Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin, EPDK düzenlemeleri bağlamında doğal gaz satış bedeli ile taşıma ücreti takas iddiasını içeren itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Bu dava, davacının doğal gaz satış bedeli alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkin olup, davalı, davacının kendi müşterilerine sattığı doğal gazın taşıma bedeli olarak EPDKnın belirlediği üst sınır üzerinden fatura ettiği alacaklarını davacının borcuna takas ettiğini savunurken; davacı, taraflar arasında taşıma bedeli konusunda sözleşme akdedilmediğini, EPDK kararlarının yanlış yorumlandığını, özel hukuk alacağının kamu alacağına mahsup edilemeyeceğini ileri sürerek itirazın haksız olduğunu belirtmiş, davalı ise kendi taşıma bedeli alacaklarının ve bu alacakları takas hakkının EPDKnın üst limit düzenlemeleri ve hakemlik kararlarıyla desteklendiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : ████████ (ESASTAN RET )
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2018
ESAS-KARAR NO : ███████ E - ███████ K
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2005
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DAVADA
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen dava taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
ASIL DAVADA
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin doğal gaz satım bedeline ilişkin düzenlediği faturadan kaynaklı alacaklarının tahsili nedeniyle giriştiği takibe davalının itiraz ettiğini, davalının söz konusu miktar kadar borcu bulunduğunu kabul ettiğini ancak kendisinin de davacıdan alacaklı olduğunu ve alacağı ile borcunu takas ettiğini iddia ettiğini, EPDK'ya ait 291 nolu kararda uygulanacak birim taşıma ücretinin karara göre belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla taraflar arasında mutabakat sağlanarak serbestçe kararlaştırılacağının öngörüldüğünü ancak taraflar arasında bu şekilde sözleşme akdedilmediğini, bu aşamada EPDK'nun █████/2004 tarihli resmi gazetede yayınlanan 360 nolu kararı ile 291 sayılı kararının 8.a maddesinde Şubat 2004 için 22.778 TL/metreküp olarak belirlenen ve her ay TEFE artışı oranında artan taşıma bedeli üst sınırını Ekim 2004 için 8.786 TL/metreküpe indirildiğini, davacının davalıya gaz alım satım sözleşmesi hükümleri çerçevesinde gaz sattığını ve sattığı bu gaz bedelini tahakkuk ettirerek davalıya fatura ettiğini, davalının 6762 sayılı TTK 23. maddesi çerçevesinde icra takibine konu edilen faturalara itiraz ederek davacıya iade etmesi gibi bir husus bulunmadığını, davalının alacağını söz konusu icra takibinde takas yoluyla ileri sürmesinin mümkün bulunmadığını, özel hukuk ilişkisinden doğan alacakların amme alacağı niteliğindeki borca mahsup edilemeyeceğini, EPDK tarifeleri belirlenirken dağıtım şirketlerinin kendi iletim hatlarını kullanarak başka kişilerin doğal gazını taşımaları karşılığı olarak alınacak bedelin tam olarak belirlenmediğini, bunun yerine dağıtım şirketleri tarafından alınabilecek üst limitin tespit edildiğini, davalının müvekkili ile sözleşme akdetmeye yanaşmadığını, EPDK tarafından belirlenen üst limit üzerinden fatura tahakkuk ettirmek suretiyle müvekkili kuruluşa gönderdiğini, davalı tarafından icra takiplerine itiraz edilirken taşıma bedeli üst sınırı üzerinden tahakkuk ettirilen bu faturaların gösterildiğini, sözleşme imzalamaktan haksız olarak kaçınan davalının bu nedenle davacıdan talep edebileceği yasal hiçbir hakkı bulunmadığını itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davalının, davacının müşterisi olan serbest tüketicilere sattığı doğal gazın taşıma bedeli olarak EPDK'nın 291 sayılı kararının 8. maddesinin a bendinde yer alan üst sınır üzerinden tahakkuk ettirdiği faturaları davacıya gönderdiğini, EPDK tarafından alınan her türlü karara piyasada bulunan tüzel kişilerin uyma zorunluluğu bulunmadığını, özelleştirme işleminin tamamlandığı █████/2004 tarihinden sonraki dönemde BOTAŞ'ın kendi mahalli dağıtım hatlarını kullanarak serbest tüketicilere yaptığı satışlarda taşıma ücreti tahakkuk ettirdiğini, EPDK'nın █████/2004 tarih, 291 sayılı taşıma ücreti ve tarifeler hakkındaki kurul kararında Bursagaz ve Eskişehirgaz için 10. maddede özel bir hüküm bulunduğunu, EPDK hakemlik görevi çerçevesinde davacı ve tüm dağıtım şirketlerinin toplantıya