İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin kesin süre beklenmeksizin verdiği görevsizlik kararının hukuki dinlenilme hakkı ihlali ve karma nitelikli sözleşme iddialarıyla yapılan itirazın iptali istinaf başvurusunun reddi.
Özet: İlk derece mahkemesinin, taraflara sunulan faturaların kira mı yoksa hizmet ilişkisinden mi kaynaklandığını belirlemek üzere tanınan kesin süre henüz dolmadan görevsizlik kararı vermesine itiraz eden ve jeneratör kiralama ile montaj, nakliye ve tamir gibi karma hizmetleri içeren ticari sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkta asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu iddia eden davalının istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme neticesinde reddedilerek, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı onanmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ55. HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARBAŞVURUNUN REDDİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: █████████ - █████████DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali İSTİNAF TARİHİ: █████/2026 KARAR TARİHİ: █████/2026 Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki dairemiz üyesince düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davalı vekili, süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece tarafımıza tanınan kesin süre beklenmeksizin verilen görevsizlik kararının hukuki dinlenilme ve adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, mahkemece uyuşmazlığın hukuki niteliğinin belirlenmesi amacıyla █████/2025 tarihli ara karar tesis edildiğini anılan ara kararın 2. maddesi ile taraflara "davaya konu icra takibine dayanak faturaların kira ilişkisinden kaynaklı mı, yoksa hizmet ilişkisinden kaynaklı mı düzenlendiği hususunu açıklamak üzere..." denmek suretiyle 2 haftalık kesin süre verildiğini, ara karar taraflarına 16.01.2026 tarihinde UETS üzerinden tebliğ edilmiş olup henüz yasal süre dolmadan mahkemece 31.12.2025 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, somut olayda yerel mahkeme tarafından, bozma ilamına uygun şekilde taraflarına tanınan yasal süre henüz dolmadan görevsizlik kararı verilmesinin, açıkça hukuki dinlenilme hakkının ve savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi'nin önceki bozma ilamındaki "görev hususunun aydınlatılması" talimatının şeklen yerine getirilmiş olduğunu gösterse de esasta savunma hakkının kısıtlanmasına neden olduğunu, bu nedenle usul ve yasaya aykırı şekilde tanzim edilen görevsizlik kararının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasında karma nitelikli bir sözleşme olması nedeniyle görevsizik kararı verilemesinin kanuna aykırı olduğunu, somut olayda da taraflar arasındaki ticari ilişkinin salt jeneratör kiralanmasını değil aynı zamanda jeneratörlerin nakliye, montaj ve genel tamir hizmetlerini de içerdiğini, davacı tarafın 17.12.2025 tarihli beyan dilekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere, taraflar arasındaki sözleşmenin karma nitelikte olduğu bizzat davacı tarafından ikrar edildiğini, davacı, anılan dilekçesinde düzenlenen faturaların yalnızca jeneratör kullanım bedelini değil; aynı zamanda montaj, nakliye ve tamir gibi hizmet kalemlerini de kapsadığını açıkça beyan ettiğini, bu açık ikrar karşısında, uyuşmazlığın salt kira hukukunun dar çerçevesi içerisinde değerlendirilmesi mümkün olmayıp, davanın esasının hizmet alımına dayalı ticari bir uyuşmazlık olduğu izahtan vareste olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin, ticari davalarda uzmanlaşmış Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevli olduğu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı vekili, takibe konu ... no'lu 9.440,00 TL bedelli, ...no'lu 8.260,00TL bedelli, ... no'lu 9.440,00 TL bedelli, ... no'lu 8.260,00 TL bedelli, ... no 28.792,00 TL bedelli faturalara ilişkin ödemenin müvekkili firmaya yapılmadığını, tarafların aralarında anlaştığı üzere verilen hizmetin karşılığı olarak müvekkiline ödenmeyen faturanın tutarının toplam 64.192,00 TL olduğu sabit olmakla birlikte fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı olduğunu, davalı tarafın yapılan uyarılara ve gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine.... İcra Müdürlüğü’nün ...Es sayılı dosyasıyla alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı Şirket tarafından 28.04.2023 tarihli dilekçe ile borca itiraz edilmiş olup haklı takibin durdurulduğunu, açıklanan nedenlerle.... İcra Müdürlüğü’nün ...Es.sayılı dosyası ile geçilen icra takibine davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı vekili, takip konusu borcun, takip tarihi olan 27.04.2023 ile dava tarihi olan 14.07.2023 tarihlerinden önce ödenmiş bulunduğunu, sunulan çek görüntüsü ve tahsilat makbuzundan da anlaşıldığı üzere; ... seri