İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, köprü ve otoyol ihlalli geçiş ücreti alacağı nedeniyle itirazın iptali davasında teknik aksaklık sorumluluğu üzerine verdiği istinaf kararıdır.
Özet: Bu istinaf kararı, davacının otoyol ve köprü geçiş ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin, davalının haksız geçiş yaptığının bilirkişi raporuyla tespit edildiği ve banka ile davalı arasındaki finansal sorunların davacıyı ilgilendirmediği gerekçesiyle itirazın iptaline karar vermesini takiben, davalının iki kişilik bilirkişi heyeti raporunun usule aykırılığı, bankaların teknik aksaklıkları nedeniyle sorumluluğun kendisine yüklenemeyeceği ve hesaplarında yeterli bakiye olmasına rağmen ödeme yapılamamasının bankadan kaynaklandığı iddialarıyla yaptığı istinaf başvurusu üzerine dosyanın incelenmesine ilişkin süreci özetlemektedir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO:█████████ EsasKARAR NO:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ:█████/2022NUMARASI:███████ Esas, ████████ KararDAVA:İTİRAZIN İPTALİKARAR TARİHİ:█████/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Köprüsü ve ... Otoyolunun (Otoyol) işletmesinin müvekkili tarafından yürütüldüğünü, davalıya ait araçlar ile muhtelif tarihlerde ücret ödenmeksizin ihlalli geçiş yapıldığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmadığını, dava dilekçesinde yer verilen araçlardan ... plakalı aracın müvekkiline ait olmadığını, müvekkili şirkete ait araçların tamamında OGS/HGS tanımlı olduğundan ihlalli geçişin varlığından söz edilebilmesinin mümkün olmadığını, ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen araç plakalarının ...'ın otomatik ödeme listesinde bulunduğunu, banka ile yapılan anlaşma uyarınca hesabın limitin altına düşmesi durumunda otomatik olarak arttırıldığını, bu nedenle hesapta yetersiz bakiye bulunmasının mümkün olmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; bilirkişi raporunun 1 nolu ekinde çizelge içeriğinde yer alan "provizyon red" neden açıklamaları ile dosyada mübrez CD kayıtlarındaki ihlalli geçiş bildirim numaraları ve sorgulama sayı sütunundan davacı tarafından davalı şirkete ait araçların HGS/OGS hesaplarının geçişler esnasında ve sonrasında sorgulanmış olduğu, davalı tarafından ihlalli geçişler için ödeme yapıldığına ilişkin makbuz vb. belge görülmediği, takip formundaki her bir ihlalli geçiş talebinin, dosya kapsamına sunulan CD kayıtlarındaki geçişler ile tek tek karşılaştırıldığı, bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin yerinde görüldüğü, davaya konu ihlalli geçiş yapılan dönem aralığında davalı şirketin, ihbar olunan ... nezdindeki hesap bakiye limitinin, davalının HGS ve OGS borçlarının ödemesi açısından yeterli olduğunun ... tarafından bildirilmesine karşın ihbar olunan banka tarafından verilen müzekkere cevabında da yer aldığı üzere ilgili dönemde ... tarafından... Bankası nezdinde ki hesaba para yatırılması yükümlülüğüne aykırı hareket edilip edilmediği hususunun davacı şirketi ilgilendirmediği, ihbar olunan banka tarafından, ... Bankası nezdindeki hesap bakiye limiti yetersiz olduğundan belirtilen dönemdeki geçiş ödemelerinin gerçekleştirilemediğinin bildirildiği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, takibe yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay içtihatları ve HMK.m.267 gereğince bilirkişi heyeti tek sayıdan oluşması gerektiğinden hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik heyet tarafından hazırlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihlalli geçiş yaptığı iddia edilen araç plakalarının ihbar olunan ...'ın otomatik ödeme listesinde yer aldığını, ayrıca ihbar olunan bankanın müzekkere cevabında da müvekkili şirketin hesaplarında borcu karşılar miktarda bakiye bulunduğunun ifade edildiğini, ancak müzekkere cevabında ödemenin gerçekleştirilememesinin nedeni olarak ... 'ın, ... Bankası hesaplarındaki bakiye limitinin yetersiz olmasının gösterildiğini, üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getiren müvekkilinin bankalar arasında yaşanan teknik aksaklıktan sorumlu tutulmasının borçlar hukuku temel ilkelerine ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte... Bankasının bakiye yetersizliği nedeniyle ...'