davet edildiğini, toplantıda ihtilaf konusunun kendileri açısından çok açık olduğunu dağıtım şirketlerinin toptan satış şirketleriyle taşıma fiyatı konusunda anlaşamaması durumunda dağıtım şirketinin üst sınırdan uygulama yapmaya hakkı olduğunu davacı yetkililerine beyan ettiğini, BOTAŞ tarafından yapılan icra takibinin 6183 sayılı yasada belirtilen usul ve esaslarda yapılmadığını, icra takibinin konusunun BOTAŞ'ın Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz dönemindeki faturaları değil bu faturaların müvekkili şirketin taşıma bedeli alacağını alamaması nedeniyle takas işlemine konu edilen kısım olduğunu bildirerek davanın reddine, müvekkili lehine %40'tan az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
BİRLEŞEN ████████ ESAS SAYILI DAVADA
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; icra takibine konu edilen faturalara itiraz edilerek davacıya iade etmesi gibi bir husus bulunmadığını, davalının fatura tutarı kaynağı belli olmayan davacı tarafından itiraz edilerek iade edilen söz konusu faturalar nedeniyle takas definde bulunmasının hukuken korunmayacağının muhakkak olduğunu, Amme Alacağı Kanunu'na tabi bulunan alacağının bu alacak ile takas edilmesinin yasalar gereği mümkün olmadığını, faturalara dayalı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalının takip tutarının %40'ı oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesi isteğinde bulunmuştur.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; taşıma bedeli ile ilgili olarak taraflar arasında anlaşma bulunduğunu, davalının davacıya tarifede belirlenmiş üst sınırdan taşıma bedeli tahakkuk ettirebileceğini, davacının doğal gaz bedeli alacağının amme alacağı niteliğinde olmadığını, davalının tahakkuk ettirdiği taşıma bedelini davacıdan satın aldığı doğal gaz bedeli ile takas edebileceğini, doğal gaz alım satımından kaynaklanan faturaların son ödeme tarihinin belli olmadığını, bu ihtilaf nedeniyle davacının kestiği gecikme faturalarının yerinde olmadığını, taraflar arasındaki ölçüm ihtilafı nedeniyle davalı tarafından davacıya kesilen iade faturaların davacı tarafça ödenmediğini, ödenmeyen bu faturalardan kaynaklanan alacağın davacı tarafın alacaklarından takas - mahsup edilmek suretiyle sonlandırıldığını, davacının kabul ettiği husus ile ilgili takip başlatmasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, faturalara ilişkin itirazın 30 gün içinde yapılacağının sözleşmede kararlaştırıldığını, davalı tarafından yapılan itirazların süresinde olduğunu, faize faiz talep edilmekte olup bu talebin de hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine başlamış olması sebebiyle müvekkili lehine %40'tan az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteğinde bulunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; teknik bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmeler de nazara alınarak; ölçümlerde kullanılan türbinmetrelerden sadece Gürsu A istasyonunda 1. Hatta bulunan ANSI 600 tipli 83022778 seri numaralı sayacın █████/2004 tarihinde kalibrasyon amacıyla söküldüğü ve kalibrasyon sonucunda doğruluk değerlerinin uygun olduğunun belirtildiği, ELSTER firması tarafından kalibrasyonu yapılan 83022777 numaralı türbinmetre teknik raporunda; türbinmetrenin kirli olduğu, ağır döndüğünün belirtildiği, türbinmetrenin ağır dönmesinin ölçüm sonucunun gerçek değerden daha az olmasına neden olacağı ancak söz konusu türbinmetrenin aynı tarihte kalibre edildiği dosyada bulunan başka bir belgede yazılı olduğundan kirliliğin ölçüm sonucunu önemli ölçüde etkilemediğinin anlaşıldığı, hesaplamalarda kullanılan gaz sıkıştırılabilirlik faktörünün hesabı için gerekli olan azot ve karbondioksit değerlerinin elle daha sonradan sabit olarak girilmesinin, gaz kompozisyonunda bu bileşenlerin az miktarda olması kaydıyla gaz sıkıştırılabilirlik faktörü değerini önemli ölçüde etkilemeyeceği, türbinmetre ölçüm sonucu belirsizliği içerisinde kalacağının değerlendirildiği, SCALA sisteminde olduğu söylenen arıza için sözleşmeye göre davalı tarafından yapılması gereken tamirat / müdahale ile ilgili bir kanıta dosya kapsamında rastlanmadığı, dosya kapsamında ölçüm sonucunun hatalı olduğunu kanıtlayan bir belge bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafından ölçüm farkı nedeniyle tahakkuk ettirilen iade gaz