Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, asıl işverenin alt işveren işçisine ödenen işçilik alacaklarının hizmet alım sözleşmeleri uyarınca rücuen tazminat olarak tahsiline ilişkin davayı değerlendirdi.
Özet: Bu hukuki evrak, asıl işverenin, alt işveren firmalarının işçisine ödemek zorunda kaldığı işçilik alacakları nedeniyle, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece, davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasındaki iç ilişkide sorumluluğun Türk Borçlar Kanununun 167. maddesi ve taraflar arasında akdedilen sözleşmelerdeki hükümler uyarınca, özellikle işçilik alacaklarından kimin sorumlu olduğuna dair bir düzenleme olup olmadığına göre belirlenerek, aksi kararlaştırılmadıkça eşit paylarla sorumluluğun esas alındığı bir değerlendirme yapılacağını ortaya koymaktadır.

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIRESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : 24.01.2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket uhdesinde bulunan "... İl Sınırları ve Sorumluluk Alanları İçerisinde Bulunan Yeşil Alanlar, Parklar, Refüjler, Yan Bantlar, Mezarlıklar, Piknik Alanları, Barajlar, Göller, Rekreasyon Alanları ve Tesislerin Bakım Onarım ve Tadilat İşi" kapsamında, davalı taşeron firmada çalışan ve müvekkili şirkete karşı ... Esas sayılı dosyası ile açtığı işçilik alacağı konulu dava neticesinde dava dışı işçi ... için ... Esas sayılı dosyasına ödenen 44.589,28 TL 'nin hizmet alım sözleşmeler kapsamında davalıların sorumluluğunda bulunduğunu ileri sürüp fazlaya ilişkin hakları saklı olmak kaydı ile kısmi dava olarak şimdilik 200,00 TL'nin ödeme tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerin sorumlu olduğu pay oranında davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin 04.12.2025 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile duruşmadaki beyanı doğrultusunda davalı ...'dan 43.983,43 TL'ye, davalı ...'tan ise 605,85 TL'ye çıkarttığı görülmüştür.CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Kısmi dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını, harcın tamamlatılması gerektiğini, iş mahkemesinde ... aleyhine açılan bir dava bulunmadığını, bu nedenle ... yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirketlere tekabül edecek tutarak bünyesinde tuttuğu teminattan karşılama imkanı varken bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bir alacak varsa bile sözleşme gereğince hak edişlerden kesilen Nakit Emanet kesintisi ile Teminat kesintisinden takas mahsup edilmesi gerektiğini, icra dosyasında fazla ödeme istendiği halde davacının şikayet yoluna gitmemesi nedeniyle fazla ödeme yapıldığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; ...'dan, ...Mahkemesi'nden ve ... Dairesi'nden cevabi yazıların geldiği, davacı kurumdan sözleşmeler ve teknik şartnameler gelmiş, dava dışı işçinin hizmet döküm cetveli UYAP sistemi üzerinden çıkartılmış, bilirkişi kök ve ek raporları aldırılmıştır.Davacı ile davalı firma arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında "... parkları, refüjleri, piknik alanları, mezarlıkları, bitkisel yapısal, tesisat, elektrik bakım ve onarımı" sözleşmeleri imzalandığı görülmektedir.Davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçisine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlükler nedeniyle, dış ilişkide dava dışı işçiye karşı alt işverenlerle birlikte müteselsil sorumludur. Ancak asıl işverenle alt işverenler arasındaki iç ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku ile Sözleşmeler Hukuku birlikte esas alınacağından, uyuşmazlığın (iç ilişkideki rücu) taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) ilgili maddeleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.6098 sayılı TBK'nun 167. maddesinde “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” hükmü yer almaktadır. Buna göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklı kişiye yapılan ifadan birbirine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılarak borçlulardan biri borçtan tümüyle sorumlu tutulabilecektir. Diğer bir ifadeyle, asıl işverenle alt işveren arasında akdedilen sözleşmelerde işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna dair birmadde bulunması halinde alt işveren tüm miktardan sorumlu bulunacak; aksine olarak sözleşmelerde bir düzenleme yoksa asıl işveren ve alt işveren yarı yarıya (9650 oranında-1/2 oranında) sorumlu bulunacaktır. Nitekim, ... . Hukuk Dairesi'nin ...sayılı 22.06.2015 tarihli emsal kararında “Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, diış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” şeklindeki hükümde de, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.” yönünde karar verilmiştir.21.02.2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanunun 11 ve 12. maddeleriyle yasa değişikliği yapılarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine altıncı fıkra olarak bir fıkra ve Geçici 9. madde olarak da bir madde ile getirilen “kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” yönündeki yasal düzenleme, 15.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 19.09.2019 tarihli ... . Sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla “█████/2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanunun A, 11. maddesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen altıncı fıkranın, B. 12. maddesiyle 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. maddenin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine" karar verilmiştir.Buna göre, rücuen tazminat miktarlarının belirlenmesi hususunda, öncelikle taraflar arasındaki sözleşme maddelerinde işçilik alacak kalemlerinin ödenmesi hususunda hükümlerin varlığı aranacak, sözleşmelerde bu konuda özel bir düzenleme olmaması halinde ise genel hükümler uyarınca tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Mahkememizce tüm kanıtlar toplanmış ve yanların kabulünde olan sözleşme dosyaya eklenerek konusunda uzman işçilik alacaklarından uzman bilirkişiden rapor alınmış, daha sonra tarafların itirazlarını tek tek karşılayacak şekilde aynı bilirkişiden ek rapor aldırılmıştır.