ın kredili mevduat hesabında limiti bulunmasına rağmen borçları ödemediğini ve bu borçlar hakkında ...'a bilgilendirme dahi yapmadığını, borcun ödenmesinden imtina edilmesinin açıkça kötü niyetin göstergesi olduğunu, dava konusu olaya emsal teşkil edecek yargı kararlarında HGS/OGS geçişleri esnasında bankalar ve davacı arasında yaşanan teknik problemlerden araç sahiplerinin sorumlu olmadığı yönünde içtihatlar oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Davacının, davalı hakkında İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, 23.036,10 TL asıl alacak (Geçiş ücreti/para cezası), 834,11 TL işlemiş faiz ve 150,14 TL KDV olmak üzere toplam 24.020,35 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emri ile ödeme emrine itirazın tebliğine dair belgeye ratlanmadığından davalının takibe ve borca karşı itirazı süresinde olduğu gibi işbu itirazın iptali davasının da yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu icra takibi ile 24.020,35 TL'nin tahsili istenmiş ise de, davacı vekili davayı açarken 7144 sayılı Kanun ile geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki cezanın 4 katı olarak değiştirildiğini, bu nedenle harca esas değerin de buna göre uyarlandığını belirterek 2.034,10 TL geçiş ücreti, 8.038,60 TL ceza tutarı, 372,47 TL işlemiş faiz ve 64,04 TL KDV olmak üzere toplam 10.512,21 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir...” hükmü düzenlenmişken █████/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, ████████ E. 2018/8 Karar sayılı kararında "... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir...... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır..." yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalı taraf, kendine ait araçlara tanımlı HGS/OGS ödemelerinin, yaptığı anlaşma uyarınca ihbar olunan ... A.Ş. tarafından yapıldığını ileri sürmüştür. İhbar olunan banka müzekkere cevabında bu hususu kabul etmiş ise de, ...'ın, ... Bankası nezdindeki hesap bakiyesi yetersiz olduğundan ödemelerin gerçekleştirilemediğini belirttiğine göre davalı şirkete ait araçlar ile davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan HGS/OGS bakiyesi yetersizken dava konusu ücretsiz geçişlerin yapıldığı sabittir. Müzekkere cevabında belirtilen dava konusu dönem aralığında davalı şirketin ... nezdindeki hesap bakiye limitinin yeterli olduğu ve ödemelerin yapılması için ...'ın, ... Bankası nezdindeki kredili mevduat hesabı limiti müsait olmasına rağmen... Bankası tarafından kullanılmadığı hususları ise bu ilişkinin taraflarının kendi aralarındaki iç ilişkilerine yönelik meseleler olup davacı şirketi ilgilendirmemektedir. Buna göre geçişler sırasında hesap bakiyesi yetersiz olduğu gibi yasal 15 günlük süre içerisinde yeteri kadar bakiye yüklemesinin de yapılmadığı, davacının ihlal sebebi ile davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu gibi ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde olay tarihindeki ilgili mevzuat hükümleri gereğince ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti ile ceza tutarının ödenmediği ve davalının borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün olduğundan takip konusu alacağın likit olduğu anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı vekili istinafında, bilirkişilerin kanuna aykırı olarak tek sayı yerine çift sayı olarak atandığını ileri sürmüş ise de, bilirkişilerin uzmanlık alanları ayrı olduğu gibi rapor içeriğinde bir görüş ayrılığının da bulunmadığı gözetildiğinde salt bilirkişi heyetinin tek sayıdan oluşmamış olması hükmün kaldırılmasını gerektirmemekle birlikte üstelik alınan bilirkişi raporunun da dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun ve yeterli olduğu anlaşılmakla bu hususlara yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı ve █████/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 179,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,58 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026