Ticari hizmet sözleşmesinden kaynaklanan yurt dışı seyahat organizasyonu faturasına süresinde itiraz edilmeyip icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ve kötü niyet tazminatı talebi.
Özet: Bu dava, davacının davalıya sağladığı yurt dışı seyahat organizasyon hizmetleri karşılığında düzenlediği ve davalının yasal süresi içinde itiraz etmeyerek ödemediği fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılmış olup; davalının savunma sunmaması ve duruşmalara katılmaması üzerine, yapılan incelemelerde davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ve bilirkişi raporuyla davalının faturaya süresinde itiraz etmediği, bu nedenle davacıya borçlu göründüğü tespit edildiğinden, Türk Ticaret Kanununun faturaya itiraz edilmemesinin içeriğin kabulü anlamına geldiği hükmü çerçevesinde davanın esasları değerlendirilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilden muhtelif tarihlerde birtakım yurt dışı seyahat organizasyonları yapılmasını talep ettiğini, talebe istinaden davalı şirket çalışanı -------- ve----------ile ilgili tüm yurt dışı seyahat planlarının organizasyonu yapıldığını, uçak ve otel rezervasyonlarına ilişkin ödemelerin müvekkil şirket tarafından ödendiğini, bu hizmete karşılık 25.04.2025 tarihli fatura düzenlenerek davalıya iletildiğini, faturaya itiraz edilmediğini, ödeme yapılmaması nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamı ile takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini iddia ve talep etmiştir. CEVAP:Davalının cevap dilekçesi sunmadığı, ayrıca duruşmalara katılmadığı görülmüştür. DELİLLER:--------İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosya sureti, ticari defter ve belge incelemeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.10.02.2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08.05.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu görülmüştür. Sayın Mahkemenizin 10.02.2026 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 06.03.2026 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması, tarafların yerinde inceleme talep etmesi halinde 2 haftalık kesin süre içerisinde defterlerin bulunduğu yer ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin dosyaya yazılı olarak sunulması yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün de saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına düzenlediği 25.04.2025 tarihli faturanın davacı nezdinde usulüne uygun olarak kayıtlı bulunduğu, adına düzenlenen faturaya 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğini gösterir herhangi bir belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı, davalıdan alınan herhangi bir iade faturasının davacı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, bu verilere göre 22.07.2025 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 783.099,20 TL borçlu olarak göründüğü, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde, takiple davalıdan istenebilir tutarın 783.099,20 TL olacağı sonucuna gidildiği, Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı kayıtlarında 783.099,20 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 783.099,20 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 783.099,20 TL alacaklı olduğu, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından --------- İcra Dairesinin ----------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 783.099,20 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 156.619,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 53.493,50 TL harçtan, peşin yatırılan 9.457,88 TL harcın düşümü ile geri kalan 44.035,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 9.457,88 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.057,80 TL posta gideri olmak üzere toplam 20.131,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 123.464,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL 'nin davalı taraftan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026