Ankara BAM 22. Hukuk Dairesinin, icra takibi sonucu baskı altında ödenen bedelin iadesi (istirdat) davasında fatura itirazı ve akdi ilişkinin ispatı hakkında verdiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı tarafından başlatılan ilamsız icra takibi sonucu haksız yere ödediği 135.280,73 TLnin istirdatı talebiyle açtığı davanın istinaf incelemesine ilişkin olup; davacının, müvekkiline hizmet verilmediği ve ürün teslim edilmediği halde fatura düzenlendiğini ve borcun olmadığını iddia etmesi, davalının ise taraflar arasında cari ilişki bulunduğunu, mal ve hizmet satışları nedeniyle bakiye borcun ödenmediğini savunması üzerine, ilk derece mahkemesinin faturaya itiraz süresinin yanı sıra temel bir borç ilişkisinin ve akdi ilişkinin varlığının ispatlanmasının faturanın geçerliliği için esas olduğunu vurgulayan gerekçelerini içermektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████
T.C.A N K A R AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : ████████ (ESASTAN RET)KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024ESAS-KARAR NO : ████████ E - 2024/1 KDAVACI :VEKİLLERİ :DAVALI :VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : █████/2026YAZILDIĞI TARİH : █████/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket aleyhine davalı tarafından Gölbaşı İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve söz konusu takibin itiraz süresinin kaçırılması nedeniyle kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden sonra davacı şirketin icra tehdidi altında söz konusu dosyaya 135.280,73 TL ödemede bulunduğunu, müvekkil şirketin davalıya karşı herhangi bir borcunun olmadığını, davalının, davacı şirkete █████/2019 tarihli ve 72.385,03 TL tutarlı fatura gönderdiğini, ancak davacı şirketin faturaya konu hizmeti almadığını, faturada yazılı ürünlerin müvekkil şirkete teslim edilmediğini, faturaların davalı tarafından keyfi şekilde ve teslim tarihi ile irsaliye numarası olmadan düzenlendiğini, bahsi geçen faturanın müvekkil şirkete gönderilmesi üzerine davacı şirketçe iade faturası hazırlandığını ve davalıya yollandığını, davalının ise iade faturalarına karşı haksız şekilde iade faturası düzenlediğini belirterek, Gölbaşı (Ankara) İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına ödenen 135.280,73 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil tarafından sunulan mal ve hizmet bedellerinden bakiye kalan borcun ödenmediğini, bu nedenle davacı şirket aleyhine Gölbaşı (Ankara) İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında cari ilişki bulunduğunu, bu ilişki kapsamında davalı tarafından çeşitli tarihlerde gerçekleştirilen mal ve hizmet satışları nedeniyle faturaların tanzim edildiğini, bunun üzerine davacı şirketçe faturaların bir kısmı için ödemelerde bulunulduğunu, söz konusu faturalarda irsaliye numarasının olmamasının faturaları geçersiz kılmadığını, ürün satışlarının yapılmasından sonra ayın sonu itibariyle toplu şekilde faturaların tanzim edildiğini, iade faturasına temel teşkil eden █████/2018 tarih ve ERN201800000600 numaralalı KDV dahil 72.385,03 TL'lik e-fatura içeriğinin davacı şirket yönünden kesinleştiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİMahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, bir faturayı alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahip olduğu, aksi taktirde faturanın içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı, işin/malın bedelinin sözleşme kurulurken kararlaştırıldığı, faturanın ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belge niteliğinde bulunduğu, faturayı alan akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerektği, faturanın, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp sözleşmenin ifası safhasına ilişkin olması nedeniyle öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiği, TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasındaki karinenin aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğu, 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesinde zorunluluk bulunduğu, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belgenin fatura olmayacağı, öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olmasının akdi ilişkinin varlığını ispatlamayacağı, karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacirin, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlama