T.C. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, davalının dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek altyapı tesislerine verdiği iddia edilen zarardan kaynaklanan tazminat talebinin, işin taşerona yaptırıldığı savunmasıyla reddine dair hukuki uyuşmazlık.
Özet: Bir idare, davalının yürüttüğü kazı çalışmaları esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kendi altyapı tesislerine (su isale hattı) zarar verdiğini ve bu sebeple oluşan 27.942,31 TL maddi zararın avans faiziyle birlikte tahsilini talep ederken; davalı, zarara neden olan kazı işleminin bizzat kendi şirketlerince değil, anahtar teslim bir sözleşme kapsamında görevlendirilen alt yüklenici bir firma tarafından gerçekleştirildiğini, bu nedenle husumet ehliyetinin bulunmadığını, kendi sorumluluklarının sadece sözleşmesel uygunluğu denetlemekle sınırlı olduğunu ve hasarın davacının tesislerinin mevzuata uygun konumlandırılmamasından da kaynaklanmış olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili █████/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından █████/2025 tarihinde, --------- İlçesi, ------- Mah. ---------Bulvarı ile ----------Bulvarı kesişimi adresinde yaptıkları kazı çalışması esnasında, aynı yerde müvekkil idareye ait altyapı tesislerine hasar verildiğini, meydana gelen hasar neticesinde isale hattını oluşturan müvekkil idare boruları kırılarak hattan geçen su boşalmaya başladığını, hasarın gerçekleşmesi akabinde olay yerine giden müvekkil idare personeli tarafından dilekçe ekinde sunulu hasar fotoğrafları ve davalıların çalışmasına dair fotoğraflar çekilerek tutanak tutulduğunu, hasar mahallinde çalışmakta olan davalılar saha personeline hazırlanan hasar tutanağı sunulmuşsa da davalıların imzadan imtina ettiğini, hasara uğrayan temiz su isale hattının yeniden devreye alınarak olası mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi bakımından derhal onarımının yapıldığını, Müvekkil idarenin, davalının gerçekleştirdiği çalışma esnasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermemesi nedeniyle oluşan hasar nedeniyle malzeme gideri ile hattı kapatmasına karşın hat içerisinde kalan suyun boşa akması nedeniyle KDV dahil toplam 27.942,31-TL zarara uğradığını, -------- Genel Müdürlüğü Abone Hizmetleri Tarife ve Uygulama Yönetmeliğinin “Atık su deşarj şartlarına uymayan veya tesislere zarar verenler hakkında yürütülen iş ve işlemler” başlıklı 45/1-b maddesinin “Su ve atık su altyapı tesislerine zarar verenler hakkında devlet malına karşı suç işleyenlere ilişkin hükümler uygulanarak, İdare tarafından zararın giderilmesi için yapılan tüm harcamalar tahsil edilir. Hasar nedeniyle oluşan su kaybı bedeli, işyeri tarifesinden hesaplanarak tahsil edilir.” şeklinde düzenlendiğini, Dava konusu hasarın, davalının yürüttüğü çalışmalar esnasında dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemeleri, bölgede yapacakları çalışma öncesinde müvekkil idareye bilgi vermemeleri, müvekkil idareden altyapı tesislerinin bulunduğu yerlere ilişkin bilgi ya da kılavuz personel talep etmeden harekete geçmeleri nedeniyle meydana geldiğinden kusurlu olduklarını belirterek, Davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının sebebiyet verdiği 27.942,31-TL müvekkil idare zararının hasar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil idareye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle;Davalı vekilinin █████/2026 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı dilekçesinde özetle; Cevap dilekçesinde davaya konu çalışmanın Yüklenici- --------- Şti. tarafından gerçekleştirildiği belirtilmiş ise de cevap dilekçesinin ibrazından sonra şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede, çalışmanın adı geçen şirket tarafından yürütülmediğini, çalışmanın -------- Şti. tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, Müvekkil davalı şirket, 6446 Sayılı Kanun’un 4. ve 9. maddelerinde tanımlanan lisans sahibi olarak, uzmanlık sahası dışında kazı gerektiren işlerinin, imza edilen eser sözleşmeler kapsamında müteahhitler eliyle gerçekleştirildiğini, müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu edilen ve kazı çalışmasının müvekkil davalı şirket tarafından gerçekleştirilmemiş olduğu, çalışmanın müvekkil davalı şirket Bakım Müdürlüğü yüklenicisi --------- tarafından 