu anlaşılmaktadır. Aracın yaşı ve kullanım süresi nazara alındığında, aracın ilk ayıp tarihinden sonra davacı tarafından uzun süre kullanılmaya devam edilmesi de gözetilerek, aracın misli ile değişiminin hakkaniyete uygun düşmeyeceği, davalılar açısından orantısız güçlüklüklere sebebiyet vereceği değerlendirilmiştir. Bu kapsamda davacının seçimlik hakkının satış bedelinde indirim olarak kabul edilmesi gerekir(6098 sayılı TBK m.227/3). Bilirkişi raporu ile aracın değer kaybı (bedelde indirim miktarı) 24.900,00 TL olarak belirlendiğine göre bu bedel üzerinden davanın kabul edilmesi gerektiğinden, kararın kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerekmiştir.Bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davalıların İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,a)Davanın KABULÜ ile 24.900,00 TL bedelde indirim miktarının 1.500,00 TL'si yönünden dava tarihinden, bakiye kısmı yönünden harcın ikmal tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b)Alınması gerekli 1.700,92-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 17.939,90-TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan bakiye 16.238,98-TL'nin talep halinde davacıya iadesine,c)Davacının yaptığı toplam 6.182,50-TL yargılama gideri, 1.700,92-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.063,32-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, ç)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,d)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca hesaplanan 24.900,00- TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, f)Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik (3.120,00x2-TL) 6.240,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı Kanuna göre ve davalı aleyhine açılan davanın kabul edilmesi nedeniyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili için hazineye müzekkere yazılmasına, g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalılara iadesine,c-Davalı Stellantıs Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi tarafından yapılan 2x1.683,10-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 394,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.760,20 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı Stellantıs Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi'ne verilmesine,ç-Davalı Ekcan Mimarlık Mühendislik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 1.683,10-TL İstinaf Kanun yolu masrafının davacıdan tahsili ile davalı Ekcan Mimarlık Mühendislik İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,e-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,f-Kararın 6100 sayılı HMK'nın'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdırKatip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*