faturalarının davacı faturalarından düşümünü gerektirir bir hususun bulunmadığı, taraflar arasında doğal gaz satım bedeline ilişkin faturalara konu miktarlar yönünden bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı BOTAŞ'ın icra takibine konu alacağının doğal gaz alım satım sözleşmesinden kaynaklı özel hukuk hükümlerine tabi alacak olup tahsilinde Amme Alacakları Tahsili Usulü Kanununun uygulanmasının bu alacağı kamu alacağı niteliğine dönüştüremeyeceği, alacağın kamu hukukundan kaynaklı bir alacak olmadığı, takası yasaklanmış alacaklardan olmadığı, bu bağlamda davalının düzenlediği fatura bedellerini davacı BOTAŞ'ın sattığı ve ödenmesi gereken doğal gaz bedelinden TBK madde 139 (eBK madde 118) uyarınca takas etmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı ancak bu mahsubun davalı tarafından alacağın muaccel olmadan yapılmış olması durumunda muacceliyet tarihine kadar davacı alacağına faiz işletilebileceği, asıl davada dava konusu icra takibinin dayanağı faturaların Nisan 2004 tarih 4.981.120,05 TL, Mayıs 2004 tarih 2.558.935,52 TL, Haziran 2004 tarih 1.930.305,59 TL, Temmuz 2004 tarih (sanayi) 2.313.712,00 TL bedelli faturalar olduğu, icra takibinde asıl alacak olarak belirtilen 6.511.820,67 TL'nin iç açılımı dava konusu faturalardan 1.031.873,70 TL, 2.451.175,40 TL, 1.930.305,59 TL, 1.098.465,98 TL kısımlara ilişkin olup nisan 2004 tarihli faturanın son ödeme tarihi █████/2004 olan ve ödenen 3.949.246,34 TL'nin düşümü ile bakiye 1.031.873,70’nin , bu miktar davalının █████/2004 tarihinde vadesi gelen taşıma faturasına karşılık gelen miktar olup, taşıma faturasının vadesi dava konusu faturanın son ödeme tarihinden önce olmakla ve takasa engel bir durum bulunmadığı da anlaşılmakla takas edilen miktarla bu faturadan bakiye alacağın kalmadığı, Mayıs 2004 tarihli faturanın son ödeme tarihi █████/2004 tarihi olup, ödenen 107.760,12TL'nin düşümü ile bakiye 2.451.175,40 TL olup, bu miktar davalının █████/2004 tarihinde vadesi gelen taşıma faturasına karşılık gelen miktar olup, taşıma faturasının vadesi dava konusu faturanın son ödeme tarihinden önce olmakla ve takasa engel bir durum bulunmadığı da anlaşılmakla takas edilen miktarla bu faturadan bakiye alacağın olmadığı, Haziran 2004 tarihli faturanın son ödeme tarihi █████/2004 tarihi olup, takasa konu faturanın 2.316.472,40 TL miktarlı olduğu, █████/2004 vade tarihli olup, taşıma faturasının vadesi dava konusu faturanın son ödeme tarihinden önce olmakla ve takasa engel bir durum bulunmadığı da anlaşılmakla takas edilen miktarla bu faturadan bakiye alacağın kalmadığı, Temmuz 2004 tarihli faturanın son ödeme tarihi █████/2004 tarihi olup, ödenen 1.215.246,02 TL'nin düşümü ile bakiye 1.098.465,98 TL olup, bu miktar davalının █████/2004 tarihinde vadesi gelen taşıma faturası (2.390.096,02 TL) ile mahsubu yapılmış, ancak miktar olarak bakiye miktar yok ise de; davacının temmuz 2004 tarihli doğal gaz satış faturasının son ödeme tarihi █████/2004 takasa konu faturanın vade tarihi bu tarihten sonra █████/2004 tarihi olup, mahsubun davalı tarafından alacağın muaccel olmadan yapılmış olması nedeniyle muacceliyet tarihine kadar geçen süre için faiz borcundan davalının sorumlu tutulması gerektiği mahkemece yapılan hesaplamaya göre 1.098.465,98x8(gün)x████████=11.556,46 TL olmakla bu miktar işlemiş faiz alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne, alacak likit olmakla hükmolunan meblağın takip tarihi ve itiraz tarihi de nazara alınarak %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığı, davalının reddedilen miktar yönünden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Birleşen davanın dayanağı faturalar yönünden mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; kasım 2004 sanayi dönemi için kesilen 5968 nolu 2.900.420,38 TL bedelli fatura ile aralık 2004 sanayi dönemi için kesilen 16.416.884,92 TL'lik faturaların davacı tarafça sunulan tabloda bu fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiğinin belirtildiği, toplam fatura bedelleri 55.025.131,67 TL olup, dava konusu edilmeyen ödendiği belirtilen iki fatura bedeli toplam 19.317.305,30 TL'nin düşümü ile bakiye alacak 35.707.826,37 TL olup, davalı tarafın doğal gaz taşıma faturaları ve yaptığı ödemelere yönelik toplam 32.437.130,08 TL'nin düşümü ile bakiye miktarın 3.270.696,29 