İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde, trafik kazasında pert olan aracın sigorta şirketince düşük belirlenen rayiç bedeli farkının tazmini talepli belirsiz alacak davası kararı.
Özet: Bir trafik kazasında aracı perte çıkan davacı, sigorta şirketinin ödediği bedelin piyasa değerinin altında kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye pert farkı alacağının tahsilini talep etmiş; davalı sigorta şirketi ise davanın zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak reddini istemiş, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla aracın gerçek piyasa değerinin davacının iddia ettiği rakama yakın olduğu ve kazadaki kusurun karşı tarafta olduğu belirlenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ; HMK 107/1 maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, █████/2025 tarihinde davalı ---------- Ş. tarafından sigortalı ----------- plakalı aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında müvekkile ait --------- plakalı aracın hasar gördüğünü, kazada karşı araç sürücüsünün asli tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde müvekkilin aracının perte ayrılmasına karar verildiğini, sigorta şirketi tarafından aracın rayiç bedelinin 550.000,00-TL olarak belirlendiğini, sovtaj ve hasar bedeli ödemelerinin yapıldığını, ancak yapılan ödemenin müvekkilin zararını tam olarak karşılamadığını, piyasa araştırmalarına göre kaza tarihindeki gerçek rayiç değerin 605.000,00-TL olduğunu, davalı şirket tarafından belirlenen bedelin düşük kaldığını, arada kalan bakiye pert farkının tazmininin gerektiğini, dava öncesinde █████/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını ve █████/2025 tarihli tutanağın düzenlendiğini, trafik sigortası limitinin dolması nedeniyle karşılanamayan pert farkı alacağının tahsilinin zorunlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL pert farkı bedelinin kaza veya temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep ettiğini, müvekkil şirket tarafından 15.01.█████████ tarihleri arasında geçerli --------- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile teminat altına alınan ---------- plakalı aracın █████/2025 tarihinde --------- plakalı araçla yaptığı kaza neticesinde bakiye pert hasarı tazminatı talep edildiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu ve davacının hukuki yararı bulunmadığını ifade ederek davanın usulden reddini istediğini, kaza tarihi itibariyle ZMMS teminat limitinin 200.000,00-TL olduğunu ve bu limitin tüketildiğini, İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limitinin ise 25.000,00-TL ile sınırlı olduğunu vurguladığını, 18.06.2025 tarihinde 300.000,00-TL ödeme yapıldığını ve sorumluluğun yerine getirildiğini belirttiğini, davacının ZMMS limitlerinin tükendiğini somut verilerle belgelemesi gerektiğini savunduğunu, mükerrer ödemenin engellenmesi adına bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, taraflar arasında 550.000,00-TL bedel üzerinden mutabakat sağlandığını ve sovtaj bedeli düşüldükten sonra bakiye tutarın ödendiğini açıkladığını, davacı tarafça sunulan tespit raporu veya faturaların kabulünün mümkün olmadığını ifade ederek yeni bir bilirkişi raporu tanzimini istediğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca zorunlu başvuru şartının yerine getirildiğini ve arabuluculuğun dava şartı olmadığını belirterek arabuluculuk ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiğini, kasko poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak faiz talebine itiraz ettiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:-------- ve --------- plakalı araçlara ilişkin trafik tescil ve ruhsat bilgileri, poliçe ve hasar dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
10.02.2026 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.03.2026 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi belge ve dokümanların incelenmesi neticesinde taraflar arasında aracın PERT TOTAL olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığının görüldüğü, 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 575.000,00 TL civarında olduğu, Dava konusu kaza kapsamında; ----------- plaka sayılı araç sürücüsü ---------- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu, Dava konusu kazanın --------- plaka sayılı araç sürücüsü ----------- ışıklı kavşağa yaklaşırken hızını kullanmış olduğu aracın teknik özekllikleri, yol, zemin, görüş durumunu dikkate almadan hızını azaltmaması nedenli direksiyon hakimiyetini kaybederek Asli Kusur sayılan arkadan çarpma fiili ile meydana gelmiş olması nedeni ile ----------plaka sayılı araç sürücüsü ---------, ---------- plaka sayılı araç sürücüsü --------- ve --------- plaka sayılı araç sürücüsü ---------- KUSURSUZ oldukları, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, pert farkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı olmak üzere talepte bulunulabilir.
Davalı aracın sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği limitinin 300.000,00 TL tükendiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketine ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında da husumet yöneltilmiş olup, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulabilmektedir.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Bu açıklamalar ışığında davalı sigorta şirketine ZMSS limiti tüketildiğinden sıralı sorumluluk gereği başvurulabilecektir.
Somut olayda;08.05.2025 tarihinde saat 12:00 sıralarında sürücü ----------- sevk ve idaresindeki sevk ve idaresindeki davalının sigortalısına ait -------- plaka sayılı aracı ile -------- Yolu üzerinden ---------- istikametine seyir halinde iken ---------- no.lu ışıklara geldiği esnada aracının ön kısımları ile yolun sağında kırmızı ışıkta duraklama halinde olan sürücü --------- sevk ve idaresindeki dava dışı --------- plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisi ile savrularak sol tarafla ışıklarda durmakta olan davacı sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracın sağ yan kısımlarına çarpması ve bu çarpmanın etkisi ik --------- plaka sayılı aracın sol yan kısımları ile trafik ışıkları, bordür taşlarına çarpması akabinde sağ sağ şeritte duraklama halinde olan sürücü --------- sevk ve idaresindeki --------- plaka sayılı aracım sağ yan kısımlarına çarpması ve akabinde savrularak yolun solunda bulunan trafik ışıkları, bordür taşlarına çarpması ve yolun gidiş istikametine göre karşı tarafında durması ile sonuçlanan zincirleme maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalının sigortalısına ait araç sürücüsünün yeterle takip mesafesi bırakmayarak ve dikkat ve özen yükümlüğünü yerine getirmemesi eylemleriyle %100 kusurlu olduğu, davacının kusurlu eylemi bulunmadığı, tamirin ekonomik olup olmadığının değerlendirilmesinde tamirin ekonomik olmadığı, tamirin ekonomik olmadığından aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinde sovtaj değerinin mahsubu ile gerek zarar miktarının hesaplanması gerektiği, kazanın hemen öncesindeki piyasa değerinin 575.000,00 TL olduğu, ve sovatj değerinin ise 267.312,50 TL olduğu dikkate alındığında piyasa değerinden hurda değerinin düşülmesi neticesinde 307.687,50 TL tazminat miktarının belirlendiği, davacının zararının 307.687,50 TL olduğu, ZMSS sigortacısı tarafından karşılanan 300.000,00 TL'nin mahsup edilmesiyle bakiye zararın 7.687,50 TL olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından dava değerinin artırılarak 25.000 TL talep edildiği görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi tarafından araç hurda bedelinin sigortacı kalmasında ilişkin değerlendirme yapılmış ise de; Davacı yanca davalı sigorta şirketine yönelik olarak pert farkından kaynaklı tazminat isteminde bulunduğu, taraflar arasında poliçe ilişkisi bulunmadığından aracın hurda bedelinin sigorta şirketinde bırakılması gibi bir hususun söz konusu olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen 176.000 TL ödemenin aracın devrinden kaynaklı bir ödeme olduğunun dekont içeriğinden değerlendirildiği, davacı yanca dava konusu yapılan hususun bedelin aracın piyasa rayiç değerinden hurda değerinin mahsup edilmesi olduğu, kaldı ki ZMMS/İMM sigortalarına karşı açılan davalarda aracın piyasa rayiç değerinin talep edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Trafik kazası sonucu davacı aracına zarar verilmiş olduğundan davalının, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, aracın tamirin ekonomik olmadığından kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinde sovtaj değerinin mahsubu ile gerek zarar miktarının hesaplanarak davacının bakiye zararın 7.687,50 TL bulunduğu, tespit edilen bu değer üzerinden davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 7.687,50 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 10.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2- Peşin alınan 615,40 TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 430,00 TL harcın toplamı olan 1.045,40 TL'den , alınması gerekli 732,00 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 313,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 430,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.687,50 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.687,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan toplam 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 136,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.136,90 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.117,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
7- Kabul red oranına göre belirlenen 1.414,50 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 3.185,5 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!