numaralı, 31.05.2023 vadeli çek ile 74.000 TL, ... seri numaralı, 30.06.2023 vadeli çeki le 74.000 TL olmak üzere, davacıya toplam 148.000 TL ödeme yapılmış ve bu ödemeler neticesinde davacının müvekkili firmadan her hangi bir hak ve alacağının kalmadığını, tahsilat makbuzundan da anlaşıldığı üzere, 01.03.2023 tarihinde davacı şirket adına ...'ya çeklerin teslim edildiğini, bu durumda davacının takip ve davayı haksız ve kötü niyetli olarak başlattığının anlaşılacağını, diğer yandan yukarıda bilgileri verilen söz konusu çeklerin davacı şirket tarafından tahsil edilmiş olup tahsilatın gerçekleştiğine ilişkin ödeme dekontlarını sunduklarını, cari bilgilerden de anlaşılacağı üzere takip konusu faturaların ödenmiş olduğu, müvekkilin davacıya borçlu olmadığı gibi 2.860 TL tutarında alacaklı gözüktüğünün anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, takibin haksız ve kötü niyetli başlatılmış olması nedeniyle, davacının %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Mahkeme; "... yapılan değerlendirmede yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve davacı tarafça takibe dayanak olarak gösterilen 5 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu sabittir. Ancak davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davalı tarafından yapılan 74.000,00 TL bedelli iki adet çek ödemesinin ticari defterlere kaydedildiği görülmektedir. Yine banka kayıtlarına göre davacı tarafın uhdesinde olan ve ticari defterlere kaydedilen iş bu çeklerin banka kanalıyla tahsil edildiği sabittir.Buna göre her ne kadar davacı tarafça toplam bedeli 54.192,00 TL olan 5 adet faturaya dayanılarak takip başlatılmış ve itiraz üzerine iş bu dava ikame edilmiş ise de davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafından verilen 2 adet çek ile hesap bakiyesinin sıfırlandığı ve akabinde davacı tarafından avukatlık vekalet ücreti ve icra yargı masrafına ilişkin 23.918,66 TL'lik faturanın düzenlenerek ticari defterlerine işlediği görülmektedir. İş bu fatura ise takip dayanağı yapılmadığından, itirazın iptali davasına konu edilmesi mümkün değildir.Bu doğrultuda davacı tarafın dava tarihi itibariyle takip dayanağı 5 adet faturaya ilişkin alacağının bulunmadığı,..." gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, Mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin █████/2025 tarihli, █████████, █████████ Karar sayılı kararı ile; "Davacı vekilinin, dava dilekçesinde, tarafların aralarında anlaştığı üzere verilen hizmetin karşılığı olarak müvekkiline ödenmeyen fatura tutarlarının tahsili için icra takibi başlattıklarını belirttiği ancak icra takip dosyasındaki takip dayanığı faturalarda ise, jeneratör kiralama bedeli yazılı olduğu anlaşılmakla, Mahkemesince, taraf vekillerine davaya konu icra takibine dayanak faturaların kira ilişkisinden kaynaklı mı, yoksa hizmet ilişkisinden kaynaklı mı düzenlendiği hususunu açıklamak üzere süre verilerek, hasıl olacak sonuca göre görev hususunun değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile kabulü ile ilk derece Mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği, anlaşılmıştır." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 31.12.2025 tarihli kararı ile; "Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden yani kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın çözümünde kira sözleşmesinin irdelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığa bakma, delilleri değerlendirip sonuçlandırma görevinin mahkememize değil, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 4/1-a maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. Her iki tarafın tüzel kişi tacir olması sulh hukuk mahkemelerinin göreve ilişkin özel düzenlemelerine bertaraf etmeyecektir. Dolayısıyla mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmakla; HMK.'nun 114. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlenmiştir. Taraflar arasında 15.12.2021 ve 26.02.2022 başlangıç tarihli, farklı jenaratörlere ait kira sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davanın taraflar arasındaki kira ilişkisinden kaynaklandığı ve kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, anlaşılmıştır.Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması sebebiyle, incelenen mahkeme kararının HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, istinaf sebepleri yerinde olmadığından başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,Davalının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru ve peşin harcının mahsubuna, İstinaf harç ve masraflarının istinaf talebinde bulunanın üzerinde bırakılmasına, Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine,Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair dosya üzerinden, oy birliği ile KESİN olarak karar verildi, açıkça anlatıldı. █████/2026