İşçilik Alacaklarından anlayan Bilirkişi ...'dan 23.10.2025 havale tarihli Raporunda özetle; "Sayın mahkemenizce tarafımıza verilen görev doğrultusunda dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan değerlendirmelerde ve hesaplamada, yukarıdaki tabloda tüm bilgi ve belgelerde daha detaylı olarak belirtildiği üzere, dosya içeriğindeki mevcut bilgi ve belgeler ile hazırlanan ve nihai inceleme ve hukuki yorum sayın mahkemenize ait olmak üzere dava dışı işçi için, her bir şirketin sorumlu olabileceği miktarlar yukarıda tek tek belirtilmek suretiyle, davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına ilişkin olarak; ... . Sn. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden mahkeme kararı ve ... kayıtlarında bir kayıt görülememiş,... San. ve Tic. Ltd. Şti. = 43,983,43 TL hesaplanmış ve nihai takdir mahkemenize ait olmak üzere hazırlanan raporumuz sayın mahkemenize sunulmuştur. " şeklinde kök rapor hazırlanmıştır.İşçilik Alacaklarından anlayan Bilirkişisi ...'dan 28.11.2025 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Sayın mahkemenizce tarafımıza verilen görev doğrultusunda dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarına ilişkin olarak; Kök raporumuzdaki esaslar uyarınca ... Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen karar ile ... hizmet dökümü esas alınarak yapılan hesaplamada; ... (...) Ltd. Şti = 8.533,77- TL (asli) + 35.449,66- TL (feri) = 43.983,43- TL... İnş. (...) Ltd. Şti. = 117,08- TL (asli) + 488,77- TL (feri) = 605,85- TL... E. Sayılı karar ve davacının beyanları esas alınarak yapılan hesaplamada;... (...) Ltd. Şti = 8.533,77- TL (asli) + 24.753,49- TL (feri) = 33.287,26- TL... (...) Ltd. Şti. = 117,08- TL (asli) + 341,29- TL (feri) = 458,37- TL... Mahkemesi tarafından verilen kararın 17.12.2024 tarihinde kesin nitelikte ve ödeme tarihi olan 16.04.2025 gününden önce verilmiş olmasına rağmen icra dosyasına yapılan ödeme ve reddiyatlarda neden dikkate alınmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı,...Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada müzekkere yazılmak suretiyle faiz oranları tespit edilirken davalılar vekili tarafından yapılan hesaplamada bu faiz oranlarının nasıl tespit edildiğine dair bir veri olmadığı, hesaplanmış ve nihai takdir mahkemeye ait olduğu." şeklinde ek raporunu hazırlamıştır.Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde düzenlenen ve mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 23.10.2025 ve 28.11.2025 tarihli bilirkişi kök ve ek raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı işçi ...'ın davalı şirketler yanında çalışmış olduğu, iş mahkemesinde ... İnş. Şirketinin hasım gösterilmediği gibi davanın da ihbar edilmediği, dava dışı işçinin açtığı davaya ilişkin ...Esas sayılı dosyası ve ...Esas sayılı dosyada icra takibine konu edildiği, davacının icra dosyasına toplamda 44.589,28 TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadırTüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava dışı işçi tarafından ... Mahkemesi'nin ilgili dava dosyasında ... ...Ltd.Şt ve ......Ltd.Şt. aleyhine açılan işçilik alacağı talebine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ... Esas sayılı takip dosyasında davacı şirket tarafından 44.589,28 TL ödeme yapıldığı, davacının eldeki davada 44.589,28 TL'nın rücuen tahsilini talep ettiği, davalılar yönünden yapılan hesaplamalar sonucunda toplam 33.287,26 TL'dan davalı ... ... Şirketi'nin sorumlu olduğu, davalı ... Şirketinin İş Mahkemesinde hasım gösterilmediği gibi iş davasının da kendisine ihbar edilmemesi nedeniyle bu şirketin herhangi bir sorumluluğu olmadığı anlaşıldığından ve taraflar arasında akdedilen sözleşmede kıdem ve ihbar tazminatı alacağının davacı yan tarafından karşılanacağına dair hükmün bulunmadığı görülmekle hükme esas 23.10.2025 ve 28.11.2025 tarihili bilirkişi kök ve ek raporlar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,33.287,26 TL'nin davalı ........ Ltd. Şti'nden, ödeme tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Davacının ...'dan fazlaya ilişkin taleplerinin ve davalı ... ... Ltd. Şti yönünden husumetten reddine,2-Alınması gereken 2.273,85 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL ile 755,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 903,45 TL harcın davalı ... .... Ltd. Şti'den alınarak hazineye gelir kaydına,3-Reddedilen ... ... Ltd. Şti yönünden alınması gereken 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre 3.508,69 TL'sinin davalı ... ... Şirketi'nden alınarak 1.191,31 TL'sinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç ve 755,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.985,8, TL harcın davalı ... ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 610,00 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 9.610,00 TL yargılama giderinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 33.287,26-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 605,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Davalı ... Şirketi'ne verilmesine,9-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin duruşmada, davalılar vekilinin ise e duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. █████/2025 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı