Ticari satıştan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla açılan itirazın iptali davasında, ticari defter kayıtları delil kabul edilerek davanın kısmen kabulü ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi.
Özet: Bir ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirketin davalı şirkete sattığı bidonların bakiye bedeli olan 37.770,00 TL için açılan davada, davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması ve davacının kayıtlarına göre borcun sabit olması nedeniyle mahkeme, icra takibine yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptaline, takibin devamına ve alacağın likit nitelikte olması sebebiyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmederken, takip öncesi temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz talebini reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete 10.05.2025 tarihli ---------- numaralı fatura kapsamında 750 ml beyaz bidon satışı gerçekleştirdiğini, toplam bedelin 187.770,00 TL olarak tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafın 27.05.2025 tarihinde 100.000,00 TL ve 02.06.2025 tarihinde 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL ödeme yaptığını, bakiye 37.770,00 TL tutarındaki borcun ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla --------- İcra Dairesi’nin ---------- Esas sayılı dosyasıyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinin 02.10.2025 tarihinde başlatıldığını, 15.10.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, mal tesliminin gerçekleştiğini ve faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde kabul edildiğini, faturaya yasal süresinde itiraz edilmediğini, davalı tarafın bakiye borcu temerrüt halinde bıraktığını, tarafların tacir olması sebebiyle ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini, davalının icra takibine yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, bu nedenle İİK m. 67/2 gereğince %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı tarafından davalı hakkında ---------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyasında takip başlatıldığı, davalı tarafından borca itiraz edildiği, davacı tarafından süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 26.03.2026 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davalının 37.770,00 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davanın 37.770,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İşlemiş faiz talebi açısından ise ,takip öncesinde 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Takip ve dava konusu alacak miktarı davalı borçlu tarafından bilindiğinden, “likit” yani muayyen ve belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla, icra inkâr tazminatının yasal koşullarının oluştuğundan davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 37.770,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 37.770,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 2.580,06 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.964,66 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 37.770,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 557,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5,057,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 4.356,81 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.962,90 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 637,10 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!