TL olduğu, davacı ... tarafından 517.223,07TL'lik ödemenin kabul edildiği, bu miktarın da düşümü ile bakiye 2.752.473,22 TL olmakla bu miktar asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, bakiye işlemiş faize yönelik ödemeler ve mahsuplar da nazara alınarak başkaca bir alacağın kalmadığı , %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçtiği hususu kanıtlanamadığından, davalının reddedilen miktar yönünden yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş hükme karşı taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-) Asıl ve birleşen davacı vekili; müvekkilinin, amme alacağı niteliğindeki doğal gaz alacağının özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan davalı şirket taşıma bedeli alacağından takas yolu ile mahsup edilemeyeceğini, takas işleminin gerçekleştirilmesi için muacceliyetin esas olduğunu, davalı şirket tarafından üzerinde ihtilaf bulunan ve müvekkilinin kabul etmediği iade olan taşıma bedeli faturaları muaccel olmadan ve yine Kanun gereği beyan şartına uyulmadan takas işlemine konu edildiğini, davalı şirketin takas işlemini gerçekleştirdiği dönemde hukuken var olmayan bir Kurul Kararına dayanarak işlem tesis edilemeyeceğini, davalının üst sınır üzerinden taşıma bedeli talep edemeyeceğini, bilirkişi raporunda davalı tarafından istenen ve EPDK tarafından belirlenen üst bedelin taşıma bedeli olarak istenmesine yönelik herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı şeklindeki yanlış değerlendirme neticesinde yapılan hesaplamanın hükme esas alınamayacağını birleşen davaya ilişkin 517.223,07 TL bedelli ödemenin müvekkili tarafından kabul edildiğini takas işleminin uygulanması sonucunda 2.752.473,22TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmeyeceği gibi fazin başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu faturaların son ödeme tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek ilk derce mahkeme kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini istemiştir.
II-)Asıl ve birleşen davalı vekili; 12.889.392,07 TL tutarındaki taşıma faturaları nedeniyle davacıya bir borçlarının bulunmadığını, ...'ın doğalgaz bedellerinin müvekkilinin doğalgaz taşıma bedelleri ile mahsubu gerektiğinin bilirkişi raporunda da tespit edilmiş olduğunu , müvekkilinin yaptığı takasın hukuka uygun olduğu açık bir şekilde tespit edildiğini, dolayısıyla, davacının doğalgaz alacağı için kesmiş olduğu faturaların takas yoluyla ödendiğini, ölçüm ihtilafı nedeniyle davacının kestiği faturaların kabul edilmediğini, iade gaz bedeli faturalarının iade gaz faturalarının doğruluğunun incelenmeden karar verildiğini, hükme esas alınan raporun eksik ve yetersiz olduğunu bildiererek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davalının EPDK kararına göre üst limit tutarında tahakkuk ettirdiği taşıma ücretinin, davacının tahakkuk ettirdiği doğal gaz satım bedelinden mahsup edilmesi ve doğru ölçüm yapılıp yapılmadığı hususlarına ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen dosyada talep, doğal gaz satım bedeline ilişkin düzenlenen fatura alacaklarının tahsili nedeniyle girişilen icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda; davacı yanın doğal gaz ölçüm sonucunun hatalı olduğunu kanıtlayan bir belgenin bulunmadığının kabulü ile bu kapsamda davalı tarafından ölçüm farkı nedeniyle tahakkuk ettirilen iade gaz faturalarının davacı faturalarından düşümünü gerektirir bir hususun bulunmadığının anlaşılmaına, taraflar arasında tahakkuku yapılan doğal gaz satım bedeline ilişkin faturaların davalının düzenlediği faturaların bedelinin davacı ...'ın sattığı ve ödenmesi gereken doğal gaz bedelinden TBK madde 139 uyarınca takas istemesinde bir engel bulunmamasına, davalının EPDK kararına göre tahakkuk ettirdiği taşıma ücretinin, davacının tahakkuk ettirdiği doğal gaz satım bedelinden mahsubu sonucu belirlenen bakiye bedel üzerinden karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Asıl davada
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 789,42TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Birleşen davada
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 188.021,45TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 47.006,00TL harcın mahsubu ile bakiye 141.015,45TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!