zorunluluğunun bulunduğu, akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânının olmadığı, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakla birlikte, anılan Kanun'un 21. maddesinde faturanın içeriğinden söz edildiği, faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenlemenin ise Vergi Usul Kanunu'nda yer aldığı, faturanın içeriği, faturanın temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin tamamlanmasının bu hususları yazılı delil haline getirmeyeceği, faturaya itirazın, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılması gerektiği, sekiz günlük süre içinde faturaya itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfetinin faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfetinin faturayı alan tarafa ait olacağı, anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; davacı şirket tarafından dava dilekçesindeki açıklamalar kapsamında █████/2019 tarih ve ERN2019000000219 numaralı 72.385,03 TL bedelli faturaya konu malın teslim alınmadığı ileri sürülerek istirdat isteminde bulunulduğu, değinilen fatura iade faturası niteliğinde bulunmakla birlikte bu iade faturasına temel olan faturanın █████/2018 tarihli ERN201800000600 numaralı ve 72.385,03 TL bedelli fatura olduğu, toplanılan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre, davacı şirketçe, temel ihtilafa konu █████/2018 tarihli 72.385,03 TL bedelli faturaya veya takip konusu diğer faturalara süresinde itiraz edilmediği, teslim olgusunu ispat yükü davalı taraf üzerinde ise de; taraflar arasında ihtilafa uğramayan faturalar ile alım/satımlara ilişkin olarak irsaliye veya teslim fişi düzenlenmediği, dolayısıyla mevcut ticari ilişkinin bu şekilde süre geldiği, esasen davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin kayıtlar kapsamında ihtilaflı olmadığı dikkate alındığında, tacir olan taraflar yönünden davacı şirketçe takip konusu faturalara itiraz edilmemesinin davalı lehine karine oluşturduğu, her ne kadar faturaya sekiz (8) gün içerisinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını ispata yeterli değil ise de, BA/BS formları ve defter kayıtlarında akdi ilişkinin sabit görüldüğü ve HMK'nın 222. maddesi uyarınca taraf defterlerinin birbirini doğruladığı gözetildiğinde bu durumun kesin delil niteliğine olduğu ve davacı şirket tarafından davalı lehine olan karinenin çürütülemediği, diğer yandan davacı şirket ve davalı arasında süregelen ticari ilişki uyarınca davacı şirketin fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığı, bu doğrultuda davalının alacağının varlığını ispat ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; faturalarda yer alan sarf malzemelerinin müvekkil şirket tarafından istenilmediğini, davacı şirketin faturaya konu hizmeti almadığını, faturada yazılı ürünlerin müvekkil şirkete teslim edilmediğini, buna karşın davalı yanca usule akırı olarak fatura düzenlendiğini, davalının ürünlerin teslim edildiği yönündeki savunmasını ispat etmesi gerektiğini, ancak bu yönde bir delilin dosyaya ibraz edilmediğini, fatura üzerinde ürünlerin teslim tarihinin ve irsaliye numarasının bulunması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLARUyuşmazlık, cari hesap ilişkisi kapsamında davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle Gölbaşı (Ankara) İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına ödenen paranın istirdatının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, istirdat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.Gölbaşı (Ankara) İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, █████/2019 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 99.612,65 TL asıl alacak ve 12.640,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 112.252,94 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacı borçlu tarafından süresinde takibe ve borca itiraz edilmediği ve takibin bu şekilde kesinleştiği, davacı yanca 135.280,73 TL'nin icra dosyasına yatırıldığı ve devamla istirdat istemli eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Mahkemece, muhasebe - mali müşavir bilirkişinden ticari defter ve kayıtlar ile BA/BS formları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle alınan raporda özetle; davacı tarafın muhasebe kayıtlarında; 2018 yılında 161.081,01 TL'lik alış kaydına karşılık 