2025 yılı ----------- sözleşme numaralı “-----------” kapsamında gerçekleştirildiğini, işbu şirket tarafından gerçekleştirilen çalışmada davacı varlıklarına zarar verildiğine dair bir bilgi, belge, bildirimin bulunmadığını, Müvekkil davalı şirket ile dava dışı ----------- şirketi arasında imza edilen ihale sözleşmesi kapsamında, müvekkil davalı şirketin davaya konu ilişkide eser sahibi / ihale makamı sıfatını haiz olduğu ve davaya konu kazı işinin tamamının anahtar teslim şeklinde dava dışı yüklenici şirkete bırakıldığı, müvekkil davalı şirketin yapılan işin üzerinde emir, talimat veya kontrol yükümlülüğü/sorumluluğu bulunmadığı, müvekkil davalı şirketin yalnızca yapılan işin sözleşmeye uygunluğunun denetlenmesine dair hakkı bulunduğu tespit edilebileceğini, Müvekkil davalı şirketin sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde dahi zararın davacı tesislerinin mevzuata uygun olarak konumlandırılmamış olmasından kaynaklandığının bilirkişi incelemesi sırasında dikkate alınması gerektiğini, kazı çalışmaları sırasında altyapı tesislerinin zarar görmesini engellemek amacıyla, --------, ---------, Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliği ve Doğalgaz İç Tesisat Teknik Şartnameleri gibi teknik standartlar getirilerek yer altındaki bulunan tesisatların belirlenmiş asgari derinlikte döşenmesi ve üzerlerine uyarı levhalarının yerleştirilmesi zorunlu kılındığını, eldeki davada davacının altyapı tesislerin --------- şirketi tarafından yapılan çalışmada zarar görmesi için, teknik normlara aykırı şekilde ve yüzeye çok yakın mesafede olmaları, uyarı sistemi (levha/bant) bulunmamasının gerektiğini, bu şartların sağlanmış olması halinde, müvekkil davalı şirket yüklenicisi tarafından tekniğine uygun biçimde yapılan kazı sırasında davacının yer altındaki tesisleri zarar verilmesinin mümkün olmayacağını belirterek, Davaya konu hasarın gerçekleştiği iddia olunan adres ve hasar tarihi olarak belirtilen tarihte müvekkil davalı şirket tarafından doğrudan herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemesi sebebiyle davanın müvekkil davalı şirket yönünden husumet yokluğundan reddine, Aksi kabul halinde; Müvekkil davalı şirketin uzmanlık sahasında bulunmayan kazı işlerinin, bu işlerin anahtar teslim şeklinde yerine getirilmesini amaçlayan eser sözleşmeleri ile yüklenicilere bırakıldığı ve yükleniciler eliyle gerçekleştirildiği dikkate alınarak, eser sahibi/ihale makamı sıfatını haiz müvekkil davalı şirkete yöneltilen davanın reddine, - Davanın, HMK md.61 ve devanı hükümleri gereğince, ----------- Şti.’ne ihbarına, Davacının yer altında bulunan tesislerinin mevzuata uygun olarak konumlandırılıp konumlandırılmadıklarının bilirkişi incelemesi ile tespitine, Davacı tesislerinin mevzuata uygun olmadıklarının tespit edilmesi halinde, meydana gelen zararın davacının ağır kusurundan kaynaklandığının kabulüne, ağır kusuru ile illiyet bağı kesileceğinden davanın reddine, Aksi kabul halinde; davacının kusurunun müterafik kusurluluk hükümlerine göre belirlenmesine, talep edilen tazminat miktarının tenkisine, karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili 21.05.2026 tarihli beyanında "yargılama aşamasında borç ödenmiştir ancak dava açılışından sonra yapılan ödeme nedeni ile haklı davamız kapsamında yargılama gideri, vekalet ücreti talebimiz ve icra inkar tazminatı talebimiz vardır," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, zira davalı tarafın itirazda bulunduğu tazminat talebine ilişkin daha sonradan davalı taşeronu tarafından ödeme yaptığı, davalı ile taşeronun haksız fiil hükümleri gereği müteselsil sorumluluk kapsamında davacının istediği tarafa dava açabileceği, anlaşılmakla --------- sayılı ilamı nazara alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Mahkememize açılan davada davanın konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Alınması gerekli 732,00 TL peşin harçtan başlangıçta alınan 615,40 TL nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA3-Davacı yanca yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 169,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 9.400,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 27.942,31 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6- 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026