16.832,40 TL'lik iade fatura ile 144.348,79 TL ödeme yapıldığı ve 2018 yılı bakiyesinin sıfır olduğu, 2019 yılında 72.385,03 TL'lik 2018 yılına ait faturanın █████/2019 tarihinde kayıtlara alınarak, █████/2019 tarihinde iade edildiği, █████/2019 tarihinde davalı tarafından yeniden itiraz edilerek düzenlenen iade faturası ile █████/2019 tarihinde iade işleminin yapıldığı, davalı tarafın muhasebe kayıtlarında bulunan toplamı 27.227,62 TL olan 6 adet e-faturanın davacı taraf kayıtlarında yer almadığı, söz konusu faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden e-fatura olarak düzenlendiği dikkate alındığında gerek iptal ve gerekse itiraz ile ilgili herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, davalı ... ... ... muhasebe kayıtlarında ... ... Intemational Company Limited-Türkiye Ankara Şubesi'nin; 2018-2019 yıllarında 260.693,66 TL'lik borç kaydına karşılık 161.081,01 TL'lik alacak kaydı ile █████/2019 tarihli hesap bakiyesinin 99.614,65 TL olduğu ve █████/2019 tarihinde icra marifetiyle gelen havale ile hesap bakiyesinin sıfırlandığı, davalı tarafından █████/2018 tarihinde düzenlenen mal ve hizmet satışına konu ERN2018000000600 numaralı toplam 72.385,03 TL tutarındaki e-faturanın █████/2019 tarihinde ... ... İnternational Company Limited tarafından TPC2019000000190 nolu fatura ile çeşitli giderler açıklamasıyla iade edildiği, söz konusu iade faturasına davalı tarafça itiraz edilerek iade faturası düzenlendiği ve davacı yarca da █████/2019 tarihinde iade faturası düzenlendiği, davacı şirketin faturalara TTK'nın 21/f.2 hükmü kapsamında süresi içerisinde itiraz etmediği, mal ve hizmet alımına ilişkin uygulamanın önceki aylardaki düzenlenen faturalarla aynı olduğu, davalı tarafça satışı yapılan mal ve hizmetlere dair teslim ve tesellüme ilişkin sevk irsaliyesi düzenlenmediği, düzenlenen bazı e-faturalarda "İrsaliye yerine geçer" ibaresi bulunduğu, faturaların tamamında "Faturaya 8 gün içinde itiraz edilmezse kabul edilmiş sayılır." şeklinde açıklamanın kaydedildiği, bu kapsamda davalı tarafın davacı taraftan █████/2019 tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı alacağının 99.612,65 TL olduğu (27.227,62 TL+72.385,03 TL) ve █████/2019 tarihinde icra marifeti ile tahsil edildiği, görüş olarak bildirilmiş, itiraz üzerine alınan birinci ek raporda özetle; kök rapordaki değerlendirmelerde değişiklik olmadığı belirtilmekle birlikte, davalı tarafın muhasebe kayıtlarında yer alan toplamı 27.227,62 TL olan 6 adet e-faturanın davacı taraf kayıtlarında yer almadığı konusunda davacı tarafça herhangi bir açıklama yapılmadığı, görüş olarak açıklanmış, itiraz üzerine alınan ikinci ek raporda ise özetle; alacaklının ihtarnamesinde hesaplamış olduğu yöntem ile hesap bakiyesinin ödenmeyen faturaların tanzim tarihlerinden itibaren ödeme tarihi itibariyle 106.410,87 TL'lik faizli asıl alacağı oluşturduğu, 10.215,02 TL tahsil harcı, 11.730,24 TL vekalet ücreti ve 198,30 TL masraf miktarı ilavesi ile toplam 128.554,43 TL alacağın belirlendiği, alacaklının hesap bakiyesinin ihtar tarihinden itibaren ödeme tarihi itibariyle 102.319,28 TL'lik faizli asıl alacağın ortaya çıktığı, 10.215,02 TL tahsil harcı, 11.730,24 TL vekalet ücreti ve 198,30 TL masraf miktarı ilavesi ile toplam 124.462,84 TL alacağın ortaya çıktığı, mahkemenin talimatı kapsamında "İşleme alınmayan 6 adet fatura düşülerek" hesap bakiyesine fatura tarihinden itibaren ödeme tarihi itibariyle 78.546,92 TL'lik faizli asıl alacağın doğduğu, 10.215,02 TL tahsil harcı, 11.730,24 TL vekalet ücreti ve 198,30 TL masraf miktarı ilavesi ile toplam 100.690,48 TL alacağın oluştuğu, ayrıca mahkemenin talimatı kapsamında "İşleme alınmayan 6 adet fatura düşülerek" hesap bakiyesine ihtar tarihinden ödeme tarihi itibariyle 74.351,86 TL'lik faizli asıl alacağın belirlendiği, 10.215,02 TL tahsil harcı, 11.730,24 TL vekalet ücreti ve 198,30 TL masraf miktarı ilavesi ile toplam 96.495,42 TL alacağın hesaplandığı, görüş olarak ifade edilmiştir.Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporunda yer alan açıklamalara göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 577,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 154,50 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdırÜye e-imzalıdırKatip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."